Enflasyon hedefi için yeni faiz artırımları gelebilir
13.06.2006 / Finans / Haber
Daha önce Türkiye'ye benzer bir sıkıntı yaşayan Brezilya'nın enflasyonu tekrar istediği noktaya çekebilmek için faizleri 8.5 puan, Polonya'nın ise 6 puan artırdığı belirtildi.
Merkez Bankası'nın geçen hafta yaptığı 1.75 puanlık faiz artışının piyasalara etkisi sınırlı kalırken, bunun enflasyona nasıl yansıyacağı ise önümüzdeki aylarda görülecek. Uluslararası yatırım bankalarının ekonomistleri faiz artışını Merkez Bankası'nın bağımsızlığının "manifestosu", "teyidi" ya da "deklarasyonu" olarak yorumlamıştı. Ancak faiz artışının enflasyonun dizginlenmesi konusundaki etkisi üzerine ise aynı ekonomistler çok da iyimser değil. Uluslararası yatırım bankalarının raporlarında Merkez Bankası'nın enflasyonu dizginlemek için yeni artırımlar yapmak zorunda kalabileceği ileri sürülüyor. Bu görüşü savunanlar daha önce benzer durumları yaşayan ülkeleri örnek gösteriyor.
ABN Amro'nun "benzer dönemler" isimli raporunda, Brezilya'nın 2002-2003, Polonya'nın ise 1999-2000 yıllarında benzer bir durumla karşılaştığına dikkat çekiliyor. Raporda, Brezilya'nın söz konusu dönemde birincisi 3 puan olmak üzere toplam 8.5 puanlık artış yaparak enflasyonu tekrar istediği noktaya çekebildiği belirtiliyor. Raporda Polonya Merkez Bankası'nın ise, 1 puanlık artışla başlamasına rağmen, daha sonra 2.5 puanlık iki artış yaptığı vurgulanıyor. Rapora göre, Polonya enflasyonu istediği noktaya çekmek için toplamda faizleri 6 puan artırmak zorunda kaldı.
Faiz artışı vurgusu yapılmalıydı
Türk Ekonomi Bankası ise geçen hafta Emin Öztürk imzasıyla yayınladığı Makro Yorum raporunda, Para Politikası Kurulu'nun bir doğru bir de yanlış unsur içerdiğinin altı çiziliyor. Raporda, nisan ve mayıs enflasyon verilerinden sonra en iyimser piyasa oyuncularının dahi "enflasyon konusunda artık mızrak çuvala sığmıyor" çizgisine geldikleri hatırlatılarak, Merkez Bankası'nın faiz artışını kaçınılmaz olarak yaptığının altı çiziliyor.
Para Politikası Kurul kararında "Bugünkü bilgiler ışığında, kısa vadede politika faizlerinin yukarı yönlü olma olasılığı bir önceki döneme kıyasla azalmıştır" ifadesinin faizin bir defalık artırılacağı sonucu doğurduğunun hatırlatıldığı Raporda, "PPK'nın faiz artışı piyasada gerçekleşmiş olan fiili artışın yarısı olduğu saptaması ile Merkez Bankası açıklaması birleştiğinde yetersiz bir tek atış yaptığı yorumu çıkarılabilir. Mevcut türbülans ortamında, faiz artışı olasılığının azaldığını söylemek yerine bir sonraki hareketin yönü konusunun tümüyle açık uçlu bırakılması, hatta enflasyon hedefine ulaşmak için gerekirse tekrar faiz artışı yapılabileceği hususunun açıkça vurgulanması çok daha etkili olabilirdi" deniliyor.
Merkez Bankası, geçen hafta kısa vadeli faiz oranını 1.75 puan artırarak yüzde 15'e yükseltmişti. Para Politikası Kurulu toplantısı sonrası yapılan açıklamada nisan ve mayıs aylarındaki enflasyon gerçekleşmelerinin ardından yıllık enflasyonun, hedefle uyumlu patikanın belirgin olarak üzerine çıktığı belirtildi. Açıklamada, bugünkü bilgiler ışığında, kısa vadede politika faizlerinin yukarı yönlü olma olasılığının bir önceki döneme kıyasla azaldığı bildirildi. Ancak para politikası kararlarının yönünün, enflasyon görünümüne ilişkin gelişmelere bağlı olarak farklılaşmasının mümkün olduğunun da unutulmaması istendi.
Açıklamada, "Kararlar oluşturulurken, enflasyonun 2007 yılının sonlarına doğru hedefe yakınsayacağı bir perspektif gözetilecektir. Dolayısıyla orta vadede, enflasyonda öngörülen düşüşle beraber politika faizlerinin de düşüş yönünde olacağı bir görünüm esas alınmaktadır. Enflasyon görünümüne ilişkin açıklanacak her türlü yeni veri ve haberin, Para Politikası Kurulu’nun geleceğe yönelik duruşunu tekrar gözden geçirmesine neden olacağı özenle vurgulanmalıdır" denildi.
www.referansgazetesi.com


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla