Maddi bir dünyada yaşayışınız, bedeninizle ilgili problemlerle ve size tabi olan kimselerin bakımı ile ilgili konularla çok yüklü oluşunuz, düşünce ve enerjilerinizin büyük kısmının harcanmasına sebep oluyor. Dikkatinizi maddesel problemler üzerinde lüzumundan fazla yoğunlaştırıyor ve onların hepsini çözümleyebilecek kapasitedeki ruh kudretine pek güvenmiyorsunuz. Sahip olduğunuz (spiritüel) bilgilerle üzüntü çekmeniz yahut korkunun varlığınızı istila etmesine izin vermeniz yanlış olur. Sahip olduğunuz bilgi; korkuyu, endişeyi, üzüntüyü zihinsel, fiziksel ve ruhsal çevrenize hiçbir şekilde sokmamanızı gerektirir. Korku, üzüntü ve endişe size yardım iletebilecek kanalları tıkar. Kendinizi üzüntü titreşimleriyle sarılmaya bıraktığınız zaman, zihinsel ve ruhsal atmosferi bozmakta ve yardımın size ulaşmasını daha da güçleştirmektesiniz. Bütün güzelliği, asaleti, nuru ve görkemi içinde Ruh kudreti için hiçbir sınır yoktur, yaratmış olduğunuz şartlarla kendi kendinize empoze ettiğiniz sınırlardan başka. İmanla, almış olduğunuz bilgi üzerine kurulmuş imanla, tekamülünüzün bu safhasında sonsuz bilgiye sahip olamayacağınıza göre, sahip bulunmanız gereken kadarıyla bize serbest kanallar verin. İmanınızı bilginizin temeline oturtun.
Her biriniz, Ruh kudreti tarafından birçok ıstıraplar, buhranlar ve zorluklar içersinden geçirilerek şimdi bulunduğunuz noktaya kadar yönlendirildiniz. Arkaya dönüp bakabilir ve gelişmenin parmağı size yolu nasıl işaret etmiş, görebilirsiniz. Geçmişte olanlara dayanarak, Ruh kudretinin size vefada kusur etmeyeceğine iman ediniz. Biz hepimiz, spiritüel hakikatin yüksek vahyine sahip olmakla kutsanmışız. Kazanmış olduğumuz bilgiler dolayısıyla bize verilen sorumluluklara layık olduğumuzu gösterelim o halde. Geçmiş gerilerde kalmıştır. İşlemiş olduğunuz hatalar her ne ise unutmanız gerekir. Dünyaya hata işlemek ve onlardan ders almak için geldiniz. Mükemmel olsaydınız, dünyada enkarne olmazdınız. Geçmişi unutun, önemli olan şimdidir. Gelecek için de kendinizi lüzumundan fazla meşgul etmeyin. Siz üstünüze düşeni yapın, biz bize düşeni yapacağız.
Şartlar ne olursa olsun, sizden beklenen elinizden gelenin en iyisini yapmanızdır. Siz bunu yaptığınızda ve daha fazlasını yapamayacağınıza samimi olarak inandığınızda, o zaman ruh aleminden yardım istemek hakkını kazanmış olursunuz. O zaman, o zaten yola çıkmıştır bile.
Silver Birch :A


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla