Koç Holding Üst Yöneticisi (CEO)
Bülend Özaydınlı, siyasi cephede ekonominin kolayca kırılgan bir
zemine kayabileceğinin dikkatlerden uzak tutulmaması gerektiğini
belirterek, ''Soğukkanlılığımızı mutlaka korumalı, en olumsuz
gelişmelere bile soğukkanlılıkla yaklaşmalıyız'' dedi.

Koç Topluluğu'nun Anadolu Buluşmaları Toplantıları'nın 10.'su
Ankara'da basına kapalı olarak gerçekleştirdi.

Özaydınlı, burada yaptığı konuşmada, AB'ye tam üyeliğin,
Türkiye'nin orta ve uzun vadeli öncelikli gündem maddesini oluşturmaya
devam ettiğini, tarama sürecinin sessiz ve sorunsuz biçimde
sürdürüldüğünü bildirdi.

Türkiye'nin AB'ye tam üyelik hedefine kilitlendiğinden bu yana çok
önemli ve olumlu gelişmeler yaşadığına dikkat çeken Özaydınlı,
2002-2005 döneminde temel ekonomik göstergelerde yıllardır görülmeyen
olumlu gelişmeler yaşandığını anlattı.

-''BU DALGALANMA YENİ BİR DENGEYLE SONUÇLANACAKTIR''-

Makroekonomik dengelerin güçlü bir şekilde yeniden tesis edilmesi,
kişi başına düşen milli gelirin yükselmesi, siyasi istikrar, yabancı
sermaye girişinin hız kazanması gibi konularda sağlanan gelişmelere
değinen Özaydınlı, şunları kaydetti:
''Burada kritik nokta, Türkiye'nin özellikle siyasi planda bir
istikrarsızlık yaşamayacağı konusunda dünya piyasalarına hakim olan
güven duygusuydu. Ancak geçtiğimiz günlerde, bu dengeyi bozan
gelişmelere tanık olduk. Türkiye'nin siyasal zirvesinde yaşanan
tartışmalar, yurt dışındaki bazı çevrelerce 'Türkiye AB yolundan
ayrılıyor mu?' sorusunun gündeme getirilmesine neden oldu. Bu soru
büyüyerek, önümüzdeki dönemde siyasi istikrarın, dolayısıyla da
ekonomik istikrarın tehlikeye girebileceği yorumlarını tetikledi.

Bu aşamada, ABD'de faizlerin artacağı beklentisiyle global para
akışının gelişmekte olan piyasalardan çıkışının hızlanması yurt içi
piyasalarına son 3 yılın en büyük çöküşünü yaşattı. Nitekim, kısa bir
süre sonra YTL değer kaybetmeye, borsa endeksi düşmeye başladı.
Kuşkusuz bu dalgalanma, yeni bir dengenin kurulmasıyla
sonuçlanacaktır. Ancak bu yeni denge, başlangıç noktasına göre, daha
düşük bir YTL değerine, daha yüksek bir faize tekabül ederse, büyüme,
enflasyon gibi temel göstergelere ilişkin beklentilerimizi yeniden
gözden geçirmemiz gerekli olacaktır.''

-''SİYASİ ÇALKANTILAR ZİNCİRLEME OLUMSUZ GELİŞMELERE YOL AÇAR''-

Türkiye'nin orta vadede ekonomik görünümünün olumlu olduğuna
işaret eden Özaydınlı, yurt dışı ve yurt içi piyasalarda gözlenen
dalgalanmanın son bulmasıyla, kur, faiz ve enflasyon oranlarının bir
dengeye oturacağını, orta vadede enflasyon ve faizlerdeki düşüş
eğiliminin süreceğini bildirdi.

Ekonomideki dalgalanmaların sınırlı kalacağını umduklarını
vurgulayan Özaydınlı, şunları kaydetti:
''Ama özellikle siyasi cephede ekonominin kolayca kırılgan bir
zemine kayabileceği dikkatlerden uzak tutulmamalı ve ona göre
davranılmalıdır. Böyle bir dönemde meydana gelebilecek yeni siyasi
çalkantılar zincirleme olumsuz etkilere yol açabilir. Bu yüzden
soğukkanlılığımızı mutlaka korumalı, en olumsuz gelişmelere bile
soğukkanlılıkla yaklaşmalıyız.

Türkiye, Demokratik ve Laik bir Cumhuriyet temelinde kurduğu
toplumsal barış ve huzur ortamıyla dünyanın pek çok ülkesine örnek
teşkil etmektedir. Bu örneği muhafaza etmek de görevlerimiz
arasındadır. Bu nedenle bugün ihtiyaç duyduğumuz en son şey, yeni bir
siyasi dalgalanmadır.

Geldiğimiz bu noktadan bizi geriye döndürecek her adımdan
kaçınmalı ve gereksiz tartışmalarla hızımızı yitirmemeliyiz. Bu
anlamda, sağlıklı ve sürdürülebilir bir büyüme için gerek siyasi gerek
ekonomik dengelerin korunması büyük önem arz etmektedir. Türkiye'nin
bu hassas dengeleri korumak zorunda olduğunu, başarısının bu koşula
bağlı olduğunu başta siyasi otorite olmak üzere yönetimdeki her
kurumun, her organın, her vatandaşın idrak etmesi gerekmektedir.

-''2005 KOÇ TOPLULUĞU İÇİN MİLATTI''-

AB üyelik sürecinde ekonomik yapı ve sosyal alanda ihtiyaç duyulan
reformların bir an önce gerçekleştirilmesi gerektiğine işaret eden Özaydınlı, ''Türkiye'nin Avrupa haritasında yerini almaya çalıştığı bu
dönemde Koç Topluluğu da stratejik hedeflerini yakalamanın gururunu
yaşıyor. Topluluk olarak sürdürülebilir büyüme ve karlılık bakımından
fevkalade başarılı bir yılı geride bıraktık. 2002'de çerçevesini
çizdiğimiz hedeflere vaktinden önce ulaştık'' dedi.

Topluluğun geçtiğimiz 3 yıl içinde karlılık ve büyüme hedeflerinde
beklediklerinin üstünde bir başarıya imza attığını anlatan Özaydınlı,
şunları söyledi:
''Kuşkusuz bu başarının bu kadar erken yakalanmasının ardında
önceden saptamış olduğumuz stratejik plan doğrultusunda fırsatları iyi
değerlendirmiş olmamız yatıyor.

Geride bıraktığımız yılın topluluğumuz için bir milat
oluşturduğunu söyleyebilirim. Tüpraş, Tansaş ve Yapı Kredi gibi
Türkiye'nin üç büyük kurumunun ve markasının topluluğumuz bünyesine
katılması, iç ve dış piyasalarda rekabet gücümüzü artırdı. Yine bu
dönem, hedeflerimizi global bir bakışla tayin etme kararı aldık. Bu
çerçevede benimsediğimiz 'Oyun Alanımız Dünya' yaklaşımını büyüme
stratejimizin başına yerleştirdik.

80. kuruluş yıldönümümüzü kutladığımız 2006 yılında Koç
Topluluğu'na baktığımda, 25 farklı ülkede, yaklaşık 150 şirket ve 86
bin çalışandan oluşan köklü, dinamik, yaratıcı, enerjik, çağdaş bir
kuruluş görüyorum.''

-''ARÇELİK VE BEKO RUSYA'DA ÜRETİME BAŞLAYACAK''

Yapı Kredi'nin Koçbank ile birleşme sürecini 2006 sonuna kadar
tamamlamayı hedeflediklerini bildiren Özaydınlı, ''Toplam aktif
büyüklüğü, kredi hacmi, mevduat ve şube sayısında Türkiye'nin 3. büyük
özel bankası olacağız'' dedi.

Özaydınlı, Migros'un Tansaş'ı satın alarak topluluğun perakende
sektöründeki liderliğini pekiştirdiğini, 2006 yılında 3,7 milyar dolar ciro elde etmeyi hedeflediklerini anlattı.

Tüpraş ile enerji sektöründe iddialarını artırdıklarını kaydeden
Özaydınlı, ''İhale süreci ile ilgili hukuki belirsizlik de tamamen
ortadan kalktı. Bundan sonraki hedefimiz Tüpraş'ın faaliyetlerini
geliştirmek olacak. Çevre, ürün kalitesi ve kompozisyonunu iyileştirme
ve kapasite artırımına dönük yatırımlarla Tüpraş'ı tüm Türkiye için
daha fazla katma değer yaratan bir kuruluş haline getirecek ve Akdeniz
bölgesinin en etkin ve güçlü enerji şirketlerinden bir tanesi
yapacağız'' diye konuştu.

Ford Otosan'ın 2006 yılında da sektör liderliğini koruyacağını
belirten Özaydınlı, son dönemde pazar payı artış trendinde olan
Tofaş'ın bu yılın ilk çeyreği itibarı ile toplam pazarda Ford
Otosan'ın ardından ikinciliğe yükseldiğini bildirdi.

Özaydınlı, Tofaş'ın yeni projeleri MiniCargo ve D200 için bu yıl
250 milyon avroluk yatırım yapmayı planladıklarını, Tofaş'ın ise 2006
ve 2007'de toplam 550 milyon avro yatırım gerçekleştirmeye
hazırlandığını vurguladı.

Arçelik'in 2005'te 3 milyar avroyu aşan cirosu ile Avrupa'nın 4.
beyaz eşya üreticisi olduğunu anlatan Özaydınlı, Beko Elektronik'in
ise Avrupa'nın 2. büyük TV üreticisi sıfatını taşıdığını, bu yıl
Arçelik ile birlikte Beko Elektronik'in de Rusya'da üretime
başlamasını planladıklarını belirtti.

Özaydınlı, Demirdöküm'ün ise Çin'de üretim faaliyetlerini
genişlettiğini bildirdi.

Özaydınlı, konuşmasını Koç Topluluğu'nun hayata geçirdiği sosyal
sorumluluk projelerini anlatarak noktaladı.

kaynak