• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    alinay adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-08-2005
    Mesajlar
    1,860
    Karizma Gücü
    7

    Slyvia Plath Kimdir? Hayatı, Biyografisi ve Yaşamı Hakkındaki Yazılar (1930-1962)

    Ölümcül tutkuların şairi


    Sylvia Plath, Cambridge’e burs ile gelmiş olan, edebi yönü çok kuvvetli, büyük bir şair olma hırsı olan bir ‘harika çocuk’. Birbirinin benzeri olan İngiliz öğrencilerin arasında renkli bir Amerikalı. Sylvia, yeni mezun Ted Hughes’un şiirlerini okuyup onunla tanışmaya karar verir. Yayım hayatına yeni başlayacak bir edebiyat dergisi için verilen partide tanışan ikilinin kaderleri kaçınılmaz olarak birleşir. Evlenip Londra’ya yerleşirler. Sylvia kendini çalışmaya verir; yatak odalarını çalışma odasına dönüştürür ve ikisinin de şiirlerini çeşitli yayınevlerine, yarışmalara gönderir.

    Derken, Ted’in New York Şiir Ödülü’nü kazandığını öğrenirler. İkisi de çok mutludur ve Cape Code’daki aile evine doğru yola çıktıklarında, Sylvia o yaz yazacağı romanların hayalini kurar, ama yazmak için oturduğunda hiçbir şey yazamadığını fark eder. Ted, Sylvia’ya kendi derinliklerine, benliğinin karanlık taraflarına eğilmesi gerektiğini söylemektedir.

    Sylvia yaşamaları için gerekli parayı sağlamak üzere Smith’s College’da İngilizce öğretmenliği yapmaya başlar. Bu iş onu çok fazla yoruyordur; yazmak için hiç vaktinin kalmadığını fark eder. Ted’in diğer kadınlara olan ilgisi konusunda aşırı paranoyak olmaya başlar. Assia ve David onları Court Green’deki evlerinde ziyarete geldiğinde, Sylvia durumun farkına varır ama kaçınılmaz olanı engellemek üzere birşeyler yapabilmesi için çok geçtir. Ted ve Assia bir ilişki yaşamaya başlarlar. Ted’le son bir kez, her şeyi unutup yeniden başlamayı teklif etmek üzere buluşan Sylvia’ya Ted, Assia’nın hamile olduğunu söyler. Sylvia için bu artık son noktadır. Çocukları odalarına kapatır, üstlerini örter, onlara camı açar, mutfağa gider ve başını gazını açtığı fırının içine sokar.

    “İşte yine yaptım
    Her on yılda bir
    Böyle bir tane beceririm…”

    Slyvia Plath, yukarıdaki Lazarus adlı şiirinde belirttiği gibi, her 10 yılda bir intiharı etmeyi denerdi. Ve nihayet bu denemelerin birisinde, eylemini tamamına erdirmeyi başardı. Son sözü intiharla söylemiş olan sanatçıların yaşamları galiba daha ilgi çekici. Sylvia Plath, bu örneklerin belki de en önde gelenlerinden biri. Hakkında çok şey yazıldı ve konuşuldu, pek çok şey söylendi. Mesele şuydu ki o kendine bir kişilik modeli bulmadı hiç. “Ben şöyleyim, ben böyleyim” demedi, diyemedi. Onun doğasıyla uyuşmuyordu bu. Eğer rüyalarının bir otoportresini yapabilseydi tam merkezinde; riske edilmiş bir yaşam, özgün hal, özgürlük ihtiyacı yer alırdı. Ama bu özgürlük ihtiyacı, kendini bedensel varoluştan kurtarma gereğine dayalıydı. Yaşadıklarını ve oluşturmuş olduğu yazım dilini kendine çevirdiği bir silaha dönüştürdü. Bütün gizini sihir dolu bir simya ile şiire dönüştürdü. Plath, uzun bir süre kendisinin varolduğundan bile şüphe etti. Buna inanmak için şiir yazarak, intihar girişimlerinde bulunarak kendini kışkırtmaya çalıştı. Başka herkesin varolduğundan, dünyanın varolduğundan ama kendisinin gerçekte varolmadığından şüphe etti. Bu biyolojik anlamda olduğu kadar onun doğasındaki çekincelerle ilgili bir durumdu. Doğasına karşı büyük ve geri alınamaz karşı çıkışlar gerçekleştirmeyi düşündü. Kendi dayanma gücüne hiç güveni yoktu. Tehlikenin üstüne üstüne gitti ama öyle körü körüne ki hem önceden kendini koruyarak hem de tehlikeye gözlerini kapayarak. Örneğin intihar denemelerinden önce mutlaka telefonun yanına doktorun numarasını bırakırdı.

    Plath, tüm çıkış yollarını kapatan ve varlığını kendisi için tehlike haline getiren gerçek anlamda bir uçurum şairiydi. Sırça Fanus (The Bell Jar) adlı eserinde, ters çevrilmiş bir kavanozun içinde nefes almaya çalışan kadınlar, kendi kaynağından akarak o kavanoza ulaştılar elbette. Şiire, tutkuya, ölüme olan ilgisi, tükenmeye duyduğu o karşı konulmaz derecede yoğun arzusundan türediği için birçok nüansa sahipti. Buna rağmen, bu “varolmamak zorundalığı” önceden planlanmış bir şey değildi, daha farklıydı. Havasızlıktan boğulmak istemek ama aynı zamanda havaya gereksinim duymak gibi bir şeydi. Bu, başka herhangi bir seçeneğin yoksunluğundan doğan tek amaca yönelik bir güç veriyordu. Ama mesleğinin en baskın konusu olan şey ile (ölüm) temas etmek de kaçınılmaz oluyordu. Muhtemelen varolmayışının ana sorunu, özellikle kocası Ted Hughes ile olan ilişkisindeki irtifa kaybıydı.

    Sylvia Plath ve Ted Hughes’un ilişkisindeki trajik ironi oldukça ilgi çekicidir. Çünkü birbirlerini bulmaları, daha sonra sevmeleri ve sorunlar yaşamalarıyla belirginleşen serüvenin sonunda anlarız ki bu iki insan bir birlerini yok etme güdüsüne sahiptir. Ama bir o kadar da birbirlerine aşık ve muhtaçtırlar. Zaten kendi varoluşuyla ilgili derin problemler ve hesaplaşmalar yaşayan Plath, Hughes’un ona karşı olan bağlılığında yaşanan ödünler neticesinde iyice depresif bir ruh haline bürünmüştür. Plath’ın fanatikleri, ünlü şairin ölümünden dolayı Hughes’ı suçlamışlar ve onu lanetlemişlerdir. Hughes, Sylvia Plath'ın intiharından bir süre önce, Assia Wevill ile birlikte olmaya başlamıştır. Ancak bu aşkın sonu da hazin olur. Hughes, Assia'yı da aldatır ve Assia, 4 yaşındaki kızıyla birlikte intihar eder. Bu ikinci intihar olayı, Yorkshire’lı aklı karışık ve havada şairin suçunu sabitler niteliktedir sanki.

    Sylvia Plath canına kıyma fetişini gaz soluyarak nihayetlendirdiğinde sadece 30 yaşındaydı. Geriye; içinde onu bunaltan bütün kimliklerinden, toplumsal rollerinden, sıfat ve eğretilemelerden kurtulmaya çalışırken, kendilerince eğretilemelere dönüşen ve okuyucuyu da içine çeken karabasanlar ile dolu eserler bıraktı. Robert Lowell'ın dediği gibi, bu şiirleri yazmak da okumak da içinde altı kurşun olan bir silahla rus ruleti oynamaktan farksız. İngiliz ve Amerikan şiirinin cadı tanrıçası Sylvia Plath işte böyle bir tutkunun intiharını gerçekleştirdi. Tüyler ürpertici, dehşet verici bir estetik.

    Sylvia Plath, modern topluma tepki duyan dionizyak bir kadın şairdi. Mümkün olduğunca içindeki fırtınaları teşhir etti, bu içbükey tavır onun toplumdan biraz daha uzaklaşmasına yol açtı, onu yalnızlaştırdı. İntiharı, tam anlamıyla bir tür noktaydı. İntihar etmeseydi bu kadar çok tanınmazdı, ama öte yandan da bu intihar haklılık iddiasında bulunan şiirlerini, hakikilik mertebesine yükseltti; itirazını isyana dönüştürdü.

    Yazıya Plath’ın en etkileyici dizelerinin bulunduğu Lazarus şiiriyle başladık, yine bu şiirden bir alıntıyla bitirelim.

    “Çekirdek yiyen kalabalık

    İtişir içeri görmek için

    Ellerimi ayaklarımı çözmelerini -

    Muhteşem bir striptiz.

    Baylar, bayanlar

    Bunlar ellerim benim,

    Bunlar dizlerim….”
    Eklenmiş Resimler Eklenmiş Resimler
    "senin kadar görgülü, bilgili, kültürlü, ahlâklı, zeki, akıllı, entelektüel, doğru, düzgün biri değilim...
    sen çok farklısın, kıskanıyorum seni..."

  2. #2
    BuRnOut adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2004
    Mesajlar
    2,089
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Bende filmi sayesinde bu önemli yazarla tanışmıştım. Hem hayatı çok ilginç hem şiirleri. Şiirleri belki anlam bakımından çok bütünlüklü gelmiyor ilk okunduğunda, ama onun hayatının biraz içine girince, ne denli çarpıcı olduklarının farkına varıyorsun. Yaşamı boyunca şiirlerine gelen tepkiler yüzünden hayal kırıklığı yaşayan bu önemli insana, ölümünden 20 yıl sonra da olsa "Toplu Şiirlerine" verilen Pulitzer Ödülü oldukça anlamlı.

    "Kutu kapandı ve tehlikeli.
    Pencereleri yok ve içerisinde ne olduğunu göremiyorum.
    Sadece küçük bir kafes var.
    Çıkış yok."

    S.Plath
    Hepsi bir filmden ibaret ama canım yanıyor...
    Reconstruction


  3. #3
    VAK VAK Özlem adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-04-2006
    Mesajlar
    5,251
    Karizma Gücü
    8
    sırça fanusunu okudum..gerçekten enteresan yazıyor..ona saygım çok büyük...



    -kaç yıldır bu sokaktan geçiyorsun, başka yol bulamadın mı ?
    -demek sen de kaç yıldır bu sokaktasın. hala çıkamadın mı ?...

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •