Merkez Bankası Başkanlığı tartışmalarıyla başlayan, global likiditenin yön değiştirmesi ve Danıştay'a yapılan saldırı ile tırmanan gerginlik, şirketlerin değerini 150 milyar dolara indirdi.

AK Parti'nin tek başına iktidar olması ile sağlanan siyasi istikrar, makro ekonomideki olumlu gelişmeler ve Avrupa Birliği ile ilgili beklentiler nedeniyle piyasalarda 3.5 yıl boyunca esen iyimser hava, şubat sonundan itibaren tersine dönmeye başladı. Görev süresinin biteceği belli olmasına rağmen, Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti'nin yerine yapılacak atamanın krize dönüştürülmesi ile başlayan, 23 Nisan'daki türban ve laiklik tartışmaları ile tırmandırılan olumsuz hava, hızlanarak devam ediyor. Gelişmekte olan piyasalarda Brezilya ile olan korelasyonun da kopmasına neden olan bu gerilim, son dönemde global likidite endişeleri ve Danıştay'a yapılan saldırının siyasi gerilimi artırması ile doruk noktasına ulaştı.

Borsa dipte, faiz zirvede

Nisan ayı enflasyonunun beklentilerin çok üzerinde olması, ABD'de faiz artırımlarının devam edeceği ve gelişmekte olan piyasalara para girişinin duracağı endişeleri, 3 yıldır kıpırdamayan doları 1.5 YTL'ye taşırken, borsa yılın en düşük seviyesine, faiz ise en yüksek seviyesine çıktı. Borsada endeksin tarihi zirvesini yaptığı şubat sonundan bu yana endeks yüzde 17 değer kaybederken, söz konusu dönemde dolarda yaşanan çıkış ise yüzde 14.5 oldu. Şubat sonundan bu yana endekste dolar bazlı kayıp ise yüzde 27.6'ya ulaştı. Yabancı çıkışı ile birlikte Türkiye'nin cari açığını finanse edebileceğine yönelik endişeler hızlanarak, buna bir de son dönemde Danıştay'a yapılan saldırılarla birlikte siyasi gerilim eklendi. Erken seçimin dile getirilmeye başlandığı piyasalarda, önümüzdeki günlerde de global likiditenin yönünü ilişkin ip uçları ve iç siyasi gelişmeler takip edilecek.

Dolardaki yükseliş ve borsadaki düşüşün, son iki ayda şirketlere maliyeti ise yaklaşık 50 milyar dolar oldu. Borsadaki şirketlerin şubat sonunda 200 milyar dolar olan piyasa değeri, geçen hafta sonunda 150 milyar dolar civarına geriledi. Türkiye'nin önde gelen şirketlerinden oluşan İMKB-30'un değeri de söz konusu dönemde 38.1 milyar dolar azalarak, 97 milyar 689 milyon dolara düştü. İMKB'deki ortalama halka açıklık oranının yüzde 25 olduğu dikkate alındığında, bu düşüşten yatırımcıların kaybının 12.5 milyar dolar olduğu ortaya çıkıyor. 2.5 aylık süreçte yaşanan 50 milyar dolarlık düşüşün 23.3 milyar dolara endeksteki kayıptan, yaklaşık 26.4 milyar doları ise dövizdeki çıkıştan kaynaklandı.

En az kayıp Finansbank'ta

28 Şubat tarihinden bu yana en az değer kaybeden şirket Finansbank oldu. Fiba Grubu'nun yüzde 46 hissesini 2.8 milyar dolara Yunan National bank'a sattığı Finansbank'ın piyasa değeri yüzde 9 azalarak 4 milyar 750 milyon dolara indi. En az değer kaybeden ikinci şirket ise, Doğan Holding'in yüzde 34 hissesini 1 milyar 54 milyon dolara OMV'ye sattığı Petrol Ofisi oldu. Şirketin piyasa değeri yüzde 10,7 azalarak 1 milyar 976 milyon dolara indi. En fazla değer kaybı ise yüzde 41,65 ile Fortisbank hisselerinde yaşandı.

kaynak