Hülle ve hüllecilik nedir? İslam'da yeri var mıdır?
Kadına 3 kere boş ol denince kadın boşanmış olur mu?
Hülleci tam olarak ne iş yapar? Nikahın kabul olması için hüllecinin cinsel ilikşkiye girmesi şart mıdır?
Hülle ve hüllecilik nedir? İslam'da yeri var mıdır?
Kadına 3 kere boş ol denince kadın boşanmış olur mu?
Hülleci tam olarak ne iş yapar? Nikahın kabul olması için hüllecinin cinsel ilikşkiye girmesi şart mıdır?
" ...memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler... "
Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafa edeceğiz.
üç kere boşama meselesi :
http://www.hayrettinkaraman.net/sc/00086.htm
hülle :
http://www.hayrettinkaraman.net/sc/00088.htm
Hayrettin Karaman : İslam Hukuk Profesörüdür. Emekli olmuştur. MArmara İlahiyat Fakültesi ve Hukuk Fakültesini bitirmiştir.
İnsanlığın düşüncesine hakim olan hakikat ölçüsü, insanın kendi hayati menfaatleri, şahsi hesapları ve istekleridir; zevkleri veya alışkanlıklarıdır. İnsan kendinin olan bu ölçüleri fikirlere tatbik ediyor ve bu ölçülerle fikirlerinin doğruluğunu araştırıyor.; hükmünü onlarla veriyor. Ondan sonra kendi kendi verdiği bu hükme uygun, onu destekleyici sebepleri etrafında topluyor. Peşin vermiş olduğu hükmünü onlarla haklı ve meşru gösteriyor. Görülüyor ki düşünmek, kendimizi eşyaya değil, eşyayı kendimize uydurmaktır. Gerçek düşünce ise bundan farklıdır.
[ varolmak, Nurettin Topçu ]
Boşamak, yalnız islâmiyyetin izn verdiği sebeblerle olur. Böyle sebeble boşamakda sünnet, vaty olunmuş zevceye hayzdan temizlendiği zemânda, vatydan önce, bir talâk vermekdir. Ya’nî, (Seni tatlîk etdim) veyâ (Seni boşadım) denir. Veyâ yazılır. Niyyet etmese, ma’nâsını bilmese de, bu açık söz ve yazı ile boşanır. Böyle boşayınca, bir (Ric’î talâk) olur. Ric’î talâkda nikâh büsbütün bozulmaz. Bu kadını, dört mezhebde de, iddet zemânı içinde, yeni bir nikâha lüzûm olmadan tekrâr alabilir. Tekrâr almak için, Hanefî ve Mâlikî mezheblerinde, şâhide lüzûm olmadan, (Önceki nikâha rücû’ etdim), (Önceki nikâha döndüm) demesi yetişir. Yâhud, önceki nikâha dönmek niyyeti ile öpmesi veyâ vaty etmesi yâhud şehvetle elinden tutması da yetişir. Nikâh tâzelenmiş olur. İmâm-ı Şâfi’î ve Ahmed bin Hanbel “rahmetullahi teâlâ aleyhimâ” ise, iki şâhid yanında, (Önceki nikâha rücû’ etdim) demesi lâzımdır. Fekat, velînin bulunması ve izn vermesi lâzım değildir, dedi.
Hür olan zevcesine, ric’î veyâ bâin üç talâk verirse, ya’nî başka başka üç zemânda birer kerre boşarsa veyâ bir def’a, (Üç kerre boşadım) derse, eski nikâh büsbütün bozulur. Bu kadını tekrâr alabilmek için, hulle lâzım olur. Bir kadın her nev’, iddet zemânı içinde, hiç kimse ile evlenemez. (Hulle) demek, kadın başka erkekle nikâhlanıp, düğün olup, vaty(cinsel ilişki) olup, o erkek de boşayıp ve bundan sonra, tekrâr iddet zemânı geçmek demekdir. Ancak bundan sonra, birinci kocası ve ancak yeni bir nikâh ile tekrâr alabilir. Bu ise, bir erkek için zilletdir, aşağılıkdır. Allahü teâlâ, erkeklere boşamak hakkını verdi ise de, bu hakkı gelişi güzel kullanmamaları ve kadınlar, erkeklerin elinde oyuncak olmamaları için, erkeklere bu hulle zilletini yüklemişdir. Hulle korkusundan müslimân bir erkek, talâk lâfını ağzına bile alamaz. Âile arasında boşanmak lâfı, şakası olamaz.
İbni Âbidîn diyor ki, (Hulle lâzım olması için, dört mezhebde de, zevc ile zevce arasındaki nikâhın kendi mezhebine göre sahîh olması lâzımdır. Fâsid olan nikâhda, üç kerre boşayınca, dört mezhebde de, hulle lâzım olmaz. Meselâ, nikâh yapılırken, kızın velîsi bulunmayıp yalnız kız kabûl etmiş ise, yâhud nikâh kelimesi söylemeyip, meselâ hibe etdim denilmiş ise, yâhud iki şâhid fâsık iseler, ya’nî fâsık oldukları biliniyorsa, Şâfi’î mezhebi taklîd edilir. Şâfi’î mezhebine göre, bunların mevcûd nikâhları fâsid olduğu için, talâkları da sahîh olmaz. Hulleye lüzûm olmadan, Şâfi’î mezhebine uygun olarak yeniden nikâh yapmaları câiz olur. Şâfi’î mezhebini taklîde başladıkları ânda eski nikâhları bâtıl olur. Şâfi’î mezhebini taklîde başlamadan önce nikâhları bâtıl olmaz. Önceki evliliklerinin harâm olmadığı ve mevcûd çocukları habîs olmadıkları (Bezzâziyye) fetvâsında da yazılıdır. Nitekim, niyyet etmeden aldığı abdest ile öğleyi kılan hanefînin nemâzı sahîh olur. İkindiden sonra, Şâfi’î mezhebini taklîde başlarsa, niyyet ederek yeniden abdest alması lâzım olur ise de, öğle nemâzını kazâ etmesi lâzım olmaz).
Hulle için kadınla evlenen erkek bu kadını boşamaya zorlanamaz.İsterse boşamayabilir.
ELVAN YÖRÜĞÜ
Hülle'ye ilişkin Kuran esaslı bir dayanak yok diye biliyorum.Yanlış mı.? Önce bu konuyu aydınlatalım. (Farklı İslam anlayışlarında eleştirel olarak görülebilen konular bütün ve yalın anlamda İslam'a yöneltilemez çünkü.)