• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    arsenik799 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-01-2006
    Mesajlar
    5,043
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8

    Ermeni isyanlarında misyonerlik faaliyetleri

    Sadakatten İhanete

    MHP MYK üyesi Abbas Bozyel'in araştırması

    Tarih boyunca misyonerlik faaliyetleri dinî görünüşlerine rağmen, hep siyasi amaç peşinde koşmuştur. Osmanlı Devleti, toprakları üzerinde misyonerlik faaliyetlerinin yoğunluk kazanması üzerine, misyoner kuruluşlarını ve bilhassa yabancı okulları yakın takibe almıştır. Bu dönemde misyoner okulları aslî görevlerini unutup, Ermeni çetelerinin yuvası hâline gelmiştir.

    Başta İngiltere olmak üzere Avrupa devletleri, Osmanlı'ya imzalattıkları "Islahat" ları kontrol etmek bahanesiyle sık sık iç işlerimize karışıyorlar, bir taraftan da başta Ermeni Terör Örgütlerini ve diğer azınlık komitacılarını teşkilatlandırıyorlardı. Bunu da en çok, Osmanlı ülkesine gönderdikleri misyonerler ve onların açtıkları okullar ile, konsolosluklardaki görevlileri eliyle yapıyorlardı. Başta İngiltere ve Amerika olmak üzere, misyonerlik faaliyetleri için Batılı devletler Anadolu'ya yüzlerce "özel" görevli misyonerler gönderdiler.

    "Beyin yıkama" metodu

    Öyle ki, sömürgeci devletlerin açmış olduğu bu misyoner okullarında: Ermeni isyanlarının teorisinin hazırlanması, eylemcilerin yetiştirilmesi ve korunması konularında çalışmalar yapılmıştır. Böylece misyoner okulları, Ermenileri tebaası olduğu ve yüzyıllardan beri birlikte yaşadığı Osmanlı devletine karşı hem kışkırtıp, hem de yabancılaştırırken , diğer taraftan da onları Batılı ülkelere ve bilhassa A.B.D.'ye yakınlaştıracak "beyin yıkama" metodunu tatbikten geri durmamıştır. Misyoner okulları, bir yandan Ermenileri, Anadolu'da yeni bir "devlet" kuracağız diye heyecanlandırırken, diğer yandan da manda rejim sahipleri Batılı devletlerin ve Rusya'nın, Anadolu'da hâkimiyet kurmasına zemin hazırlama gayretinde olmuştur. Bunlar bir taraftan özellikle Ermeni Toplumunu vediğer azınlıkları isyanlara kışkırtırken, diğer taraftan da Ermeniler üzerinde Dini/mezhebi otoriter olabilmek için onların Gregorien mezheplerinden çıkarak, Protestan, Katolik veya Ortodoks olmasına çalışıyorlardı. İlk defa İngiltere 1804 yılında "British and Foreign Bible Society" adıyla kurdurduğu misyoner teşkilatıyla Anadolu ve Orta Doğu bölgesine gelmeye başlar. 1819'lu yıllardan itibaren de Amerikan Misyonerleri Anadolu'da faaliyetlerine başlarlar. Bu Misyoner teşkilatları, gizli yer altı teşkilatları kurarak İhtilal hareketlerini başlatan Ermeni "Hınçak" ve "Taşnaksütyan" ve diğer terör örgütlerini beslemişlerdir.Bağlı oldukları devletlerde yakalanan, haps edilen örgüt elemanlarını kurtarmak için Osmanlı sarayını ve mahkemelerini baskı altına almışlar ve zaman zaman onlar hakkında "genel af" ilan ettirmişlerdir. O dönemlerde sadece Amerikalı 176 misyoner ve 869 yardımcısı Anadolu'işgal etmişti.

    Silahsız haçlı seferi

    Tarih boyunca misyonerlik faaliyetleri dinî görünüşlerine rağmen, hep siyasi amaç peşinde koşmuştur. Osmanlı Devleti, toprakları üzerinde misyonerlik faaliyetlerinin yoğunluk kazanması üzerine, misyoner kuruluşlarını ve bilhassa yabancı okulları yakın takibe almıştır. Bu dönemde misyoner okulları aslî görevlerini unutup, Ermeni çetelerinin yuvası hâline gelmiştir. Bu noktada, 1 Aralık 1831 tarihli bir misyoner talimatnâmede, misyonerlere hitaben "bir fetih savaşına girmiş askerler olduğunuzu unutmayın. Bu mukaddes ve vaad edilmiş topraklar, silahsız bir haçlı seferiyle geri alınacaktır" demektedir. Bu talimatnâme, misyonerlerin hedeflerinin dinî olmaktan çok siyasi olduğunu, zaman ve zemine göre değişik metotların uygulandığını, hedefe ulaşmak için okullaşmanın mutlak olduğunu ortaya koymaktadır. Konsoloslarla misyonerler arasındaki işbirliğini fark eden Osmanlı Devleti, konsolosların faaliyet alanlarına ve konsolosluk açma isteklerine bazı sınırlandırmalar getirmiş ise de, A.B.D. ile imzalamış olduğu 1830 tarihli ticaret anlaşması buna engel olmuştur. Osmanlı Devleti konsolosların Osmanlı tebaasına mensup olmaması şartına getirmiş, Amerikalılar da bu engeli aşmak için mis-yonerlik faaliyetlerinin yoğun olduğu merkezlerde "acente" adı altında birimler açarak, buralarda gayri Müslim Osmanlı vatandaşlarını görevlendirme yoluna gitmiştir.

    Sakıncalı konsolosluklar

    Öyle ki A.B.D.'nin konsolosluk açma isteğinde bulunduğu bazı yerleşim mer-kezlerinde hemen hiç vatandaşı yoktu. Amerikalılar, bu isteklerine gerekçe olarak da konsolosluk açmak istedikleri yerlerde Rusya ve İngiltere'nin de konsolosluk-larının bulunduğunu, ayrıca kendilerinin Osmanlı Devleti nazarında "ilişkilerde öncelik verilmesi gereken ülke" olmalarını ileri sürmüşlerdir. Osmanlı Devleti ise, Amerikan konsoloslarının misyoner okulları aracılığıyla isyanlara destek olduklarından dolayı, bu konsolosların faaliyetlerini yakından takip etme, çeşitli bahane-ler ileri sürerek, atamalarını geciktirme yo-luna gitmiştir. Osmanlı Devleti, Harput konsolosu olarak atanmış olan William D. Hunter'i, İngiliz konsolosu olarak görev yaptığı sırada Harput'da ki bazı olaylara karışmış olmasından dolayı kabul etmemiş, Amerika'nın ısrarı karşısında 1900 yılında Herbert Norton'u konsolos olarak tanımak mecburiyetinde kalmıştır. Bu tarihlerde Harput şehrinde 16 Amerikan vatandaşı, 260 tane de Amerikan vatandaşlığına geçmiş olan Ermeni asıllı vatandaşı vardı. Protestan misyonerler bir yandan Anerika'nın desteği diğer yandan da 1856 yılında ilân edilen Islahât Fermanı'ndan istifade ederek çalışmalarına hız vermişlerdir. Bu çalışmalarının yoğunluk merkezi okullar olmuştur.

    Geleceğin isyancıları

    Zira açılan misyoner okullarında Ermenice eğitim yapılıyor, Ermeni tarihi ve kültürü ders olarak veriliyordu. Okullardan üstün başarıyla mezun olanlar ile varlıklı Ermeni âilelerinin çocukları Avrupa ve Amerika'ya gönderiliyordu. Eğitimlerini bu merkezlerde tamamlayanlar, dönüşlerinde genellikle misyoner okullarında öğretmenlik yapıyorlardı. Bu yolla bir yandan mis-yoner okulları batının kültürel yayılmacılığına alet oluyorlar, diğer yandan da geleceğin isyancılarını yetiştiriyorlardı. Osmanlı Devleti cereyan eden bu olaylar karşısında seyirci kalmamış, fakat almış olduğu her tedbirin karşısında ya Amerika'yı veya bir batılı devleti bulmuştur. Bu yüzden olmalı ki, büyük devletlerle bozuşmamak için bazı genel kararlar almış ve bunları azamî ölçüde uygulamıştır. Bu tedbirler arasında misyoner okullarını ilgilendireni "mahalli okullarda yabancı uyruklu kimselerin öğretmenlik yapmalarının yasaklanması" idi.

    "Beyin yıkama" metodu Ayrıca konsolosluk açma isteklerini de askıya alıyordu. Amerika ve batılı devletlerin konsolosluk açtıkları yerlerde bir müddet sonra isyanlar çıkmış, konsoloslar veya yanlarındaki görevliler, bu isyancıların bazen destekçisi bazen de koruyucusu olarak rol almışlardır. Osmanlı Devleti misyonerlerin faaliyet alanlarını sınırlamak için birçok tedbirler almış ise de, bunları o günkü şartlar altında uygulamaya koymak oldukça güç olmuştur. Osmanlı toprakları üzerinde faaliyet gösteren misyoner kuruluşları farklı mezhepleri desteklemeleri ve sömürgeci devletlerin uzun vadeli sömürü politikaları doğrultusunda yönlendirildikleri için aralarında bir türlü anlaşma sağlanamamış ise de, Osmanlı düşmanlığı onları birleştiren ortak nokta olmuştur. Zira misyoner talimatnâmelerinde, mukaddes ve vaad edilmiş topraklar olarak gösterilen Anadolu topraklarının silahsız haçlı seferleriyle yani misyonerlerin gayretleriyle tekrar Hıristiyanlara açılacağı ve bunun onlar için mukaddes bir görev olduğu zikredilmektedir.

    Anadolu'da faaliyet gösteren Ermeni mezheplerinin etrafında oluşan misyoner okulları yanında, hayır cemiyetleri, kiliseler, hastaneler de aynı görevi üstlenmişlerdi. Anadolu'nun en ücra köşelerine kadar uzanan bu kuruluşların esas faaliyet alanları Ermenilerin yaşadıkları yöreler olmuştur. İşte yukarıda izah etmeye çalıştığımız ve Osmanlı Devleti'nin kendi rızasıyla vermiş olduğu bu "imtiyazlar" ve bunların elde edilmesi için maksatlı olarak çıkarttırılan "ıslahatlar" zamanla batılı devletlerin emperyalist duygularını harekete geçirmiş, haksız müdahalelere yol açmıştır. Bilhassa yine dediğimiz gibi, 1839 ve 1856 fermanları yabancı müdahalesini daha da kolaylaştırmıştır. İşte bu müdahalelerde misyoner kuruluşları aracılık etmişlerdir. 1871 yılında Anadolu'daki misyonerlik teşkilâtı üç bölgeye ayrılmıştı; Birinci Bölge, merkezi İstanbul olan "Batı Türkiye Misyonu". İkinci Bölge, merkezi Antep şehrinde bulunan "Merkezi Türkiye Misyonu" Üçüncü Bölge, merkezi Harput şehri olan "Doğu Türkiye Misyonu" na bağlı istasyonlar. Bu istasyon ve uç istasyonlar ile bunlarla irtibatı olan insanların sayıları süratle artmıştır. 1893 yılında sadece Amerikan misyonerlerinin kontrolü altında 463 kilise ile 1317 mis-yoner görev yapmaktaydı. Amerikan mis-yon teşkilâtına bağlı 21 okulda 2740 öğrenci vardı

    İsyancılara destek

    Misyonerlerin Ermenilere yönelik faaliyetleri içerisinde görüldüğü gibi okullaşma, Siyasi örgütler kurma, bu terör örgütleri vasıtasıyla isyan hareketleri başlatma ve Avrupalılarla, Rusların müdahalesini gerçekleştirecek eylemlere öncülük etmek vardır. Okullaşmayla başlayıp, isyanlarla devam eden bu hadiselerde misyonerler maddi ve manevî alanda her türlü desteği verdikleri gibi zaman zaman kendileri de bu olaylara iştirak etmişlerdir. Maksatlı olarak çıkartılan bu olaylar mahalli Ermeni basını aracılığıyla Avrupa ve Amerika'daki gazetelere aktarılmakta ve Anadolu'daki Ermeni olayları kendi değerlendirmeleri doğrultusunda dış basına aktarılmaktaydı. Böylece yabancıların gözünde masum Müslüman halk suçlu, isyancı Ermeniler de masum olarak tanınmış oluyordu. Ermenilerin bu tür faaliyetlerine engel olmak isteyen kamu görevlilerinin bazıları fâili meçhul cinayetlere kurban giderken, bazıları da adlî veya idarî baskılara maruz kalıyordu.

    (1881-....)


  2. #2
    kangallı adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-10-2006
    Mesajlar
    68
    Karizma Gücü
    0
    çok güzel bravooooo
    gs: galatasaraylı kardesler ŞAMPİYONGALATASARAY ?tatlis
    GÖNÜLLERDE AY KALPLERDE YILDIZ YILDIZ GALATSARAY KANLI GALATASARAYLI biz galatasarayla bu maçları :A :A yüreğimizle değil kalbimizle kazancaz;D ;D?ozofo TÜRK YASAM MEHMETÇİĞİ?ozofo kardesim canım sarhosi

  3. #3
    sarhosi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-10-2006
    Mesajlar
    600
    Karizma Gücü
    0
    ne baravo su yahu
    ?atasagun <<< TÜRKYAŞAM HASTAHANESİ >>>?atasagun




    buyur memleketim

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Solcuların Faaliyetleri!
    2005 Konuları bölümünde MiLiTaN tarafından açılmış
    Yanıt: 41
    Son Mesaj: 30.12.05, 11:34
  2. İran, nükleer faaliyetleri yeniden başladı
    2005 Konuları bölümünde basari tarafından açılmış
    Yanıt: 3
    Son Mesaj: 08.08.05, 23:16
  3. Son zamanlarda iyice yoğunlaşan misyonerlik faaliyetleri
    2003 - 2004 Konuları bölümünde Digital Planet tarafından açılmış
    Yanıt: 11
    Son Mesaj: 03.12.04, 21:25

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •