• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
15 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    KeLebeK adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-09-2004
    Mesajlar
    4,927
    Karizma Gücü
    0

    Hasan Hüseyin Korkmazgil Şiirleri, Yazıları Ve Eseleri

    Uçun Kuşlar

    insandır suda akan yaprakta yeşil gülde kırmızı
    zorlu bir dal gibi eğleniriz de fırtınalarla
    ince bir sızı birdenbire kırar kollarımızı
    ve bir akşam kuşlar gibi elimizden uçup giden mutluluk
    bir sabah ebemkuşaklarının altından dörtnala gelir
    yaşayalım çocuklar
    her şey bizimdir
    bir giysi örtüsünde buldum ben bu yedi satırı
    bozkırda yüzükoyun bir hitit kasabası
    yedi satır yedi bülbül yavrusu
    vurmuşlar anasını da kalmış yavrusu
    bir sürgün şair yazmış vaktin birinde
    bir genç kız işlemiş onu örtüye
    yedi renk ipek iplik, yedi bülbül yavrusu
    ak örtüde yedi satır, gökkuşağı iğrisi
    bu yalnızlık bu sürgün, insan olmak acısı
    aldım yedi yavrucuğu koydum buraya
    yaşıyor mu bilmiyorum o sürgün şair
    yaşıyorsa bilsin diye o sürgün şair
    bir gün çıkıp gelsin diye o sürgün şair
    ‘uçun kuşlar’
    ‘uçun kuşlar’
    koydum adını

    bir giysi örtüsünde yedi bülbül yavrusu
    yedi satır, yedi renk, gökkuşağı iğrisi
    Kimsenin birbirine bakmadığı,yalan,ihanet,
    şiddet ve acımasızlıkla yoğrulmuş
    yalnızca hayallerin göz göze geldiği
    bir hayattan intikam almanın en iyi yolu
    YAŞAMAKTIR.
    Anlam aramak boşunadır ve her şeyin ''HİÇ''e dönüşmesi gerekir..

  2. #2
    KeLebeK adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-09-2004
    Mesajlar
    4,927
    Karizma Gücü
    0
    Haziranda Ölmek Zor

    işten çıktım
    sokaktayım
    elim yüzüm üstümbaşım gazete


    sokakta tank paleti
    sokakta düdük sesi
    sokakta tomson
    sokağa çıkmak yasak


    sokaktayım
    gece leylâk
    ve tomurcuk kokuyor
    yaralı bir şahin olmuş yüreğim
    uy anam anam
    haziranda ölmek zor!


    havada tüy
    havada kuş
    havada kuş soluğu kokusu
    hava leylâk
    ve tomurcuk kokuyor
    ne anlar acılardan/güzel haziran
    ne anlar güzel bahar!
    kopuk bir kol sokakta
    çırpınıp durur


    çalışmışım onbeş saat
    tükenmişim onbeş saat
    acıkmışım yorulmuşum uykusamışım
    anama sövmüş patron
    ter döktüğüm gazetede
    sıkmışım dişlerimi
    ıslıkla söylemişim umutlarımı
    susarak söylemişim
    sıcak bir ev özlemişim
    sıcak bir yemek
    ve sıcacık bir yatakta
    unutturan öpücükler
    çıkmışım bir kavgadan
    vurmuşum sokaklara


    sokakta tank paleti
    sokakta düdük sesi
    sarı sarı yapraklarla birlikte sanki
    dallarda insan iskeletleri


    asacaklar aydemir'i
    asacaklar gürcan'ı
    belki başkalarını
    pis bir ota değmiş gibi sızlıyor genzim
    dökülüyor etlerim
    sarı yapraklar gibi


    asmak neyi kurtarır
    sarı sarı yaprakları kuru dallara?
    yolunmuş yaprakları
    kırılmış dallarıyla
    ne anlatır bir ağaç
    hani rüzgâr
    hani kuş
    hani nerde rüzgârlı kuş sesleri?

    asılmak sorun değil
    asılmamak da değil
    kimin kimi astığı
    kimin kimi neden niçin astığı
    budur işte asıl sorun!


    sevdim gelin morunu
    sevdim şiir morunu
    moru sevdim tomurcukta
    moru sevdim memede
    ve öptüğüm dudakta
    ama sevmedim, hayır
    iğrendim insanoğlunun
    yağlı ipte sallanan morluğundan!

    neden böyle acılıyım
    neden böyle ağrılı
    neden niçin bu sokaklar böyle boş
    niçin neden bu evler böyle dolu?
    sokaklarla solur evler
    sokaklarla atar nabzı
    kentlerin
    sokaksız kent
    kentsiz ülke
    kahkahanın yanıbaşı gözyaşı


    işten çıktım
    elim yüzüm üstümbaşım gazete
    karanlıkta akan bir su
    gibi vurdum kendimi caddelere
    hava leylâk
    ve tomurcuk kokusu
    havada köryoluna
    havada suçsuz günahsız
    gitme korkusu
    ah desem
    eriyecek demirleri bu korkuluğun
    oh desem
    tutuşacak soluğum

    asmak neyi kurtarır
    öldürmek neyi
    yaşatmaktır önemlisi
    güzel yaşatmak
    abeceden geçirmek kıracın çekirgesini
    ekmeksiz yuvasız hekimsiz bırakmamak


    ah yavrum
    ah güzelim
    canım benim / sevdiceğim
    bitanem
    kısa sürdü bu yolculuk
    n'eylersin ki sonu yok!
    gece leylâk
    ve tomurcuk kokuyor
    uy anam anam
    haziranda ölmek zor!

    nerdeyim ben
    nerdeyim ben
    nerdeyim?
    kimsiniz siz
    kimsiniz siz
    kimsiniz?
    ne söyler bu radyolar
    gazeteler ne yazar
    kim ölmüş uzaklarda
    göçen kim dünyamızdan?


    asmak neyi kurtarır
    öldürmek neyi?
    yolunmuş yaprakları
    ve kırılmış dallarıyla bir ağaç
    söyler hangi güzelliği?

    kökü burda
    yüreğimde
    yaprakları uzaklarda bir çınar
    ıslık çala çala göçtü bir çınar
    göçtü memet diye diye
    şafak vakti bir çınar
    silkeledi kuşlarını
    güneşlerini:
    «oğlum sana sesleniyorum işitiyor musun, memet,
    memet!»

    gece leylâk
    ve tomurcuk kokuyor
    üstümbaşım elim yüzüm gazete
    vurmuşum sokaklara
    vurmuşum karanlığa
    uy anam anam
    haziranda ölmek zor!


    bu acılar
    bu ağrılar
    bu yürek
    neyi kimden esirgiyor bu buz gibi sokaklar
    bu ağaçlar niçin böyle yapraksız
    bu geceler niçin böyle insansız
    bu insanlar niçin böyle yarınsız
    bu niçinler niçin böyle yanıtsız?

    kim bu korku
    kim bu umut
    ne adına
    kim için?


    «uyarına gelirse
    tepemde bir de çınar»
    demişti on yıl önce
    demek ki on yıl sonra
    demek ki sabah sabah
    demek ki «manda gönü»
    demek ki «şile bezi»
    demek ki «yeşil biber»
    bir de memet'in yüzü
    bir de güzel istanbul
    bir de «saman sarısı»
    bir de özlem kırmızısı
    demek ki göçtü usta
    kaldı yürek sızısı
    geride kalanlara


    nerdeyim ben
    nerdeyim?
    kimsiniz siz
    kimsiniz?


    yıllar var ki ter içinde
    taşıdım ben bu yükü
    bıraktım acının alkışlarına
    3 haziran '63'ü

    bir kırmızı gül dalı
    şimdi uzakta
    bir kırmızı gül dalı
    iğilmiş üzerine
    yatıyor oralarda
    bir eski gömütlükte
    yatıyor usta
    bir kırmızı gül dalı
    iğilmiş üzerine
    okşar yanan alnını
    bir kırmızı gül dalı
    nâzım ustanın


    gece leylâk
    ve tomurcuk kokuyor
    bir basın işçisiyim
    elim yüzüm üstümbaşım gazete
    geçsem de gölgesinden tankların tomsonların
    şuramda bir çalıkuşu ötüyor
    uy anam anam
    haziranda ölmek zor!
    Kimsenin birbirine bakmadığı,yalan,ihanet,
    şiddet ve acımasızlıkla yoğrulmuş
    yalnızca hayallerin göz göze geldiği
    bir hayattan intikam almanın en iyi yolu
    YAŞAMAKTIR.
    Anlam aramak boşunadır ve her şeyin ''HİÇ''e dönüşmesi gerekir..

  3. #3
    KeLebeK adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-09-2004
    Mesajlar
    4,927
    Karizma Gücü
    0
    Acılara Tutunmak

    Kavuşmak özgürlükse
    Özgürdük ikimiz de
    Elleri çığlık çığlık
    Yanyana iki dünya

    İkimiz iki dağdan
    İki hırçın su gibi
    Akıp gelmiştik
    Buluşmuştuk bir kavşakta
    Unutmuştuk ayrılığı
    Yok saymıştık özlemeyi
    Şarkımıza dalmıştık
    Mutluluk mavi çocuk
    Oynardı bahçemizde

    Acı çekmek özgürlükse
    Özgürüz ikimiz de
    O yuvasız çalıkuşu
    Bense kafeste kanarya

    O dolaşmış daldan dala
    Savurmuş yüreğini
    Ben bölmüşüm yüreğimi
    Başkaldıran dizelere

    Aramakmış oysa sevmek
    Özlemekmiş oysa sevmek
    Bulup bulup yitirmekmiş
    Düşsel bir oyuncağı

    Yalanmış hepsi yalan
    Yalanmış hepsi yalan
    Sevmek diye birşey vardı
    Sevmek diye birşey yokmuş

    Acı çektim günlerce
    Acı çektim susarak
    Şu kısacık konutlukta
    Deprem kargaşasında

    Yaşadım birkaç bin yıl
    Acılara tutunarak
    Acı çekmek özgürlükse
    Özgürüz ikimiz de

    Acılardan arta kalan
    İşte bu bakışlarmış
    Kuğu diye gözlerimde
    Gün batımı bulutlarmış

    Yalanmış hepsi yalan
    Yalanmış hepsi yalan
    Savrulup gitmek varmış
    Ayrı yörüngelerde
    Kimsenin birbirine bakmadığı,yalan,ihanet,
    şiddet ve acımasızlıkla yoğrulmuş
    yalnızca hayallerin göz göze geldiği
    bir hayattan intikam almanın en iyi yolu
    YAŞAMAKTIR.
    Anlam aramak boşunadır ve her şeyin ''HİÇ''e dönüşmesi gerekir..

  4. #4
    KeLebeK adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-09-2004
    Mesajlar
    4,927
    Karizma Gücü
    0
    Aşk Şiiri:

    sen aşk şiiri yazamazsın
    hasan hüseyin
    çünkü aşk
    şiirden önce gelir sende
    oysa şiir
    önünde gitmelidir
    her şeyin

    sen aşk şiiri yazamazsın
    hasan hüseyin
    çünkü aşk
    kavganın içindedir
    çünkü sen
    içindesin kavganın
    elmayı kokusundan
    güvercini biçiminden soyutlamaktır
    yaşamak denilen kavgayı
    aşksız düşünmek

    sen aşk şiiri yazamazsın
    hasan hüseyin
    çünkü sen
    gagasından tutup kuşu
    öt kuşum
    öt kuşum
    demiyorsun
    çünkü sen
    yedirip çiçekleri ineğe
    koklayıp gerisini ineğin
    kok çiçeğim
    kok çiçeğim
    demiyorsun

    öpüşmek başka şeydir
    yiğidim
    öpüşmeyi düşünmek başka
    sevişmek başka şeydir
    güzelim
    sevişmeyi düşünmek başka
    sende yaprak
    -iki gözüm-
    sende dal
    sende yıldız
    -yürek sızım-
    sende su
    sende bu dört boyutlu kaçma tutkusu
    atlıkarıncadan geceleyin
    bakmaktır lunaparka

    sen aşk şiiri yazamazsın
    hasan hüseyin
    çünkü sen
    ilkyaz yağmurlarında çırılçıplak
    dolaşır gibi sıcak morlarda
    yaşarsın aşkı iliklerinde
    çünkü sen
    iki düşman ucun bileşkesisin
    acısının kavuşmanın
    ayrılmanın sevincisin

    sen aşk şiiri yazamazsın
    hasan hüseyin

    çünkü aşkın kendisidir
    senin şiirin
    oysa şiir
    oysa aşk
    oysa sen
    sen
    sen aşk şiiri yazamazsın
    hasan hüseyin
    Kimsenin birbirine bakmadığı,yalan,ihanet,
    şiddet ve acımasızlıkla yoğrulmuş
    yalnızca hayallerin göz göze geldiği
    bir hayattan intikam almanın en iyi yolu
    YAŞAMAKTIR.
    Anlam aramak boşunadır ve her şeyin ''HİÇ''e dönüşmesi gerekir..

  5. #5
    KeLebeK adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-09-2004
    Mesajlar
    4,927
    Karizma Gücü
    0
    Yıllar Sonra

    seni kimler kaçırdı o güzel yazlarımdan - güzelim
    nere gitti tohuma deresinde - o ishaklı yalnızlığım
    saçlarının uzun uzun o güneşli sarısı
    yüzünün papatya sabahlığı - haziranlarımda
    gülüşünün baharlığı susuşunun sonsuzluğu
    nere gitti sende benim olan o sonsuz özlem
    seni kimler kaçırdı o güzel yazlarımdan - guzelim

    sen gittin - kaba kilimlerde kaldı ayak izlerim
    pırıl pırıl selvilerde görkemli cevizlerde
    asma altı su sesi - alacalı güneş sofralarında
    sen gittin - inanılmaz öksüzlükler yaşadım
    düştüm çetin yollara - türkülere ağıtlara belendim
    saçlarımda bulut oldun - alnımda demirparmaklık
    seni kimler kaçırdı o güzel yazlarımdan - güzelim

    ben çok çektim güzelim - karlı dağlar oldu başım
    sen belki de mutluyudun - güzel günler geçirdin
    çünkü kaf dağında prensestin - soylu bir güzelliktin
    yaklaşılmaz bir varlıktın - masallık bir acıydın
    gözgöze geldik birgün - bir dağbaşı durağında
    bindik aynı trene - kavuştuk yıllar sonra
    seni kimler kaçırdı o güzel yazlarımdan - güzelim

    haziranım sarıgülüm yazgüneşim özlemim
    nice nice sular geçti - bildin mi köprülerden
    kaç bahar kaç sonbahar kaç çocuk kaç intihar
    nerdesin sen nerdeyim ben ne söylüyor bu çizgiler
    bu aynalar neden böyle yakından bakıyorlar
    neler anlatıyor bu şarkılar - uzak geçmişimizden
    seni kimler kaçırdı o güzel yazlarımdan - güzelim

    ağlamak bir dağgülü - bir yanık orman belki
    bir kurumuş çeşme belki - bir kimsesiz tutuklu
    uçaklar otobüsler vapurlar telefonlar
    haziranım sarıgülüm yazgüneşim papatyam
    kime giydin o akları - kim kaldırdı duvağını
    kim kokladı kim baktı - bağrına kim - yıllar önce
    seni kimler kaçırdı o güzel yazlarımdan - güzelim
    Kimsenin birbirine bakmadığı,yalan,ihanet,
    şiddet ve acımasızlıkla yoğrulmuş
    yalnızca hayallerin göz göze geldiği
    bir hayattan intikam almanın en iyi yolu
    YAŞAMAKTIR.
    Anlam aramak boşunadır ve her şeyin ''HİÇ''e dönüşmesi gerekir..

  6. #6
    KeLebeK adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-09-2004
    Mesajlar
    4,927
    Karizma Gücü
    0
    Demedim Ki

    Bu kenti sevdim dedim
    Benim olsun demedim ki

    Sevdim dedimse akşam kızıllığını
    Gönlüm gibi akıp giden şu çayı
    Şu ormanı şu denizi şu dağı
    Benim olsun demedim ki

    Vuruldumsa gözlerinin gül bahçesine
    Yürek çizen şimşeklerse kaçamak bakışları
    İşte buna sevmek derler dedimse

    Çattımsa acıların en güzeline
    Yedirdimse uykuları o tatlı kuşa
    Benim olsun demedim ki

    Bu akşam kankırmızı şarap istiyor canım
    Bu akşam dünyanın bütün şarkılarını
    Bu akşam dünyanın bütün özlemlerini
    Bu akşam beni yalnız bırakın
    Bu akşam yalnızca onu düşüneceğim
    Onu ve kendimi yalnızca
    Kimsenin birbirine bakmadığı,yalan,ihanet,
    şiddet ve acımasızlıkla yoğrulmuş
    yalnızca hayallerin göz göze geldiği
    bir hayattan intikam almanın en iyi yolu
    YAŞAMAKTIR.
    Anlam aramak boşunadır ve her şeyin ''HİÇ''e dönüşmesi gerekir..

  7. #7
    k1919 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-02-2006
    Mesajlar
    52
    Karizma Gücü
    0
    Çok teşekkürler bende hasan hüseyin korkmazgilden bir iki şiir eklemek isterim
    emeğine sağlık saygılar
    BEN SADECE ASİL BİR AİLENİN EVLADI OLMAKLA DEĞİL, FAKAT ASİL BİR MİLLETİN EVLADI OLMAKLA GURURLUYUM.
    ATTİLA

    BENİM HAYATTA YEGANE FAHRİM, SERVETİM TÜRKLÜKTEN BAŞKA BİRŞEY DEĞİLDİR.
    ATATÜRK


    Kemal'in Askerleri
    TürkYaşam.com Atatürkçü Çalışma Topluluğu

  8. #8
    k1919 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-02-2006
    Mesajlar
    52
    Karizma Gücü
    0

    DÜŞÜnmek

    DÜŞÜNMEK
    Uykuyu sevmiyorum
    Yarım ölüm derlerdi çocukluğumda
    Uyurken uyanık kalınabilse
    Diye düşünüyorum

    Düşlerden koparak uyanıyorum
    Yaralıyım yalnızım bırakılmışım
    Güzel günler sokakta da sürse ne olur
    Diye düşünüyorum

    İşkenceden çıkar gibi çıkıyorum sabaha
    Sıcak simit kokuyor sesi çocuğun
    Şimdi simit şimdi bir çay demlice
    Diye düşünüyorum

    İş bulmak zorundayım kendime
    Hemen bir iş bulamazsam
    Diye düşünüyorum

    Bana hemen bir iş diyor bizden birisi
    Şuna bir iş bulabilsem
    Diye düşünüyorum

    Şu tütün meretide gittikçe korsanlaşıyor
    Bıraksam da şu mereti
    Diye düşünüyorum

    Suyu bizde inekler mi demiş Fransız
    Çeksem de şu kafayı bıraksam inekliği
    Diye düşünüyorum

    Çok güzel bir film varmış görmemek eksiklikmiş
    Görsem de kurtulsam şu eksiklikten
    Diye düşünüyorum

    Taksit sözü edildikçe artıyor tutsaklığım
    Bağımsızlık ne güzeldir kimbilir
    Diye düşünüyorum

    Kadınlar balkonlarda çamaşır asıyorlar
    Hep çamaşır asılsa da insanlar asılmasa
    Diye düşünüyorum

    Yıllar var ki vurmamışım şu etimi denize
    Biraz param olsa da
    Diye düşünüyorum

    Tatlı tatlı yemenin acı acı geğirmenin diyorlar
    Bu koku ondan mıdır
    Diye düşünüyorum

    Kim kime ders veriyor kim kime ders vermeli
    Bilebilsek ha şunu bir
    Diye düşünüyorum

    prüden geçinceyedek ayıya dayı
    Ben ayıyım demiş ayı, dayılık insan işi
    Diye düşünüyorum

    Bunca ucuz bunca çapul insan emeği
    En tatlı et insan eti herhalde
    Diye düşünüyorum

    Ben duymadım barış için silahlar yapıldığını
    Sorsam acep duyan var mı
    Diye düşünüyorum

    Bir de bakıyorum ki
    Günler aylar yıllar geçmiş silindir
    Acı çekmek oluvermiş düşünmek
    BEN SADECE ASİL BİR AİLENİN EVLADI OLMAKLA DEĞİL, FAKAT ASİL BİR MİLLETİN EVLADI OLMAKLA GURURLUYUM.
    ATTİLA

    BENİM HAYATTA YEGANE FAHRİM, SERVETİM TÜRKLÜKTEN BAŞKA BİRŞEY DEĞİLDİR.
    ATATÜRK


    Kemal'in Askerleri
    TürkYaşam.com Atatürkçü Çalışma Topluluğu

  9. #9
    1asen adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-10-2005
    Mesajlar
    362
    Karizma Gücü
    0

    Sonbahar Oluyorum

    Gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç
    Ağaçlar bükmesinler n'olursun boyunlarını
    Neden akşam oluyorum tren kalkınca
    Kırlangıçlar birdenbire çekip gidince
    Mendiller sallanınca neden tıkanıyorum
    Öyle çok acımasız ki öyle birdenbire ki
    Az önceki çiçekler nasıl da diken diken
    Gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç
    O sularda çimdik, bitti; köprüleri geçtik, bitti
    O elmanın tadı orda, o kuş çoktan öttü, bitti
    Artık çocuk değiliz, susarak da bir şeyler diyebiliriz
    Günler devlet alacağı, yıllar bir kadehcik buzlu rakı
    Oyunlar oyuncaksı, oyuncaklar eski şarkı
    Kavaklara oklu yürek çizip duran o çakı
    Nerde şimdi nerde şimdi, nerde o kan sarhoşluğu
    Gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç

    .
    :hz kadimdostlar :hz




  10. #10
    ViLaS adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-08-2006
    Mesajlar
    22,634
    Karizma Gücü
    10
    cok gusel şiirler ((: saol
    Duygularımı saklamasını iyi bilirim..
    Seyirlik değil ömürlük olsun ..

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •