• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
15 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    encyclopedia adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-04-2006
    Mesajlar
    2,529
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7

    Gidenler nasıl gider... neden...???

    Hep acı olmuştur gitmek bir de bunun gelmesi olmasa. Gittiğinde geriye dönüp bakma ihtimalin olmasa.

    BUGÜNLERDE herkes gitmek istiyor. Küçük bir sahil kasabasına,
    bir başka ülkeye,dağlara, uzaklara...

    Hayatından memnun olan yok. Kiminle konuşsam aynı sey...
    Her şeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.

    Öyle ''yanına almak istediği üç şey'' falan yok. Bir kendisi.

    Bu yeter zaten. Her şeyi, herkesi götürdün demektir.
    Keşke kendini bırakıp gidebilse insan.

    Ama olmuyor. Alışkanlığın verdigi rahatlık, monotonluğun doğurduğu bikkinliği yeniyor. Kalıyoruz. Kuş olup uçmak isterken ağaç olup kök salıyoruz.

    Sayın Can Yücel ne kadar güzel yazmıştır "gitmek" diye. Ah bir de alışkanlıklar olmasa... Bugünlerde gidenler diye başladık şu an burda olduğum için forum'dan ayrılan arkadaşlarıma değineceğim uzun uzun. Hİç birini tanımam, neden ya da nasıl gittiklerini bilmem ? Peki ya onlar nedenli gitmelerinin, nasılını düşündüler mi acaba ?

    Melis sana aşığım, beni her sözünle her şeklinle mutlu etmeyi başarabiliyorsun. Kimi zaman geyik, kimi zaman magazin, kimi zaman spor, kimi zaman siyaset, kimi zaman güncel kısacası Melis sen benimle herşey olabiliyorsun.

    Serdar artık bu ilişki bitmeli evliliğimizi despot bir şekilde yönetmeye daha fazla devam edemezsin. Senin bu şeklini kabul edemiyorum. Daha önce olduğun herşey değişti artık. Belki mevsim belki de sen seni değiştirdin ama artık ayrılmalıyız.

    Serdar ve Melis ayrılmıştır şimdi... Ama hep akıldadır yaşananlar. Güncel konular, tartışılan siyasetler ve geyikler... Herşeyden mutluluk çıkartma oyunları aşkın ve gülücükler. Nasıl unutsun ki bu genç çift yaşadıklarını. Kaç sene beraberdi onlar, kaç kez beraber ağladılar ve beraber yaşadılar duygularını...

    Şimdi Serdar ve Melis birbirlerinden önce aşkı düşünmektedirler. Çünkü kaybettikleri sahip oldukları en güzel şey aşk'dı. Aşk'ın alışılmışlığı vardı ya zaten onlarda, hani şu ilk aşk, ilk duygular dediğimiz. İlk öpücük, ilk el tutuş ve ilk evlilik onlar için aşk...

    Giden herkes gitmeden önce kendini düşünür. Gururuna, onuruna ve bir kelimeye yenik düşer ve gitmeyi seçer. Hatta bazen kelimeler bile yoktur. Bir bakışı, bir gülüşü değerlendir insan ve gider. Sembolik bir gidiş de olsa gitmek ister aslında hep dönmek vardır aklında. Sonra başlar kendisinden öte düşünmeye, aşkı düşünmeye, gittiği yeri, uzaklaştığı duyguyu düşünmeye....

    Serdar ve Melis gibi yeni aşklar bulurlar evet ama hep akılları o yaşadıkları ilk duygularda kalır. Ah benim Melis'im, canım Serdar'ım nağmeleri süzülür yüreklerinden gizlice...

    Giden arkadaşlar nasıl gittiklerini düşündüler mi ? Nedenleri elbette ki onları haklı kılıyordur. Ama tek başına nedenler gitmek için yeterli mi ? Buraya binlerce mesaj yazmış arkadaşlarımızın gidiyorum mesajlarını gördüğümde onlarla birlikte diğer arkadaşlarımın da gidiyorum yazdığını gördüm. En acısıda budur ya. Ahmet beni buraya getirdi o giderse ben de gidiyorum 1 dk durmam, ne işim var ki burda zaten gıcık oluyordum... Gibi sözler söyleriz.

    Peki ya gittikten sonra ?

    Serdar ve Melis gibi yeni yüzlerimiz, yeni kişiliklerimiz olur ve eskiyi anarak geri döneriz aslında hiç gitmemişizdir. Giden içimizde ki biz olmasada, giden taşırdığımız erdemlerimiz, onurumuz ve gururumuzdur. Bu sorumluluğu taşıyamıyacak kadar güçsüz isek gidelim. Onurumuz ve gururumuz bizim yaşadığımız o güzel anıların önünde ise gidelim. Sevgi, aşk, dostluk, paylaşım ve herşey içinde söylenmiş bir kaç söz bizim gitmemize sebep oluyorsa kalmaktan başka çaremiz yok diye düşünüyorum....

    Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
    Bir ömür karşılığı bir ömür yani.

    Ne saçma.
    Bahar mıdır bizi bu hale getiren?
    Galiba.
    Ben her bahar áşık olmam ama her bahar gitmek isterim.
    Gittiğim olmadı hiç.
    Ama olsun... İstemek de güzel.

    CAN YÜCEL
    Sevgilerimle giden arkadaşlar...
    Böyle gençliği sömüren ve kültürünü geçmişini unutturan bir misyonerliği üstlenen medyanın terör'den binlerce kat daha tehlikeli olduğunu düşünüyorum.

    Lütfen terörün katlettiği şehitlerimizi düşündüğümüz kadar, televizyonun yok ettiği gençliğimizi de düşünelim..


    Herşeyi benden iyi biliyor olabilirsin ama senin hiç bilmediğin birşeyi biliyorum...

  2. #2
    _A_X_İ_K_A_N_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-05-2006
    Mesajlar
    71
    Karizma Gücü
    0
    Öyle ''yanına almak istediği üç şey'' falan yok. Bir kendisi.

    Bu yeter zaten. Her şeyi, herkesi götürdün demektir.
    Keşke kendini bırakıp gidebilse insan.
    Gitme vakti gelsiyse veya getirildiyse yanımıza birşey almak gereksiz değilmi.Sizinde demiş olduğunuz gibi arkanıza bakmadan gitmek gerek arkaya bakarak gitmek yarım gitmektir.Birşeyler bıraktığınızı düşünüyorsunuz veya almadan gittiğinizi.

    kendimizi de bırakırsak ne kalır geriye kime bırakabiliriz kendimizi, kime güvenebiliriz kazanç yok kayıp azyollu var gibi

    Birşey sormak istiyorum giden mi kaybeder kalanmı?
    AŞK'A KAPALI
    ღღღღღღღღღღღ
    _A_X_İ_K_A_N_

    ben bir kişiyi seviyorum kimseye mavi boncukda vermedim...eğer öyle düşünen olduysa yanlış düşünmüş..artık kimseyle konuşmuyorum..

  3. #3
    encyclopedia adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-04-2006
    Mesajlar
    2,529
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Birşey sormak istiyorum giden mi kaybeder kalanmı?
    Eğer gitme nedenimiz duygularımızsa gittiğimizde kazanılacak çok şey olsada kaybedilen duygular için hep bir kayıp olacakdır.

    Eğer gitme nedenimiz düşüncelerimiz ise gittiğimizde yalnızlığı seçmişiz demektir. Kazanılacak düşüncelerimiz olsada yalnızlıktan sonra tekrar geri dönemeyeceksek kaybettiklerimiz bizi de kaybedecektir.

    Eğer gitme sebebimizi bilmiyorsak kalmak ve neden gitmeyi düşündüğümüzü aramalıyız. Sebebini bulamıyorsak bulana kadar kalmayız. Gitmenin yararı da vardır ama dönmesini biliyorsak...
    Böyle gençliği sömüren ve kültürünü geçmişini unutturan bir misyonerliği üstlenen medyanın terör'den binlerce kat daha tehlikeli olduğunu düşünüyorum.

    Lütfen terörün katlettiği şehitlerimizi düşündüğümüz kadar, televizyonun yok ettiği gençliğimizi de düşünelim..


    Herşeyi benden iyi biliyor olabilirsin ama senin hiç bilmediğin birşeyi biliyorum...

  4. #4
    _A_X_İ_K_A_N_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-05-2006
    Mesajlar
    71
    Karizma Gücü
    0
    Eğer gitme nedenimiz duygularımızsa gittiğimizde kazanılacak çok şey olsada kaybedilen duygular için hep bir kayıp olacakdır.

    Eğer gitme nedenimiz düşüncelerimiz ise gittiğimizde yalnızlığı seçmişiz demektir. Kazanılacak düşüncelerimiz olsada yalnızlıktan sonra tekrar geri dönemeyeceksek kaybettiklerimiz bizi de kaybedecektir.
    Duygularımı geri çekmek adına gitmek istiyorum.Düşüncelerimi de büyük ölçüde etkileyen ortada söylenmiş bir yalan var.Gidersem aklım arkada kalacak oynandığını düşündüğüm duygularımın hesabını bırakmalımıyım.Kalırsam Silinmeye yüz tutmuş hislerimin alevlenmesinden de korkuyorum...

    Bu durumda gitmelimiyim kalmalımı öneriniz varmı? Teşekkürler
    AŞK'A KAPALI
    ღღღღღღღღღღღ
    _A_X_İ_K_A_N_

    ben bir kişiyi seviyorum kimseye mavi boncukda vermedim...eğer öyle düşünen olduysa yanlış düşünmüş..artık kimseyle konuşmuyorum..

  5. #5
    encyclopedia adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-04-2006
    Mesajlar
    2,529
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Kalırsam Silinmeye yüz tutmuş hislerimin alevlenmesinden de korkuyorum...
    Bence eline bir kalem al ve silinmek üzere olan hislerini kağıda yaz. Sonra silginle sil. Altta izi kalacaktır. Sonra üstünü karala. Bu seferde altında yazılanları karalanmadan önceki halinle hatırlayacaksındır. Son olarak kağıdı yırtmaya başla. 8 parçaya kadar yırtdın. Peki küçücük bir parça haline gelene kadar yırtabilecek misin? Hayatımız da ki sorun da bu malesef. Yırtarız, sileriz, ama bilmeyiz ki o sildiklerimiz yırttıklarımız hep aklımızın köşesinde yırtılmayacak bir sertlikde küçük küçük notlar halinde kalmaktadır.

    Bence gidersem ya da kalırsam sorgulanmamalı, sorgulanması gereken yaşadığımız anda bizi kalmaya ya da gitmeye iten nedenler olmalı. Her nedenin, nasıl sorusuna cevabını aramalıyız.

    Düşüncelerimi de büyük ölçüde etkileyen ortada söylenmiş bir yalan var
    Evet yalan çok kötü birşey ama neden ve nasıl sana yalan söylendi ? Bu sorulara cevap verebildiğini düşünüyorsan gitmek ya da kalmak senin için belirlenecektir diye düşünüyorum... Sevgiler..
    Böyle gençliği sömüren ve kültürünü geçmişini unutturan bir misyonerliği üstlenen medyanın terör'den binlerce kat daha tehlikeli olduğunu düşünüyorum.

    Lütfen terörün katlettiği şehitlerimizi düşündüğümüz kadar, televizyonun yok ettiği gençliğimizi de düşünelim..


    Herşeyi benden iyi biliyor olabilirsin ama senin hiç bilmediğin birşeyi biliyorum...

  6. #6
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13
    Onurumuz ve gururumuz bizim yaşadığımız o güzel anıların önünde ise gidelim.
    bazen..kimsenin bilmediği savaşlarınız vardır. bu savaşın başlangıcı "kendi" savaşınızdır...sonra, "yanınızdaki" için savaşa girersiniz, ve sonra...kimsenin bilmediği ama sizin hep mücadele ettiğiniz bir düşman vardır...."zaman"...hiçbirşeyin ilacı değildir...yaralarınız kabuk tutmuşsa , kimsenin o kabuğu kanırtmasına izin vermemeniz en doğrusu olacaktır...zaten o kabuğun altı cılk yaradır... ne gerek var ki kalmaya...gitmek en iyisi...vakit varken...

    ...Kuyruguna basilMAdikca, tirmalaMAyan KeDiGiL...


  7. #7
    haha... chesss adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-10-2005
    Mesajlar
    5,466
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8

    Başarılı Gitsek

    Gitsem gitsem sadece gitsem....
    &

    Hamlet: Yaptığı işin farkında değil mi bu adam ? Türkü söulüyor mezar kazarken.
    Horatio: Alışmış, umursamıyor artık!


    Shakespeare

  8. #8
    tekila_idil adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-01-2006
    Mesajlar
    802
    Karizma Gücü
    0
    bunları okuduğumda aklıma ilk olarak Giden hep haklı mıdır? yada kalan hep suçlu mudur?.sorusu geldi.insan ne kadar asılı kalabilir ki,bir ağaçın dalında. zamanla ağaçın isyanları başlar,dalları kendini sarmalamaya,kendi ile birlikte bir başkasını da yanında almaya. bazen gitmeler gerekir yeni başlangıçları yaşamak için.
    Tutucu değilim,piyasada değilim, prensiplerim yoktur ama seviyesiz değilim...Kuralları sevmem ama yersiz yere çiğnediğim görülmemistir. İçe kapanık değilim ama gerekmezse konusmam, kinci degilim ama unutmam... Şefkat gösteririm ama şımartmam... Şüpheciyim ama kuruntu yapmam... Kendimle çelisebilirim ama kafama takmam... Dalga geçerim ama kırmam... Ciddiye alırım ama kapılmam...Huzur veririm ama söz vermem... Sahip olurum ama ait olmam...Cesaretsizligi ’gurur’la
    örtmem

  9. #9
    VAK VAK Özlem adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-04-2006
    Mesajlar
    5,251
    Karizma Gücü
    8
    taktık gitmelere..ah bir de gitsek..eminim hasret çekeriz dönmelereama gidecem diyorsan ille..sen bilirsin beee(bu bana idi)



    -kaç yıldır bu sokaktan geçiyorsun, başka yol bulamadın mı ?
    -demek sen de kaç yıldır bu sokaktasın. hala çıkamadın mı ?...

  10. #10
    Xtreme-Power adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-10-2004
    Mesajlar
    1,585
    Karizma Gücü
    0
    eğer gidiyosan dönüp arkana bakmıcaksın yoksa ben ona gitme demem giden gider kalan sağlar bizimdir saygılar

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. DEVLET, bu hale, neden ve nasıl düştü?
    2005 Konuları bölümünde coolgray tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 09.10.05, 15:51

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •