biyorsunuz ki Aşırı duygusal bir toplumuz acaba felsefe bu kadar duygusallığı kaldırabilir mi? kaldırabiliyor mu?
Çünkü yeni akımlar ve düşünceye yön veren insanlar hep yabancılardan çıkıyor. Bizim insanımız sadece şerh ve izahlarını yapıyor.
biyorsunuz ki Aşırı duygusal bir toplumuz acaba felsefe bu kadar duygusallığı kaldırabilir mi? kaldırabiliyor mu?
Çünkü yeni akımlar ve düşünceye yön veren insanlar hep yabancılardan çıkıyor. Bizim insanımız sadece şerh ve izahlarını yapıyor.
Tutucu değilim,piyasada değilim, prensiplerim yoktur ama seviyesiz değilim...Kuralları sevmem ama yersiz yere çiğnediğim görülmemistir. İçe kapanık değilim ama gerekmezse konusmam, kinci degilim ama unutmam... Şefkat gösteririm ama şımartmam... Şüpheciyim ama kuruntu yapmam... Kendimle çelisebilirim ama kafama takmam... Dalga geçerim ama kırmam... Ciddiye alırım ama kapılmam...Huzur veririm ama söz vermem... Sahip olurum ama ait olmam...Cesaretsizligi ’gurur’la
örtmem
biyorsunuz ki Aşırı duygusal bir toplumuz acaba felsefe bu kadar duygusallığı kaldırabilir mi? kaldırabiliyor mu?
Neden kaldıramasın ki?
Gayet tabi ki kaldıracaktır(keza kaldırıyorda ayrıca tartışalım alttaki önermenin üzerine gideceğim:4)
Yeni akımların yabancılardan(Özellikle batıdan) çıkıyor olmasının sebebini duygusallıktan uzak kalabildiği için değil de bir şekilde temel ihtiyaçların karşılanmasının doğu toplumuna(özellikle bizim gibi istikrarın olmadığı coğrafyalara) nazaran daha kolay aştığından kaynaklandığı kanısındayım.Çünkü yeni akımlar ve düşünceye yön veren insanlar hep yabancılardan çıkıyor. Bizim insanımız sadece şerh ve izahlarını yapıyor.
Batı'nın zolu bir reform süreci ardından tabandan gelişen ihtilaller, endüstri devrim vs.. bu uzun süreçte bireylerin ihtiyaçları büyük ölçüde karşılanmış, bunun ötesine toplumda fikirler öne çıkmaya başlamış.
Şöyle düşünüp toplumumuza baktığımızda burjuvazinin geri kalmış olması, sınıflar arası ekonomik dengesizlik(dahada gerilik) kişinin temel ihtiyaçlarını karşılamada duyduğu sıkıntı onun daha ziyade ihtiyaçlarını gidermeye yönelmesine sebep olmuştur.Örnek vermeye pek gerek duymuyorum(istenilirse benim fotolara bakabilirsinizkarnımı doyurmaya çalışıyorum
)
Bununda gerisinde yaşanan tarihsel sürece baktığımda gözüme çelişkiler takılmıyor değil.Uzun yıllar boyunca Eski Yunan Medeniyeti devlet felsefesinde bugünün bile ilerisinde yapıtlar ortaya koyar iken Türkler devletler kurup devletler yıkmıştır.Kadın hakları konusu Batı'da tartışılamıyor iken Kurultaylarda hatun söz sahibi olmuş toplum içerisinde yerini almıştır.Devletlerin yönetiminde Laiklik konusunun tartışmadan uzak olduğu noktalarda(Din-Tarım imparotorlukları döneminde) Yine Türkler Yönetimde Laik felsefe benimsenmiş devlet idaresi ile din arasındaki ince çizgi korunmuş.. vs. vs.
İşte bu çelişkilerden şöyle güzel iki soru çıkarabildim
Yani aslolan düşünmek, sorgulamak, fikir üretmek mi?
Yoksa bu fikirlerin hayata geçirilmesi mi?
Bu soruların cevaplarına göre tartışmaya devam edebiliriz
Türk filozoflarımız da var, şimdi yemeyelim hakkını
Ve biz zaten ülkece çok düşünen bili bili yapan bir ülkeyiz ..
bakınız turkey= hindi
hayır hayır lütfen okumayın burayı![]()
"senin kadar görgülü, bilgili, kültürlü, ahlâklı, zeki, akıllı, entelektüel, doğru, düzgün biri değilim...
sen çok farklısın, kıskanıyorum seni..."
Ypayıorlardır kendilerince...ön plana çıkmak bukadar önemlimiki..benim hayat felsefem kendi felsefemdir..etfaımdakiler bilir...başkalarının söylemiş olduklarına yorumlara fazla takılı kalmam...
tuailime çok renkli paletimle siyah beyaz resim yapabilirim...desem açıklayıcı olurmu..
Sen Sözünü Tutmadın Bende Tutmuyorum..Ve Bu Son gidişim olacak...
Bu Geceki Son Tangomu ...Gündüz yapacağım...
Bilge bence en ince yerinden yakalayıvermiş mevzuyu![]()
Sorgulayıp, düşünüp hayata geçirmişiz. Tek eksiğimiz bunları yazmamak olmuş herhalde. Ama zaten uyguluyor ve hayata geçiriyorsan bunu yazmanın ne anlamı var ki.
Günümüz toplumunu batıyla kıyaslıyorsak, şahsen şu anda avrupada her hangi bir filozof varmı? Bunu bilmiyorum.
Felsefi açıdan dünyamızın tümünde bir duraksama olduğu kanaatindeyim. Tabi bu tespitte bulunmama felsefeyi daha az takip etmem de etkili olabilir.![]()
Bu mesaj en son " 24.05.06 " tarihinde saat 09:34 itibariyle K_U_M tarafından düzenlenmiştir...
Ticaret adamın kesesini doldururken kalbini boşaltıyor. Haberiniz ola arkadaşlar.
Bizim toplumumuz felsefe yapmaya, belli kalıplar,dogmalar,tabular içerisinde yaşamış olmaları sebebiyle çok da elverişli bir toplum olmamakla birlikte,felsefi meselelere oldukça tutarlı ve çözüm içeren fikirler üreterek ciddi katkılarda bulunurlar.Maddenin ötesinde maneviyatının desteklediği çözümler üreten insanımız nedense elde ettiği tutarlı bilgileri kendi tekeline alamayarak başkalarına kaptırıp uygulamada maalesef ,aslında kendine ait olanın taklidini benimsemek zorunda kalanlardan olmuştur..
" Sizler, yani yeni Türkiye'nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz... Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir."
Mustafa Kemal ATATÜRK