Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı
Mustafa Koç, son günlerde Türkiye'de yaşanan ekonomik gelişmelere
ilişkin olarak, ''Burada yapmamız gereken, dünyadan gelen tehditlere
karşı güçlü bir şekilde durmamız, mevcut ekonomik programdan hiçbir
şekilde taviz vermememiz, ekonomik ve siyasi istikrarsızlığa sebep
olabilecek her türlü söylem ve eylemden kaçınmamızdır'' dedi.

Koç Topluluğu'nun Anadolu Buluşmaları Toplantıları'nın 10.'su
Ankara'da basına kapalı olarak gerçekleştirdi.

Toplantıda, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç ve Üst
Yönetici (CEO) Bülend Özaydınlı, Ankara, Eskişehir ve Kırıkkale
illerindeki Koç Topluluğu'na ait Arçelik, Aygaz, Avis, Beko, İzocam,
Demirdöküm, Ford Otosan, Tofaş, Opet, Koç Allianz, Otlaş, Yapı Kredi,
Tansaş gibi şirketlerin bayiliklerini yürüten 850 temsilciyle bir
araya geldi.

Bayilere hitaben bir konuşma yapan Koç Holding Yönetim Kurulu
Başkanı Mustafa Koç, Anadolu buluşmalarının kendilerine Anadolu'nun
çeşitli kentlerini dolaşarak, oralardaki elçileri olan Koç bayileri
ile bir arada olma imkanı verdiğini belirterek, bu beraberliklerin her
birinin kendi için ayrı bir kazanç olduğunu ifade etti.

Ankara'da olmanın ve bu kentteki bayilerle görüş alışverişinde
bulunmanın farklı bir önemi olduğunun altını çizen Koç, bunun temel
nedeninin Koç Topluluğu'nun Ankara ile olan duygusal bağları olduğunu
anlattı.

80 yıl önce, Ankara'nın bugünkü haline hiç benzemezken,
Kaleiçi'ndeki küçük ve çok mütevazı bir dükkanda topluluğun
temellerinin atıldığını anımsatan Koç, şunları söyledi:
''O günlerden bu günlere uzanan süreçte, hem Türkiye'nin tarihi
yazıldı, hem de Koç'un... Bugün Türkiye sınırlarını aşmış olan bir
topluluğun yönetim kurulu başkanı olarak, yine bu topluluğun çok
başarılı temsilcileri olan sizlerle konuşurken, aklımın bir köşesinde
de o dükkan ve dükkanla birlikte dedem Vehbi Koç'un bugünlere yönelik
kurduğu hayaller var. İşte bu yüzden olsa gerek bugün burada olmanın,
benim için işten öte bir anlamı var.''

-TÜRKİYE DEĞERLENDİRMESİ-

Konuşmasında Türkiye'nin son üç dört yılının bir analizini de
yapan Koç, Türkiye'nin son birkaç yıldır yepyeni bir ivmeyle
hazırlandığı AB ile bütünleşme hedefinin, kendileri için toplumsal bir
rota niteliğinde olduğunu kaydetti.

Türkiye'nin son yıllarda gerçekleştirdiği ekonomik hamlelerle bu
konuda ne kadar ciddi olduğunu gerek AB'ye, gerekse dünyaya
kanıtladığını ifade eden Koç, son üç yılda temel ekonomik
göstergelerde yaşanan gelişmenin, çok uzun yıllardır, hayal bile
edemeyecekleri düzeyde olduğunun altını çizdi.

Bunun yanı sıra ekonomik istikrarın olmazsa olmaz koşulu olan
siyasi istikrarın varlığının da Türkiye ile ilgili son derece olumlu
bir resmi dünyaya yansıttığını dile getiren Koç, şunları kaydetti:
''Bu tablonun da etkisiyle, bugün tarama sürecinin tamamlanması ve
müzakere fasıllarının açılmasının eşiğine geldik. Bildiğiniz gibi kısa
bir süredir, bu çizdiğim tablo ile ilgili olarak tereddütler yaşanmaya
başlandı. YTL değer kaybetmeye, borsa endeksi düşmeye başladı. Bu
noktada bizlerin de bir an durup, ne oldu, ne oluyor, sorularını
kendimize sormamız gerekiyor. Acele sonuçlara varmadan, soğukkanlı bir
değerlendirme yapmamız çok önemli.''

-EKONOMİDEKİ DALGALANMA-

Globalleşmenin getirdiği en önemli realitelerden birinin de,
giderek küçülen dünyada her şeyin ve herkesin birbirini etkilemesi
olduğunu belirten Koç, bunun özellikle ekonomik platformda çok geçerli
olduğunun altını çizdi.
''Bugün yaşadığımız ekonomik dalgalanmanın altında yatan en önemli
etken de dünya piyasalarından kaynaklanıyor'' diyen Koç, ABD'de
faizlerin düşüp düşmemesi, enflasyon ya da büyümenin ne düzeyde
olacağına yönelik farklı beklentilerin oluşmasının, gelişmekte olan
piyasalara olan ilgiyi ve global likiditeyi etkilediğini ve bu şekilde
tüm dünya piyasalarını etkisi altına aldığını kaydetti.

Ekonomik dalgalanmadan yalnızca Türkiye'nin değil, gelişmekte ve
gelişmiş olan bir çok ülke ekonomisinin de etkilendiğini anımsatan
Koç, ''Ama biz daha çok etkilendik. İşte bu noktada durup kendimize
bakmamız gerekiyor'' dedi.

Türkiye'nin bir süreden beri kendisiyle ilgili beklentileri
olumsuz etkileyecek gelişmeler yaşadığına dikkat çeken Koç,
konuşmasında şunları kaydetti:
''İlk aylarda enflasyon oranlarının beklentilerin üzerinde
gerçekleşmesi, turizm gelirlerinin istenilen düzeyde gerçekleşmemesi
ve petrol fiyatlarındaki artış ile cari açık sorununun güçlenmesi ve
siyasi platformda yaşanan gerginlikler uluslararası sermaye için
Türkiye'nin daha riskli bir coğrafya görüntüsü çizmesine ve
uluslararası piyasalardaki dalgalanmalardan daha fazla etkilenmesine
yol açtı. Burada yapmamız gereken dünyadan gelen tehditlere karşı
güçlü bir şekilde durmamız, mevcut ekonomik programdan hiçbir şekilde
taviz vermememiz ve ekonomik ve siyasi istikrarsızlığa sebep
olabilecek her türlü söylem ve eylemden kaçınmamızdır.''

Dünya piyasalarının kısa bir süre içinde kendi dengelerine
oturacağını ifade eden Koç, Türkiye'de de enflasyon, faiz, döviz kuru
ve büyüme konularında yeni bir dengeye oturacaklarını ifade etti.

Mustafa Koç, ''Dolayısıyla içinde bulunduğumuz durumu bir kriz
değil yeni bir denge durumu olarak değerlendirmemiz doğru olur
kanısındayım'' dedi.
Bu yeni dengenin eskisinden çok uzak düşmemesi için herkese çok
önemli görevler düştüğünü de vurgulayan Koç, AB hedefinden ayrılmadan
reformların yapılmaya devam edilmesi gerektiğini kaydetti.

Daha önceki konuşmalarında, AB sürecinin zaman zaman sıkıntıları
olabileceğini ama hedeften ayrılmadan çalışmalara devam edilmesi
gerektiğini söylediğini anımsatan Koç, ''Şu anda bu hedefe her
zamankinden daha yakınız. Türkiye refah toplumu olma yolunda hızla
ilerliyor. Bundan hiçbirinizin kuşkusu olmasın'' diye konuştu.

-KOÇ TOPLULUĞU'NUN 2005 YILI-

Koç Topluluğu olarak 2005 yılını çok başarılı geçirdiklerini,
holdingin ve iştiraklerin 2005 yılında da büyümeye ve katma değer
üretmeye devam ettiklerini anlatan Koç, holdingin cirosunun son üç
yıldır ortalama yüzde 40 artığını, geçen yıl toplam ihracatlarının 6
milyar doları aştığını, bu rakamın Türkiye'nin toplam ihracatının
yüzde 8,5'ini oluşturduğunu bildirdi.

Koç Topluluğu olarak, üç yıl önceki ''hızlı ve karlı büyüme ile
Avrupa'nın lider şirketlerinden biri olma'' vizyonu geliştirdiklerini,
şimdi bu vizyonu başarıyla gerçekleştirdiklerini rahatlıkla ifade
edebileceklerini dile getiren Koç, 2005 yılı konsolide cirolarının beş
yıl sonrası için koydukları hedefi gerçekleştirmiş durumda olduğunu
anımsattı.

25 ülkede 150 şirket ve 86 bin çalışanlarıyla kendilerini global
bir oyuncu olarak gördüklerini ifade eden Koç, ''Oyun Alanımız Dünya
diyoruz'' dedi.

-2006 YILI HEDEFLERİ-

Mustafa Koç, geçen yıl gerçekleştirdikleri üç büyük satın almanın
olumlu etkilerini asıl bu yıl göreceklerini belirterek, şunları
kaydetti:
''Bildiğiniz gibi, Tüpraş, Yapı Kredi ve Tansaş, ekonomik ve
stratejik önemi büyük üç kuruluş olarak bünyemize katıldı. Bu
kuruluşların tam anlamıyla yapımıza entegre olması bu yıl mümkün
olacak. 2005'de gösterdiğimiz dinamizm ve kararlılık 2006'da da
artarak sürecek. Böylece dünya oyuncusu olma hedefimize kararlılıkla
ilerleyeceğiz. Ticari başarılarımızın yanı sıra, topluluk olarak
sosyal sorumluluk ve şeffaf yönetim konusunda da kendi bölgemizin
öncüsü olma misyonumuzu Birleşmiş Milletler'in Küresel İlkeler
Sözleşmesini imzalayarak gerçekleştirdik.''

Bu yıl başlatacakları ''Ülkem İçin'' projesinin de Mayıs ayı
sonunda hayata geçeceğini bildiren Koç, projenin Türkiye için imza
atacakları bir başka ilk olacağını belirtti.

kaynak