Nasıl yazcağını bilmezsin dimi
Ne edeceğini göreceğini işiteceğini
Nerden başlasam diye bakarsın kağıda ya
İşte bak başladın yine uzun kısa satırlara...
Gönlünü aşk ile dolduracaksın ya
O denizi göremezsin işte
Sadece hayali ile yanıp tutuşursun ya
O da dilinde kalır ya
İşte o vakitte başlıyor aşk
Gönlümü doldurmak için çıktım yola
İçimde tatlı bir huzur gönlümde sade bir koku
Belki ruh halim yansır kıssalara
Hani yanlış yazarsın satırları ya
Hani hiç bilmeden kullanırsın kelimeleri
Doğru mu yanlış mı düşünmeden konuşuyorsun ya
Düşünmeye başladığında doğuyor aşk
Nasıl bitirdiğini düşünürsün ya
Kalemi bırakıp aklına sonradan gelenleri yazarsın ya
Neden acaba sonunu getirmeden bırakırsın ki kalemi
İşte kendini bulmak,düzeltmekte başlıyor aşk
Allah'ın bizi yolladığı gibi
Pak ve temiz,berrak ve günahsız
İşte öyle geri dönmektir aşk
Aşk benim gibi bir densizin
Ne olduğunu bilmeyip sadece tahmin ettiği
mi dir acaba?
Ölümün korkunç acısı olsa bile
Kavuşmaktır özünde...
Zordur tabut havasında aş'ık atmak
Unutma ateş sadece İbrahim'leri yakmıyacak
Sen kendini bilirsin İbrahim'in izinden
Düşünmezmisin ateşte bilir İbrahim'in kim olduğunu
Zaten Aşık yanar tutuşur neylesin Ateş'i
Kavuşur ya sevgilisine, tutuversin Azrail'inin
O merhametli elini...
Ayışığı yansıması ruhlarımızdan
denizlere,denizler gri olmuş
bu ışığın parlak rengi ile
Musa kaldırdı asasını ayırdı denizleri
ikiye, bizim ruhlarımızla birlikte
o ki indirdi asayı kavuşmuştu denizler birbirine
Ama denizler bile kıskanmıştı iki ruhun birleşmesine
Kendimi uyanmış gibi hissediyorum
Ama geçen kalkışımdan daha bi dinç daha bi tecrübeli
Yine uyuyana kadar bekle beni güzel rüyalar
Rüyalara sığınmıştı bu ademoğlu çıkartmaz oldu kafasını kumdan
Kurduğu hayalleri başına yıkılınca uyandı geç olmadan
/Mahlas Tabut Havası


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla






