• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
18 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    27-11-2005
    Mesajlar
    9,261
    Karizma Gücü
    8

    Babasını seven kızların özgüveni yüksek oluyor

    Babalarından övgü alan ve değer gören kız çocukları ise daha bağımsız, özgüveni yüksek kadınlar olarak yaşamlarını sürdürüyor.


    Karşısında oturduğum psikiyatr, gözümün içine baka baka ‘Eğer gelecekte Nehir’in iyi bir evlilik yapmasını istiyorsanız, babasıyla arasının iyi olması için elinizden geleni yapın’ dedi. Bu cümleyi öyle vurgulu söyledi ki, kendimden şüphe duydum. Acaba baba-kız ilişkisine darbe vuracak bir portre mi çiziyorum diye düşündüm.

    Son 6 yılı gözümün önünden bir film şeridi gibi geçirince derin bir nefes aldım. Bu konuda engelleyemediğim negatif sinyal yüklü birkaç duygusal patlamayı saymazsak gümüş bir madalya hak edecek kadar iyi bir grafik çizdiğimi iddia edebilirim. Ancak böyle alengirli, derin işleri sağlıklı yürütmek zor, dışardan konuşmak kolay. Sanıyorum herkes, ideal bir baba-kız ilişkisinin tek taraflı sağlanamayacağını biliyor.

    Tam babalar ve kızları konusunu düşünürken telefonum çaldı. 10 yaşında bir kız annesi olan arkadaşımın canı fena halde sıkkındı. ‘Hayırdır’ demeye fırsat bile vermedi. Konuşmasına ‘Ben bu adamla ne yapacağım söyler misin?’ cümlesiyle başladığına göre hiç de iyi şeyler olmamıştı;

    ‘Melis, geçen hafta kuzeninin doğum günü nedeniyle babasına gitmedi. Bu hafta ne oldu dersin? Babası hafta sonu alacağını söyledi ama ne geldi ne de aradı. Anlayacağın kızım babası tarafından cezalandırıldı. Aslında arayıp aramaması benim umurumda bile değil. En azından yüz yüze gelip muhatap olmuyorum diye seviniyorum. Ama kızım babasını özlüyor. Bütün öfkem, kızım üzülecek diye. Ancak adama bir kafa atarsam rahatlayacağım.’

    Vallahi içim daraldı. Kız haklı. Melis’in babasıyla arasının iyi olması için atmadığı takla kalmıyor. İki yıldır kendini yiyip bitirdi. Bir anne olarak elinden geleni yapıyor. Anlayacağınız, o da bizim kulüpten.

    Bizim kulübün anneleri, ayrılma kararının sorumluluğuyla çocukların babalarıyla olan ilişkisinin sağlam temele oturması için ellerindeki tüm tuğlaları konması gereken yerlere yerleştiriyor. Mesela ben, Nehir, babasını her özlediğinde, her görmek istediğinde, gece demedim, gündüz demedim, müsait değilim demedim, götürdüm, getirdim, bekledim. Arkadaşım anlatınca bende galeyana geldim. Artık benden de bu kadar.

    SORUMLULUĞUNU BİLİR

    Bundan sonra kızım ve babası ilişkilerinin hangi düzeyde ve nasıl yürüyeceğine kendileri karar verecek. Nehir, benimle çata çat kavga etmesini biliyorsa, hakkını arıyorsa, babası karşısında da aynı performansı göstermeli. Biliyorum ki, babası kızını üzecek bir adım atmaz. O da benim gibi kızının mutlu olması için Fizan’a gitmesi gerekiyorsa, gider. Zaten dünyanın anneden ibaret olmadığını gösteren baba değil midir?

    Bence babalık, çocuğun dünyasında kendi yerini keşfetmeyle başlıyor. Bu yolculuğun keyif verici ve heyecanlı bir yolculuğa dönüşmesi için kızların babayla barışmaları kadar babaların da kızlarıyla barışması şart.

    Boşanma oranlarının katlanarak arttığı günümüzde aynı evde yaşamak, aynı evde çocuk büyütmek lüks oldu. Çoğu baba, ayrı evde yaşamalarını öne sürerek çocuklarıyla ilişkilerinde ipe un seriyor. Çocuğuyla yeteri kadar ilgilenmeyen babalara Amerikan Maryland Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmayı vicdanlarına sürecekleri merhemleri olmasın diye hatırlatmak istiyorum.

    Çocuğuyla ilgili olan babaların çocukları, diğerlerine oranla çok daha az ‘problemli’ oluyor.

    Boşanmış babalar ‘İlgilenelim ama nasıl? Yan yana geldiğimiz zaman kısıtlı’ gibi bir gerekçenin arkasına sığınmasınlar.

    Bu araştırmanın en ilginç sonucu bu gerekçeyle hareket eden babaların iddiasını çürütüyor;

    İlgili babanın çocuğu, çocukla aynı evde yaşamasa bile (burada boşanmadan söz ediyorum) aynı gelişimi gösteriyor. Önemli olan babanın çocuğu ne kadar sıklıkta gördüğü değil, çocukla ne sıklıkta iletişim içinde olduğu.günlük aktivitelerinden bire bir haberi olan ve çocuğuyla günlük yaşamını paylaşan babaların çocukları okulda çok daha başarılı oluyor. Demek ki ilgilenmek için aynı evde yaşamak gerekmiyor.

    İlgili baba ne demek? Tanımını yapıyorum; Çocuğuna kitap okuyan, çocuğun eğitimiyle ilgilenen ve çocuğun günlük yaşamında ona annesi kadar yakın olan babadır.

    Kız çocukları doğru kurulmuş baba-kız ilişkisinin avantajını ömür boyu yaşıyor. Uzmanlara göre doğumdan 5 yaşında kadar babasıyla pozitif ilişki içinde olan kız çocukları ileriki yaşlarda daha az psikolojik bozukluk yaşıyor. Babalarından övgü alan ve değer gören kız çocukları ise daha bağımsız, özgüveni yüksek kadınlar olarak yaşamlarını sürdürüyor.

    Halk arasında yaygın olarak kullanılan ‘kaderi annesine benzemesin’ sözü bütün bu araştırmaları nasıl da iyi özetliyor. Demek ki, gelecekte iyi bir evlilik yapmak için babalarla barışmak gerekiyor. Haydi kızlar, babalarınızla barışın.
    Yazan: Nilüfer Kas
    ....

  2. #2
    demett adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-10-2006
    Mesajlar
    796
    Karizma Gücü
    0
    Tesekkurler :v
    ...

  3. #3
    Padme adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-11-2005
    Mesajlar
    4,360
    Karizma Gücü
    7
    çok güsel bi yazı tatlım..

    bncede kesinlikle özgüvenleri daha yüksek oluyor


  4. #4

    Kayıt Tarihi
    28-02-2006
    Mesajlar
    12,556
    Karizma Gücü
    9
    katılıyorum yazıya:A

  5. #5
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    12-09-2006
    Mesajlar
    377
    Karizma Gücü
    0
    Yukarıda yazılanlar Türk toplumu ve Ataerkil düzen için oldukça geçerli ve doğru tespitler. Ataerkil aile düzeninde erkek atılgan ve söz sahibi olup kadın ikinci planda ve daha pasif durumdadır. Bu durumda kızın babayla ilgisi elbette onun güven kazanmasına yardıncı olabilir.

    Aslolan, ailede tüm kişilerin söz haklarının olduğu ve birbirlerine değer verdiği demokratik aile düzeninin olduğu biçimdir. Böyle bir aile düzeni içinde herkes sorumluluk sahibi olup kararlar baskı yoluyla değil, ikna metodlarının ve aklın gücüyle alınır. Kişiye güven kazandıran aklın yolu olup sorumlulukların paylaşılmasıdır, küçük yaşlarda yaşına göre sorumluluk kazanan ve sorumluluklarını yerine getirenler güven sahibi olurlar. Çocuklara sorumluluk vermek ve bu sorumluluklar yerine getirildikçe teşvik edip ödüllendirmek, güven kazanılması hususunda daha sağlıklı adımlardır.

    Saygılarımla.

  6. #6
    SerenaY adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-09-2006
    Mesajlar
    3,495
    Karizma Gücü
    0
    şahsen bende bu teoriye katılıyorum bir arkim var babası ile annesi ayrı kıs pısırık bişey ama seviorum onu ii biri

    ama benim babam bana düşkün olduğu için ve daha çok ilgilendiği için bağımsiz ve özgür olabiliyrum hem anne ve baba çocuğun kişiliğini tamamlaması için çok önemli bir yer kaplar.
    NE MUTLU TÜRK'üm DİYENE !!!





    ÖSS BEKLE BENİ GELİYORUM !!!

  7. #7
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13
    Aslolan, ailede tüm kişilerin söz haklarının olduğu ve birbirlerine değer verdiği demokratik aile düzeninin olduğu biçimdir. Böyle bir aile düzeni içinde herkes sorumluluk sahibi olup kararlar baskı yoluyla değil, ikna metodlarının ve aklın gücüyle alınır. Kişiye güven kazandıran aklın yolu olup sorumlulukların paylaşılmasıdır, küçük yaşlarda yaşına göre sorumluluk kazanan ve sorumluluklarını yerine getirenler güven sahibi olurlar. Çocuklara sorumluluk vermek ve bu sorumluluklar yerine getirildikçe teşvik edip ödüllendirmek, güven kazanılması hususunda daha sağlıklı adımlardır.
    işte içinde yaşadığım aile portresinin bir benzeri...
    yazı süper..
    kesinlikle babasına sevgi bekleyen her kız çocuğu , gelecekteki seçimlerinde daha "mantık"lı davranabiliyor...

    iş kadınlarının çoğuna dikkat edin... babalarına derin bir saygı ve inanılmaz sevgi besler çoğu

    ...Kuyruguna basilMAdikca, tirmalaMAyan KeDiGiL...


  8. #8
    sonyador adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-07-2006
    Mesajlar
    219
    Karizma Gücü
    0
    ben kendimden biliyorum, bu kesinlikle çok doğru..
    Hayatta varolduğu için düşlenen şeyler vardır ve düşlendiği için varolacak şeyler...


    (Henri Frederic Blanc-Uyku İmparatorluğu)








    Beyazperde ....

  9. #9
    sahte_plaka adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-07-2006
    Mesajlar
    3,478
    Karizma Gücü
    6
    Özgüvenimin babama olan yoğun sevgimle bi alakası olduğunu hiç sanmıyorum
    __________


    .The Boy Who Lived, Come To Die.


  10. #10
    Misafir Foefs adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-11-2004
    Mesajlar
    7,650
    Karizma Gücü
    0
    Eski kız arkadaşım babasına aşıktı ve kendine hiç güvenmiyordu.

    Bu genelleme yanlıştır...

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Nihal Atsız'ın Kızı Yağmur Babasını Anlattı
    2005 Konuları bölümünde NaciG tarafından açılmış
    Yanıt: 25
    Son Mesaj: 14.04.06, 09:35
  2. 45 yıldır aradığı babasını Kanada'da buldu
    2005 Konuları bölümünde burçak tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 19.06.05, 19:04

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •