VADELİ İŞLEM PİYASALARI
Hamdi KİLCİ
İktisat Bölümü, Ege Üniversitesi
1. TARİHİ
İngiltere’de sanayi devriminin gerçekleşmesi ile iç piyasa taleplerini aşan ölçülerde gerçekleşen üretim ve bu üretim dünya pazarlarına çıkması gerekliliği, bu doğrultuda bir iktisat teorisinin doğmasını gerekli kılmış ve dış ticaretin bu ticarete katılan tüm ülkelere ve genelde dünya ekonomisine büyük faydalar sağlayacağı ifade edilmeye başlanmıştır. Bu çerçevede geliştirilen teoriler, ülkelerin hangi malların ticaretini yapacağı ve bu ticarette uygulanacak değişim oranının ne olacağı konusunda yoğunlaşmıştır.
Altın standartının (altın para, altın külçe) geçerli olduğu yıllarda bir ülke parasının değerini, içerdiği altın miktarı belirlemekte ve sistem ülkelerin ödemeler dengesinde otomatik denkleşme görevini görmekte idi. Bu tür bir sistemde ülke paralarının değişim oranları büyük hareketler göstermemekte ve kur karar alıcılar için bir risk olarak ortaya çıkmamakta idi. Daha sonraları belli bir oranda altına bağlanan ABD doları dünya ekonomileri içinde rezerv para konumuna geçti. Ancak, parasal sistemin, hızla gelişen ekonomilerin gereklerini karşılayamaması ülkelerin teker teker sistemi bozucu kararlar almalarına neden olmuş, çeşitli karar ve toplantılarla sürdürülmeye çalışılan ve son dönemi Bretton Woods olarak adlandırılan sabit kur sistemi 1972 yılında ortadan kalkmıştır. Bu tarihinden itibaren ülke paralarının değişim oranları piyasa koşulları altında, piyasa tarafından belirlenmeye başlanmıştır.
Teorik olarak kısa vadede sermaye hareketleri, uzun vadede satın alma gücü paritesi tarafından belirlenen değişim oranları (kur) yine bu tarihinden itibaren büyük spekülatif hareketlere ve bu hareketi önlemeye yönelik düzenleyici kararlara maruz kalmıştır. Bu tarihinden sonra, özellikle dışa açık ekonomilerde, önemli bir maliyet unsuru olan döviz kuru karar alıcı birimler tarafından mutlaka dikkate alınması gereken ve üzerinde tahminler yapılmaya çalışan bir unsur haline gelmiştir. Benzer şekilde; gerek dış ticaret firmaları, gerekse döviz pozisyonu taşıyan diğer birimler kur hareketinden dolayı önemli riskler ile karşı karşıya kalmışlardır. Bu süreçte yine önemli dalgalanmalar gösteren faiz oranları bir risk unsuru olarak ortaya çıkmıştır.
Özellikle 1980’li yıllar ve sonrasında vadeli (forward) işlem piyasaları artan ihtiyaçlar doğrultusunda hem araç hem de işlem hacmi olarak büyük gelişmeler göstermişlerdir.
1972 yılında ilk finansal vadeli işlem piyasası ürünü olan dövize dayalı vadeli işlem sözleşmeleri CME ’ de piyasaya sürülmüştür. Bunu 1975’te Chicago Board of Trade’de (CBT) piyasaya sürülen konut sertifikalarına dayalı vadeli işlem sözleşmeleri izlemiştir . Ardından Hazine bonolarına ve ABD tahvillerine dayalı vadeli işlem sözleşmeleri ( 1977 ) piyasaya sürülmüştür . 1981 ‘ de Chicago Mercantile Exchange’de 3 aylık Eurodollar vadeli işlem sözleşmeleriyle işlem yapılmaya başlanmıştır.
İlk defa 1982 yılında Chicago Mercantile Exchange’de S&P 500 endeksine dayalı vadeli işlem sözleşmeleri hazırlanarak piyasaya sürülmüş , böylece vadeli işlem piyasalarına borsa endeksleri de konu olmaya başlamışlardır.
2. FİNANSAL RİSKLER
İşletmeler, maruz kaldıkları bir kısım riskler nedeniyle finansal türevleri kullanmaktadırlar. En genel tanımlamayla, işletmelerin maruz kaldıkları riskler şunlardır;
2.1. Döviz Riski
Döviz riski belli sebeplerle (ödemeler dengesi açığı, siyasal olaylar gibi) ulusal para birimlerinin yabancı paralar karşısında değerinde meydana gelebilecek olumlu veya olumsuz değişmelerdir. Döviz kurlarındaki değişimler, işletmelerin bilançoları veya yatırımcıların portföyleri üzerinde ortaya çıkmaktadır.
2.2. Faiz Riski
Faiz riski, faiz oranlarında ortaya çıkan değişimlerden dolayı karşı karşıya kalınan risktir. Bu risk, herhangi bir yatırımdan beklenen getiriyi olumlu veya olumsuz etkilemekte veya işletmelerin yaptığı borçlanmalar üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Çünkü vade sonunda elde edilecek veya dışarıya aktarılacak nakit akımları üzerinde doğrudan etki etmektedirler.
2.3. Likidite Riski
Likidite riski, belli bir dönemde elde edilecek nakit giriş ve çıkışları dengeli götürülememe riskidir. Likidite riski hem bireyler hem de işletmeler için çok önemlidir. Çünkü, nakit giriş çıkışları dengeli olmazsa, bazı yükümlülüklerin karşılanamaması gündeme gelebilir veya nakit elde etmek için maliyetlerin arttırılması gerekir ki bu ise karlılığı düşürecektir.
3. SPOT İŞLEMLER
Bir paranın yabancı bir para karşısında işlem anındaki değeridir. Fakat, iki iş günü içerisinde sonuçlandırılacak döviz alım satım işlemleri de bankalar arasında spot işlem olarak kabul edilir.
Alış kuru (bid price): Yabancı paranın alış fiyatıdır.
Satış kuru (offer price): Yabancı paranın satış fiyatıdır.
Kur marjı (spread) ise, alış fiyatı ile satış fiyatı arasındaki farka denir.
Kur marjı = (Ps – Pa) / Ps
Dolaysız Kotasyon (European Terms): Döviz kurunun bir birim yabancı para karşılığı eşdeğer ulusal para miktarının gösterilmesidir. Örneğin, 2,00 TL/ $ ( dolar başına 2,00 TL biçiminde okunur.)
Dolaylı Kotasyon (American Terms): Bir birim ulusal para karşılığı olan yabancı para miktarının gösterilmesidir. Örneğin, $ 0.5 / TL ( bir Türk Lirası başına 50 cent biçiminde okunur.)
4. VADELİ İŞLEMLER (FORWARD TRANSACTIONS)
Risk planlanan ile gerçekleşen arasındaki fark olarak tanımlanabiliyor. Döviz ve para piyasası da riskin çok yoğun olarak yaşandığı bir piyasadır. Döviz kurları ve faiz oranlarındaki düzensiz değişmeler, herhangi bir finansal ürünün ileri bir vadedeki spot fiyatının beklenen değerinden olumlu veya olumsuz yönde sapmasına neden olmaktadır. Bu nedenle döviz ve para piyasalarındaki finansal ürün ticaretinin en önemli araçlarından birisi de ortaya çıkan risklere karşı koruma (hedging) sağlamaktır. Korunma yöntemleri, riski tamamen ortadan kaldırmazlar. Risklere karşı korunma sağlar, başka bir değişle riskleri yönetilebilir hale getirirler. İşte bu korunma araçlarından birisi de forward işlemleridir.
Forward yada vadeli işlemler, ileri bir tarihte teslimi söz konusu olacak herhangi bir malın vadesi, fiyatı ve miktarı bugünden belirlenerek, sözleşmeye bağlandığı işlemlerdir.
Forward kur, sözleşmeyle belirlenmiş bir tarihte bir paranın başka bir parayla önceden belirlenmiş bir kurla değiştirilmesi anlaşmasıdır. Dikkat edilirse, yatırım aracı veya finansal ürünün miktarı, ödemenin tarihi ve yeri, ödenecek fiyat gibi tüm koşullar anlaşmanın yapıldığı tarihte taraflarca saptanır.
Yukarıdaki tanımlardan da anlaşılabileceği gibi, vadeli işlemlerin ayırıcı özelliği, döviz alım veya satım sözleşmesinin bugünden yapılması, teslim ve karşılığı olan ödemenin ise anlaşmada kararlaştırılan bir fiyattan, ilerideki bir tarihte gerçekleştirilmesidir. Sözleşmenin yapıldığı ilk aşamada ilke olarak bir ödemede bulunulmaz. Teslim ve ödemenin süresi ise bir yıldan daha kısadır. Tipik olarak bu işlemler için bir marj hesabının açtırılması veya bir teminat yatırılması gerekmez ve bu işlemler kesin ve bağlayıcı işlemlerdir. O bakımdan bankalar genellikle en itibarlı müşterileri ile bu işlemleri yaparlar. Özellikle kurumsal müşteriler kredi itibarlarının yüksekliğine dayanarak vadeli piyasalara girme olanağına sahiptirler.
Genelde forward işlemler, tezgah üstü piyasalarda (over-the-counter market, borsa-dışı piyasa) bankalar ile bankalar veya müşterileri arasında yapılırlar. Yani işlemlerin merkezi bir pazar yeri yoktur. Fakat, forward işlemler için organize olmuş (genelde döviz piyasaları) piyasalarda mevcuttur.
Forward işlemler, her tür mal ve piyasa için söz konusu olabilir. Ancak, finansal piyasalarda, forward işlemler, genellikle, döviz ve faiz forward’ı olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.
Forward işlemler belli bir tarihle sonuçlandırılabilir. Bu tür sözleşmelere sabit forward sözleşmeleri denir. Sözleşmenin uygulanacağı zamanın iki tarih arasında olduğu sözleşmelere seçenekli forward sözleşmeleri denir.
Bankalar bu işlemi müşterileri ile yaptıkları gibi kendi finansal risklerini yönetilebilir yapabilmeleri açısından, bu işlemi kendi aralarında da yapabilirler. Söz konusu işlemler interbank işlemler olarak ifade edilebilir.
Forward döviz piyasalarında en çok kullanılan paralar, Dolar, Sterlin, Kanada Doları, Japon Yeni, İsviçre Frangı’dır. Gelişmekte olan ülkelerin paraları forward piyasalarda işlem görmemektedir.
5. FORWARD SÖZLEŞMELERİNİN ÖZELLİKLERİ
• Forward işlemler, merkezi bir pazar yeri olmayan ve bankalarla müşterileri veya bankalarla yapılan işlemlerdir.
• Vadeli işlemler, çeşitli iletişim araçları ile gerçekleştirilmekte ve fiyatlar müşterinin saygınlığına göre değişmektedir.
• Forward sözleşmeler, standart sözleşmeler değildirler. Sözleşme tarafları, ürün ile ilgili tüm ayrıntıları, serbestçe belirlerler. Sözleşmeye; miktar, teslim tarihi, vade, fiyat, teslim şekli ve benzeri bilgiler dahil edilir.
• Vadeli işlem sözleşmeleri, üçüncü kişilere devredilemez. Bu nedenle, sözleşmenin iptal edilmesi de tarafların mutabık kalmalarıyla mümkündür. Forward işlemler, teslimle son bulur. Forward işlemler, kesin ve bağlayıcı olduklarından uygulanmaları gerekir.
• Vadeli sözleşmelerin, vadesi geldiğinde tarafların yükümlülüklerini yerine getirmeleri gerekir. Sözleşme taraflarının uzlaşması sonucu, sözleşme vadesi uzatılabilir.
• Vadeli işlemlerde, sözleşmenin gerçekleşme anına kadar tarafların birbirlerine ödeme yapmaları söz konusu değildir.
6. İŞLEVLERİ AÇISINDAN FORWARD İŞLEMLER
• Fiyat hareketlerine karşı risklerin transfer edilmesi: Forward kontratlarda vadesinde ödenecek fiyat başlangıçta belirtilmektedir. Böylece işlemin yapıldığı tarih ile teslim tarihi arasında söz konusu ürünün piyasa fiyatının düşme riski satıcıdan alıcıya geçmektedir. Diğer taraftan satıcı, fiyatların yükselmesi halinde bu artıştan yararlanma fırsatını kaybetmektedir.
• Bir fiyatı gelecekte olabilecek değişikliklere karşı sabitlemek: Kontratın satıcısı, yani bir ürünü (finansal veya mal) şimdiden belirlenmiş bir fiyatla gelecekte (vadesinde) satacağını taahhüt eden satıcı, ne kadar para alacağını şimdiden bildiği için üretim ve pazarlama hesaplarını sağlam verilere dayanarak yapabiliyor. Bu da kaynak kullanımında, üretim ve pazarlama da etkinliği (efficiency) artırıyor.
• Piyasa trendine ilişkin bilgi vermek: Genelde gelecek ile ilgili beklentiler, özellikle de fiyat hareketlerinin eğilimi, belirsizlikler yüzünden tahmin edilemiyor. Ancak forward piyasalarındaki fiyatlara bakarak gelecekle ilgili tutarlı tahminler yapmak mümkün olabiliyor. Kontratlarda vadesinde ödenecek fiyat şimdiden saptandığı için bugünkü spot fiyatın gelecekte ne yönde hareket edebileceği tahmin edilebiliyor.
7. FORWARD POZİSYONLAR
Forward Satış: Vadeli satış pozisyonunda, forward sözleşmesinin satıcısı, fiyatların değişimiyle birlikte kâr veya zarar eder. Eğer teslim tarihindeki spot fiyat şimdiden belirlenen forward fiyattan daha düşük ise kâr; tam tersine teslim tarihindeki spot fiyat, şimdiki forward fiyattan daha yüksek ise zarar eder.
Örneğin, buğday üreticisi mart ayında yaptığı bir sözleşmeyle bir ton buğdayı yedi ay sonra yani Eylül ayında 5.000 dolar karşılığında satmış olsun. Eğer Eylül ayında bir ton buğdayın fiyatı 4.500 dolara düşmüş ise üretici bu durumdan 500 dolar kâr elde edecektir. Çünkü üretici bir forward sözleşmesi yapıp malını satmamış olsaydı, Eylül ayında hasattan sonra malını 4.500 dolara satmak zorunda kalacaktı.
Forward Alış: Vadeli alış pozisyonunda ise forward sözleşmesiyle bir ürünü veya yatırım aracını alan yatırımcı, gelecekteki spot fiyat şimdiki forward fiyattan daha yüksek ise kâr elde eder. Aksine gelecekteki spot fiyat, forward fiyattan daha düşük ise zarar eder.
Yukarıdaki buğday örneğini forward alıcısı açısından inceleyelim: Mart ayında yapılan bir forward veya vadeli sözleşme ile 1 ton buğdayı 5.000 dolara almayı taahhüt eden forward alıcı, Eylül ayında buğday fiyatının 4.500 dolara gerilemesi ile birlikte 500 dolar zarar eder. Çünkü bu buğday alım anlaşmasını yapmamış olsaydı, Eylül ayında 5.000 dolar yerine 4.500 dolar ödeyerek piyasadan buğday alabilecekti. Şimdi bu pozisyonları gösterelim;

8. VADELİ İŞLEM ÇEŞİTLERİ
Vadeli işlemler genel olarak, döviz ve faiz vadeli işlemler şeklinde ikiye ayrılır.
8. 1. VADELİ DÖVİZ İŞLEMLERİ
Vadeli döviz işlemlerinde uygulanan kurlara, vadeli teslim kuru adı verilir. Bu cari kurdan farklıdır.
Vadeli döviz kurları, genellikle cari kurlarla karşılaştırmalı olarak verilir. Eğer, vadeli kur, cari kurdan yüksekse, aradaki farka forward primi denir. Eğer, vadeli kur, cari kurdan düşük ise, aradaki farka forward kur iskontosu denir. Örneğin, İngiliz sterlini için cari kur (SR=spot rate) 1.50 dolar iken, üç aylık (n=3) kur (FR=forward rate) 1.55 olsun. Bu durumda forward kur primi aşağıdaki gibidir.
Forward kur > Spot Kur = Forward Primi
Forward Kur < Spot Kur = Forward Kur iskontosu
Forward Kur = Spot Kur = Flat
Forward kur primi = 12 (FR – SR) / n x SR
Forward kur primi = 12 (1.55 – 1.50) / 3 x 1.50
Forward kur primi = 0.13333 = % 13.33
Bir malın ithali için, sipariş verilmesinden, ödemenin yapılmasına kadar geçen süre içerisinde döviz kurlarında meydana gelebilecek artış, malın maliyetini artıracaktır. Bu durumda, malın satışından elde edilecek kâr azalacağı gibi, belki de zarar olacaktır. Aynı şekilde bir ihracatçıda, siparişin alınmasıyla, ödemenin yapılacağı süre içerisinde, döviz kurlarındaki düşme durumunda zarar edebilir. Bu nedenle hem ihracatçıklar hem de ithalatçılar için forward işlemler epey kullanışlı ve de gereklidir.
Vadeli döviz sözleşmesini bir örnekle açıklayalım. Örneğin; Bursa’da faaliyet gösteren bir ithalatçı, Almanya’dan 100.000 Euro tutarında elektronik malzeme sipariş etmiştir. Sipariş verildiğinde € / TL spot kuru 1.500.000 TL’dir. Ödeme 3 ay sonra yapılacaktır. Eğer, kur değişmezse, ithalatın TL olarak maliyeti 150 milyar liradır. Oysa, ithalatçı işletme, 3 ay içerisinde kurun artacağını düşünmektedir. Kur yükselirse, ithalatın maliyeti artacak, bunun sonucu olarak ithalatçının kârı düşecektir. Bu riski önlemek için, ithalatçı, bir bankayla 3 ay vadeli 100.000 € tutarında forward sözleşmesi imzalayabilir. Sözleşmenin yapıldığı gün, 3 ay vadeli Euro 1.680.000 TL olsun. Bu durumda, ithalatçının döviz kuru riski ortadan kalkmıştır. Çünkü, 3 ay içerisinde ithalatçının yapacağı transfer tutarı bellidir. Bu tutar 168 milyar TL’dir.
FIRM-TR Amerika’daki bir firmadan 1.000 dolar tutarında makine parçası konusunda anlaşmış olsun. Ödemenin ise 90 gün içinde yapılması gereksin. Anlaşmaya varıldığı andaki dolar spot kurunun 2.00 TL olduğu varsayılsın. Dolayısıyla gelecek 90 günlük süre içinde spot kurunda bir yükselme, ithalatın TL maliyetini de o ölçüde arttıracaktır. Bunu önlemek üzere FIRM-TR, anlaşmaya varır varmaz bir banka ile 90 gün süreli, 1.000 $ tutarında bir vadeli dolar alım sözleşmesi yapar. Diyelimki 90 gün vadeli teslim kuru $ 1 : 2.30 TL’dir. Dolayısıyla süre dolduğunda FIRM-TR bu fiyattan 1.000 doları teslim alır ve bununla ithalatçıya borcunu öder.
Diyelim ki 3 ay sonra spot piyasa kuru vadeli piyasada karşılaştırılan kurun altında, örneğin 2.10 TL’de gerçekleşmiş olsun. Firma vadeli sözleşmeyi yerine getirmekten ötürü (2.10 – 2.30) x 1.000 = -200 TL bir zarar uğrar. Tersi olursa, örneğin 3 ay sonraki anında teslim kuru 2.50 TL’ye çıkarsa, bu kez ( 2.50 – 2.30) x 1.000 = 200 TL bir kazanç elde eder. Üçüncü bir olasılıkta 90 gün sonraki spot kurun vadeli piyasa kuru ile aynı (2.30) olmasıdır. Bu durumda da vadeli teslim sözleşmesi yapmış olmaktan ötürü firmanın ne bir kârı nede bir zararı vardır.

İki ülkede uygulanan faiz oranlarını da dikkate alarak, ithalatçının kararını da değerlendirebiliriz. Eğer Euro’ya uygulanan faiz oranı % 8, TL’ye uygulanan faiz oranı % 60 ise, 3 ay sonrası için Euronun parite kuru hesaplanabilir. Bunun için aşağıdaki formülden yararlanılabilir.
İTL - İ€ = 12 x (FR – SR) / n x SR
Burada,
İTL = vadeli TL hesabına uygulanan faiz oranı
İ€ = vadeli € hesabına uygulanan faiz oranı
SR = cari yada spot kur
FR = parite kuru
N = ay olarak vadeyi göstermektedir.
0.60 – 0.08 = 12 x ( FR - 1.500.000) / 3 x 1.500.000 FR = 1.695.000 olacaktır.
Diğer vadeli döviz işlemi türleri ise şunlardır:
1. Swap İşlemler
Bilindiği gibi swap, bir vadeli ve bir peşin işlemden oluşan bir kombinasyondur. Başka bir deyişle, swap işlemler, spot alıp, vadeli satmak veya vadeli alıp, spot satıp vadeli almaktır. Vade gelindiğinde vadeli işlemin tersi yapılır.
Her swap işleminde bir kısa ayak bir de uzun ayak söz konusudur. Kısa ayak bugün, uzun ayak ise iki işgününden sonrasıdır.
Döviz Swap’ında cari piyasada satılan bir dövizin, belli bir süre sonra tekrar geri satın alınması veya cari piyasada satın alınan dövizin, belli bir süre sonra teslim edilmek üzere tekrar satılması söz konusudur. Buradan anlaşılacağı gibi, swap işleminde, cari piyasada teslim işlemi ile, buna ters bir vadeli teslim işleminin ikisi birlikte bir işlem olarak yapılmaktadır. Başka bir ifadeyle, bir swap sözleşmesinde vadeli değiş tokuş söz konusudur. Örneğin cari kurdan $ satın alınmakta, belli bir süre sonunda forward kurdan geri satılmaktadır. Böyle bir işleme spot-forward swap işlemi denilmektedir.
Öte yandan, döviz swaplarında iki tane vadeli teslim işlemi de yer alabilir. $ satın alıp, 90 gün vadeli forward kurdan 1.500.000 TL’den $ geri satılması söz konusu olabilir. Bu tür swaplara forward-forward swap denir. Forward-forward swaplara genellikle bankalar başvurmaktadır. Bunun nedeni, bankaların alış ve satışlarında açık pozisyon almak istememeleri veya işlemlerini denkleştirmek istemeleridir. Söz konusu denge kendiliğinden sağlanmazsa, bankalar bu açıklarını gidermek için swap işlemlerine başvururlar.
1.1. Kısa Vadeli Swaplar
Kısa vadeli işlemler içerisinde forward-forward swap anlaşmaları, yaygın olarak yapılmaktadır. Yaygın olarak kullanılan kısa vadeli swaplar şunlardır:
1.1.1. Overnight: Overnight işlemlerinde kısa ayak bugün, uzun ayak ise işgününden sonraki işgünüdür.
1.1.2. Spot / Next: Burada kısa ayak bugünden iki işgünü sonrasını, uzun ayak ise üç işgünü sonrasını ifade etmektedir.
1.1.3. Tam / Next: Kısa ayak bir sonraki iş günü, uzun ayak ise bu işgününden sonraki iş günüdür.
1.1.4. Valör: Vadeli işlemlerde dövizlerin teslim tarihleri valör olarak ifade edilir.
1.1.4.1. Küsursuz Valör: Spot tarihine belli bir sayıda tam eklenerek bulunur. Örneğin, 15 Nisan’da yapılmış 3 aylık küsursuz forward sözleşmelerinde, spot valör 15 Temmuz’dur.
1.1.4.2. Küsurlu Valör: Tam ay olmayan tüm süreleri içermektedir. Küsurlu tarihler, bankalar dışı sektörler tarafından riskten kurtulmak için yaygın olarak kullanılmaktadır.
1.2. Outright (Düz Forward)
Outright veya düz forward işlemler, tek taraflı vadeli işlemlerdir. Bu tür işlemler, spekülatif amaçlarla kullanılmaya oldukça elverişlidir. Düz forward işlemlerde de belirli bir miktar dövizin ileri bir tarihte satılması veya alınması söz konusudur. Eğer spekülatörün tahminleri doğu çıkarsa, vade sonunda kâr, doğru çıkmazsa zarar söz konusu olacaktır.
2. Vade Opsiyonlu Forward İşlemler
Vadeli ihracat yapan işletmeler, alacaklarını çeşitli nedenlerle, tam vadesinde tahsil edemeyebilirler. Bu nedenle, ihracat yapan şirketler, alacaklarını belli bir zaman dilimine yaymak ve sözleşmelere esneklik kazandırmak için, Vade Opsiyonlu Forward anlaşmalar yapabilirler.
Vade Opsiyonlu Forward anlaşmaları, belirli bir dövizin iki tarih arasında herhangi bir zamanda teslim olanağı sağlamaktır. Burada, söz konusu iki tarihten, yakın olanına yakın vade, uzak olanına uzak vade denilir. Bu tarihler arasındaki süre, opsiyon süresi olarak ifade edilir.
3. Döviz Bekletme Hesapları
Vade opsiyonlu döviz forward sözleşmeleri, opsiyon özelliği taşıdıklarından, uygulanan kurlar, bankalar lehine, işletmeler aleyhinedir. Bu yüzden, döviz bekletme hesapları geliştirilmiştir.
Döviz bekletme hesapları, vade opsiyonlu forward sözleşmelerine göre, forward döviz sözleşmelerine, daha fazla esneklik ve ucuzluk getirmektedir.döviz bekletme hesapları, düzenli ihracat yapan ihracatçılar tarafından tercih edilmektedir. Döviz bekletme hesapları, kırmızı bakiyeli ve bankalarda açılan hesaplardır. Forward anlaşma yapan işletme, alacağını, forward vadesinden önce tahsil ederse, söz konusu döviz tutarı, forward vadesine kadar hesapta tutulur. Böylece işletme bir faiz geliri elde edebilir. Eğer işletme alacağını, forward anlaşma tarihine kadar tahsil edemezse, bu durumda Döviz bekletme hesabı kırmızı bakiye verir. Hesaptan çekilen dövize faiz ödenir. İşletme alacağını tahsil ettiğinde kırmızı bakiye kapatılır.
4. Üst Üste Vadeli Forward Opsiyonları
Vade opsiyonlu forward işlemlerde, tüm döviz alım ve satımının bir gün içerisinde tamamlanması yerine, belli bir sürede tamamlanması söz konusudur. Bu nedenle, üst üste vadeli forward opsiyonları, düzenli tahsilat yapmayı planlayan işletmeler için caziptir. Ancak, bankaların opsiyon süresi içerisinde müşteri açısından en düşük kuru vermeleri, işletmeleri mümkün olan en kısa opsiyon sürelerini seçmeye zorlamaktadır. Çünkü, opsiyon süresi kısaldıkça, işletmenin aleyhte kur riski azalmaktadır. Ancak, opsiyon süresinin kısaltılması ödemelerin kısaltılmış opsiyon süresini uymama riskini arttırmaktadır. İşte bu nedenle, üst üste vadeli forward opsiyon sözleşmeleri geliştirilmiştir. Bu sözleşmelerde döviz akışının bir kısmı kısa, diğer kısmı ise, uzun opsiyon süresinde riskten korunmak mümkün olmaktadır.
5. Dolaylı Forward Anlaşmaları
Döviz piyasasında her istenildiği anda, her tür döviz cinsinden hazır Kotasyon bulmak mümkün değildir. Bu nedenle dolaylı forward anlaşmalarına gidilerek, riskten korunma mümkün olabilmektedir. Bu durumda işletmelerin korunmak istedikleri dövizi, bu dövizin istikrarlı ilişki içinde ve derinliği olan başka döviz üzerinden forward anlaşması yapılarak korunmaktadır. Örneğin, bir amerikan şirketi, Hollanda florini olarak kendisine fatura edilen döviz kuru riskinden korunmak istemektedir. Ancak, işletme istediği vadede florin olarak yazılmış forward sözleşmesi bulamamaktadır. Bu durumda Amerikan işletmesi riskini Euro aracılığıyla kaldırmayı düşünebilir. Bunun nedeni Hollanda florini ile Euro’nun aralarındaki yakın ve istikrarlı ilişkidir. Sonuçta Amerikan şirketi, florin borcunu ödeyebilmek için, önceden alınmış kur üzerinden, Euroları $ karşılığı alır. Daha sonra aldığı Eurolarla, spot kur üzerinden florin alır ve borcunu öder.
8. 2. FORWARD FAİZ ANLAŞMALARI
Forward faiz sözleşmelerinde taraflar, belli tutardaki anaparaya, ileri bir tarihte, belli bir süre için uygulanacak faiz oranı üzerinde anlaşırlar. Bu orana forward faiz oranı denir.
Forward faiz anlaşmalarına (FFA) taraf olanların amacı; kendilerini ilerideki faiz değişmelerine karşı korumaktır. Burada kredi kullanan işletme, kendisini gelecekteki faiz artışlarına korumaya çalışırken, kredi veren taraf ise, gelecekteki olası faiz düşüşlerine karşı korumaya çalışmaktadır. Bu nedenle, FFA’la ilgili taraflar, belli bir süre için, gelecekteki bir tarihte, belirli bir ana paraya uygulanacak olan faiz oranı üzerinde anlaşırlar. Vade sonunda, spot faiz oranları ile, anlaşmayla belirlenmiş faiz oranları karşılaştırılır. Karşılaştırma sonucuna göre, bir taraf diğer tarafın zararını karşılar. Örneğin, kredi alan taraf 5 milyon dolar için % 9 faiz oranından FFA yapmış ve vade bitiminde faizler % 10’a yükselmişse, kredi kullanan işletme, krediyi verene % 1’ lik faiz ödemesini yapar.
Forward faiz sözleşmelerinde, tarafların birbirine yapacakları ödemeleri bulmak için aşağıdaki formülden yararlanılabilir:
S = [ ( L – R )*D*A] / [ ( B*100) + (L*D)]
S = ödeme (veya alacak) tutarı
L = piyasada gerçekleşen faiz oranı
R = sözleşmede belirtilen faiz oranı
D = sözleşmenin gün olarak vadesini
A = sözleşme miktarı veya tutarı
B = 360 veya 365 günü göstermektedir
Örnek: ABC işletmesi, 3 ay sonrası için, 6 aylık 100.000 $’lık bir krediyi kullanmayı planlamaktadır. Cari yıllık faiz oranı % 5’tir. ABC işletmesi, kredi faizlerinin yükselmesi riskinden korunmak amacıyla, bir bankadan, 3 ay sonra 6 aylık kredi için yıllık % 6 faiz oranı üzerinden Faiz Oranı Sözleşmesi satın almıştır. Üç ay sonraki faiz oranlarının; %5.5 olması durumunda ve % 6.5 olması durumunda, ABC işletmesinin alacağı / yapacağı ödemeleri veya kâr / zararını hesaplayalım
Eğer 3 ay sonraki faiz oranları % 5.5 olarak gerçekleşirse; ABC işletmesi, bankaya 2.433 $ ödeyecektir.
S = [ ( L – R )*D*A] / [ ( B*100) + (L*D)]
S = [ (5.5 – 6)* 180 gün* 1.000.000$] / [ ( 360*100) + (5.5*180)]
S = - 2.433 $
Eğer 3 ay sonraki faiz oranları % 6.5 olarak gerçekleşirse; ABC işletmesi, bankaya 2.421 $ ödeyecektir
S = [ ( L – R )*D*A] / [ ( B*100) + (L*D)]
S = [ (6.5– 6)* 180 gün* 1.000.000$] / [ ( 360*100) + (6.5*180)]
S = 2.421
Eğer, piyasa faiz oranları, sözleşmede belirtilen faiz oranına eşit olursa (%6), tarafların birbirine herhangi bir ödeme yapmaları söz konusu değildir.
Faiz gelirlerindeki aşırı düşmeleri önlemek veya ödenecek faiz tutarının artmasını önlemek için, FFA kullanılabilir.
Örneğin, Ahmet Durmaz’ın 100.000 dolar tasarrufunun olduğunu varsayalım. Cari kurda $ / TL 1.700.000 TL, 3 ay vadeli forward kur 1.900.000 TL, dolar tevdiat hesabına uygulanan yıllık faiz oranı % 12’dir. Bu verilere göre Ahmet Durmaz, % 65 faizli 3 ay vadeli hazine bonolarına yatırım yapmalı mıdır?
İTL - İ€ = 12 x (FR – SR) / n x SR
İTL – 0.12 = 12x ( 1.900.000 – 1.700.000) / 3 x 1.700.000
İTL = % 59
Görüldüğü gibi, TL için hesaplanan faiz paritesi % 59’dur. Bu nedenle % 59’un üzerinde gelir getiren araçlara TL cinsinden yatırım yapılması, dolara göre daha kârlı olacaktır. Ancak, yatırımcının, kararını verirken kur riskinden korunması gerekmektedir.
Bunun için Ahmet Durmaz’ın yatırım kararından önce, forward sözleşmesi alması gerekmektedir. Ahmet Durmaz, 3 ay vadeli 1.900.000 forward kurundan 100.000 dolar satın alabileceği bir forward sözleşmesi yapmalıdır. Böylece yatırımcı kârını garantiye almış olur. Vade dolduğunda, elde edeceği ana para ve faizle 1.900.000 TL’den dolar satın alabilecektir. Bunun sonucu olarak, risksiz ve kârlı bir yatırım gerçekleştirebilecektir.
9. VADELİ İŞLEM SÖZLEŞMELERİNİN FİYATLAMASI
Vadeli işlem sözleşmelerinin türüne göre fiyatlaması konusunda farklı görüşler ve uygulamalar söz konusudur. Buna rağmen temelde vadeli işlem sözleşmelerinin fiyatlamasında, Taşıma Maliyeti Modeli (TMM) kullanılmaktadır.
Taşıma Maliyeti Modeli, genel olarak, finansal olmayan ürünlerin fiyatlaması için kullanılmaktadır. Bir başka deyişle TMM, tarımsal ürün fiyatlaması için uygun bir yöntemdir.
Taşıma Maliyeti Modeli’ne göre, vadeli fiyat, peşin fiyatın üzerinde olmak zorundadır. Çünkü, sözleşmenin içerdiği fiziki miktarın, sözleşme alınış tarihinde satın alınıp, sözleşme bitiş tarihine kadar taşıma maliyetinin nakit fiyata eklenmesi gerekir.
Taşıma maliyeti şu unsurlardan oluşur:
1. Satın almak için kullanılan finansman veya faiz maliyeti
2. Saklama maliyeti
3. Sigorta maliyeti
4. Navlun ücreti
5. Saklama döneminde meydana gelebilecek diğer maliyetler
Buna göre, bir ürünün vadeli fiyatı şu şekilde formülle hesaplanabilir:
Fct = St + St x Rtı x (T-t) / 365 +Gtı
Fct = T tarihinde teslimatı yapılmak üzere t tarihindeki sözleşmenin vadeli fiyatı
St = Ürünün t tarihindeki nakit fiyatı
Rt = T-t dönemi için, t tarihinde risksiz borçlanılabilecek risksiz faiz oranı
Gt = T-t döneminde saklanması yapılacak ürünün saklama maliyeti
Vadeli Fiyat = Nakit Fiyat + Taşıma Maliyeti
Modelin geçerliliği aşağıdaki varsayımlara bağlıdır:
1. Vadeli sözleşmenin veya ürünün alınıp satılmasını etkileyecek bilgi veya işlem maliyetinin olmaması,
2. Borç alınan veya verilen tutar üzerinde herhangi bir kısıtlamanın bulunmaması,
3. Borç alma veya verme oranının aynı risksiz faiz oranı üzerinden yapılması,
4. Teminat riskinin bulunmaması,
5. Ürünlerin özelliklerinde saklama süresince değişiklik olmaması,
6. İşlemlerden vergi alınmaması,
10. VADELİ İŞLEMLERDE TARAFLAR
10. 1. ARBİTRAJ YAPANLAR
Ülkeler arasındaki faiz oranları farklı ise, sermaye hareketlerinin tümüyle serbest olması durumunda, yatırımcılar, fonlarını, faiz oranlarının düşük olduğu ülkelerden, faiz oranlarının yüksek olduğu ülkelere doğru yönlendirir. Başka deyişle, ülkeler arasındaki farklı faiz oranları, arbitraj yapmayı özendirir.
Arbitraj yapanlar veya arbitrajcılar, mali vadeli piyasalarındaki geçici fiyat ve oran düzensizliklerinden yararlanmak isteyen, böylece, risksiz kâr elde etmeyi amaçlayan kişiler ve kurumlardır. Arbitraj yapanlar, faiz farkı ile birlikte, kur riskini de hesaba katmak zorundadırlar. Arbitraj yapanlar, tasarruflarını dövize yatırdıklarında, ortaya çıkacak kur riskini, vadeli sözleşmelerle ortadan kaldırırlar.
Serbest piyasa koşullarında, aynı para birimi ile ifade edildiğinde, bir malın, aynı zamanda, iki ayrı piyasada oluşan fiyatı arasında farkın olması, risksiz kâr imkanı doğurur. Bu durumda bazı girişimciler (arbitrajcılar), söz konusu malı, ucuz piyasadan alıp, pahalı piyasada satarak kâr sağlarlar.
10. 2. TÜCCARLAR
Tüccarlar yaptıkları ithalat ve ihracatla ilgili riskleri ortadan kaldırmak veya minimize etmek için vadeli işlem yapan kişilerdir. Böylece belli bir tarihte yapılacak tahsilat veya ödenecek paralarla ilgili kur riski ortadan kaldırılmaya çalışılır.
10. 3. RİSK SIFIRLAYICILAR
Bilindiği gibi, nakit piyasada bulunan bir pozisyondan oluşan risklerin, vadeli piyasada pozisyon alarak korunması, vadeli piyasaların sağladıkları en büyük avantajlardandır. Riskten korunma, gelecekte, faiz, fiyat ve döviz kuru dalgalanmalarından kaynaklanabilecek kayıplara dayalı riskin, kârı en az etkileyebilecek şekilde azaltılmasını sağlayarak, korunma yöntemlerini ifade eden bir kavramdır. Riskten korunma işlemini yapanlara risk sıfırlayıcıları veya hedgers denilmektedir.
Korunma, vadeli işlem sözleşmesi alarak yapılabilir;
• Burada amaç, satın alma fiyatını sabitleyerek, gelecekte alınması planlanan ürünün fiyat artışlarından korunmaktır. Böylece vadeli işlem sözleşmesi alınarak, ileri bir tarihte satın alınması planlanan menkul kıymet fiyatındaki artışa karşı korunma sağlanır.
Korunma, vadeli işlem sözleşmesi satarak da yapılabilir;
• Elindeki menkul değerin ileriki bir tarihte değerinin düşeceğini düşünerek fiyatın sabitlenmesi riski ortadan kaldırabilir veya minimize edebilir. Buradaki amaçta belli bir dönemde (bulunduğu tarih ile malını satmayı düşündüğü tarih) menkul kıymetin değerinin düşüşünden kaynaklanacak zararı yok etmektir.
Özellikle, kâr marjı küçük ve işlem hacmi büyük işletmelerde, kur risklerine karşı korunmak, büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle, kur riskini ortadan kaldırmak için, belli bir süre sonra eline döviz geçecek olan ihracatçı, belli bir kurdan döviz satacaktır. Aynı şekilde. Belli bir süre sonra ödemede bulunacak ithalatçı da belli bir kurdan döviz alacaktır. Böylece belli bir süre sonra, ihracatçı eline ne kadar ulusal para geçeceğini, ithalatçı da ne kadar ulusal para ödeyeceğini bilecektir. Böylece, kurlar ne kadar değişirse değişsin, hem ihracatçı, hem de ithalatçı döviz kuru değişimlerinden etkilenmeyecektir.
Korunma işleminin yapılabilmesi için, “Korunma Oranının” hesaplanması gerekir. Korunma Oranı, nakit pozisyonunun değişime karşı, korunma hedefiyle tutulan vadeli işlem pozisyonunun değerinde istenen bir değişimi sağlamak için, gereksinim duyulan vadeli işlem sözleşmelerinin sayısıdır. Korunma oranı, “Nakit-Vadeli İşlem Eşitlik Oranı” olarak da ifade edilebilir.
Korunma oranı modelleri 6 çeşittir:
1. Basit Nominal Değer Modeli
Bu modeli temeli, aynı tutardaki nakit aracın aynı tutardaki vadeli işlemle korunmasıdır. Örneğin, 1 milyar liralık nominal değere sahip uzun vadeli devlet tahvilinin cari değerini korumak için, aynı tutarda devlet tahviline dayalı vadeli işlem sözleşmesi satılır.
2. Basit Piyasa Değeri Modeli
Bu yöntemde temel amaç, belli piyasa değerli nakit aracın, aynı piyasa değerli vadeli işlem aracı ile riske karşı korunmasıdır. Örneğin, nominal değeri 1 milyon lira olan tahvilin, nakit piyasa fiyatı 900,000 lira ve bu tahvilin değerini koruyacak vadeli işlem sözleşme fiyatı 80-00 olarak kote edilmişse, korunma oranı, 1,1250 (90/80) olacaktır. Bir sözleşmenin 1 milyon liralık tahvil için yazıldığını varsayarsak, 1 milyon liralık nominal değerli tahvili korumak için, 1,1250 adet vadeli işlem sözleşmesi kullanılacaktır.
3. Çevirim Faktörü Modeli
Çevirim faktörü modeli, orta ve uzun vadeli devlet tahvili ve vadeli işlemler için uygulanan basit bir nominal değer modelidir. Çevirim faktörü, vadeli işlem sözleşmelerine karşı göreceli olarak, nakit aracın fiyat duyarlılığını gösterir. Örneğin çevirim faktörü 2 ise, nakit aracın fiyat duyarlılığı, vadeli işlemin fiyat duyarlılığının yaklaşık olarak % 200’ü olduğu varsayılır. Böylece, 1 milyon lira nominal değerli tahvili korumak için, 1 milyon liralık 2 adet tahvil vadeli işlem sözleşmesi gerekecektir.
4. Baz Puan Modeli
Faiz oranındaki bir puanlık değişimin fiyatlara etkisi göz önüne alınır. Baz puan değeri, bir borçlanma aracının getirisindeki 1 baz puan (%0,01) değişim karşısında, bu aracın fiyat değişimidir. Fiyat değişimini etkileyen unsurlar, getirilerdeki değişim ve vade sonuna kadar kalan gün sayısıdır. Bir baz puanlık faiz oranı değişimine karşı, nakit piyasa fiyatındaki değişimin, vadeli işlem piyasa fiyatındaki değişime oranı, baz puan modeli ile bulunan korunma oranıdır.
KO = -Nakit Piyasa Baz Puan TL Değeri / Vadeli İşlem Baz Puan TL Değeri
Olarak ifade edilebilir. Örneğin, spot kıymetin fiyatı, vadeli işlemin faizine göre %20 daha fazla değişiyorsa, korunma oranı (KO), 1.20 değişkenlik oranı ile çarpılarak bulunur.
5. Regresyon Modeli
Faiz oranına dayalı vadeli işlemler için korunma oranı hesaplanırken, nakit piyasa fiyatı değişimlerinin vadeli işlem piyasası fiyat değişimleriyle regresyon modeli kurulabilir. Söz konusu fiyat değişimleri, para bazlı olarak alınabileceği gibi, yüzde olarak da alınabilir.
Planlanan korunma dönemi boyunca, oluşturulan nakit vadeli işlem bileşimlerinin varyansını minimize edecek model, regresyon ile bulunmaya çalışılır.
KO = ( COV spot, vadeli) / varyans vadeli
COV spot, vadeli = Bir ürünün nakit piyasa fiyatıyla, vadeli işlem piyasası arasındaki kovaryansı,
Varyans vadeli = Aynı ürünün vadeli işlem piyasası fiyatlarının varyansını göstermektedir.
Model, korunacak pozisyonun değeri ile korunacak vadeli işlem sözleşmesi fiyatı arasındaki ilişkinin zaman boyutundaki ölçümünü vermektedir. Böylece, model, fiyat değişimlerini etkileyen temel faktörlerde oluşan kaymaları hesaba katmaz. Bu nedenle, temel değişimler olmadıkça model kullanışlıdır.
6. Fiyat Duyarlılığı Modeli
Vade ve risk yapılarında belirsizlik olmadığı varsayımı altında, korunacak ve koruyan araçların vade sonu ve kuponlarının uyuşmamasından kaynaklanan faiz oranı riskine karşı, bir korunma oranı hesaplamak mümkündür.
Fiyat duyarlılığı bu amaçla geliştirilmiştir. Modelde ortalama süre hesaba katılarak, korunma boyunca, korunanın cari değerindeki değişimi sıfırlayacak şekilde alınması gereken vadeli işlem pozisyonu bulunur.
Fiyat duyarlılığı modeli aşağıdaki gibi gösterilebilir:
KO = ( Rv * Ps* Ds ) / ( Rs* Fv* Dv)
Rv = 1 + ( korunacak işlemin vadeli getirisini)
Rs = 1 + ( korunacak aracın vade sonuna kadar getirisini)
Fv = vadeli işlem sözleşme fiyatını
Ps = korunacak aracın planlanan korunma süresi sonunda beklenen fiyatını
Ds = korunacak aracın planlanan korunma süresi sonunda beklenen ortalama süresini
Dv = koruyan vadeli işlen sözleşmelerinin planlanan korunma süresi sonunda beklenen ortalama süresini göstermektedir.
10. 4. SPEKÜLATÖRLER
Spekülatörler genellikle korunmak isteyenlerin yok emek istedikleri riskleri üstlenirler. Böylece vadeli finansal piyasalarda korunma yapanlarla spekülatörler arasında net fon transferi oluşur.
Spekülatörler, vadeli piyasalardaki diğer taraflardan farklı olarak, döviz kuru, faiz oranı veya fiyat değişikliklerinden kâr sağlamaya çalışan kişilerdir.
Spekülatörler, sözleşmeye konu olan maldaki fiyat değişikliklerindeki beklentiye göre, vadeli işlem sözleşmesine girerek, sözleşme fiyatındaki değişimlerden kâr sağlamayı hedefler. Örneğin, spekülatörler, bir dövizin değer kazanacağını düşünerek, bugünden vadeli olarak satın alıp, vade sonunda satarak kâr elde etmeye çalışırlar.
Spekülatörlerin riski yüksektir. Ayrıca spekülasyon, uzmanlık gerektirir. Genellikle, bankalar spekülasyon yapar. Spekülasyon, fiyatın yükseleceği tahmin edilen bir malın forward sözleşmesiyle satın alınması veya fiyatı düşecek bir malın forward sözleşmesiyle satılması yoluyla yapılabilir.
11. TÜRKİYE’DE VADELİ İŞLEMLER
Türkiye’de vadeli işlemlerin işlem hacmi oldukça düşüktür. Özellikle, enflasyon oranının yüksek olması, siyasi ve ekonomik istikrarsızlık, vadeli işlemlerin gelişme şansını azaltmaktadır. Buna karşın, ekonomik gelişmeye paralel olarak vadeli işlemlerin gelecek yıllarda hızla artacağını belirtmek gerekir.
Türkiye’de 1992 yılı itibariyle bir çok banka ve aracı kuruluş, müşterilerine vadeli piyasalarla ilgili danışmanlık hizmetleri sunmaya başlamıştır.
Türkiye’de yapılan türev faaliyetlerinin önemli bir bölümünü, vadeli alım satım işlemleri oluşturmaktadır. Vadeli döviz işlemlerini, para ve faiz swapı işlemleri izlemektedir. 1997-2000 yılları arasında gerçekleştirilen toplam işlem hacimlerinin yaklaşık % 90’ını, vadeli döviz işlemleri ve swap işlemleri oluşturmaktadır.
Son yıllarda, türev ürünlerinin işlem hacminde büyük bir artış görünmesine karşın, diğer gelişmiş ve bazı gelişmekte olan ülkelerle karşılaştırıldığında, Türkiye’deki türev ürünlerinin işlem hacminin oldukça düşük olduğu görülmektedir.
11. 1. İMKB VADELİ İŞLEMLER PİYASASI
Vadeli İşlemler Piyasası Müdürlüğü, para ve sermaye piyasalarında işlem yapan yatırımcılara ve portföy yöneticilerine hem riskten korunma imkanı sağlamak, hem de etkin bir portföy yönetimi imkanı sunmak amacıyla 3 Mayıs 1994’de kurulmuştur.
1995 yılından beri piyasa katılımcıları için çeşitli üniversitelerden öğretim üyelerinin de yardımıyla eğitim programları düzenlenmektedir. Üye temsilcileri öncelikle teorik eğitim almaktadır. Teorik eğitimde başarılı olanlar için alım satım sistemini tanıtmak üzere uygulamalı eğitimler yapılmaktadır.
Borsada işlem görecek vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerin işlem yöntemine ilişkin yapılan değerlendirmeler sonucu işlemlerin elektronik ortamda gerçekleşmesi ilkesi benimsenmiş ve bu doğrultuda kullanılacak alım satım sisteminin yazılım çalışmalarına 1997 yılında başlanmıştır. Yabancı bir yazılım şirketiyle ortak ürün şeklinde geliştirilen alım satım sistemi, yapılan testler ve simülasyon çalışmaları ile kullanıma hazır hale getirilmiştir.
2001 yılı Şubat ayında dalgalı kur sistemine geçilmesiyle birlikte döviz kurlarının gelecekte alacakları değerlere ilişkin belirsizlik artmış, bunun üzerine, döviz üzerine vadeli işlem sözleşmelerinin işlem göreceği piyasanın açılması çalışmaları hızlandırılmıştır. Bu doğrultuda, 15 Ağustos 2001 tarihinde, vade sonu Eylül 2001’in sondan ikinci işgünü olan Amerikan Doları/TL vadeli işlem sözleşmesi işleme açılmıştır.
Vadeli İşlemler Piyasası’nda 10:00-14:00 arasında tek bir seans yapılmakta, 12:00-13:00 arasında öğle arası verilmektedir. Sözleşme büyüklüğü 100.000 Amerikan Doları, günlük fiyat marjları %20 ve sözleşme başına alınan teminat ise sözleşme büyüklüğünün yaklaşık %20’si olarak belirlenmiştir.
Piyasada bir kısa veya bir uzun pozisyon almak için, 30 milyar TL tutarında (sözleşme büyüklüğünün yaklaşık % 20’si) başlangıç teminatı yatırmak gerekmektedir. Başlangıç teminatının en az % 30’u nakit TL olarak tutulmak zorundadır. Nakit dışı teminat olarak döviz ve dövize endeksli tahviller kabul edilmektedir. Diğer taraftan, bir vadede uzun diğer vadede kısa pozisyon alınması durumunda spread (yayılma) pozisyonu oluşmakta, spread pozisyonları için ise 15 milyar TL teminat alınmaktadır. Sürdürme teminatı ise başlangıç teminatının %80’i olarak belirlenmiştir.
Piyasada tüm takas işlemleri ve teminat takibi Takasbank tarafından yapılmaktadır
11. 2. VADELİ İŞLEM VE OPSİYON BORSASI
Şubat 2005 tarihinde İzmir ‘de işleme açılan Vadeli İşelmler ve Opsiyon Borsası (VOB) bir Türev Araçlar Piyasasıdır
09.00-10.00 : İşlem yapılmayan (non-trading) dönem
10.00-12.00 : Normal seans
12.00-13.00 : Öğle arası
13.00-15.00 : Normal seans (devam)
15.15 : Uzlaşma fiyatının duyurulması ve teminat tamamlama çağrısının yapılması
VOB’ta normal seans saat 15.00’te tamamlanacak ve 15.15’te uzlaşma fiyatı açıklanacaktır. Uzlaşma fiyatı belli olunca, o gün itibariyle kar/zarar kesinleşecek ve gerekiyorsa teminat tamamlama çağrısı yapılacaktır.
15.15-16.15 saatleri arasında teminat tamamlama çağrısının karşılanması gerekmektedir. 16.15’e kadar teminat tamamlama çağrısına cevap verilmediği takdirde yatırımcı 1. temerrüde düşmüş sayılır. 16.15-EFT kapanış saati 1. temerrüt aralığıdır. EFT kapanış saatinden sonra 2. temerrüt geçerli olmaktadır
Emir verildiği zaman teminat hesabına yatırılması gereken tutara başlangıç teminatı denir. Başlangıç teminatını yatırdıktan ve alım/satım işlemini gerçekleştirdikten sonra hesapta buluması gerekan teminat tutarına sürdürme teminatı denir. Eğer hesaptaki teminat tutarı sürdürme teminatı seviyesine veya altına düşerse, teminat tamamlama çağrısı (margin call) yapılarak hesaptaki teminat tutarının başlangıç teminatı seviyesine getirilmesi istenir.
Vadeli İşlemler Piyasasındaki işlem hacminin gelişiminin desteklenmesi amacıyla Türkiye’de kurulmuş olan Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsa’sında yapılan işlemlerden 2006 yılında elde edilen kazançlar için vergi tevkifat oranı sıfır olarak uygulanacaktır.
Vob’da İşlem Gören Sözleşmeler;
Döviz Vadeli İşlem Sözleşmeleri : YTL/ Dolar; YTL/ Euro
Faiz Vadeli İşlem Sözleşmeleri : DIBS 91; DIBS 365
Endeks Vadeli İşlem Sözleşmesi: IMKB-30 Endeks
Emtia Vadeli İşlem Sözleşmeleri : Pamuk ; Buğday
12. VADELİ SÖZLEŞMELERLE GELECEK İŞLEMİ SÖZLEŞMELERİNİN FARKLARI
• Vadeli sözleşmeler ister farklı yabancı paralar, ister faiz oranları için düzenlensinler, ticari bankalar, yatırım bankaları ve menkul değer aracı firmaları ile gerçekleştirilirler. İnterbank piyasası dağınık ve 24 saat açık bir piyasadır. Piyasa yapımcısı durumundaki bankalar, telefon, faks veya internet kanalıyla ya birbirleriyle doğrudan ticaret yaparlar, yada işlemlere aracılık etmeleri için brokerlardan yararlanırlar. Gelecek sözleşmeleri ise belirli bir yerde kurulu merkezi borsalardan işlem görürler. İşlem borsa salonunda ( pit adı verilir) ve borsa seans saatleri içinde yapılır.
• Vadeli sözleşmeler bir banka ile müşterisi arasında istenen yabancı para üzerinden, istenen vade ile ve istenen miktarda düzenlenebilirler. Yani bunlar her yönüyle müşterinin ihtiyaçlarına göre düzenlenirler.Gelecek sözleşmeleri ise standart sözleşmeler üzerinden alınır satılırlar. Başka bir deyişle, sözleşmeler, döviz cinsleri, vade ve miktar yönünden standartlaştırılmıştır.
• Vadeli işlemlerin taraflarından her biri karşı tarafın sözleşmeyi yerine getirmeme veya getirememe riskini (default) üstlenirler. Onun içindir ki bankalar karşe tarafın kredi derecesi ve risk kalitesi konusunda detaylı araştırma ve inceleme yaparlar. Gelecek sözleşmelerinin yapıldığı düzenli borsalarda işlem gören her gelecek sözleşmesinin karşı tarafı ise takas odası (Clearing House)’dır. Takas odası gelecek piyasalarının beyni durumundadır; tüm işlemlerin yürütüldüğü ve kaydedildiği bir merkez rolü oynar. Sözleşme alı satımları da buradan yürütülür. Takas odası bir tarafın yükümlülüğü yerine getirmemesine karşı bir garantör görevi yapar
• Vadeli işlemler için normal olarak sözleşme yapılması için bir ödeme yapılması veya özel bir kredi alınması gerekmez. Ancak müşterinin bankanın iyi tanıdığı ve güvendiği bir kimse veya firma olması gerekir. Gelecek sözleşmelerinde ise bir marj uygulaması vardır. Gelecek borsalarında sözleşme almak veya satmak isteyen kişi veya firma aracı kurum aracılığıyla belli bir miktarda ödeme yaparak borsada pozisyon açtırır.
• Vadeli işlemlerde kâr veya zarar vade sonunda belli olur. Vade bitimine kadar kâr veya zarar hesabı yapılmaz. Gelecek sözleşmelerinde ise günlük fiyat değişimlerinden tarafın marj hesabı olumlu veya olumsuz etkilenir. Yani gelecek borsalarında günlük ödeşme sistemi vardır. Gün sonunda kağıdın o gün ki kapanış fiyatı ile oluşan fark bu hesaba aktarılır. Eğer bu hesap belirli bir sınırın (maintenance magrin-yürütme marjı) altına düşerse sözleşme sahibinde bu farkın kapatılması istenir. Eğer sözleşme kâr getiriyorsa, sözleşmenin tarafı bu kârı çekebilir. Ödeşme hergün yapıldığı için bir anlamda sözleşme her gün yenilenmiş gibi olmaktadır.
• Vadeli sözleşmeler, gelecek sözleşmelerine kıyasla daha yapışkandır. Çünkü gelecek borsalarında alımı yapılan bir gelecek sözleşmesi her an aksi yönde bir sözleşmeyle dengelenebilir.
• Vadeli sözleşmelerinin % 99’u teslimatla sonuçlanır. Gelecek sözleşmelerinin % 96’sı ters işlemle dengelenir, yani gerçek anlamda teslimat gerçekleşmez.
ÇÖZÜMLÜ SORULAR
SORU 1: Bir yatırımcı 100.000 $ tasarrufu vardır. 15.06.2004 tarihinde 1 $ = 1.200.000 TL, 3 ay vadeli $ / TL forward kur ise, 1.350.000 TL’dir. Hazine bonolarına uygulanan yıllık faiz %80, dolara uygulanan yıllık faiz oranı ise % 10 ise, yatırımcı parasını dolar olarak mı, yoksa TL olarak mı değerlendirmelidir?
ÇÖZÜM 1:
İTL – İ$ = 12 x (FR – SR) / n x SR
İTL – 0,10 = 12 x ( 1.350.000.- 1.200.000) / 3 x 1.200.000İTL = 0,60
Yatırımcı parasını, hazine bonosunda TL olarak değerlendirmelidir. Kur riskinden korunmak için, forward dolar sözleşmesi almalıdır.
SORU 2: Amerika’dan mal ithal eden bir işletme, 60 gün sonra satıcıya 500.000 $ ödeme yapacaktır. Şu anda spot $ / TL kuru 1.100.000 TL, yıllık TL faiz oranı % 65, dolar faiz oranı % 5’tir. 60 gün sonraki forward kuru hesaplayınız.
ÇÖZÜM 2:
İTL – İ$ = 12 x (FR – SR) / n x SR
0,65 – 0,05 = 12 x ( FR – 1.100.000) / 2 x 1.100.000
FR = 1.210.000
SORU 3: Bir Amerikan firması, İngiltere’den 1.000.000 sterlin tutarında tekstil ürünü almıştır. İşletme ödemeyi üç ay sonra yapacaktır. Alımın yapıldığı tarihte, 1 sterlin = 1.71 +. Aynı tarihte, üç ay vadeli sterlin/dolar forward sözleşmesi ise, 1.72’den satılmaktadır. İşletme sterlinin değerinin dolar karşısında artacağını düşünmektedir.
a) Bu durumda, işletme sterlinin değerinin artma riskine karşı nasıl korunabilir?
b) Forward kur primini veya forward kur iskontosunu hesaplayınız?
c) İşletmenin forward sözleşme aldığını ve ödeme tarihinden 90 gün sonraki spot kurun, 1 sterlin = 1.73 dolar olduğunu varsaydığımızda, işletmenin kârı/zararı ne olurdu?
CEVAP 3:
a) İşletme, 1.72’den sterlin forward sözleşmesi satın alarak riskini azaltabilir. Böylece 1.720.000 dolar karşılığı 1.000.000 sterlin ödemeyi garanti altına almış olur.
b)Forward kur pirimi veya iskontosu = 12 (FR – SR) / n x SR
= 12 (1.72 -1.71) / 3 x 1.71
forward kur primi = 0,023
c) İşletme forward sözleşme almasaydı, 1 milyon sterlin için 1.730.000 $ ödeyecekti. Forward sözleşme ile kuru sabitlediği için, 1.720.000 $ ödeyecektir. Bu işlemden kârı 10.000 $’dır.
SORU 4: Bir ay sonra dolar cinsinden ödeme bekleyen bir ihracatçı, kurun dolar aleyhine gelişmesinden endişe etmektedir. Doları bugün yapacağı bir anlaşma ile bugünden sabitlenen forward kurdan bir ay sonra bankaya satmayı garantilemek istemektedir. Bu durumda bankanın 1 aylık forward alış kurunu (FAK) (forward bid rate) hesaplaması gerekmektedir.
Alış Satış
TL/$ Spot kur 1.300 000 1.350.000
1 aylık $ faiz oranı % 7 % 7.5
1 aylık TL faiz oranı % 70 % 80
1.YOL
Banka forward alış kurunu şu şekilde hesaplar:
KF = ( spot kur x FF x n) / 360
FK = spot kur + KF
a) Banka satış faiz oranından ( % 7.5) dolar kredisi alır.
b) Dolarları alış kurundan ( 1.300.000 TL) TL’ye çevirir.
c) Bu TL’yi en yüksek TL mevduat faiz oranından (%70) bankaya yatırır. Bu durumdan para piyasasında banka lehine sağlanan faiz farkı (FF);
FF = 0.70 – 0.075 = 0.625 yani % 62.5’tir.
d) Forward kur farkını (KF) elde etmek için spot alış kuru ve faiz farkı yukarda verilen denklemde yerine konur.
KF = ( 1.300.000 x 0.625 x 30) / 360 = 67.708,3 TL
e) Forward alış kuru (FAK) ise spot alış kuru ile forward kur farkının toplamına eşit olacaktır.
FAK = 1.300.000 + 67.708,3 = 1.367.708,3
2. YOL
İTL – İ$ = 12 x (FR – SR) / n x SR
0.70 – 0.075 = 12 x ( FR – 1.300.000) / 1 x 1.300.000
FR = 1.367.708,33
KAYNAKÇA
CEYLAN Ali, “FİNANSAL TEKNİKLER”, Ekin, 2. Baskı, İstanbul, 2002
SEYİDOĞLU Halil, “ULUSLAR ARASI FİNANS”, Güzem Can, 4. Baskı, İstanbul, Mart 2003
UZUNOĞLU Sadi, “PARA VE DÖVİZ PİYASALARI”, Literatür, 2. Baskı, İstanbul, Mart 2003
KEYDER Nur, “PARA TEORİ-POLİTİKA-UYGULAMA”, Bizim Büro, 9.Baskı, Ankara, 2003
AKGÜÇ Öztin, “MALİ TABLOLAR ANALİZİ”, Arayış, 10. Baskı, İstanbul, 2002
KAYACAN Murat, BOLAT Murat, YILMAZ K. Mustafa, BAŞARAN M. Yaman, USTAOĞLU Z. Metin, “FAİZ ORANINA DAYALI VADELİ İŞLEMLER”, Mart (İstanbul Menkul Kıymetler Borsası), İstanbul, Haziran 1999
EĞİLMEZ Mahfi, KUMCU Ercan, “EKONOMİ POLİTİKASI Teori ve Türkiye Uygulaması”, Om Ekonomi Politik, 4. Baskı, İstanbul, 2003
KEPENEK Yakup, YENTÜRK Nurhan, “TÜRKİYE EKONOMİSİ”, Remzi, 12. Baskı, İstanbul, Kasım 2001