Piyasada dış şok

Hürriyet İnternet

Yurtdışı borsalardaki ciddi kayıplar ve ABD Merkez Bankası FED'in faiz artırabileceğinin yarattığı endişe Türk piyasalarını vurdu. Borsa, 1. seansın ortalarında 2 bin puan düşerek bir yıl önceki seviyesine indi. Kurlar yükselişe geçerken dolar 1,60, Euro ise 2 YTL'yi aştı.


Piyasalar, güne kötü bir başlangıç yaptı. AB müzakerelerinde yaşanan olumlu gelişmeler de piyasalar için yeterli olamadı. Yurtdışından gelen haberler moralleri bozdu. ABD Merkez Bankası FED'in faiz artıracağına yönelik endişeler nedeniyle Türkiye'den para çıkışının hızlanacağı korkusu ve uluslararası borsalardaki sert düşüşler dengeleri alt üst etti.

Döviz güne hızlı bir başlangıç yaptı. Serbest piyasada, dolar güne 1,6000, Euro 2,0000 YTL'den başladı. Bu seviyeler kısa bir süre sonra aşağı doğru kırıldı. Ama tekrar hareketlenen piyasada kurlar yükseldi. Bankalararası piyasada dolar kotasyonlarında alışta en düşük fiyat 1,5990 YTL, en yüksek fiyat 1,6040 YTL, satışta en düşük fiyat 1,6065 YTL, en yüksek fiyat 1,6120 YTL düzeyinde bulunuyor. Bu seviyelerde dolar ve Euro'daki artış yüzde 3'ü geçti. Serbest piyasada dünkü kapanışta ABD Doları 1,5520, Euro 1,9520 YTL olmuştu.

BORSA, 33.000 PUANIN ALTINDA

Dün 34 bin 330 puandan kapanan Borsa, açılıştan itibaren hızla geri çekildi. Satışların yoğunlaşmasıyla Borsa, destek seviyelerinde tutunamadı ve 33 bin puanın da altına indi. İMKB Ulusal-100 Endeksindeki düşüş 2 bin puanı geçerken hisse senetlerinin ortalama değer kaybı yüzde 6'yı buldu.

İMKB Ulusal 100 Endeksi en son 2005'in eylül ayında 32 binli seviyeleri görmüştü.

FAİZ YÜZDE 19'A DAYANDI

Gelişmelerden bono piyasası da olumsuz etkilendi. En çok işlem gören 9 Nisan 2008 vadeli tahvilin basit faizi yüzde 20,00, bileşik faizi yüzde 18,59 oldu. Bu tahvilin dünkü kapanışında basit faizi yüzde 19,00, bileşik faizi yüzde 17,71 olarak gerçekleşmişti.

Ekonomi büyüyecek, işsizlik azalmayacak

ANKARA(ANKA)

2007-2009 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Program açıklandı. Türkiye'nin 2007-2009 yıllarında yıllık ortalama yüzde 7 oranında büyümesi hedeflendi. Ancak halen yüzde 10'un üzerinde seyreden işsizlik oranının 2009 yılında da yüzde 10.4 gibi yüksek bir oranda kalması öngörüldü.


Türkiye ekonomisinin 20072009 yılları arasında yılda ortalama ypüzde 7 oranında büyüyerek, halen 5 bin dolar düzeyinde bulunan kişibaşına milli gelirini 2009 yılında 7 bin dolar seviyesine kadar çıkarması hedeflendi. Türkiye ekonomisinin 2009 yılında 521 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşabileceği öngörüldü. Tüm bu yüksek büyüme hedeflerine rağmen işsizlik oranının ise yüzde 10'un altınha düşürülmesinin mümkün olmayacağı belirlendi.

Devlet Planlama Teşktilatı'nın hazırladığı ve Bakanlar Kurulu'nun da kabul ettiği Orta Vadeli Program (2007-2009) Resmi Gazete'de yayımlandı.

2007 yılı bütçe sürecini başlatacak stratejik amaçlar temelinde hazırlanan Programda, üç yıllık dönemde üzerinde yoğunlaşılacak öncelikler belirlendi. Bakanlık ve kurum bütçelerinin hazırlanmasında, idari ve yasal düzenlemelerin gerçekleştirilmesinde, kurumların karar alma ve uygulama süreçlerinde Programın amaç ve önceliklerinin esas alınması istendi.

PROGRAM HEDEFLERİ

Programla Türkiye ekonomisinin 2007 ve 2008 yıllarında yüzde 7, 2008 yılında ise yüzde 7.1 oranında büyümesi hedeflendi. 2007 ve 2008 yılları için yüzde 4 yılık enflasyon hedeflenirken, 2009 yılı enflasyon hedefine ise yer verilmedi.

Bu yıl 541.9 milyar YTL olması beklenen cari fiyatlarla milli gelirin (GSYİH) gelecek yıl 622.6 milyar, 2008 yılında 695.9 milyar ve 2009 yılında da 771.2 milyar YTL olacağı tahmin edildi. 2006 yılı programına göre bu yıl 382 milyar dolar olacağı hesaplanan dolar cinsinden GSYİH'nin ise 2006 yılında 423.4 milyar, 2009 yılında ise 521,8 milyar dolara ulaşacağı tahmin edildi.

Buna göre geçen yıl 5 bin doları aşan bu yıl ise 5 bin 235 dolar olması beklenen kişi başına gelirin ise 2007 yılında 5 bin 732 dolar, 2009 yılında ise 6 bin 898 dolar olması bekleniyor. Satın alma gücü paritesine göre kişibaşına gelirin ise dönem programın son yılında 11 bin 115 dolara çıkacağ3ı hesaplandı.

TÜRKİYE TÜKETEREK BÜYÜYECEK

2007-2009 yıllarını kapsayan program dönemi için öngörülen yüzde 7'lik yüksek büyümenin kaynağını ise özel tüketim ve yatırım harcamalarının oluşturması öngörüldü. Toplam tüketimin bu dönemde sırasıyla yüzde 8.1, 7.8 ve yüzde 7.1 oranlarında büyümesi bekleniyor. Bu kapsamdaki özel tüketim harcamalarında 2007 yılında yüzde 8.7, 2008 yılında yüzde 8.4 ve son yıl da yüzde 7.4 orannıda artış bekleniyor.Yatırımların ise sırasıyla yüzde 8.8, 6.5 ve yüzde 8.5 oranlarında artacağı öngörülüyor.

İŞSİZLİK AZALMIYOR

Ekonomide yüksek oranlı bir büyüme hedeflenmesine rağmen halen yüzde 10'un üzerinde seyreden işsizlik oranında önemli bir gerileme beklenmiyor. İşsizlik oranının gelecek yıl yüzde 10.5 olacağı, 2008 yılında yüzde 10.6'ya yükselip 2009 yılında ise yüzde 10.4'e ineceği öngörüldü. Türkiye ekonomisinin her yıl 600 bin kişiye yeni istihdam sağlayacağı ve toplam istihdamın gelecek yıl 23 milyon, 2008 yılında 23.6 milyon 2009 yılında da 24.2 milyon kişiye yükseleceği tahmin edildi. İşgücüne katılımdaki düşük oranın da devam edeği tahmin ediliyor. Gelecek yıl yüzde 48.9 olacağı öngörülen istihdama katılma oranının 2009 ylında ise yüzde 49.5'e çıkacağı öngörülüyor.

DIŞ TİCARET

Türkiye'nin bu yıl 79 milyar dolara yükselmesi beklenen ihracatının (FOB) gelecek yıl 93.1 milyar dolara, 2009 yılında ise 120.4 milyar dolara çıkması öngörülüyor. İhlatatın ise gelecek yıl 150 milyar dolar, 2009 yılında da 181.8 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor. Buna göre Türkiye gelecek yıl 57.2 milyar, 2009 yılında ise 61.4 milyar dolar dış ticaret açığı verecek. Dış ticaret hacmi 2009 yılında milli gelirin yüzde 55.4'ü kadar bir büyüklük oluşturacak. Turizm gelirlerinin ise gelecek yıl 21.5 milyar dolara, 2009 yılında da 25.1 milyar dolara çıkması öngörülüyor.

Türkiye'nin gelecek yıl milli gelirinin yüzde 7.9, 2008 yılında yüzde 7.3'ü ve 2009 yılında da yüzde 65.4'ü oranında cari işlemler açığı vermesi bekleniyor. Buna göre cari işlemler açığı gelecek yıl 33.4 milyar, 2009 yılında ise 34.4 milyar dolar olacak.

KAMU FİNANSMANI

Programda kamu finansmanıyla ilgili olarak da, genel devletg iderlerinin GSYİH içerisindeki yapının giderek azalması öngörüldü. Bu yıl yüzde 44.1 olması beklenen genel devlet giderlerinin GSMH'ye oranının 2009 yılında yüzde 42.2'ye kadar ineceği öngörüldü. Devletin faiz harcamalarının GSYİH'ye oranının da 2009'da yüzde 4.5 olacağı tahmin edildi. Kamu kesimi borçlanma gereksiniminin 2007'de GSMH'nin yüzde 0.1'i kadar olması, 2008'de yüzde 0.2'si,2009 yılında da yüzde 0.9'u kadar fazla vermesi öngörüldü.

Vergi yükünün de program dönminde azaltılması hedeflendi. Gelecek yıl yüzde 32 olması öngörülen vergi yükünün 2009 yılında yüzde 30.9'a kadar geriletileceği tahmin edildi.

Orta Vadeli Program Hedefleri

2007 2008 2009

BÜYÜME VE İSTİHDAM

GSYİH (Milyar YTL. Cari Fiy.) 622.6 695.9 771.2

GSYİH (Milyar Dolar. Cari Fiy.) 423.4 469.8 521.8

Kişi Başına Gelir(GSYİH.$) 5.732 6.284 6.898

Kişi Başına Gelir(SAGP. GSYİH.$) 9.515 10.277 11.115

GSYİH Büyümesi 7.0 7.0 7.1

Nüfus (Milyon Kişi) 73.9 74.8 75.6

İşgücüne Katılma Oranı (%) 48.9 49.2 49.5

İstihdam Düzeyi (Milyon Kişi) 23.0 23.6 24.2

İşsizlik Oranı (%) 10.5 10.6 10.4

Toplam Faktör Verimliliği Artışı (%) 2.1 2.2 2.3

DIŞ TİCARET

İhracat (FOB) (Milyar Dolar) 93.1 105.5 120.4

İthalat (CIF) (Milyar Dolar) 150.3 164.7 181.8

Dış Ticaret Dengesi (Milyar Dolar) -57.2 -59.2 -61.4

Turizm Gelirleri (Milyar Dolar) 21.5 23.1 25.1

Cari İşlemler Dengesi / GSYİH (%) -7.9 -7.3 -6.6

Dış Ticaret Hacmi / GSYİH (%) 54.9 55.0 55.4

KAMU FİNANSMANI (Yüzde)

Genel Devlet GelirleriGSYİH 45.4 43.2 42.2

Genel Devlet Faiz Harcamaları/GSYİH 6.7 5.6 4.5

Kamu Kesimi Borçlanma Gereği/GSYİH 0.1 -0.2 -0.9

Kamu Net Borç Stoku/GSYİH 44.1 39.1 34.4

Vergi Yükü/GSYİH 32.0 31.4 30.9

FİYATLAR (Yüzde Değişme)

TÜFE Yıl Sonu 4.0 4.0 --


Dalgalanma sürer kriz beklemiyoruz

Dünya Bankası Türkiye Direktörü Andrew Vorkink, herhangi bir kriz beklemediğini belirterek, piyasalardaki hareketliliğin bir süre daha devam edeceğini düşündüğünü bildirdi.

"Doğu Avrupa ve Orta Asya’da İş Yaratma Forumu" sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Vorkink, yıl sonu enflasyon hedefinin tutup tutmayacağı konusunda birşey söylemek için şu anda erken olduğunu söyledi. Vorkink, "Aynı anda oluşan pek çok faktör var. Faiz artışının enflasyon tarafına destek vermesi muhtemel. Aynı zamanda faizlerindeki artışın büyüme tarafına da bir miktar olumsuz etkisi olabilir. Mesela faiz oranlarındaki artış nedeniyle tüketici kredilerinin bir miktar azaldığını göreceğiz ve tüketici faaliyetlerinde bir miktar soğuma olacak. Bu da enflasyon tarafına yardımcı olacak" dedi. Vorkink, Merkez Bankası’nın faiz artırımının yerinde, doğru ve cesur bir hareket olduğunu söyledi.

Hürriyet