Kişilik Gelişiminde

Kitle İletişim araçlarında Yer Alan Şiddet Unsurunun etkisi



Devamlı ve baş döndürücü bir hızla değişen ve gelişen teknoloji,coğrafi ve kültürel uzaklıkları yine aynı hızla ortadan kaldırmakta ve günümüz insanının gelişim portresini şekillendirmektedir.Dolayısıyla günümüz insanının teknolojiye bağımlılığı da gün geçtikçe artış göstermektedir.

Teknolojik bağımlılıklar işevuruk olarak,insan-makine etkileşimini içeren ve kimyasal olmayan (davranışsal) bağımlılıklar olarak tanımlanır.Bu bağımlılıklar pasif (televizyon) ya da aktif (bilgisayar) olabilir.Etkileşim genellikle,neden olan ya da pekiştiren özellikleri (ses ve renk efektleri,aksiyon,olay sıklığı...) içermekte ve bu özellikler bağımlılık eğilimini artırabilmektedir.

Teknolojik bağımlılıklarda ele alınan bazı ana bileşenler şunlardır: Dikkat çekme, Duygudurum değişikliği,Tolerans geliştirme,Geri çekilme belirtileri,Çatışma ve Nüksetme...

Teknoloji kullanımının kişi gelişiminde “bilgiye hızlı ulaşmak,bilgisayar ile tanışmak ve kullanımını öğrenmek”gibi olumlu yönlerinin yanında “İnternet ya da televizyon bağımlılığı,sosyal izolasyon,ve özellikle şiddet ve pornografik yayınlara ulaşabilme”gibi kişilik gelişimini olumsuz yönde etkileyen etkileri de göz ardı edilmemesi ve üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir durumdur.

Özellikle kitle iletişim araçları yoluyla ve yoğun biçimde geniş kitlelere ulaşan ve şiddet unsuru içeren yayınların çocuklar üzerinde yarattığı potansiyel tehlike işaretlerini dönemsel olarak şu şekilde inceleyebiliriz:

Bebekler ve Okul Öncesi Dönemi:

Çok sık ortaya çıkan ve nedeni belli olmayan saldırganlık

Çocuğun aşırı aktif,kontrolsüz ve özellikle korkusuz olması

Kurallara uyumsuzluğu ve yetişkinlerin uyarılarına duyarsız kalması

Aile ile ilgili bağlılık davranışlarını gösterememesi

Televizyonda sıklıkla şiddet içeren programlar araması,şiddet içeren oyunlara yönelmesi

Okul Dönemi:

Dikkat ve konsantrasyon sorunları

Okulda başarısız olması

Sınıf aktivitelerinde kurallara uymayan davranışlar sergilemesi

Diğer çocuklarla sık sık kavga etmesi

Eleştiriye ve alaylara son derece kapalı olması,bu tip durumlarla karşılaştığı zaman öfke patlamaları yaşaması suçlamalar ya da intikam almayı amaçlama şeklinde davranışlar sergilemesi

Çok az sayıda arkadaşı olması ve genellikle davranışları sebebiyle arkadaşları tarafından dışlanması

Saldırgan davranışları olan ve kural dinlemez çocuklarla arkadaşlık kurmak istemesi

İzlenilen şiddetin “Normalize” olması,olağan gerçekliğin gözden kaçması

Kendinde ve kendi gibi düşünenlerin dışında kalanların duygu ve düşüncelerine duyarsız olması

Kendini çok çabuk engellenmiş hissetmesi

Hayvanlara yönelik saldırganca tutumlar izlemesi

Ergenlik dönemi:

Sürekli olarak otoriteye karşı gelme durumu

Kişiler arası problemlerin çözümünü fiziksel şiddet ya da şiddete dayalı tehditlerde araması

Sıklıkla hayatın kendisine haksızlık ettiğinden yakınması

Okul başarısızlığı ve mazeret göstermeksizin derse girmeme davranışının artması

Herhangi geçerli bir nedeni olmadığı halde okula gitmeme

Okulda disiplin suçları işlemesi ve disiplin cezası görmesi

Çetelere,kavgalara katılması,hırsızlık ya da vandalizm gibi davranışlar sergilemesi

Alkol,ilaç ya da uçucu madde kullanması

Ayrıca ;kitle iletişim araçlarındaki şiddet unsuru içeren yayınların bu tip dışa dönük etkilerinin yanında “Korku,sinme,ürkeklik ve çekingenlik”gibi içedönük etkileri de vardır.

Çocuklarımızı bütün bu olumsuz şartlara sürüklenmeden kitle iletişim araçlarının Şiddet unsuru ile ilgili-her ne kadar yegane sorumlusu olmasalar da- olumsuz yönlerinden korumak için uygulayabileceğimiz bazı temel tutumları da şu şekilde sıralayabiliriz:

Çocuklarımıza yönelik sevgi ve ilgimizin sürekli ve tutarlı olması

Çocuklarımızı gözetim altında yönlendirmek

Uygun davranışları öğrenebilmeleri açısından iyi birer model olabilmek

Kural ve disiplin yöntemlerimizde tutarlı olmak

Ateşli silahlara ulaşamayacaklarından emin olmak

Çevremizde ve evimizde şiddet görmelerini önlemeye çalışmak

Hepsinden önemlisi şiddete karşı olmalarını öğretmek

Unutulmamalıdır ki teknoloji amacına uygun,tutarlı ve doğru yönelimlerle kullanıldığı zaman insan kişiliğinin dolayısıyla uygarlığın gelişiminde başat unsurdur.

Kl. Psk. Orhan Gümüşel