iz artırımına iş dünyasi ne dedi?
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun aldigi faizleri 1.75 puan artirma karari is dunyasinde farkli tepkilerle karsilandi. Kura mudahale edilmemesi olumlu bulundu.
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun aldığı faiz artırımı kararına ilişkin değerlendirmeler peş peşe geliyor.
TİM BAŞKANI OĞUZ SATICI: 11 NİSAN 2005'E GERİ DÖNDÜK
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Oğuz Satıcı, Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun faiz artırımına ilişkin, ''11 Nisan 2005'e geri döndük. Demek ki Merkez Bankası ve Para Kurulu, durumu eskisinden daha kötü görüyor'' dedi.
Satıcı, Para Politikası Kurulu'nun, kısa vadeli faiz oranlarını
1,75 puan artırmasına ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, kararı
7 aydan beri yaşanan iyimserlikte geriye adım olarak nitelendirerek,
şöyle konuştu:
''11 Nisan 2005'e geri döndük. Demek ki Merkez Bankası ve Para
Kurulu, durumu eskisinden daha kötü görüyor. Biz özellikle Sayın
Serdengeçti döneminde olayın sıkıştığını, bundan sonra atılacak
adımların çok hesapsız atıldığını söylemiştik. Böylelikle Merkez
Bankası, kendine bir ön açmış olabilir diye düşünüyorum. Herhalde
ileriye doğru piyasaları gözlemleyerek, tekrar faiz indirimleriyle
piyasayı düzenleyecek birtakım adımlar için kendine bir marj elde
etmiş oldu. Şoktan ziyade çok tedbirli bir geriye adım.
Merkez Bankası bence burada hiç faiz indirimi yapmayabilirdi ama
yapıyorsa da kendine bir marj yaratmak için bir kerede böyle bir adım
attı. Çünkü geri adım attığında hepsi geri adım olarak tanımlanacaktı.
Hiç değilse önünde ilerleyecek bir marj yaratmış oldu.''
Oğuz Satıcı, bunun özellikle bankacılık kesimindeki gereksiz
paniği ortadan kaldırması gerektiğini kaydederek, ''Piyasa zaten kendi
şartını oluşturmuştu. Merkez Bankası, bu geri adımla piyasa şartlarına
yaklaşmış oldu'' diye konuştu.
ATO BAŞKANI SİNAN AYGÜN
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün, Merkez Bankası'nın çıkan sıcak parayı durdurmak, geri çekebilmek için yüksek faiz artışı yaptığını belirterek, ''tansiyonu yüksek olan hastaya, tuzlu ayran vermek gibi bir önlem... Esas yüksek tansiyonun nedenini bulmak lazım'' dedi.
ATO Başkanı Aygün, A.A muhabirine yaptığı değerlendirmede, yüzde 1'in altında faiz artışı beklendiğini belirtirken, ''Demek ki durum çok ciddi. Sıcak para çıkmasın diye yüksek faiz artırımına gittiler'' diye konuştu.
Faiz artırımının para çıkışını önlemeye yetmeyeceğini vurgulayan Aygün, şöyle devam etti: ''Pansuman yapmak yerine, hastalığın nedenini bulup çözmek lazım. Sorunun kökenine inmezseniz, bu tablo tekrar karşımıza çıkacak. Esas sorun, cari işlemler açığı...
Yılın ilk 4 ayında 12,5 milyar dolar olmuş, yıl sonunda 37 milyar dolara ulaşacak. İthalatı azaltıcı ek tedbirler alınmalı. Tek çare devalüasyon... Zaten avroda-dolarda yüzde 20-25 artış olmuş. Neden devalüasyon olduğu açıklanmıyor?''
ASO BAŞKANI ÇAĞLAYAN
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Zafer Çağlayan da 1,75 puanlık faiz artırımını ''Merkez Bankası adına cesur bir karar'' olarak değerlendirirken, ''26 kez faiz indiriminden sonra ilk kez faiz artırıldı. Umarız bir kez daha gerek kalmaz'' dedi.
Çağlayan A.A muhabirine yaptığı açıklamada, ''Ne yazık ki 4,5 yıldan sonra Merkez Bankası bir faiz artırımına gitmek zorunda kalmıştır. 26 kez faiz indiriminin ardından ne yazık ki Nisan 2005'e geri döndük. Umarız böyle faiz artırımlarına bir daha gerek kalmaz ve enflasyonist beklentilerdeki bozulma düzelir'' diye konuştu.
Başta Merkez Bankası olmak üzere herkesin, paniğe kapılmadan, soğukkanlı bir biçimde davranması gerektiğini vurgulayan Çağlayan, ekonominin dayanıklılığının test edildiği bugünlerde, ekonomide son 4 yılda sağlanan kazanımların korunmasında, başta ekonomi yönetimi olmak üzere herkese görev düştüğünü kaydetti.
Bunun bir erken uyarı olarak görülmesi gerektiğini belirten Çağlayan, ''Bu erken uyarı, ekonomik dengelerin ne kadar hassas ve kırılgan olduğunu göstermiştir. Bu da yapısal reformlar başta olmak üzere, siyasi istikrarın, bağımsız kurulların önemini de ortaya koymuştur'' dedi.
KURA MÜDAHALE EDİLMEMESİ DOĞRU
Kararı, ''Merkez Bankası adına cesur bir karar'' olarak niteleyen Çağlayan, bankanın enflasyonla mücadeleye öncelik verdiğini ve yeni yönetimin bununla kararlılığını gösterdiğini söyledi. Merkez Bankası'nın kura müdahale etmemesini doğru bulduğunu açıklayan Çağlayan, şöyle konuştu: ''Aslında TSMF bir kaç gündür kura müdahale ediyor ve bunun kurdaki artış eğilimini bir ölçüde frenlediği de doğrudur.
Ancak, Haziran ayında ABD Merkez Bankası'nın alacağı faiz kararından sonra uluslararası piyasalardaki gelişmeleri izlemeden hareket etmek doğru olmaz. Kur kıpırdamıştır ve yeni dengesini aramaktadır. Eğer yanlış yerde müdahale edilirse Merkez Bankası barutunu boşa harcamış olur. Bunun örneklerini geçmişte yaşadık.
Bu yüzden aynı hatayı tekrarlamayalım.'' Merkez Bankası'nın faiz artırımı kararının iç talebi frenlemeye yönelik bir adım olduğuna dikkat çeken Çağlayan, hem kur hem de faizlerdeki artış nedeniyle iç talepte bir daralma olması durumunda enflasyon üzerinde olumlu etki yaratacağını ama maliyet artışlarının bu etkiyi azaltacağını kaydettti.
Enflasyondaki gidişi anlamak için Haziran ayını da görmek gerektiğini belirten Zafer Çağlayan, faiz artışının maliyetlere yansıyacağına, bunun da 2006 ve 2007 enflasyon hedeflerine ulaşmayı zorlaştıracağına işyaret etti.
Çağlayan, ''Bu faiz büyümeyi de etkileyecek, her yıl yüzde 6-8 arası büyümesi gereken Türkiye, 2006 hedefinin de altında kalacaktır. Bu durumda işsizlikle mücadele için, başta zorunlu istihdam olmak üzere, istihdam üzerindeki yükleri düşürmek aciliyet kazanmıştır'' dedi.
YASED GENEL SEKRETERİ ALPER:
Yabancı Sermaye Derneği (YASED) Genel Sekreteri Mustafa Alper, Para Politikası Kurulu'nun kısa vadeli faiz oranlarını 1,75 puan artırmasına ilişkin, ''Faizlerin yükselmesi yatırımları bir ölçüde yavaşlatacaktır'' dedi.
Ekonomi Muhabirleri Derneği'nin ''Yaza Merhaba'' etkinliğinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Alper, son 1-2 aya kadar
Türkiye'ye ciddi anlamda bir ilgi olduğunu, faizlerin düşme eğilimi
içinde olmasının bunda önemli bir etken oluşturduğunu söyledi.
Alper, makro ekonomik göstergelerin düzelmesinin de önemli olduğunu, ancak faiz oranlarının düşmesinin yatırım ortamının daha kolay hale gelmesini sağladığını ifade ederek, şunları kaydetti:
''Faizlerin yükselmesi, para maliyetinin artması doğal olarak
yatırımları bir ölçüde yavaşlatacaktır. Faiz veya çalkantılar, bunlar
doğal olarak yabancı yatırımcıyı birazcık ürküttü, hatta biraz
yavaşladı. Bu faiz artışı biraz daha önümüzü görmemizi sağlayacaktır.
Bu keskin, ciddi anlamda bir artıştır. Açıkçası ben bu kadar yüksek
beklemiyordum. 1-2 ay içinde faiz ve kurlar oturduktan sonra biraz
daha önümüzü görmemiz kolaylaşacaktır. Ama şu ortamda yatırımcının
karar vermesi biraz zor görünüyor. Çok büyük yatırımcı, önceden
kararını alan yatırımcılar eğer o noktaya gelmediyse birazcık
beklemeye girebilirler. Türkiye bunu da atlatacaktır.''
İTO BAŞKANI YALÇINTAŞ: BEKLENMEDİK BİR ŞEY DEĞİL
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş, Para Politikası Kurulu'nun kısa vadeli faiz oranlarını 1,75 puan artırmasına ilişkin, ''Bu beklenmedik bir şey değil. Reel sektör, piyasalar için önemli olan önümüzü görebilmemiz'' dedi.
Ekonomi Muhabirleri Derneği İstanbul Şubesi'nin ''Yaza Merhaba''
etkinliğinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yalçıntaş, Merkez
Bankası'nın Para Politikası Kurulu toplantısını öne çektiğini
duyurmakla belli bir faiz artışına gideceğinin sinyalini verdiğini,
piyasaların da bunu beklediğini söyledi.
Yalçıntaş, ''Dolayısıyla bu beklenmedik bir şey değil. Söylenmesi
gereken şey, hayırlı uğurlu olsun. Burada reel sektör, piyasalar için
önemli olan, önümüzü görebilmemiz. Biz önümüzü görebildiğimiz ölçüde
elbette Türk ekonomisinin daha ileriye gitmesi için elimizden gelen
her şeyi yapacağız'' diye konuştu.
Avrupa Merkez Bankası ve FED'in belli miktarda faiz artırımına
gitmesinin Türkiye'deki piyasalara da yansıyacağını ifade eden
Yalçıntaş, ''Önemli olan, bu yansımanın mümkün olduğu kadar absorbe
edilebilmesi ve bizim bu artıştan mümkün olduğu kadar az
etkilenmemizdir. Burada birçok ekonomik aktöre görev düşüyor. Tek bir ekonomik aktörün çalışmasıyla yapılacak bir şey değil'' şeklinde
konuştu.
Yalçıntaş, Hükümetin bugüne kadar ekonomi politikalarında çok
başarılı bir performans gösterdiğini, Türkiye'nin çok ciddi ekonomik
reformlar yaptığını ve iş dünyası olarak Hükümetin gerek reform
politikalarını, gerekse AB politikalarını her zaman desteklediklerini ifade etti.
Bu reform politikaları ve AB yolunda atılan adımların devam etmesi
gerektiğini vurgulayan Yalçıntaş, şunları kaydetti:
''Türkiye'deki enflasyonun çok fazla kontrolden çıkmaması için iş
dünyası olarak üzerimize düşen şeyler var. Bunların en önemlisi,
dövizin artmasıyla piyasalarda belli bir zam beklentisi oluştu. Gerek
kamu kesimi, gerek özel sektör zarar etmeden maliyet artışlarını
minimum şekilde satış fiyatlarına yansıtarak maliyetlerden kaynaklanan
enflasyonu mümkün olduğu kadar engellememiz lazım. Özel sektörün
mümkün olduğu kadar dövizin yükselişinden kaynaklanan fiyat artışını absorbe etmesi ve tüketiciye zam olarak yansıtmaması lazım. Özel
sektör olarak bu konuda elimizden gelen her şeyi yapacağız.''
kaynak


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla