GİRİŞ
1 Ocak 1999 tarihinden itibaren 290 milyon nüfusu, ortak para birimi, tek merkez bankası, ortak para ve faiz politikasıyla yeni bir Avrupa yaratılacaktır. Böyle bir parasal entegrasyon ile Avrupa Birliği, nihai hedefi olan siyasi birliğe daha da yakınlaşacaktır.
2-3 Mayıs 1998 tarihlerinde Brüksel'de Avrupa Birliği Hükümet Başkanları'nın katıldığı toplantıda tek para uygulamasına ilk aşamada katılacak ülkeler tespit edilmiştir.
Bu zirvede, 1 Ocak 1999 tarihinden itibaren üye ülkelerin para birimlerinin Euro'ya karşı sabit kur üzerinden işlem görmeye başlamalarına, 31 Aralık 1998 tarihindeki ECU kurunun EURO kuruna eşit olmasına ve 1998 yılının Temmuz ayından itibaren Avrupa Para Enstitüsü'nün yerini alacak olan Avrupa Merkez Bankası tarafından tüm üyelerce benimsenecek olan tek bir para politikasının uygulanmasına karar verilmiştir.
Üç yıllık geçiş döneminin ardından, 1 Ocak 2002 yılında Euro cinsinden banknot ve madeni paralar tedavüle girecek, altı ay süreyle ulusal paralar ile birlikte tedavülde olacak, daha sonra 1 Temmuz 2002 tarihinden itibaren de ülke para birimleri resmi olarak tedavülden kaldırılmış olacaktır.
Parasal Birliğe giden süreç içerisinde kriterler paralelinde ülkelerin katettiği uzun yol Avrupa’nın gelecekte oluşturacağı ekonomik birliğin itici gücü olacaktır.
Tam üye olmayı hedeflediğimiz Avrupa Birliği ülkelerinin ekonomik ve parasal birliğe geçişi, Türkiye'nin de kayıtsız kalmaması gereken bir süreci başlatmaktadır ve Avrupa entegrasyon sürecinin ulaştığı yeni boyut, AB ile gümrük birliğini hayata geçirmiş ve dünya ekonomisi ile entegrasyon çabalarını yoğunlaştırmış bulunan Türkiye açısından da büyük önem taşımaktadır.
Bu çalışmada, Ekonomik ve Parasal Birliğin sağlanması için son aşama olan tek para Euro’nun kaydi para olarak yürürlüğe girmesiyle Avrupa Birliği ve Türkiye’de yaşanan ve yaşanması muhtemel ekonomik ve ticari gelişmelerin ortaya konması amaçlanmıştır.
I-EKONOMİK VE PARASAL BİRLİK
1 Ocak 1999'dan itibaren son aşamasına geçilmiş olan Ekonomik ve Parasal Birlik (EPB) süreci; kişilerin, malların, hizmetlerin ve sermayenin serbest dolaşımının sağlanmasıyla birlikte, milli paralar arasında kesin olarak tespit edilmiş sabit kurlar ve tek bir para biriminin uygulamaya konmasını içermektedir. Yine bu sürecin içinde ortak para politikasının tesisi, ekonomik politikaların yakınlaştırılması, başta maliye politikası olmak üzere birçok alanda uyumun sağlanması, Topluluğun parasal politikalarının saptanması ve uygulanması için Avrupa Merkez Bankası'nın oluşturulması, para politikaları konusunda tüm yetki ve sorumlulukların bu kuruma devredilmesi yer almaktadır.
Parasal Birlik, ortak makro ekonomik hedeflere ulaşılabilmesi için politikaların birlikte uygulandığı bir para alanını ifade etmektedir. Parasal birliğin sağlanması için üç gerekli koşul bulunmaktadır (Euro ve Türkiye Üzerine Etkileri, DTM- AB Genel Müdürlüğü, Ağustos 1998):
-Birliğe katılan bütün para birimlerinin tam konvertibilitesinin sağlanması,
-Sermaye hareketlerinin tam liberalizasyonu ile bankacılık ve diğer mali piyasaların entegrasyonu,
-Paraların değerindeki dalgalanma marjlarının kaldırılması ve kurların geri dönülemez şekilde sabitlenmesi.
A- Tarihsel Gelişim
Ekonomik ve Parasal Birliğin gelişiminde tarihsel sürece baktığımızda Roma Anlaşması ekonomik entegrasyon sürecini kapsamakla birlikte EPB kavramını ve ona ulaşmayı sağlayacak mekanizmaların hukuki temelini içermemekteydi. EPB fikri, 1959 yılında Jean Monnet başkanlığında toplanan Birleşik Avrupa İçin Eylem Komitesi tarafından "Avrupa Maliye Politikası" oluşturulması amacıyla hazırlanan bir raporda EPB'nin ana hatlarının ortaya konulmasıyla oluşturulmuştur. Ancak AET'nin kurulmasından sonra öncelik üye ülkeler arasında oluşturulacak gümrük birliğine ve yine oluşturulacak olan Ortak Tarım Politikası'na verilmiştir.
Daha sonra Avrupa Ekonomik Topluluğu'nun 1968 yılında gümrük birliğini gerçekleştirmiş olması, topluluğun en önemli ortak politikalarından biri olan Ortak Tarım Politikası’nın üyeler arasında sabit kur ilişkilerini gerekli kılması ve nihayet uluslararası para sisteminde 1960’lı yıllar boyunca görülen krizlerin dönem sonuna doğru ağırlaşması ve Avrupa’nın ABD Doları karşısında bir parasal ağırlık oluşturma fikri ile Avrupa’nın ekonomik entegrasyon sürecinin son aşamasını teşkil eden Ekonomik ve Parasal Birliğin temelleri 8 Ekim 1970 tarihinde Werner Raporu ile atılmıştır. Bu plana göre, 1980 yılına kadar ekonomik ve parasal birlik aşamalı olarak gerçekleştirilecek, tek bir topluluk parası yaratılacak ya da en azından döviz kurları geriye dönülemez biçimde sabitleştirilerek ulusal paraların tam konvertibilitesi sağlanacak, Topluluk Merkez Bankası kurulacak ve topluluk sermaye hareketleri tümüyle serbestleştirilecekti. Ancak bu dönemdeki çabalar Bretton Woods Para Sistemi’nin çökmesi, dünya petrol krizi ve onu izleyen ekonomik durgunluk neticesinde başarıya ulaşamamıştır.
1971-1974 yılları arasında geliştirilen iki-bağlı (two-tier) kur sistemi,üye ülkelerin birbirlerine göre dar sınırlarla dalgalanan ulusal paralarının Amerikan Doları karşısında daha geniş aralıklar içinde dalgalanmasından oluşmaktaydı. Ancak uluslar arası konjonktürde petrol şokuyla başlayan gelişmeler sonucunda oluşan ekonomik ortamda üye ülkelerde farklı ve bağımsız ekonomik ve parasal politikaların uygulanmasına gidilmiş ve bu sistemde başarıya ulaşamamıştır.
1977 yılından sonra ise Ekonomik ve Parasal Birlik çalışmaları tekrar ivme kazanmış ve 4-5 Aralık 1978’de Brüksel’deki Konsey Toplantısı’nda Avrupa Para Sistemi’nin yürürlüğe girmesine ilişkin karar kabul edilmiştir. Bunun üzerine Topluluğun altı üyesi Belçika, Danimarka, Almanya, Fransa, Lüksemburg ve Hollanda yeni sisteme dahil olmuşlardır. İngiltere, sistemi dışardan destekleme kararı almıştır.
13 Mart 1979 tarihinde yürürlüğe giren Avrupa Para Sistemi (APS) ile amaçlanan şey, Avrupa’da bir “parasal istikrar bölgesi” yaratmaktır. APS, ayarlanabilir sabit kur sistemidir ve dört ana unsuru bulunmaktadır; Avrupa Para Birimi (ECU), Döviz Kuru ve Müdahale Mekanizması, Kısa ve Orta Dönemli Finansman Mekanizmaları.
B- Delors Raporu
1988 yılında Komisyon Başkanı Delors başkanlığında bir komite tarafından Ekonomik ve Parasal Birliğin kurulmasına dair yeni bir rapor (Delors Raporu) hazırlanmış ve Haziran 1989 Madrid Zirvesi'nde tüm üye ülkelerce kabul edilerek her bir aşamada atılacak adımlar tespit edilmiştir (Euro ve Türkiye Üzerine Etkileri, DTM- AB Genel Müdürlüğü, Ağustos 1998).
Birinci aşama
Birinci aşama, 1 Temmuz 1990 tarihinde başlamıştır. Bu aşamanın en önemli unsuru sermaye hareketlerinde tam liberalizasyonun sağlanması ve üye ülke ekonomi ve maliye politikalarının birbirine yaklaştırılmasıdır. Bu aşama, 31 Aralık 1993 tarihinde sona ermiştir.
İkinci Aşama
1994 tarihinde başlayan ikinci aşamada, bir Avrupa Para Enstitüsü kurulması ve Parasal Birliğin tamamlanması ile birlikte bu kurumun Avrupa Merkez Bankasına dönüşerek özerk bir şekilde Topluluk para politikasını yönlendirmesi öngörülmüştür. Bu aşamanın başlangıcından itibaren kamu açıklarının Merkez bankalarınca finanse edilmesi engellenmiş ve parasal politikaların daha yakından takibi mümkün olmuştur. 1 Haziran 1994 tarihinde Parasal Birliğin üçüncü aşaması için gerekli yapısal, yasal ve teknik alt yapı çalışmalarını ve ön hazırlıklarını tamamlamak üzere Avrupa Para Enstitüsü kurulmuştur.
Üçüncü Aşama
Maastricht Zirvesi'nde alınan karar uyarınca, üçüncü aşamaya, en erken 1 Ocak 1997'de, en geç 1 Ocak 1999'da geçilmesi öngörülmüştür. 1996'da Avrupa Konseyi ve aynı zamanda Avrupa Para Enstitüsü tarafından hazırlanacak raporlar doğrultusunda, Maliye Bakanları hangi ülkelerin Tek Para'ya geçiş için gerekli kriterleri yerine getirdiğini tespit edecektir. İngiltere ve Danimarka geçici olarak Birliğin dışında kalacaktır.
1 Temmuz 1998'den önce devlet ve hükümet başkanları, nitelikli çoğunlukla ve Konseyin tavsiyesi üzerine hangi üye devletlerin tek para için gerekli koşulları yerine getirdiğini tespit edecektir. Bu durumda tek paraya geçiş için 4 devlet yeterli olacaktır. Bu şartlar altında Konsey, Komisyonun tavsiyesi üzerine, nitelikli çoğunlukla, hangi ülkelerin istisna tutulacağını tespit edecektir.
Üçüncü aşamanın başlaması ile birlikte bağımsız Avrupa Merkez Bankası oluşturulacaktır. Bu doğrultuda Temmuz 1994'de kurulan Avrupa Para Enstitüsü 1 Haziran 1998 tarihinden itibaren görevlerini Avrupa Merkez Bankası'na devretmiştir.
EPB'nin son aşamasına geçiş öncesinde, üye ülke ekonomileri arasındaki farklılıkların giderilebilmesini teminen bazı makro büyüklükler açısından yakınlaşma kriterleri tespit edilmiş ve bunlara uyulmaması durumunda uygulanacak yaptırımlar belirlenmiştir. Buna göre;
Toplulukta en düşük enflasyona sahip (en iyi performans gösteren) üç ülkenin yıllık enflasyon oranları ile ilgili üye ülke enflasyon oranı arasındaki fark 1.5 puanı geçmemelidir.
Üye ülke devlet borçlarının GSYİH'sına oranı %60'ı geçmemelidir.
Üye ülke bütçe açığının GSYİH'sına oranı %3'ü geçmemelidir.
Herhangi bir üye ülkede uygulanan uzun vadeli faiz oranları 12 aylık dönem itibariyle, fiyat istikrarı alanında en iyi performans gösteren 3 ülkenin faiz oranını 2 puandan fazla aşmayacaktır.
Son 2 yıl itibariyle üye ülke parası diğer bir üye ülke parası karşısında devalüe edilmiş olmamalıdır.
C- Tek Para EURO'ya Geçiş
Para birliğinin oluşturulması ile birlikte AB bünyesinde tek bir para birimi geçerli olacak ve üye ülke paralarının yerini alacaktır. Bu durumda üye ülkelerin para ve kambiyo politikalarının tek merkezden belirlenmesi de kaçınılmaz olacaktır. 15 Kasım 1995 tarihinde gerçekleştirilen Madrid Zirvesi sonucunda, Ekonomik ve Parasal Birliğin üçüncü aşamasına 1.1.1999 yılı itibariyle geçilmesi ve bu tarihten itibaren Para Birliğine katılan ülkelerde ulusal paraların yerine geçecek olan Tek Para biriminin "EURO" olarak adlandırılması kararlaştırılmıştır (Euro ve Türkiye Üzerine Etkileri, DTM- AB Genel Müdürlüğü, Ağustos 1998).
AŞAMA A: 1998 İlkbaharı-EPB'ye hazırlık
-EPB'e katılacak ülkelerin tespiti (Mayıs 1998),
-Avrupa Merkez Bankası (AMB) ve Avrupa Merkez Bankaları Sistemi (AMBS) oluşturulması,
-Para birimlerinin değiştirilmesine ilişkin mevzuatın oluşturulması,
-Euro cinsinden banknot ve madeni para basımının başlatılması,
-Özellikle mali piyasa ve bankacılık sektöründe tek para birimine geçiş için hazırlıkların hızlandırılması.
AŞAMA B: 1 Ocak 1999-EPB'in başlatılması ve diğer alanlarda piyasa koşullarının zorlayacağı değişim
-Dönüşüm kurlarının geri dönülmez bir şekilde sabitleştirilmesi,
-Para politikası konusunda sorumluluğun AMB'ye devri; AMBS tüm para piyasaları ve döviz işlemlerini EURO cinsinden yürütecek ve bütün hesaplarını EURO'ya çevirecektir,
-EURO'nun kaydi para ve hesap birimi olarak yürürlüğe konması,
-Özellikle vadesi 1.1.2002 tarihini aşan yeni hazine bonolarının EURO cinsinden piyasaya çıkartılması.
Bu aşama azami 3 yıl sürecektir.
AŞAMA C: En geç 1 Ocak 2002-Banknot ve madeni paraların EURO ile değiştirilmesi ve ulusal paraların dönüşümünün tamamlanması
-Euronot ve madeni paraların en geç 1.1. 2002'de tedavüle çıkarılması,
-Kamu ve özel sektör için Euro'ya geçişin büyük bölümü bu aşamada gerçekleşecektir,
-En geç 1.7. 2002 tarihinde Euro'nun tamamı ile milli paralar yerine kullanılması, milli banknot ve madeni paraların yasal geçerliliğini yitirmesi.
Bu aşama azami 6 ay sürecektir.
AB Hükümet ve devlet başkanlarının 2-3 Mayıs 1998 tarihinde gerçekleştirdikleri zirvede alınan karar ile Almanya, Fransa, İtalya, Belçika, Hollanda, Lüksemburg, İspanya, Portekiz, İrlanda, Avusturya ve Finlandiya olmak üzere 11 Avrupa Birliği üyesi EPB'e ilk aşamada katılacaklardır. Yine bu zirvede, Ekonomik ve Parasal Birliğin son aşaması ve tek para uygulamasına 1.1.1999 tarihi itibariyle geçilmesine karar verilmiştir. En geç 1.7.2002 tarihine kadar sürecek geçiş dönemi müddetince mevcut ulusal paralar ödemelere aracılık etme vasfı ile varolmaya devam edecektir. Söz konusu ulusal paralar ile Euro arasındaki dönüşüm kurları 1.1.1999 tarihinden itibaren geri dönülemez bir şekilde sabitlenmiştir.
Buna göre Euro dönüşüm oranları:
1 euro=
Avusturya Şilingi
13.7603
Belçika Frangı
40.3399
Hollanda Florini
2.20371
Fin Markkası
5.94573
Fransız Frangı
6.55957
Alman Markı
1.95583
İrlanda Poundu
0.787564
İtalyan Lirası
1936.27
Lüksemburg Frangı
40.3399
Portekiz Esküdosu
200.482
İspanyol Pezetası
166.386
Kaynak: Avrupa Komisyonu
Parasal Birliğe üye olmayan AB ülkelerinin Euro karşılıkları:
İngiliz Sterlini
0.705455
İsveç Kronu
9.48803
Danimarka Kronu
7.46038
Yunan Drahmisi
353.109
Kaynak: Avrupa Komisyonu
Tek paraya geçiş için öngörülen geçiş süresinin sonunda sisteme katılan ülkelerde bu sürenin bitiminden itibaren 6 ay içersinde (en geç 1.7.2002 tarihinde) ulusal paraların yerini tamamıyla EURO alacaktır. EURO 100 "cent" ten oluşacak ve 1 ECU=1EURO şeklinde ECU'nün yerini almış olacaktır. Bu tarihten itibaren ECU sepeti ortadan kalkacaktır.
2-3 Mayıs 1998 tarihinde yapılan Brüksel zirvesi ile EPB'ye katılacak üye ülke paralarının birbirlerine karşı ikili dönüşüm oranları 31 Aralık 1998 tarihi itibariyle belirlenmiştir.
EPB'ye katılacak üyelerin ulusal paralarının birbirlerine karşı ikili dönüşüm oranları piyasalarda spekülatif akımları önlemek üzere EPB'nin başlamasından önce belirlenmiştir.
ECU sepetinde yer alan ancak EPB'ye ilk aşamada katılmayan üye ülkeler (Danimarka, Yunanistan ve İngiltere gibi) bulunduğundan, ulusal paraların Euro'ya karşı değerinin 31 Aralık 1998 tarihinden önce açıklanması uygun görülmemiştir.
1-Hukuki Çerçeve
EPB'in üçüncü ve son aşaması olan 1 Ocak 1999 ile 1 Ocak 2002 tarihleri arasında, üye ülkelerin ulusal para birimlerinin, Birliğin ortak para birimi olan Euro'ya dönüşümünün hukuki çerçevesi ile ilgili olarak, AB Konseyi tarafından hazırlanmış iki ayrı tüzük bulunmaktadır (Euro'ya Geçiş- Sorular ve Cevaplar,TCMB, Kasım 1998). Buna göre:
a-Maastricht Antlaşması'nın 235. Maddesine istinaden Avrupa Birliği Konseyi tarafından çıkarılan EC 1103/97 sayılı Tüzük 20 Haziran 1997 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, tüm AB üyesi ülkeler için geçerlidir. Bu çerçevede;
-1 Ocak 1999 tarihinden itibaren 1 ECU, 1:1 oranında (1 ECU=1 EURO) Euro'ya çevrilecektir.
-Sözleşmelerin Sürekliliği (pacta sund servanda) İlkesi çerçevesinde sözleşmelerin ve hukuki enstrümanların devamlılığı garanti altına alınmıştır. Euro'nun kullanımı; bir hukuki enstrümanın şartlarında değişikliğe yol açmayacak veya herhangi bir hukuki enstrümana dayalı olarak bir edimi yerine getirirken, akdin taraflarına bir mazeret öne sürme ya da sözleşmeyi tek taraflı olarak değiştirme ve feshetme hakkını vermeyecektir.
-Euro'nun EPB'e üye ülkelerin paraları cinsinden değeri 6 rakam (six significant figures) olarak belirlenecektir. Euro'ya dönüşüm sırasında 1 Ocak 1999 tarihinde resmen saptanan ve geri dönüşü olmaksızın kesinleştirilen pariteler aynen kalacak, yuvarlama yapılmayacak, ters kotasyon kullanılmayacaktır. Bir ulusal paranın diğer bir ulusal paraya dönüşümü sırasında Euro, virgülden sonra üç haneden daha az yuvarlanamayacaktır.
-Ulusal paralar yukarı ya da aşağı en yakın ondalığa tamamlanacaktır.
b-Maastricht Anlaşması'nın 109 1(4) maddesine göre hazırlanan EC/974/98 sayılı Tüzük 1 Ocak 1999 tarihinde yürürlüğe girecektir. Söz konusu düzenleme EPB üyeleri açısından bağlayıcıdır. Buna göre:
-1 Ocak 1999 tarihinden itibaren EPB'e katılan ulusal paralar Euro'nun alt birimi (sub-denomination) olarak işlem görecektir.
-1 Ocak 1999- 31 Aralık 2001 tarihleri arasındaki geçiş döneminde Euro, taraflarca serbest olarak Zorunluluk/Yasak Yok İlkesi (no-compulsion/no-prohibition) çerçevesinde sadece kaydi işlemlerde kullanılacak, 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren ise Euro nakit olarak da kullanılmaya başlayacaktır. Bu dönemde taraflar aksine anlaşmadıkları sürece, ulusal paralar cinsinden düzenlenmiş kontratlar geçerli olmaya devam edecektir. 31 aralık 2001 tarihinden sonra sözleşmeler Euro üzerinden yapılacak, ulusal paralar kullanılmayacaktır.
-Kamu borçlarının Euro'ya dönüşümü (redenomination) Zorunluluk/Yasak Yok ilkesinin istinasını oluşturmaktadır. 1 Ocak 1999 tarihinden itibaren kamu borçları Euro üzerinden ihraç edilecek, mevcut kamu borçları ise belirlenen sabit oranlardan Euro'ya çevrilecektir. Zorunluluk/yasak yok ilkesinin diğer istisnaları ise, sermaye piyasasında işlem görecek menkul kıymetler ile diğer borçlular tarafından ihraç edilen para piyasası araçlarıdır.
-Geçiş dönemi sonunda (31 Aralık 2001) tüm sözleşmelerde ulusal para birimleri sabit dönüşüm oranları kullanılarak, otomatik olarak Euro'ya dönüştürülecek ve o tarihten sonra ulusal para birimleri ile ifade edilmiş sözleşmelerin geçerliliği kalmayacaktır.
-1 Ocak 2002 tarihinden itibaren Euro kağıt ve madeni paraların tedavüle çıkması ile Euro, Euro Alanında tam hukuki statüye sahip tek para olacaktır. Parasal Birliğe katılan ülkelerin ulusal kağıt ve madeni paraları ise en geç 30 Haziran 2002 tarihinde tedavülden kaldırılacağından, bu tarihten itibaren Euro'nun artık Parasal Birlik üyelerinde herhangi bir ulusal para birimi ile hukuki statü paylaşımı söz konusu olmayacaktır.
2-Dönüşüm Kuralları
EC 1103/97 sayılı Tüzük çerçevesinde dönüşüm ve yuvarlama kurallarında Üçlü Dönüşüm (Triangulation) geçerlidir. Buna göre, bir ulusal paranın diğer ulusal paraya dönüşümü sırasında Euro, aracı olarak kullanılacaktır. Euro virgülden sonra en az üç hane olarak yuvarlanacaktır. Ulusal paralar yukarı ya da aşağı en yakın ondalığa tamamlanacaktır.
Euro'nun Parasal Birliğe katılan üyelerin paraları cinsinden değeri, nokta dikkate alınmadan altı rakam olarak belirlenecektir. Euro'ya dönüşüm sırasında saptanmış geri dönülemez sabit pariteler aynen alınacak, yuvarlama yapılmayacak, Euro ve ulusal paralar cinsinden hesaplamalarda aynen kullanılacaktır. Ters kotasyon kullanılmayacaktır. Yine Tüzüğe göre, 1 Ocak 1999 tarihinden itibaren Euro ile Parasal Birliğe katılan her bir ülkenin para birimleri arasında sabitlenmiş dönüşüm oranları öngörülmektedir. Buna göre, Parasal Birliğe katılan bir üyenin ulusal parası Euro'ya dönüştürülürken 1 Ocak 1999 tarihi itibariyle Euro ile ulusal paralar arasında açıklanmış olan sabit kurlar kullanılacaktır.
Avrupa Merkez Bankası "certain for uncertain" metodu (1 Euro= x döviz birimi) kullanarak referans kurlarını günlük olarak hesaplayacak ve yayımlayacaktır. Söz konusu kurlar alış-satış kuru olarak değil "mid-rate" şeklinde hesaplanacaktır. Euro Alanındaki ulusal merkez bankaları da daha kapsamlı referans döviz kurları listesi yayımlayabilecektir.
3-Avrupa Merkez Bankaları Sistemi ve Avrupa Merkez Bankası
Parasal Birlik düzenlemesi altında para politikasını belirleyen kurum Avrupa Merkez Bankası (AMB) olacaktır. AMB’nın statüsü, para birliğinin başlangıç aşamasında güvence sağlaması bakımından Bundesbank’a benzemektedir.
Para politikası simetrik olarak kurulacaktır: AMB Konseyi’nin her üyesinin bir oy hakkı bulunmaktadır. Yalnızca sermayeyi, rezervleri ve kar dağıtımını etkileyen kararların alınması durumunda bazı ülkelerin birden fazla oyu olabilecektir. Şimdiye kadar Avrupa’da para politikalarını belirleyen kurum Bundesbank olmuştur. Para Birliğinde ise, hangi para politikasının uygulanacağına dair kararlar üye ülkelerin katılımıyla alınacaktır. Farklı ülkelerin menfaatleri bu kararların alınmasında hayati rol oynayacaktır. Bu durum istikrarın sağlanmasını riske sokabilecektir. Ancak, geçen sene de istikrarın sağlanmasında başrolü oynayan ülkelerin, hangi tür bir para politikasının uzun dönemde büyümeye katkıda bulunacağının belirlenmesinde fikir birliği içinde olacakları beklenmektedir. Şimdiye kadar ağırlıklı olarak Bundesbank’ın politikalarını izleyen ve ilk aşamada Para Birliğine katılamayan birçok ülkenin de AMB politikalarına uyum sağlayacağı otoritelerce tahmin edilmektedir.
Yaygın şekilde uygulanacak olan Avrupa para politikası merkez bankalarınca gönüllü bir şekilde uyum testine tabi tutulacaktır. İlk olarak, uygulanacak para politikalarının üye ülkeden ülkeye değişeceği bir gerçektir. Geçiş sistemindeki bu tür farklılıklar ülkelerdeki farklı finansman metotlarından kaynaklanmaktadır.
AMB, Avrupa Para Enstitüsü’nün tavsiyeleri ışığında büyük bir ihtimalle ya parasal hedef ya da doğrudan enflasyon hedefi koyacaktır. Her iki stratejinin de teoride farklı olmasına rağmen, pratikte birini ya da diğerini kullanan merkez bankaları, kararlarını verirken çok sayıda ekonomik göstergeyi dikkate almaktadırlar. AMB’nin de aynı yöntemi uygulayacağı beklenmektedir. Parasal birliğe geçişin ilk dönemlerinde para arzı ve enflasyon arasındaki ilişkinin uzun vadede belirsiz olması nedeniyle, AMB ikincil olarak para arzı üzerinde yoğunlaşacaktır. Birim işgücü maliyeti de bir enflasyon göstergesi sayılmaktadır. Parasal politika, güçlü Euro’nun durgunluk yaratacağı güçsüz Euro’nun ise fiyat istikrarını sağlamakta yetersiz kalacağı göz önünde tutularak belirlenecektir. Tüm bunlara paralel olarak, enflasyon oranı da hayati bir rol oynamaktadır. Ancak, parasal önlemlerin etkileri ekonomi üzerinde gecikmeli olarak hissedileceğinden, para politikasının tabanını şimdiki enflasyon oranına dayandırmak mantıksızlık olacaktır.
Avrupa’daki talebin göz önüne alınarak, AMB tarafından orta vadeli ve yıllık parasal hedefler konması beklenmektedir. Finansal pazarların küreselleşmesinin ve finansal araçlar alanında yaşanan yeniliklerin kısa vadede para arzı yönetimini ne ölçüde zorlaştırdığı gözönüne alınırsa parasal hedeflerin ne ölçüde duyarlı olduğu ortaya çıkmaktadır. Bundesbank tarafından konulan yıllık parasal hedeflerin aşılması durumunda AMB’nin kredibilitesi zayıflayacaktır. İstikrarlı bir para talebi sağlansa dahi, AMB para politikasını oluştururken para arzının yanında diğer ekonomik göstergeleri de dikkate alacaktır.
Diğer bir soru da AMB’nin para arzını yönetirken hangi parasal büyüklüğü kullanacağıdır. Dar para tanımı M1 (vadesiz mevduatlar ve dolaşımdaki para) geniş para tanımı M3’e (dolaşımdaki para, vadeli ve vadesiz mevduatlar, üç aylık tasarruf hesapları) nazaran göreceli olarak daha avantajlıdır. M1 ile tanımlanan para, değişim amaçlı para talebini ifade etmektedir ve Bundesbank tarafından kullanılan M3’e göre birçok Avrupa ülkesinde hacim itibariyle daha az değişkendir.
Avrupa Merkez Bankaları Sistemi'nin amacı, fiyat istikrarını sağlamaktır. Avrupa Merkez Bankası'nın fiyat istikrarı hedefine zarar vermeksizin, Topluluk içinde genel ekonomi politikalarının koordinasyonuna destek sağlaması beklenmektedir.
Avrupa Merkez Bankaları Sistemi, Avrupa Merkez Bankası ve üye ülke merkez bankalarından oluşacak ve görevleri;
-Topluluğun para politikasını saptamak
-Dış ticaret işlemlerini yönetmek
-Üye ülkelerin resmi döviz rezervlerini elde tutmak ve idare etmek
-Ödemeler sisteminin iyi işleyişini teşvik etmek.
Parasal Birliğin ikinci aşamasında 1 Haziran 1994 tarihinde kurulan Avrupa Para Enstitüsü, 1 Haziran 1998 tarihinde tüm görevlerini Avrupa Merkez Bankası'na devretmiştir.
Ekonomik ve Parasal Birlik'in üçüncü aşamasına geçişin ele alındığı 2 Mayıs 1998'de Brüksel'de gerçekleşen Konsey toplantısında Avrupa Merkez Bankası Yürütme Kurulu'na atanacak kişilerle ilgili olarak siyasi bir anlaşmaya da varılmıştır. Bu bağlamda Avrupa Para Enstitüsü Başkanı Hollandalı Wim Duisenberg Avrupa Merkez Bankası Başkanı olarak uygun görülmüş ve 1 Haziran 1998 tarihinden itibaren görevine başlamıştır. Wim Duisenberg'den sonra bu görevi Fransız Jean-Claude Trichet yürütecektir.
4-İstikrar Kararı - Sabit Euro
Parasal birliğin başlangıç döneminde, AMB Konseyi, istikrarın sağlanmasına yönelik amacını gerçekleştirmek ve kredibilitesini artırmak için büyük bir olasılıkla sıkı para politikası izleyecektir. Bu dönemin ne kadar süreceği AMB’nin piyasalarda tesis edeceği güvene bağlı olarak değişecektir. Başlangıç aşamasında para piyasalarındaki faiz oranları göreceli olarak daha yüksek olacaktır. Temel oranlar enflasyonun yaklaşık %2-3 puan üzerinde seyredecektir. Üstelik açık pazar politikası bağlamında AMB likidite üzerinde sıkı bir kontrol kuracaktır.
Piyasalardaki istikrar eğilimli para politikası ve düşük enflasyon beklentisi nedeniyle uzun vadeye dayalı faiz oranları kısa vadeye dayalı faiz oranlarına nazaran daha az artacaktır. Bu sebeple, getiri eğrisi Almanya’da görülen eğriden geometrik anlamda daha düz olacaktır. İleri tarihlerde Para Birliğine üye ülkelerin para politikasına ve maliye politikasına olan güvenlerinin artmasıyla Avrupa Merkez Bankası da para politikasını gevşetebilecektir. Sonuç olarak, para piyasalarında faiz oranlarının düşmesi ve enflasyon ile temel faiz göstergeleri arasındaki marjın kapanması beklenmektedir. Böylelikle getiri eğrisi daha düz bir konuma gelecektir. Euro da AMB’nin uygulayacağı sağlam maliye politikaları ve istikrar sağlama konusundaki tavizsiz tavırları sayesinde sabit değerli bir konum elde edecektir.
Bu şartlar altında, AMB Euro döviz kurlarını tehlikeye atmadan genişleyici bir para politikası izleyebilecektir. Üstelik, fiyat istikrarının sağlanması AMB’nin amaçları arasındaki önceliğini koruyacaktır.
5-Döviz Kuru Mekanizmasının Oluşturulması
Döviz Kuru Mekanizması EPB'nin üçüncü aşamasına geçilmesi ile birlikte 1.1.1999 tarihinde uygulamaya konulacaktır. Anılan mekanizmanın işleyiş süreci Avrupa Merkez Bankası ve Euro alanına dahil olmayan üye ülke merkez bankaları arasında sağlanacak bir anlaşma ile tespit edilecektir. Bu şekilde Euro alanına dahil olmayan ülke paraları da Euro'ya bağlanmış olacaktır. Euro alanına dahil olmayan üye ülkeler açısından, bu mekanizmaya katılım isteğe bağlı olacaktır. Bununla birlikte, Euro alanına dahil olmayan ülkelerin bu mekanizmaya katılmaları beklenmektedir. Buna göre Euro alanı dışında olup döviz kuru mekanizmasına katılan her üye ülke parası için Euro karşısında bir merkezi kur belirlenecektir. Merkezi kur etrafında standart olarak +/-%15 dalgalanma marjı belirlenmiştir. Merkezi döviz kurları ve standart dalgalanma bandı konusundaki kararlar, Euro alanına dahil üye ülke bankaları, Avrupa Merkez Bankası ve yeni mekanizmaya katılan üye ülke merkez bankaları başkanları arasında, Ekonomik ve Sosyal Komite'ye danışıldıktan sonra Avrupa Komisyonu'nu da kapsayan bir ortak prosedürün takip edilmesi suretiyle varılacak karşılıklı anlaşma ile alınacaktır.


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla