• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
12 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    encyclopedia adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-04-2006
    Mesajlar
    2,529
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7

    Nedir ki yaşamak ?

    YAŞAMAK. Yaşamak, devimlilik (hareketlilik) demek. Taşıyla toprağıyla, göğüyle yıldızıyla tüm evren yaşamakta. Ama biz insanlar bu deyimi, gözlerimizle görebildiğimiz kımıltılar ölçüsünde kullanmışız. Bitkilerle hayvanları canlı, bunların dışındaki tüm nesneleri cansız saymışız. Öyle olsun. Biz de, gerçekte henüz bir başlangıç olduğu halde bizlere pek uzun gelen insanlık serüvenimizde bu yanlış anlamı sürdüreceğiz...

    YERYÜZÜNDE BİR İNSAN. Taşlardan, topraklardan, madenlerden; bitkilerden, hayvanlardan insana kadar gelen bu süreç, ne türlü bir süreçtir? Bu akıl durdurucu görünümün altında yatan nedir?


    Öküze, korunması için, boynuz verilmiş. Ya mürekkepbalığı korunmayacak mı? Onun da boyası var. Mürekkepbalığı öylesine boyar ki suyu, saldıranlar ne etseler onu bulamazlar. Boynuzsuz, boyasız tavşan da çevik bacaklarına güvenir. Kuşlar kanatlanıp uçarak kendilerini kurtarırlar. Ya boynuzsuz, boyasız, kanatsız, hantal bacaklı insan? Onu da usu (aklı) koruyacak. İyi ama neden kimine boynuz, kimine boya, kimine çevik bacak, kimine kanat, kimine us? Örneğin bütün varlıklar boynuzlu olamazlar mıydı?

    Hayır, olamazlardı. Çünkü her varlık ; içinde varlaştığı özdeksel koşullara göre oluşuyordu. Ne türlü koşullar içindeyse o türlü olmak zorundaydı. Kuşu varlaştıran koşullar çevik bacakları gerektirmediği gibi öküzü varlaştıran koşullar da usu gerektirmiyordu. Gereksinme (ihtiyaç) organ yaratmaktaydı. Buna karşı, artık gereksenmeyen organlar da köreliyor ve ortadan kalkıyorlardı. Ortamın zorlamasıyla meydana gelen özellikler kalıtımla kuşaklardan kuşaklara geçiyor, geçerken daha da gelişiyorlardı. Örneğin zürafa, önceleri otla beslendiği için normal boyunlu ve normal bacaklı bir hayvandı. Yaşadığı çevre çölleşince başka bir çevreye geçerek yiyeceğini yüksek dallardan sağlamak zorunda kalmıştı. O yüksek dallara erişebilmek için de zorunlu olarak bacakları ve boynu uzamıştı.
    Orman Hançerlioğlu'nun düşünce tarihi ve bilim adlı kitabından alıntı yaptığım bu satırlarla ilgili ben yaşamayı şöyle değerlendiriyorum ;

    Bulunduğumuz ortama bütün şartlarıyla uyum sağlama yetimizdir. Örneğin bugün bir kız arkadaşım bana derdini anlatıyordu. İş yerinde yoğunluktan eteğinin kaymış olduğunu görmemiş ve iç çamaşırı gözüküyormuş. Bunu gören iş yerinden bir arkadaşı "öküz gibi" bakıyormuş. Uyarman gerekeceğin yerde böyle bakmanı sana yakıştıramadığım dediğin de :
    - biz modern bir ülkeyiz bırak sende bu ayakları

    Lafını duymuş ve oldukça fazla üzülmüş...

    Modern'lik gerçekten soyunmaksa ya da çıplaklıksa afrika kıtasının modern olması gerekmez miydi ? Aa yok pardon Afrika kıtasında herkes siyah ve onların çıplaklığı göze hitap etmiyor değil mi ? Doğru...

    Yaşamak da bu hale gelmişti aslında. Göze hitap etmeyen herşey cansızdı. Ve bizi anlatan herşey canlı. Bulunduğumuz ortam değiştiğinde zürafa gibi evrim geçiremiyorduk. Çünkü biz öküzler kadar bize verilen ödülü kullanamıyoruz. Öküzler durup dururken saldırmaz, sahip oldukları boynuzları savunma içindir. İnsanlar ise akılları ile ne zaman saldıracakları konusunda hiç bir fikir vermezler. Peki bir öküz bile yaşamayı başarırken, kendini savunabilirken biz niye yaşayamıyoruz kendimizi savunamıyoruz ? Nedir bizi konuşmaktan ve yaşamaktan alı koyan ?

    Önce okuldan korktuk, sonra büyüdük öğretmenlerimizden, arkadaşlarımızdan korkmaya başladık. Ergen olduk öss, aile baskısı dedik. Genç olduk, fakülte ve aşk korkuları. Yetişkinliğe geldiğimizde hepsinden bir ders almıştık belki. Herşeye rağmen ben yaşıyorum diyorduk. Ama yine korkuyorduk. Evlenmek ve sahip olduğumu diğer alışkanlıkların korkusu... Yaşam korkmakla, adımları atamamaklar ve gel gitler arasında kalmakla yetiniyordu.

    Yaşamımız evrim geçiriyor muydu ? Ben geri kafalıyım diyorduk. Ve bu lafa karşı kıvanç duyuyorduk.
    Bu mesaj en son " 29.05.06 " tarihinde saat 17:12 itibariyle Ebruli tarafından düzenlenmiştir... Neden: Lütfen rica ediyorum...Şikayet konusunu ve şikayetleri irdeleme yeri değil...
    Böyle gençliği sömüren ve kültürünü geçmişini unutturan bir misyonerliği üstlenen medyanın terör'den binlerce kat daha tehlikeli olduğunu düşünüyorum.

    Lütfen terörün katlettiği şehitlerimizi düşündüğümüz kadar, televizyonun yok ettiği gençliğimizi de düşünelim..


    Herşeyi benden iyi biliyor olabilirsin ama senin hiç bilmediğin birşeyi biliyorum...

  2. #2
    OğuZ_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-07-2005
    Mesajlar
    8,983
    Karizma Gücü
    8
    Bulunduğumuz ortama bütün şartlarıyla uyum sağlama yetimizdir. Örneğin bugün bir kız arkadaşım bana derdini anlatıyordu. İş yerinde yoğunluktan eteğinin kaymış olduğunu görmemiş ve iç çamaşırı gözüküyormuş. Bunu gören iş yerinden bir arkadaşı "öküz gibi" bakıyormuş. Uyarman gerekeceğin yerde böyle bakmanı sana yakıştıramadığım dediğin de :
    - biz modern bir ülkeyiz bırak sende bu ayakları

    Lafını duymuş ve oldukça fazla üzülmüş...
    Bizim toplumumuzda bu iş artık çığrından çıkmış bir vaziyette.

    Şunuda eklemek istiyorum. O kişinin kızı uyarması biraz zor gibime geliyor. Ülkemizde önyargı çok fazla Sonuçta "Pardon eteğiniz açılmış" deseydi kzın düşüncesi ne olabilirdi? " Bunun aklı fikri Etekte " olabilirmiydi?

    Neyse

    Modernliği ülkemize getiren nedir. Televizyon ve görsel öğeler değilmi. Modern bir insan İstediğini yapar açık seçik konuşur. Eskiden Ahlaksızlık olarak bilinen herşeyi şimdi normal olarak karşılar. Bumudur Modernlik.

    İnsanlar evrim geçiriyor. Ama us denen şeyi kullanmayı bırakarak.


    <?php

    echo "Php Grubu";

    ?>

  3. #3
    cevabı rüzgarda saklı devinizm adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-07-2005
    Mesajlar
    4,427
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı encyclopedia tarafından gönderildi.
    &#214;nce okuldan korktuk, sonra b&#252;y&#252;d&#252;k öğretmenlerimizden, arkadaşlarımızdan korkmaya başladık. Ergen olduk öss, aile baskısı dedik. Genç olduk, fak&#252;lte ve aşk korkuları. Yetişkinliğe geldiğimizde hepsinden bir ders almıştık belki. Herşeye rağmen ben yaşıyorum diyorduk. Ama yine korkuyorduk. Evlenmek ve sahip olduğumu diğer alışkanlıkların korkusu... Yaşam korkmakla, adımları atamamaklar ve gel gitler arasında kalmakla yetiniyordu.
    Korktuk, ç&#252;nk&#252; bu bizim doğamızda vardı.

    Korkmak yararlıdır.Eğer kimse korkmasaydı, toplumda d&#252;zen sağlanamazdı.

    Cinayetler,hırsızlıklar artardı ve topluma anarşi hakim olurdu.

    Bug&#252;nlerde İsrail'in L&#252;bnan'daki sivil hedefleri vurduğunu gör&#252;yoruz.

    -Neden sivilleri vuruyor?

    &#199;&#252;nk&#252; sivilleri korkutmak istiyor.Korksunlar ve İsrail'e karşı gelmesinler istiyor.

    G&#252;n&#252;m&#252;zde d&#252;zen böyle sağlanmaktadır.Psikolojik savaşlar, diğer savaşların yerini aldı.

    Kapitalizmin temeli de buna dayanır:Korku
    "diyelim ki, sadece gerçekliğin sınırlarını deniyordum.neler olacağını merak ettim.hepsi bu."(jim morrison)

    türkforum'da sosyal bir deney başlıyor...
    mesajları rapor etme özelliğinin önemi
    şikayet merkezinin kullanımı




  4. #4
    encyclopedia adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-04-2006
    Mesajlar
    2,529
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Şunuda eklemek istiyorum. O kişinin kızı uyarması biraz zor gibime geliyor. Ülkemizde önyargı çok fazla Sonuçta "Pardon eteğiniz açılmış" deseydi kzın düşüncesi ne olabilirdi? " Bunun aklı fikri Etekte " olabilirmiydi?
    Evet bu cümlene katılıyorum, ancak bir de şu var. Beni tanıyan bayan arkadaşlarım, yanım da mini etek giymekten çekinir. Beni tanıyan bayan arkadaşlarım yanımda dekolte elbiseler giymemeye özen gösterir. Beni bilen bayan arkadaşlarım benim onları, şuran açılmış diye uyardığımda, bunu neden söylediğimin farkındadır.

    Yani o kıza iş yerinden bir arkadaşı bunu söylemiş demek ki tam olarak onu tanımıyormuş ve adam da kızı... Ancak ona bunu söyleyen ben olsaydım üzülmeyecekti. Yani bizi tanıyan birinin söylemesi daha farklıdır. Bizim en büyük toplumsal sorunumuz bence birbirimizi tanımıyor olmamız. Türk insanının 2006 davranışlarını bilmiyoruz, Türk insanını bilmiyoruz... Bilmekte istemiyoruz çünkü işimize gelmiyor...

    Cleaner güzel yorumun için teşekkür ederim...

    Alıntı devinizm tarafından gönderildi.
    Kapitalizmin temeli de buna dayanır : Korku
    Evet bir çok akıma başlangıç olmuştur KORKU. Bilindiği üzere korku insan davranışlarının temelinde büyük bir rol oynar. Hayattan korkmak, aileden korkmak, arkadaştan ve tanımadığımız insanlardan korkmak. Bilmekten ya da bilmemekten korkmak... Bazıları şöyle der ;

    -eğer bilseydim korkmazdım...

    Karanlığın içinde ki görünmediğinden dolayı mı korkarız ? Çocukken ışıkları yaka yaka yürürüz peki neden ? Aydınlandığımızda tüm korkularımız geçer mi?

    Düşüncelerimizin derinliğinde yarattığımız bir girdaptır korku. Ne bilmek çaredir ne de görmek... Düşünebilmekdir tek çaresi, doğruyu çözümleyebilmek.

    İmanlı bir çok insan korkusuz yaşamış hayattan. Nasıl ?

    Peygamberler, evliyalar... Çok şey bildikleri için değil, düşünebildikleri için korkusuz olmuşlar... Acıya direnebilmişler..

    Hatta hep düşünürüm. Şanlı Türk ordusu karşılaşacağı büyük gücü biliyordu. Ama yine de kazma kürek savaşıyordu. Yaşlı kadın kundaktaki çocuğun bezini silahların üstüne örtüyordu. Şimdi acaba öyle bir durum olsa... ???

    Sevgiler...
    Böyle gençliği sömüren ve kültürünü geçmişini unutturan bir misyonerliği üstlenen medyanın terör'den binlerce kat daha tehlikeli olduğunu düşünüyorum.

    Lütfen terörün katlettiği şehitlerimizi düşündüğümüz kadar, televizyonun yok ettiği gençliğimizi de düşünelim..


    Herşeyi benden iyi biliyor olabilirsin ama senin hiç bilmediğin birşeyi biliyorum...

  5. #5
    cevabı rüzgarda saklı devinizm adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-07-2005
    Mesajlar
    4,427
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı encyclopedia tarafından gönderildi.
    eğer bilseydim korkmazdım...
    İlkel kabilelerin, metropollerde yaşayan insanlardan çok daha farklı korkuları vardır.

    Cahil bir topluluğu kontrol edebilmek için, kabile şefleri çeşitli hurafeler uydurmuşlar, kimi zaman bu hurafelere kendileri de inanmışlardır.

    Eski Mısır'ı inceleyelim.

    Firavunların çoğu, çok tanrılı inanışa inanmamaktaydı.Buna karşın toplum üzerinde otoritelerini güçlendirmek için, yeni mabetler yapmışlar, kendilerinin tanrılarla irtibata geçebildiğini halka söylemişlerdir.

    Çok tanrılı inanç sayesinde, halk korkutulmuş, firavuna koşulsuz itaat etmesi sağlanmıştır.

    Eski dönemdeki rahiplerin durumu da böyledir.Rahipler, geçimlerini halkı korkutarak sağlardı.Bu nedenle putperest inancın devamı onların işine gelmiştir.
    "diyelim ki, sadece gerçekliğin sınırlarını deniyordum.neler olacağını merak ettim.hepsi bu."(jim morrison)

    türkforum'da sosyal bir deney başlıyor...
    mesajları rapor etme özelliğinin önemi
    şikayet merkezinin kullanımı




  6. #6
    sevenday adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-02-2005
    Mesajlar
    430
    Karizma Gücü
    0
    aslında hersey sıradan olması grektıgı gıbı gıdıyor ınsanoglunun bır kac eksıgı dısında

    nasılkı murekkepbalıgının kendınısını savunma mekanızmasından bahsetmısın okuzun kendısını savunması ıcın boynuzları oldugundan

    ama atlamıssın arkadasım aslan kendınden kucuk hayvanları avlanarak beslenır buyuk balık kucuk balıgı yutar ve bır sekılde hayatını ıdam ettırır

    ınsanoglu da boyledır asırlardır savasır tıpkı hayvanlar gıbı ama hayvanlar kendılerı ve yavrularını dosrumak ıcın savasır katlederken ınsanoglu her zaman kı gıbı ayarını yıne kacırmıstır
    ve buna baglı olarak zurafa ornegınde oldugu gıbı ortama ayak uydurmak zorunda kalan cinliler kendılerını savunma adına çin seddini yapmıslardır

    korkuya gelınce oyle yetıstırlımedık mı korkutularak kısıtlanarak ebeveynlerımız bızı sahıplenme duygusu ıle bir suru yasak getirmedi mi bizlere

    ınsanların en buyuk ozellıgı dusunebılmekse bunları asmak veya asmalarına yardımcı olmak yıne ınsanların elınde

    yazımın sonunda konuyu acan arkadasımızın msgının bır mod tarafından duzenlendıgını gordum tam anlayamadım ama sanırım bu konu bırıne ıthafen iğneleme maksadı ıle acılmıs belkı de yenı duzenleme sonrası gitmesi gerekn yere gitmekten cok bize fikir alısverısı yapmaya yonelık bır konu halıne gelmıs


    ve soyle den mıs Neden: Lütfen rica ediyorum...Şikayet konusunu ve şikayetleri irdeleme yeri değil...

    gordunuz mu insanoglunu engellemeye ve ona acıklama sansı bırkmaya sans tanımayan bir davranısm daha aba altından sopa gostermeyapılmıs bu kelıme ıle , yerı deıl

    oysakı hakaret olmadıgı fıkrını karsındakını kırmadan soyleyebıldıgın surece her sey yerı ve zamanıdır


    benım dusuncemse ozelden msg atıp konuyu sahıbınden duzenlemesının rıca edılmelsı yerıne boyle bır neden gostererek msgı duzenlemek yersiz olmus

    not : konuyu bılmesemde msg duzenleme seklınde boyle bır kanıya vardım haksızsam ozur dılemesıne de bılırım
    BEŞİKTAŞ ULAN

  7. #7
    encyclopedia adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-04-2006
    Mesajlar
    2,529
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Sadece yaşamayı deneyenleri görmek bazen katlanılamaz oluyor... Gerçekten zor mu yaşıyorum ve anlıyorum diyebilmek.

    Eski dönemdeki rahiplerin durumu da böyledir.Rahipler, geçimlerini halkı korkutarak sağlardı.Bu nedenle putperest inancın devamı onların işine gelmiştir.

    Devinizm çok güzel söylemişsin ama bence hala aynı şekilde inandırılıyoruz. Hala bu ülke halkının %80'i yaşamakdan yada türlü şeylerden korkuyor.

    Öyleyse dünya hiç ilerlememiş aksine gerilemiş demekten başka çaremiz kalmıyor. Ama umutsuzca değil hırslanarak.
    Böyle gençliği sömüren ve kültürünü geçmişini unutturan bir misyonerliği üstlenen medyanın terör'den binlerce kat daha tehlikeli olduğunu düşünüyorum.

    Lütfen terörün katlettiği şehitlerimizi düşündüğümüz kadar, televizyonun yok ettiği gençliğimizi de düşünelim..


    Herşeyi benden iyi biliyor olabilirsin ama senin hiç bilmediğin birşeyi biliyorum...

  8. #8
    haha... chesss adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-10-2005
    Mesajlar
    5,466
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Özet geçiyorum; yaşamak, yaşamaktır.
    &

    Hamlet: Yaptığı işin farkında değil mi bu adam ? Türkü söulüyor mezar kazarken.
    Horatio: Alışmış, umursamıyor artık!


    Shakespeare

  9. #9
    balauz adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-11-2009
    Mesajlar
    2,602
    Karizma Gücü
    3
    Yaşamak bu işte. Menzilini şaşırmış bir kurşun alıp götürüyor yaşamaya, bütün ümitlerini.

    Sana hiç bir şey kalmıyor.

    Elde var sıfır.

    Acaba gerçekten o da var mı?

    hayat televizyondur
    hayat aşktır
    hayat kadındır
    hayat kafeindir
    hayat sûkunettir
    hayat cinselliktir kimilerine göre

    kısacası hayat bağımlısı olabileceğimiz herşeydir
    etrafta gördüğümüzü sandığımız şeyler yalnızca bu bağımlılığın bir yan etkisinden ibaret
    herşey bir yanılsama.
    herşey bir illüzyon.
    herşey yalnızca bir mat bir görüntü

    kısacası hayat bir uyuşturucudur
    sen onu bırakamazsın ancak o seni bırakabilir
    intihar edenler yalnızca tedavi olanlar
    cennet ve cehennem birbirine rakip 2 rehabilitasyon merkezidir

    kısacası hayat bir uyuşturucudur
    doğduğumuz anda damarlarımıza şırıngalanmıştır
    hepimiz insan değil..
    ..birer cankiyiz



    Yaşamak, bir rüya,bir illüzyon,bir varmış bir yokmuş...
    Bu mesaj en son " 05.09.10 " tarihinde saat 23:43 itibariyle chesss tarafından düzenlenmiştir... Neden: flood
    Kaç defa çıkıp gittim buralardan yeminle…
    Ama her defasında geri döndüm seninle…
    Hangi düğüm çözülür… Nazla… Sitemle… Kinle...

    Yeryüzünde yolculuk edenin ayağı; gökte yolculuk yapanın ise kalbi su toplar. huper-kallos

  10. #10
    encyclopedia adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-04-2006
    Mesajlar
    2,529
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı chesss tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Özet geçiyorum; yaşamak, yaşamaktır.

    Yaşamak sadece "yaşamaktır" ...

    Chess Öyleyse sorgulamamalı, sadece yaşamalı mı?

    Yada yaşamak sadece yaşanarak mı anlaşılır ?

    Yaşamak yaşamaktır ? öyleyse ölümde ölüm müdür?
    Böyle gençliği sömüren ve kültürünü geçmişini unutturan bir misyonerliği üstlenen medyanın terör'den binlerce kat daha tehlikeli olduğunu düşünüyorum.

    Lütfen terörün katlettiği şehitlerimizi düşündüğümüz kadar, televizyonun yok ettiği gençliğimizi de düşünelim..


    Herşeyi benden iyi biliyor olabilirsin ama senin hiç bilmediğin birşeyi biliyorum...

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Yaşamak...
    Benim Gündemim-Benim Köşe Yazılarım bölümünde tarikime tarafından açılmış
    Yanıt: 15
    Son Mesaj: 30.09.11, 05:23

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •