Hakkedilmeyen bir sonuca rüşvet ile ulaşılabilinmektedir. Hangi şekilde olursa olsun ve hangi sahte kelimelerin arkasına gizlenirse gizlensin, dinimiz tarafından bu haksızlığın timsallerinden biri olan rüşvet kesinlikle yasaklanmıştır.

Cenab-ı Allah Ayet-i Kerime’sin de:

"Aranızda birbirinizin mallarını haksız sebeplerle yemeyin, bildiğiniz halde günaha girerek insanların mallarından bir kısmını yemek için hakimlere aktarmayın" (Bakara: 188)

Bizim başımıza gelip, bizi yönetenlerden bile bazılarının halkı rüşvete teşvik ettiği bilinmektedir. "Memurumun kalem tutan elini ben mi tutuyorum.", "Benim memurum işini bilir." gibi kötü söylemlerle cahil olan bazı memurlar ve vatandaşlar rüşvete teşvik edilmiştir. Zaten ülkemizde ki işsizliğin ve ekonomik sıkıntının en büyük nedeni kesinlikle rüşvettir.

Çoğu insanımız rüşvete kızmakta, ama kendi işi bir yerde takıldığı zaman da o düğümü hemen rüşvet ile açmaktadır. İşte bu işler böyle yürümez. Bunun tek çözümü bu rüşveti alanlar görevlerinden alınacak ve verenler de ağır şekilde cezalandırılacaktır. Aslında bu cezalar yasalarımızda mevcut fakat, bunun sebeb-i hikmeti ne ise çark bir türlü dönmemektedir. Aslında "özür dilerim! " yanlış söyledim, çark son sürat ve hiç sarsılmadan dönmektedir. Ama bu dönüş yanlış tarafadır. İnsanların hakkını yeme ve bu ülkenin geleceğini tehlikeye atma yönünde dönmektedir.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) Efendimiz Hadis-i Şerif’lerin de buyurmaktadır ki;

"Amirlerin aldığı hediye haram, kadıların rüşvet kabulü ise küfre yakın bir günahtır." (Camiüssağir)

"Hükm-i şer’iyi infaz için hakimin aldığı rüşvet; kendisiyle cennet arasında, bir korkulu perde olur. " (Münavi)

"Rüşveti veren ve alan her ikisi de cehennem ateşindedir. " (Tirmizi)

"Rüşveti alana, verene ve vasıta olana ALLAH lanet etsin. " (Hakim)

Rüşvete hediye gibi kılıflar takmak, o soysuzluğun helale çevrilmesini kesinlikle sağlamaz.

Resulullah (S.A.V.) Efendimiz; Ezd kabilesinden bir zatı zekat toplamak üzere göndermişti. Bu zatın vazife dönüşü "Şunlar zekat malı, şunlar da bana verilen hediyelerdir. " demesi üzerine Resul-i Ekrem (S.A.V.) Efendimiz minbere çıkarak Allah’a hamd-ü senadan sonra şöyle buyurdu:
"Gönderdiğim memura ne oluyor ki, bu sizin bu da bana verilen hediyedir diyor. Babasının yada annesinin evinde otursaydı, ona hediye verilir miydi?
Hayatım yed-i kudretinde olan Allah’a yemin ederim ki, sizden biriniz haksız yere bir şey alırsa; o aldığı deve, sığır veya koyun,omzuna yükletilmiş olarak Allah’ın huzuruna çıkacaktır. "
Sonra Peygamber (S.A.V.) Efendimiz koltuk altları görünecek şekilde ellerini kaldırıp üç defa;
"YA RAB EMRİNİ TEBLİĞ ETTİM Mİ? " buyurdu. (Buhari)

Kesinlikle rüşvete bulaşmayın ve bulaşırsanız da ona belli kılıflar aramayın, zira Allah’ın yasakladıklarını yapıp, sonra da onları farklı kılıflarda göstermek çok tehlikelidir. Belki kul kandırılır, ama Yüce Allah’ı kandırmazsınız!
Rüşvet veripte, Peygamberimizin lanetini üzerine alanların ve doğmamış yetimin hakkını yiyenlerin vay haline…………….