Ntilek IliazAB Bütçesi Ve 2007-2013 Mali Perspektif
AB Bütçesinin Özelliği ve Gelişimi
AB bütçesi, geçerli olduğu mali yıla ilişkin Birlik gelir ve giderlerini tahmin eden, bunların gerçekleşip uygulanmasına izin veren bir hukuki tasarruftur. Bütçe harcamaları AB’nin ortak politikalarına tahsis edilirken, bütçe gelirleri de yine AB’nin ortak politikalarından kaynaklanmaktadır.[1]
AB bütçesi iki açıdan ulusal bütçelerden farklılık göstermektedir: Birincisi, oldukça küçük olması ve Topluluk harcamalarının AB’nin toplam GSMH’sının yalnızca %1’inin biraz üzerinde olmasıdır. Üye devletlerin ulusal harcamaları ise GSMH’larının %45’ine kadar çıkabilmektedir. Savunma harcamaları da ulusal düzeyde kalmakta ve AB bütçesinde yer almamaktadır. İkinci önemli fark da ulusal bütçeler işlevsel bütçeler iken, AB bütçesinin denk olması gereken muhasebe türü bütçe olmasıdır.
AB politikaları birçok alanda düzenleyici nitelikte olduğu için, idari harcamalar dışında bir harcama yapılmasını gerektirmemektedir. Ulusal bütçelerin aksine sosyal güvenlik, hukuk ve düzen ve eğitim harcamaları AB bütçesinde pek fazla yer almamaktadır. Yine ulusal bütçelerin aksine, AB bütçesi için borçlanma yasaktır ve gelir tahminleri harcama ödeneklerine eşit olmalıdır.[2]
Avrupa Birliği’nin bütçe sisteminin temeli, 1951 yılında Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğunun (AKÇT) oluşturulmasına dayanmaktadır. İlk olarak oluşturulan AKÇT Bütçesi Topluluğun idari giderlerini karşılamaya yönelik olmuştur ve kömür ve çelik üretiminden elde edilen gelirin azami yüzde 1’lik kısmının AKÇT bütçesine devredilmesi kararlaştırılmıştır. [3] 1957 yılında imzalanan Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) Antlaşması ile tek bir bütçe oluşturulurken, Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu (AAET) Antlaşması ile idari bütçenin yanı sıra araştırma ve yatırım bütçesi de oluşturulmuştur.[4] AAET Antlaşmasının 173’üncü maddesi, üye ülkelerin Bütçe katkılarını vergi gelirleri esasına göre düzenlenmesine imkan verse bile, Bütçe, üye ülkelerin doğrudan katkıları ile finanse edilmiştir.[5]
1965 yılında imzalanan Füzyon (Birleşme) Anlaşması ile, AKÇT ve AAET’nin idari bütçeleri AET bütçesine dahil edilmiş. Üç Topluluğun Bütçelerinin birleştirilmesinin ardından, Bütçenin kendi gelirlerine kavuşturulması ve Bütçe üzerinde Avrupa Parlamentosunun yetkilerinin artırılması konusunda sağlanan mutabakat üzerine başlayan görüşmeler, 1970 yılındaki Lüksemburg Antlaşması ile sonuçlanmıştır. Bu antlaşma ile AKÇT yatırım ve araştırma bütçeleri genel bütçeye dahil edilmiştir. AKÇT’nin 2002 yılında sona ermesi ile de tek bir genel bütçe kalmıştır.[6]
1958 – 1970 yılları arasında AET bütçesi ile AAET bütçesi (ve 1965’ten itibaren AKÇT idari bütçesi) üye ülkelerin katkıları ile finanse edilmiştir. 1971 yılından itibaren ise öz kaynaklar sistemi getirilmiştir. Böylece, bütçenin doğrudan üye devletlerin katkıları yolu ile finansmanına bağlı olması sona ererek Topluluğun kendi kaynaklarına sahip olması sağlanmıştır.
Bütçenin öz kaynaklarla finanse edilmesine yönelik yenilikler 1988,1994 ve son olarak 2000 yıllarında yapılmıştır.
Komisyon, 10 Şubat 2004 tarihinde 2007-2013 yılları için Mali Perspektif hakkındaki Tebliğini kabul etmiştir. Tebliğ, mevcut öz kaynaklar sisteminin daha yakından incelenmesi gereken iki temel unsurunu ortaya koymuştur: İlk olarak, sistemin AB vatandaşları için yeterince şeffaf olmaması ve ulusal hazinelere bağlı olduğu için finansal özerkliğinin sınırlı olması; ikinci olarak da, negatif bütçe dengesizliklerini düzeltme mekanizmasında reform yapılması gereği.
Bunun üzerine, Komisyon öz kaynaklar sisteminin işleyişine ilişkin yeni bir rapor hazırlayarak Temmuz 2004’te sunmuştur. Bu rapora göre, AB vatandaşları ile doğrudan bağlantılı olmaması ve vatandaşlar için yeterince görünür olmamasından dolayı, mevcut sistemin reformuna ihtiyaç vardır.[7]
AB BÜTÇESİNİN GELİR KAYNAKLARI
AB bütçesi gelir ve harcama cetvellerinden oluşmaktadır.Ancak 2007-2013 mali perspektifinde bütçe harcama kalemlerinde değişiklikler yapılmıştır.
Bütçenin Gelir Kaynakları:
¨ Tarım ve şeker ürünleri ithalatından alınan vergiler
1 Ocak 1971 tarihinden itibaren bütçenin öz kaynaklarına dahil edilen tarım vergileri, Ortak Tarım Politikasının (OTP) uygulanmasından dolayı üçüncü ülkelerle yapılan tarım ürünleri ticaretinden alınan vergiler, telafi edici vergiler, ek vergiler ve primlerden oluşur.[8] Dünya ve AB piyasalarındaki fiyat seviyelerine göre çeşitlilik göstermektedir. Tarım vergilerinin yanı sıra, şeker sektöründe ek vergiler mevcuttur. Bunlar, şeker ve glikoz üretimi ve stokları üzerinden alınan vergilerdir. Dünya ve AB piyasalarındaki fiyat seviyelerine göre çeşitlilik göstermektedir. Tarım vergilerinin yanı sıra, şeker sektöründe ek vergiler mevcuttur. Bunlar, şeker ve glikoz üretimi ve stokları üzerinden alınan vergilerdir.[9]
· Gümrük vergileri
Gümrük vergileri, üçüncü ülkelerden yapılan ithalatta uygulanmakta olan Ortak Gümrük Tarifesi (OGT) uygulaması ile elde edilen gelirlerdir.[10] Gümrük vergileri, üye ülkelerin tümünde aynı oranda uygulanmakta, dolayısıyla Topluluğun yaptığı ithalat hangi üye ülke tarafından yapılırsa yapılsın, en uygun limandan gerçekleştirilmektedir. Bu ithalatta tahsil edilen gümrük vergilerinin hangi ülkeye ait olduğu sorununu ortadan kaldırmak için, bu gelirlerin Topluluk bütçesine aktarılmasına karar verilmiştir.[11]
· Katma Değer Vergisi(KDV)
1970 yılından beri bütçenin öz kaynakları arasında yer alan KDV ,AB’nin ortak harcama vergisidir. Üye ülkeler, KDV matrahının % 0,50’sini bütçenin öz kaynakları olarak verir. KDV matrahının GSMH içindeki payı %50’nin üzerinde olan ülkeler için bir düzenleme getirilmiştir. Buna göre bu ülkelerle ilgili KDV hesabı yapılırken toplam KDV matrahının sadece %50’lik kısmı dikkate alınacaktır.[12]
· Gayri Safi Milli Hasıla Katkısı (GSMH)
1988 tarihinde yapılan Avrupa Konseyi toplantısında bütçenin mevcut kaynaklarının yetersiz olduğu kabul edilmiş ve üye ülkelerin GSMH’sini esas alan yeni bir kaynağın Topluluk Bütçesine öz kaynak olarak alınması kararlaştırılmıştır.[13] GSMH bazlı kaynak, bütçe prosedürü doğrultusunda her yıl belirlenen sabit bir oranın, üye ülkelerin gayri safi milli hasılalarının (piyasa fiyatlarında) toplamından oluşan bir matraha uygulanması ile elde edilmektedir. Bu da diğer öz kaynaklardan elde edilen gelir ile harcamalar arasındaki fark referans alınarak hesaplanmaktadır.
Üye ülkelerin GSMH’larına belirli bir oranın uygulanması, GSMH’sı yüksek olan ülkeleri AB bütçesi finansmanında yüksek paylar ödemekle karşı karşıya bırakır. Bu durum, Bütçeye en fazla katkı sağlayan ülkelerin AB’nin genişlemesi ve az gelişmiş bölgelere yapılacak yardımların belirlenmesi gibi konularda zaman zaman haklı olarak itirazlarına neden olur.[14]
AB BÜTÇESİNİN GİDER KALEMLERİ
Bütçenin Harcamaları:
Bütçe harcamaları Topluluk politikalarının gerçekleştirilmesi için yapılmaktadır. Topluluk düzeyinde hangi harcamanın yapılacağı, harcamaların Topluluk düzeyinde mi yoksa üye ülkeler düzeyinde mi yapılamasının daha yararlı olacağı yetki ikamesi (sübsidiarite) kuralına göre belirlenir.[15]
Topluluk harcamaların bileşenini oluşturan azami miktarlar mali perspeftiflerde belirlenmektedir.Mali perspektifin amacı, bütçe disiplinin artırmak, harcamalardaki toplam artışı kontrol altında tutmak ve prosedürlerin düzgün işlemesini sağlamaktır. Mali perspektif harcamalar üzerine biri toplam diğeri her bir harcama kategorisi için olmak üzere ikili bir tavan getirmektedir.[16]
Bütçede, Birliğin harcamalarının ana başlıklarını; tarım, yapısal operasyonlar, iç politika, dış faaliyetler, rezervler, katılım öncesi yardımlar ve idari harcamalar oluşturmaktadır. Bu harcama kalemleri 2007-2013 son mali perspektifinde değişikliğe uğramıştır. Aşağıda önce 2006 sonuna kadar olan eski harcama kalemlerine değinildikten sonra yeni mali perspektif harcama kalemleri kısaca ele alınacaktır.
Tarım harcamaları ve tahsisi üye ülkelerin yönetimleri tarafından sağlanırken, eğitim araştırma, çevre, tüketicilerin korunması gibi bazı ortak politikaların uygulanmasına yönelik harcamalar ile dış faaliyetlere yönelik yardımlar Komisyon aracılığı ile yapılır.[17]
- Ortak Tarım Politikası Harcamaları
Ortak tarım politikası harcamaları, Avrupa Tarımsal Yön verme ve Garanti Fonu’ndan
harcamaları kapsar. Fon, ortak tarım politikasının finansmanı için kurulmuştur. [18] Fonun zirai ürünlerin üreticilerine yapılan iadeleri kapsayan ve %90’ını oluşturan Garanti kısmıdır. Bu çerçevede, tarım ürünü fiyatlarının garanti edilen seviyenin altına düşmesi halinde destekleme alımları yapılmakta, tarım ürünleri ihraç edenlere uluslar arası piyasalardaki fiyatlara göre destek verilmekte ve toprağını nadasa bırakanlara yardım yapılmaktadır.[19] Fonun zirai ürünlerin üreticilerine yapılan iadeleri kapsayan ve %90’ını oluşturan Garanti kısmıdır. Bu çerçevede, tarım ürünü fiyatlarının garanti edilen seviyenin altına düşmesi halinde destekleme alımları yapılmakta, tarım ürünleri ihraç edenlere uluslar arası piyasalardaki fiyatlara göre destek verilmekte ve toprağını nadasa bırakanlara yardım yapılmaktadır.
- Yapısal Operasyonlara Yönelik Harcamalar
AB’nde bölgeler arası gelir farklılıklarını azaltmak , istihdamı artırmak, ekonomik ve sosyal bütünleşmeyi geliştirmek amacı ile yapılan harcamalar bu kalem altında yer almaktadır.
Yapısal faaliyetlere ilişkin harcamalar; Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu, Avrupa Sosyal Fonu, Avrupa Tarımsal Garanti ve Yönlendirme Fonu ve Uyum Fonu adı altında yapılmaktadır.
- İç Politikalara Yönelik Harcamalar
Araştırma ve teknolojik gelişme, Avrupa çapında ulaşım, enerji ve telekomünikasyon ağları, eğitim, mesleki eğitim ve gençlik, çevre, görsel ve işitsel medya, kültür, bilgi ve iletişim konularında yapılan harcamalar bu başlık altında yer alır.[20]
- Dış Faaliyetlere Yönelik Harcamalar
Katılım öncesi stratejisi çerçevesinde aday ülkelere yapılan yardımla, gıda ve insani
yardımlar ile Asya, Latin Amerika, Afrika, Orta Doğu, Balkanlar ve Akdeniz’deki gelişmekte olan ülkelerle işbirliği politikası harcamaları bu başlık altında bulunur.[21]
- Rezervler
AB önceden öngörülmeyen harcamalar için garantiler ve rezervler adı altında fon ayırmaktadır.
- İdari Harcamalar
AB kurumların harcamaları Birlik bütçesinden karşılanmaktadır.İdari harcamaların Birlik bütçesi içindeki payı çok fazla değildir. [22]Toplam harcamaların sadece %5’i kadar bir orana sahiptir.Toplam harcamaların sadece %5’i kadar bir orana sahiptir.
YENİ MALİ PERSPEKTİF
AB Uzun tartışmalardan sonra 2007-2013 dönemi bütçesini kabul etmiştir.Buna göre, 2007-2013 dönemi için AB üyesi ülkelerin milli gelirlerinin %1,045’ine karşılık gelen toplam 862,363 milyar euro’luk bütçe öngörülmüştür. Bütçe üzerinde uzlaşma sağlanmasında en önemli etken ise İngiltere’nin kendisine uygulanan özel indirimin bir kısmından vazgeçmesi olmuştur. İngiliz İndirimi olarak bilinen ayrıcalıktan tamamen vazgeçmeye yanaşmayan İngiltere, bu konuda verdiği tavize karşılık ise AB Komisyonu’nun 2008-2009 döneminde , AB’nin harcamalarını gözden geçirmesini kabul ettirdi. AB bütçesinde reform isteyen İngiltere’ye tarım teşviklerinden vazgeçmek istemeyen Fransa karşı çıkıyor.
AB üyesi her ülke AB bütçesine katkı yaparken aynı zamanda bütçeden para alıyor. Her ülke ağırlıklı olarak zenginliği ve yaptığı tarım ürünleri ithalatı ölçüsünde AB bütçesine para aktarırken yaklaşık %50 tarımsal üretimi ölçüsünde de bütçeden para alıyor. İngiltere tarım sektörü olmayan ve tarım ürünlerini ithal eden bir ülke olarak harcamalarının yarısını tarıma ayıran AB bütçesinden yeteri payı alamamaktadır. Fakat AB’nin en zengin ülkelerinden biri olduğu için ve tarım ithalatı yapan bir ülke olarak AB bütçesine en çok katkı yapan ülkelerdendir. Bütçeye aktardığı aldığından daha fazla olduğu için İngiltere 80’li yıllarda Ortak Tarım Politikasından çıkma tehdidinde bulunarak mağduriyetinin giderilmesini istemiştir. Böylece İngiltere 1984 yılından beri yılda yaklaşık 4,5 milyar euro telafi ödeneği almıştır. Bu ödeneğin ödenmesini istemeyen Fransa ve Almanya gibi ülkelerle bütçeden yeterli payı alamayan İngiltere arasında doğal olarak tartışmalar çıkmış bu da bütçenin karara bağlanmasını uzun süre zora sokmuştur.
2013 mali perspektifte, AB’nin , küresel rekabette ileri gitmek ve sürdürülebilir büyüme trendini kalıcı bir şekilde yakalamak adı altında iki temel hedefi var. Daha geniş olarak Birliğin küresel rekabet gücünü artırmak, Avrupa ekonomisini daha sağlam temellere oturtmak, yeni ve nitelikli istihdam olanakları yaratmak,özgürlük, adalet ve güvenlik alanlarına katkılar yaparak AB yurttaşı kavramını geliştirmek ve AB’nin küresel rolünü artırmak hedefler arasındadır. [23]
Bu hedefler doğrultusunda2007-2013 dönemi için oluşturulan yeni mali perspektif çerçevesinde harcama kalemlerinde değişiklikler yapılmıştır. Buna göre harcama kategorilerin sayısı beşe indirilmiştir. Bunun sistemi daha esnek bir hale getireceği ve kaynakların daha etkin kullanımına katkıda bulunacağı düşünülmektedir. Yeni sisteme göre, harcama kategorileri aşağıdaki başlıklardan oluşacaktır:
- Sürdürülebilir kalkınma. Bu başlık iki bölüme ayrılmaktadır: Büyüme ve istihdam için rekabet edebilirlik ve büyüme ve istihdam için uyum;
- Doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilir yönetimi;
- Vatandaşlık, özgürlük, güvenlik ve adalet; Vatandaşlık için 3,640 milyar euro, özgürlük, güvenlik ve adalet için ise 6,330 milyar euro ayrılmıştır.
- Küresel bir partner olarak Avrupa Birliği: Bu başlık, katılım öncesi araçlar, Avrupa Kalkınma Fonu’nun AB bütçesine dahil edilmesi ve acil yardım ve kredi garantileri için ayrılmış mevcut rezervler de dahil tüm dış faaliyetleri içermektedir. Bu başlık için toplam harcama 50,01 milyar euro olarak kararlaştırılmıştır.
- İdari Harcamalar: Bu başlık, Komisyon, emekliler ve Avrupa okulları dışındaki kurumların harcamalarını kapsamaktadır. Komisyon’un idari harcamaları artık doğrudan operasyonel faaliyetler altında yer alacaktır. Bu başlık altında 2013 yılına kadar toplam harcamanın 50,3 milyar euro olması öngörülmüştür[24]
2000-2006 MALİ PERSPEKTİF (milyar Euro)
http://www.turkishweekly.net/turkce/makale.php?id=97


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla