• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    Takezo Kensei adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-09-2005
    Mesajlar
    8,308
    Karizma Gücü
    0

    Haşmet Babaoğlundan güzel bir yazı

    Bir yumruk düşünün…

    Sımsıkı bir yumruk.

    Parmaklar kapalı, tırnaklar neredeyse avuçlara batıyor.

    Şimdi bir de açık bir avuç, serbest bırakılmış bir el düşünün...

    Parmaklar hafifçe kıvrık, avuç gözüküyor.

    Hangisi alabilir?

    Yumruk mu, açık el mi?

    Hangisi almaya uygun? Hangisi tutabilir, hangisi yakalayabilir?

    Tabii ki avcu açık el değil mi.

    Yumruk, yumruk atabilir; olmadı itebilir.

    Almak, tutmak, yakalamak için açık olmak gerekir.

    Bir avuç gibi açık olmak gerekir. Oysa bakıyorum da hep yumruk gibiyiz.

    Kendime de bakıyorum...

    Bunca görüp geçirmişliğime, yaşıma başıma rağmen; ruhumun sivri yanlarını bir yandan ben bir yandan hayat bunca törpülemişken bile bana ruhun en kolay hangi şekli alıyor diye sorsanız...

    Yumruk gibi oluyorum, derim; çok sert biçimde kapanıyorum, kapatıyorum kendimi.

    Bir tür savunma, kavgaya hazırlık hali...

    Bir tür içe doğru büzülme ve sürekli gücünü parmaklarının üzerinde sınama çabası sanki...

    Ama rüzgârı bile hissedebilmek mümkün değil böyle!


    ***

    Biliyorum, çoğumuz çok verdiğinden fakat hiç alamadığından yakınır.

    Ama hayat duruşlarına bir bakın! Yumruk gibi sımsıkı kapalı ve kaskatıdırlar.

    Almak için de vermek için yumruğumuzu açmamız gerekiyor.

    Ve gariptir, dua ederken ellerimize verdiğimiz biçim bile "uyandırmıyor" bizi, aklımızı başımıza getirmiyor...


    ***

    Hayat bizi sevsin, sevindirsin istiyoruz.

    Tamam, bütün hoşlukların "kapanın elinde kaldığı" duygusu uyandıran bu sosyal düzende kolay olmuyor tabii...

    Sevilmek için sevenlerin; duygularına piyasa reytingi kazandırma peşindekilerin bireysel düzeninde hiç kolay değil, tamam!

    Peki biz hayatı seviyor, sevindiriyor muyuz? Bir de onu sormak gerek.

    Bir avuç gibi açık mıyız, yoksa bir yumruk gibi hem öfkeli hem de sakıngan mıyız?


    ***

    Hani o Çin atasözü var ya, biraz santimantal şapırtısı ve yaldızı fazla ama söylediğinde hakikat var: "Yüreğinde yeşil bir dal saklarsan, şarkı söylemeye bir kuş gelecektir."

    Biz hem kuş gelsin istiyoruz, hem de dalı, küçücük filizleri bile kırıp atıyoruz…

  2. #2
    Gül Güzeli adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-08-2005
    Mesajlar
    1,971
    Karizma Gücü
    7
    Biz hem kuş gelsin istiyoruz, hem de dalı, küçücük filizleri bile kırıp atıyoruz…
    çok doğru bi yazı.ne güzel yazmış Haşmet Babaoğlu.
    keşke benim elimde hep açık olsa...

    yok kimseyi duymadım, canımı sıkmadım
    fikrini sormadım ben.


  3. #3
    kubra adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-09-2005
    Mesajlar
    604
    Karizma Gücü
    0
    eline sağlık
    DAİMA TEHLİKELİ

    Gülüş ki;
    Bir yanaşımdır bir öbür kişiye
    Birden iki kişiyi döndürür bir kişiye
    Anılarından kale yapıp sığınsa bile
    Yetmez yalnız başına bir ömür bir kişiye
    Özdemir Asaf


    Bir tür kavuşmadır hatırlayış, unutuş; bir tür özgürlüktür!



    Ben bir mucizenin taşıyıcısıyım

  4. #4
    o(*_*)o ForumX adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-10-2005
    Mesajlar
    14,836
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    çok güzel bir yazı yumruk gibi oluyoruz bazen istesek de istemesek de ..

  5. #5
    Takezo Kensei adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-09-2005
    Mesajlar
    8,308
    Karizma Gücü
    0
    saol arkadaşlar yorum için

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. fethullah gülen'i tanımlayan çok güzel ber yazı
    2005 Konuları bölümünde natgeo tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 23.04.05, 13:12

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •