Yaşadın mı yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi...
Bitkin düşmelisin kaklamaktan bir çiçeği.
İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne,
Denize saatlerce bakabilir,bir kuşa,bir çocuğa...
Yaşamak yeryüzünde onunla karışmaktır.
Kopmaz kökler salmaktır oraya.
Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını.
Kavgaya tüm kaslarınla,gövdenle gireceksin.
Ve uzandın mı bir kez;bir yaprak gibi,bir taş gibi dinleneceksin.
İnsan bütün güzellikleri dinlemeli alabildiğince,
Hem de tüm benliği seslerle,ezgilerle dolarcasına...
Balıklama dalmalı içine hayatın,
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına...
Uzak ülkeler çekmeli seni,tanımadığın insanlar.
Bütün kitapları okumalı,bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın.
Değişmemelisin hiçbir şeyi,bir bardak su içebilmenin mutluluğuna.
Fakat ne kadar sevinç varsa hepsini yaşamak özlemiyle dolmalısın.
Ve kederi yaşamalısın namusluca bütün benliğinle.
Çünkü acılarda sevinçler gibi olgunlaştırır insanı.
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına.
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı.
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına,
Çünkü ömür dediğimiz şey,
Hayata sunulmuş bir armağandır.
VE HAYAT SUNULMUŞ BİR ARMAĞANDIR İNSANA...


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla