Nisan ve Mayıs ayında yüksek çıkan enflasyon rakamlarının ardından piyasada yıl sonu hedefi tartışılır oldu. İş dünyası ve ekonomistlerin büyük çoğunluğu yıl sonu hedeflerinde revizyon yapılması gerektiğine işaret ederken, hükümet 'hedeflerde kararlıyız' mesajı veriyor

Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Ömer Sabancı, ''Mayıs ayında dünya piyasalarında başlayan dalgalanma (yükselen pazar ekonomileri) diye nitelenen ülkelerden fon çıkışına yol açarken, bu süreçten en fazla etkilenen ülke Türkiye oldu'' dedi.
Sabancı, Eskişehir Sanayici ve İşadamları Derneği'nce (ESİAD) Anemon Otel'de düzenlenen ''2006 Gelişim Projeleri'' etkinliğinde, 2 Haziran'da gerçekleşen TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi toplantısında yaptığı konuşmada dile getirdiği bazı konuları paylaşmak istediğini belirterek, uzun süredir ilk kez piyasaların kuvvetle dalgalandığı bir ortamda bir araya geldiklerini kaydetti.
''Mayıs ayında dünya piyasalarında başlayan dalgalanma (yükselen pazar ekonomileri) diye nitelenen ülkelerden fon çıkışına yol açarken, bu süreçten en fazla etkilenen ülke Türkiye oldu'' diyen Sabancı, şöyle konuştu:
''Bu güvensizliğin temelinde, son dönemde hep birlikte yaşadığımız AB ile ilgili konuların hükümetin gündeminden çıkmaya başladığı görüntüsü, tam üyelik idealinin toplumsal planda zayıflaması, Merkez Bankası Başkanının seçimi etrafındaki tartışma, bu tartışmanın sürdürülüş biçimi, Cumhurbaşkanlığı tartışmaları, laiklikle ilişkilendirilebilecek, dini eksenli muhtelif tartışma konuları yer almakta. Son olarak da ABD'de faizlerin enflasyon artışı riskine karşı yüzde 5'e çıkarılması, yükselen pazar ekonomilerinden fon çıkışına neden oldu. Türkiye'yi de etkisi altına alan bu akım iki hafta içinde YTL'nin ve Borsa endeksinin yüzde 20 civarında değer kaybetmesine yol açtı.'' Sabancı, analistlerin dünya piyasalarındaki dalgalanmanın durulması ertesinde yeni dengenin farklı düzeyde kurulacağını, eski dengelere geriye dönüşün söz konusu olamayacağını belirttiklerine işaret ederek, ''bu öngörünün doğrulanması halinde Türkiye ekonomisinin de enflasyon beklentilerini yukarı, büyüme beklentilerini de aşağıya çekmek zorunda kalacağını'' ifade etti.

''TÜM HESAPLAR YENİDEN YAPILACAK''

Büyüme, enflasyon ve faizle sınırlı kalması mümkün olmayan bu değişimin etki alanına, ithalattan yatırıma, istihdamdan bölgesel kalkınmaya, dış borçtan açık pozisyonlara dek pek çok önemli büyüklüğün gireceğini ve bunlara ilişkin rakamların değişeceğini belirten Sabancı, şöyle devam etti:
''Kısacası tüm hesapların yeniden yapılması, planların gözden geçirilmesi, zamanlamaların yeniden düşünülmesi zorunla hale gelecek. Toplamda nispeten olumsuz yöndeki değişikliklerin ciddi biçimde ağır basacağını söylemek de bir kehanet olmayacak. Bu şok dalgasının ekonomide ne derinlikte iz bırakacağını henüz bilmiyoruz. Bunu tam olarak söyleyebilmek için piyasaların durulduğundan emin olmamız lazım. Ancak, şunları kesin olarak söyleyebiliriz, makroekonomik dengeler değişikliğe uğrayacaktır. Bu nedenle istikrar politikalarının eskisinden daha büyük bir kararlılıkla sürdürülmesi gerekecektir. AB yolunda kararlılıkla ilerleyeceğimizi tüm dünyaya ve iç kamuoyuna anlatılması, müzakere sürecinin topluma mal edilmesi, önemli bir zorunluluk olarak önümüzde duruyor.'' Bağımsız kurum ve kurullara müdahale görüntüsü vermekten titizlikle kaçınılması gerektiğini bildiren Sabancı, ''Kamu hizmetlerinde gerçekleştirilen görevlendirmelerde liyakat ve yönetişim ilkelerine yüksek itina gösterilmelidir'' dedi.

HÜKÜMET 'KARARLIYIZ' MESAJI VERİYOR

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, enflasyonda yaşanan artışa bağlı hedeflerde bir değişiklik söz konusu olup olmadığı sorusu üzerine 'henüz matematiksel olarak hedefin içerisindeyiz' yanıtını verdi.
Uluslararası piyasalarda hammadde ve petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisini de etkilediğini belirten Şener, ancak tüm bu etkilerin, kontrol edilebilir nitelikte olduğu kanaatini dile getirdi.
Merkez Bankası'nın bağımsızlığının esas olduğunu da vurgulayan Şener, şöyle devam etti:
''Önemli olan hükümetin uyguladığı bütçe, mali politikalar ve genel düzenlemelerle, makro ekonomik hedefleri gerçekleştirmeye dönük tedbirleri almasıdır. Bağımsızlığı çerçevesinde Merkez Bankamızın da para politikası araçlarını gerektiği şekilde kullanmasıdır.'' Şener bu arada, enflasyon hedefinde bir değişikliğin söz konusu olup olmadığı yönündeki soruya, ''henüz matematiksel olarak hedefin içerisindeyiz'' yanıtını verdi.

2006 ENFLASYON HEDEFİ

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz'ın, 2006 enflasyon hedefinin tutturulamayacağına ilişkin sözleri ve faizlerde artış sinyali verdiğine ilişkin sorular üzerine Şener, Merkez bankası'nın bağımsızlığının esas olduğunu belirterek, bu konuda bir değerlendirme yapmasının gerekmediğini bildirdi.

TÜSİAD İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRME

TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı'nın Cuma günü yaptığı açıklamaların ''ekonomide gidişatı olumsuz etkileyip etkilemediğine'' ilişkin soru üzerine, ekonomik aktörlerin hiç bir beyanı, hiç bir açıklamayı olumsuz olarak algılamaması gerektiğini, ülkede olumlu gelişmelerin ortaya çıkabilmesi için söylenmiş veya ifade edilmiş sözler olarak değerlendirmesi gerektiğini söyledi.
Şener, 'dolayısıyla neyin, ne zaman, kim tarafından söylendiğinden öte, bu nasıl algılanıyor önemlidir. Ve ben Türkiye'de insanların, bireylerin kurumların, sivil tolum kuruluşlarının görüşlerini ve değerlendirmelerini rahat olarak ifade edebilmelerini ve bu rahat ifadelerinin de çok rahat bir şekilde algılanmasını beklerim temenni ederim'' dedi.
Şener bu çerçevede, hiç bir değerlendirmenin ekonomiyle ilgili olumsuz bir değerlendirme ortaya çıkarmaması gerektiğini düşündüğünü söyledi.

ŞAHİN: AZİMLİYİZ

Öte yandan dün Osmaniye'de temaslarda bulunan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin de gazetecilerin sorusu üzerine hükümetin kararlılığını şu sözlerle açıklamıştı: 'Şu günlerde gerek döviz gerek enflasyonda bir sorun yaşanıyor ama, 2006 hedefimiz neyse inşallah hükümet olarak azimliyiz, onu da tutturacağız. Türkiye yıllar sonra yakaladığı bu ekonomik istikrarı devam ettirecek.'

-milliyetgazetesi-