Batı kamuoyundaki Ermeni soykırımı iddiaları bugüne kadar doğruluğu ispatlanmamış olan hatırat türü sübjektif bazı yayınlara dayanmaktadır. Halbuki "Tarih belge ile yazılır" hükmü, tüm dünya bilim alemince kabul edilen bir gerçektir. Çünkü arşivlere dayalı bilimsel çalışmalar önyargı ve siyasi yaklaşımları ortadan kaldıracaktır. Arşivler, diğer tarihi kaynaklar arasında gerçeği en objektif şekilde yansıtan otantik belgelerdir. Bu nedenle Batı ülkelerinde siyasi bir yaklaşımla ele alınan Ermeni konusunun tarihin asıl kaynaklarına inilerek değerlendirilmesi gerekir. Tarihi konular ve olaylar hakkında hüküm verebilmek için, tarihin otantik kaynakları olan arşivler, tarih araştırmacıları için gerçek belge niteliğindedir. Türk arşivlerinde araştırma yapmadan yazılacak bir bölge ve dünya tarihinde muhakkak eksikler olacaktır. Ermeni konusu hakkında Batı ülkelerinde yapılan yayınlar birinci elden kaynaklara dayanmadığı için maalesef eksik, hatalı ve sübjektif olmuşlardır. Halbuki Türk arşivlerinde Ermeni konusu ile ilgili milyonlarca belge vardır. Bu belgeler olayları objektif bir şekilde aydınlatacak mahiyettedir. Belgelerin tarihi gerçekleri siyasi, ideolojik ve önyargılı yaklaşımlardan uzak, bilimin ışığında aydınlatılmasına yardımcı olması amacıyla bu sayfa hazırlanmıştır.

Bitlis Vilâyeti'nden alınan şifre
C[evâb﷓ı] 16 Ağustos sene [1]329. Karçıkan denilen mahal Vân vilâyeti'nin Reşâdiye nâhiyesindedir. Nâhiye﷓i mezkûreye kadar hiçbir yerde yağma gibi ahvâl zuhûr etmemiş ve kimsede mûcib﷓i havf ve telâş ve sâlib﷓i emniyyet bir mâdde gayr﷓i vâki‘ bulunmuşdur. Telgraf müdîrinin kâtillerinin on gün zarfında tutulduğunu vesîle﷓i makâl ittihâz ile Ermenileri katl edenlerin der﷓dest edilmediği doğrudur. Hergün mütekaddem telgraf﷓nâmelerle arz kılındığı üzre vilâyetin her cihetinde erbâb﷓ı şekâvetin ta‘kîbâtına i‘tinâ﷓yı mahsûsla devâm olunarak mutazarrırı İslâm ve Ermeni olmak üzre birçok mücrim tutulmuş ve bu gibi âsâr﷓ı fi‘liyyenin mütevâliyen iktitâfı için bütün me’mûrîn﷓i mülkiyye ve inzibâtiyyece mesâ‘î﷓i ciddiyye ber﷓devâm bulunmuşdur. Siird sancağının Garzan kazâsında Yaşar Çeto ve Şirvan kazâsında Mehmed Emîn nâmlarında mevcûd bulunan ve bunca ta‘kîbâta rağmen henüz elde edilemeyen iki şakî var ise de bunlarda ta‘kîbât ve satvet﷓i hükûmetden maglûb﷓i havf olarak hayli müddetden beri sûrâh﷓i ihtifâya çekilib tecâvüzâtdan ictinâba ve esbâb﷓ı afvlarını taharrîye başlamışlardır. Hattâ bu cümleden olarak Garzanca ta‘kîb olmakda olan Cehanlı? Hâlid nâm kimse bugün merkez﷓i vilâyete gelerek arz﷓ı istîmân etmiş ve ta‘kîb﷓i îcâbı tabi‘î bulunmuşdur. Mehmed Emîn'in şerr ve tehdîdi yüzünden köylülerin firâr ve Bitlis'e ilticâ ettikleri hakkındaki ihbâr dahî külliyyen bî﷓esâsdır. Dâhil﷓i vilâyetde mugâyir﷓i marzî hiçbir hâl olmadığı ve bilâ﷓istisnâ mücrimîn ta‘kîb edilmekde ve âsâr﷓ı âdilesi külle﷓yevm gösterilmekde bulunduğu hâlde Ermeni müfsidlerinin her işde bir maksad ta‘kîbiyle tagyîr﷓i hakîkate çalışdıkları meydândadır. Ma‘amâfîh bu sûret hâ’iz﷓i şükrân olan efkâr﷓ı umûmiyye nazarında ehemmiyyetden ârîdir. Beyân buyrulan cerh ve katl mâddeleri hakkında mahallerinden îzâhât﷓ı kâfiyye aranılmış ta‘kîbât﷓ı müttehazenin tesrî‘﷓i netâyici zımnında îcâb edenlere tekrâr teblîgât edilmişdir. Netîce﷓i tahkîkât başkaca arzolunacakdır.