ESNEK ÜRETİM SİSTEMİNE GEÇİŞ AŞAMASINDA YÖNETİMİN ROLÜ VE DEĞERLENDİRMESİ
Dr. Gülay COŞKUN KASAP
Uludağ Üniversitesi İ.İ.B.F. İşletme Bölümü
I. GİRİŞ
Değişen ve gelişen dünya pazarlarında pazarın yapısı, çeşitleri ve üretilen malların nitelikleri tüketiciler tarafından belirlenmektedir. Tüketiciler sürekli olarak yeni ve değişik mamuller arzulamakta bu durum talepte esneklik ve dalgalanma yaratmaktadır. Böylece üretimde hız ve esneklik ön plana çıkmaktadır. İşletmelerin bu taleplere cevap vermeleri ancak yeni üretim teknolojilerine uyum sağlamalarıyla mümkün olabilecektir.
Günümüz işletmeleri tüketici ihtiyaçlarındaki değişime bağlı olarak talepteki dalgalanmaları karşılayabilmek için üretimin esnek bir yapıya sahip olması konusunda önemli sistemler geliştirmiştir. Bu sistemler arasında en önemlisi "Esnek Üretim Sistemi"dir.
II. ESNEK ÜRETİM SİSTEMLERİ VE GENEL ÖZELLİKLERİ
Esnek Üretim Sistemleri, farklı parça ve ürünleri önemli bir değişiklik ve tezgah duruşuna gerek kalmaksızın, üretebilme kabiliyeti olan sistemler şeklinde tanımlanabilir. (Groover, 1987: 32)
Esnek Üretim Sistemleri fiziksel olarak biraraya kümelenmiş, özgün olarak aletleriyle donanmış, bir birim olarak çizelgelenmiş makinalardan oluşan küçük, özel hücrelerde malzeme, ölçü ve geometrileri bir miktar farklılık gösteren, benzer prosesleri gerektiren parçaları küçük ya da orta ölçeklerde, partiler halinde imal etmek için kullanılan bir tekniktir. (Hyde, 1981)
Esnek Üretim Sistemleri, yoğun otomasyon ve teknoloji ağırlıklı üretimin yapıldığı, üretim faktörlerinin hızla üretime yönlendirilebildiği ve zamanında tüketicilere ulaştırarak nakte çevrildiği, insanların bu ortama uyum gösterdiği ve değişikliklere hızla cevap verebildiği üretim süreci olarak da tanımlanabilir ve genel özellikleri şu şekilde sıralanabilir. (Tekin ve Atamak, 1997: 245).
1. Esnek Üretim Sistemleri ürün çeşidinin fazla olduğu işletmelerde uygulanabilir.
2. Esnek Üretim Sistemleri aynı gruptan olup farklılık gösteren parçaları üretmek amacıyla kullanılmaktadır.
3. Genel amaçlı makine-teçhizatı içermektedir. Arklı parçaları üretmek için makine-teçhizatta küçük çaplı değişiklikler yapılabilir.
4. Mamul, yarı mamul ve hammadde otomatik bantlarla, malzeme ve taşıyıcılarla hareket edebilmektedir.
5. Genel amaçlı makine-teçhizat ve malzeme taşıma sistemini kontrol eden ana bir bilgisayar vardır.
6. Farklı parçaların üretilmesi makineler üzerinde gerçekleşen otomatik değişikliklerle mümkün olabilmektedir.
7. Üretimde personel müdahalesi asgariye indirilmiştir.
8. Fabrikaya hammadde girişinden mamul çıkışına kadar kalite kontrol, tasarım, üretim gibi tüm işlemler otomasyona dayalı olarak bilgisayarla gerçekleştirmektedir.
Üretim sistemlerinde başlıca esneklik türleri; makine esnekliği, proses esnekliği, ürün esnekliği, iş akışı esnekliği, genişleme esnekliği, hacim senekliği, işlem esnekliği ve üretim yöntemi esnekliğidir. (Koren, 1983).
A. Esnek Üretim Sisteminin Kurulma Stratejisi ve Kullandığı Teknolojiler
Bir esnek üretim sistemi bünyesinde fiziksel ve kontrol alt sistemi diye adlandırılan iki alt sistem oluşturulur. Bu alt sistemlerde çeşitli teknolojiler uygulanır.
Fiziksel alt sistem; tezgahlar, muayene cihazları, yükleme/boşaltma alanı, istasyonlar, herhangi bir istasyondaki paletler ya da iki işlem arasında geçici olarak üzerinde stoklanan depolama sistemi ve malzeme taşıma sisteminden oluşur. Kontrol sistemi ise yazılım ve donanım olmak üzere iki gruptan oluşur. (Chen ve Saygı, 1994).
Yukarıda verilen alt sistemlerin oluşmasında şu teknolojiler kullanılır:
• Grup Teknolojisi (GT)
• Bilgisayarla Bütünleşik Üretim (CIM)
• Bilgisayar Destekli Üretim (CAM)
• Otomatik Yönlendirmeli Taşıyıcılar (AGV)
• Otomatik Yükleme/Boşaltma Üniteleri
• Yönetim Bilgi Sistemi (MIS)
• Otomatik Malzeme İşlemi Teknolojileri
• Akıllı Robotlar-Aparatlar
• Dağıtılmış Sayısal Denetim (DNC)
B. Esnek Üretim Sistemlerinin Tercih Nedenleri
Esnek Üretim Sisteminin uygulanmasında aşağıdaki kazançlar söz konusudur. (Hyer, 1987: 391-406).
1. Üretim tamamlama süresinde azalma,
2. Proses içi stoklarda azalma, stok maliyetlerinde düşüş,
3. Parça benzerliklerinden ve uygun sıralama nedeniyle tezgah ayar sürelerinde azalma,
4. Benzer parçalar için ortak kullanım nedeniyle takım ve aparat maliyetlerinde azalma,
5. İşçilik maliyetlerinde düşme,
6. Kalitede iyileşme,
7. Yer ihtiyacında azalma,
8. Akıcı üretim nedeniyle malzeme taşımada azalma,
9. İş tatmininde yükselme,
10. İş güvenliğinde artış.
Sistemin kurulmasıyla birlikte kârlılık ve verimlilikte artış görülür. Böylece işletmenin rekabet gücüde artar.
III. ESNEK ÜRETİM SİSTEMLERİNİN YÖNETİM AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ
Bir kurumun işleyişinde örgütsel, işlevsel, stratejik kapsamda yapılan tüm değişim, dönüşüm çalışmalarında yönetimin rolü belirleyici niteliktedir. Esnek üretim sistemleri türü bir değişimde de yönetim bu kararı stratejik olarak almalı, başarılı bir tasarım, planlama ve yürütme için tüm yetkisini kullanmalıdır. Esnek üretim sisteminin uygulanması için yönetimin tam desteği şarttır.
Esnek üretim sistemine dönüşüm kararı, sistemin tasarım ve uygulamaya başlatılması kolay değildir, önemli bir çaba gerektirir. En başta yönetim bu süreçte karşılaşabilecek güçlükleri iyi bilmeli ve bunları aşmak için kararlılık göstermelidir.
Bir esnek üretim sistemi dönüşüm programının karşılaştığı kısıtlamalar şöyle özetlenebilir. (Black, 1983: 36-48).
• Sistem değişimleri yapısal olarak güçtür ve yürütümü yüksek maliyet içerir.
• İşletmeler ürün yenileme için yatırıma giderken, proses yenilemede isteksiz davranmaktadır.
• Büyük belirsizlikler, istikrarsızlıklar altında karar verirken değişimden kaçılabilir.
• Değişim kararı yalnızca maliyet açsından ve üretimi arttırma bazında yapılmamalı, işletmenin rekabet yeteneğine dayandırılmalıdır.
• Sendikaların iş kaybı korkusu ve çok fonksiyonlu işçi kavramına karşı çıkması caydırıcı bir etki yapar.
• Bazı işlevlerin değişikliğe uğraması ve üretim sistemi içine yedirilmesi nedeniyle, esnek üretim sistemi tipi değişimler alt ve orta kademe yöneticiler için bir tehdit olarak görünmektedir. Pek çok durumda alt ve orta kademe yöneticileri esnek üretim sistemine işçilerden daha çok direnç gösterirler.
• İşletmelerde genel olarak mavi yakalı kesimin karar verme sürecinde yer alma noksanlığı zayıf dikey iletişime yol açar.
IV. ESNEK ÜRETİM SİSTEMİNE GEÇİŞ AŞAMASINDA YÖNETİMİN KARARINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER
Esnek Üretim Sistemine geçme kararı ile karşı karşıya kalan işletmelerin yönetim kademeleri çeşitli faktörlerin etkisi altında karar vereceklerdir. Bu faktörler şunlardır. (Berzek, 1987).
• Finansal Faktörler
• Teknolojik Faktörler
• Endüstriyel İlişkiler ve İşsizlik
• Eğitim
• Bakım-Onarım ve Yedek Parça Temini
• Rakip İşletmeler
• Hükümet Politikası
A. Finansal Faktörler
Esnek üretim sistemine geçiş ile ilgili olarak verilecek kararda, bu sistemin sağlayacağı mali kazançlar ve sistemin kurulması için yapılacak harcamalar incelenmelidir. (Berzek, 1987).
Esnek üretim sistemine geçmenin yol açacağı başlıca harcama kalemlerini şöyle sıralayabiliriz:
• Endüstriyel robotların fiyatı,
• Endüstriyel robotların fabrikaya yerleştirilmeleri sırasında yapılacak harcamalar,
• Bu robotların kullanımı sırasında gerekli olacak özet alet ve teçhizat ile ilgili harcamalar,
• Robotların fabrikaya yerleştirilmeleri nedeni ile üretimin durmasının sonucu ortaya çıkacak maliyet,
• Bilgisayarların maliyeti,
• İşçilerin eğitim programlarının maliyeti,
• Sistemin yürümesi sırasında yapılacak bakım-onarım harcamaları,
• İstihdam edilecek nitelikte işgücünün maliyeti,
• Bilgisayar programlarında yapılacak değişimlerin maliyeti,
• Sigorta prim ödemeleri,
• Yatırılan sermayenin maliyeti,
• Enerji maliyeti.
Esnek üretim sisteminin doğuracağı mali kazançları ise şöyle sıralayabiliriz:
• İşgücü maliyetlerinde sağlanacak tasarruflar,
• Hammadde, yarımamul madde ve malzeme kullanımında sağlanacak tasarruflar,
• Üretim artıklarının azalması nedeni ile sağlanacak tasarruflar,
• Kusurlu mal üretiminin azalması nedeniyle yeniden işleme tabi tutma maliyetlerinin azalması,
• İş kazalarının azalması sonucu, bu tür harcamaların azalması,
• Fiziksel alandan sağlanan tasarruflar sonucu fiziksel alanlar için yapılan harcamaların azalması,
• Enerji tüketiminde sağlanacak tasarruf,
• Kalite kontrol faaliyetleri ile ilgili harcamalardan sağlanacak tasarruf,
• Stok maliyetlerinin azalması,
• Üretime geçmeden önce yapılan hazırlık sürelerinin kısalması sonucunda elde edilecek kazançlar,
• Üretim süreci süresinin kısalması nedeni ile elde edilecek kazançlar,
• Üretim miktarının ve üretim kalitesinin yükselmesi nedeni ile elde edilecek kazançlar,
• Yönetim giderlerinin azalması,
• Hükümet tarafından tanınacak vergi muafiyetlerinin ve amortisman giderlerinin doğuracağı kazançlar.
B. Teknolojik Faktörler
Yönetimin esnek üretim sistemine geçerken teknolojik gelişmeleri son derece ayrıntılı olarak incelenmesi gerekir. Bu inceleme özellikle esnek üretimin asli unsurlarını oluşturan endüstriyel robotlar ve yapay zeka üzerinde yoğunlaştırılmalıdır. Ayrıca sistemde kullanılacak bilgisayarlar üzerinde de önemle durulmalıdır.
C. Endüstriyel İlişkiler ve İşçilik
Esnek üretim sisteminin işçi örgütleri ve işçiler tarafından benimsenmesi büyük önem taşımaktadır. Aksi taktirde iş barışının bozulması ve pasif direnme gibi olgular meydana gelebilir ve sistemden beklenecek faydalar da gerçekleşemez.
Genellikle işçiler yeni teknolojilere şu nedenlerle karşı çıkarlar:
• İşlerini kaybetme korkusu,
• Kendilerinin görüş ve önerileri alınmaksızın yeni üretim sistemlerinin üst kademe tarafından zorla uygulamaya konulması,
• İşçilerin işleri ile ilgili konularında alınacak kararlara katılmamaları.
Esnek üretim sistemi işçilik sorununa yol açabilir. Ancak her yeni teknolojik gelişme daha fazla istihdamda yaratabilir. Ayrıca yeni üretim sistemini benimsemeyen bir işletme benimseyenler karşısında rekabet gücünü yitirip piyasadan silineceği için yine işsizlik sorunu meydana gelecektir.
D. Eğitim
Esnek üretim sistemini benimseyen bir işletme kaçınılmaz olarak yoğun eğitim programları düzenlemek zorundadır.
Esnek üretim sistemlerinde işçiler çok fonksiyonlu olup, tek bir prosese bağlı olan geleneksel işçilerden farklıdırlar. Bu yüzde tüm işçiler hücredeki tüm prosesleri yapacak şekilde eğitilmelidir. Bu, eleman sayısı yönünden hücreye esneklik kazandırma açısından çok önemlidir.
Alt ve orta kademe yöneticileri pek çok durumda esnek üretim sistemlerine işçilerden daha çok direnç göstermektedir. Yeni anlayış bazı yetkilerin kurulan takımlara devrini gerektirdiğinden, özellikle otoriter ve dikey yapıdaki geleneksel kuruluşlarda orta yönetim ve alt yönetim bu durumu kendi etkilerinin gevşemesi olarak görebilir. Bu yüzden değişimden etkilenecek herkesin, tüm yöneticilerde dahil olmak üzere eğitilmesi gerekir. (Şimşek, 1993: 38).
Eğitim programlarının düzenlenmesi bir takım harcamaları gerekli kılar. Bunlar; eğiticilere ödenecek ücretler, eğitim için gerekli malzeme ve materyal için yapılacak harcamalar, eğitime katılacak işçiler nedeni ile üretimde meydana gelen duraklamanın yol açacağı maliyet artışları gibi maliyet kalemleridir.
E. Bakım Onarım ve Yedek Parça Temini
Esnek üretim sistemine geçecek işletmelerin bakım-onarım ve programlama sorunlarını nasıl çözüme kavuşturacakları hususunda çok dikkatli olması gerekir. İşletmelerin bu sorunların üstesinden gelebilmeleri için üç seçenekleri vardır. Birincisi sistemi satın aldıkları işletmeden bakım onarım ve programlama hizmetlerini talep etmek, ikincisi bu işlevleri yerine getirecek uzmanları bulup işletme bünyesinde istihdam etmek ve üçüncüsü de mevcut elemanları eğitmek yoluyla onlara gerekli nitelikleri kazandırarak bakım-onarım programlama işlerinin üstesinden gelmektir.
Esnek üretim sistemine geçecek bir işletme yönetimin yedek parça temin olanaklarını çok dikkatli bir şekilde incelemesi ve yedek parça stoklaması gerekir. Çünkü sistemin çalışması sırasında meydana gelecek arızalar ve bu parçaların süratle yenilenmemeleri halinde üretimde önemli aksaklıklar olacaktır.
F. Rakip İşletmeler
Yönetimin rakip işletmelerin, esnek üretim sistemini kullanıma geçiş ile ilgili eğilimlerini yakından takip etmesi gerekir. Yönetim rakip işletmelerde böyle bir eğilimin mevcudiyetini anladığı zaman, hemen harekete geçerek olayın gerisinde kalınmaması için gerekenleri yapmalıdır. Yeni üretim sistemini benimsemeyen bir işletme benimseyenler karşısında rekabet gücünü yitirip piyasadan silinir.
G. Hükümet Politikası
Yönetim, esnek üretim sistemine geçiş hususunda hükümetin yaklaşımında değerlendirilmelidir. Hükümet hızlı amortisman, ucuz kredi, gümrük muaffiyeti, işçilik sigortası, eğitim gibi konularda alacağı kararlar ile bu yeni üretim sistemine geçişi hızlandırabilir veya yavaşlatabilir. Bu nedenle hükümetin kararları ve kararlarının yönü iyi analiz edilmelidir.
V. SONUÇ
Günümüz sanayi ve hizmet işletmelerinin tüketici ihtiyaçlarındaki değişime bağlı olarak talepteki dalgalanmaları karşılayabilmeleri için üretimlerinin esnek bir yapıya sahip olması gerekir. Bunun içinde çeşitli sistemler geliştirilmiştir. Bu sistemlerden en önemlisi esnek üretim sistemdir.
Uluslararası rekabetin arttığı, müşteri ihtiyaç ve isteklerinin farklılaştığı, global pazar anlayışının geliştiği ortama işletmeler uyum sağlamalıdırlar. İşletmelerin rekabet gücünün artması, ayakta kalabilmeleri, verimliliğin yükseltilmesi ve üretim miktarının arttırılması için esnek üretim sistemlerini bünyelerinde kurmaları gerekir. Ancak bu sistemlerin işletmede kurulabilmeleri için bazı önkoşullar vardır. Bunlardan en önemlisi yönetimin desteğidir. Bir kurumun işleyişinde örgütsel işlevsel, stratejik kapsamda yapılan tüm değişim, dönüşüm çabalarında yönetimin desteği ve rolü belirleyici niteliktedir. Esnek üretim sistemine geçiş gibi bir değişimde de yönetim çeşitli faktörleri de göz önünde tutarak, bu kararı stratejik olarak almalı, başarılı bir tasarım, planlama ve yürütme için tüm yetkisini kullanmalıdır.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla