Şeker fabrikaları tatlı kârın kurbanı





Konya Şeker Fabrikası'nın genel müdür ve 4 yardımcısının Konya Emniyet Müdürlüğü tarafından gözaltına alınmasının nedeni ortaya çıktı: "Yurtdışı için üretilen şekerin (C şekeri) yurtiçine satılması ve böylece yasal olmayan 40 milyon YTL’lik kazanç elde edilmesi."

Aslında benzer bir gerekçeyle sektörün ikinci büyük fabrikası Kayseri Şeker de ihraç edilmesi gereken şekeri iç piyasaya sattığı için 60 milyon YTL'lik cezaya çarptırılmıştı.

Pancar Ekicileri Kooperatifi Birliği (Pankobirlik) çatısı altında faaliyet gösteren bu 2 büyük fabrikayı bu yola iten neden ise iç piyasadaki tatlı kâr.

Türkiye'de pancardan şeker üreten 31 fabrika var. Üretim 1.9 milyon, tüketim ise 2.5 milyon ton. Piyasada 1 milyon ton kaçak şekerin olduğu öne sürülüyor.

Özelleşen 6 fabrikayı alan Pankobirlik'in sektördeki payı yüzde 40. Pankobirlik'in en büyük fabrikaları ise Konya ve Kayseri.

Konya ve Kayseri Şeker'in sektörde yüzde 20'yi aşan bir payı var. Konya, geçen yıl 377 milyon YTL, Kayseri Şeker ise 300 milyon YTL ciro yaptı. Ayrıca, Konya 150 milyon dolara Çumra Şeker Fabrikası'nı, Kayseri ise yine aynı bütçeyle Boğazlayan Şeker Fabrikası'nı kurdu. Kayseri, şekerden kazandığı para ile gayrimenkulden gıdaya kadar birçok yatırım yapıyor. Konya da biyodizel yatırımlarını büyütüyor. Bu fabrikaların tonunu 500 dolara mal ettiği şeker, bin 500 dolara tüketiciye ulaşıyor. Dünya fiyatı ise 250-350 dolar arasında.

Şekerde sübvansiyonlar nedeniyle göz kamaştırıcı hale gelen bu kârın sona ermesi ve devlete ait zararın azaltılması için 2001'de büyük bir değişim süreci başlatıldı.

Sürecin tetikleyicisi ise Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) dayatmasıyla hazırlanan Şeker Kanunu oldu. Bu kanunla sübvansiyonlar azaldı, ekim alanları daraldı, üretime de kota ile sınırlandırma getirildi.



Kâr kavgaları artıyor

Bu nedenle de 5 yıldır sektörde pasta küçülüyor ve kâr kavgaları artıyor.

Bu arada şeker politikalarını belirleyen Şeker Kurulu'nun yönetimine girmek de fabrikaların en büyük hedefi. Kanuna göre sektörü en büyük fabrikalar yönetiyor. En fazla üretime ve ciroya sahip fabrikaların temsilcileri bu kurula girerek yeni kotaları belirliyor. 5 yılda bir değişen kurulun yeni üyeleri 18 Haziran'da belirlenecek.

İşte son gelişmelerin temelinde bu etken de rol oynuyor. Fabrikalar cirolarını artırmak için çeşitli yöntemler uyguluyor. İhraç edilecek şekerin iç piyasaya satışı da bu nedenlerle gündeme geliyor. Şeker Kurulu'nda ağırlığı bulunan Konya Şeker'de yaşanan son gelişmeler yeni bir dönemin habercisi. Bakanlar Kurulu'nun atadığı Şeker Kurulu bundan sonra nasıl şekillenecek? Kayseri mi, Konya mı yönetime girecek? Yoksa ikisi de hükümetin vetosuyla karşılaşacak mı? Sektörün şimdi merakla sonucunu beklediği konu bu.



'Kastamonu Şeker kapatılmasın'
Kastamonu Ticaret Borsası (KTB) Başkanı Sedat İşeri, Kastamonu Şeker Fabrikası'nın kapatılmasının, "Kastamonu’nun hayat damarlarından birisinin kesilmesi anlamına geleceğini" söyledi. KTB Başkanı Sedat İşeri, yılda 300 bin ton pancar işlenen, 80 milyon YTL'lik cirosu bulunan fabrikada ortalama 600 kişinin çalıştığını belirtti. Kastamonu’da 13 bin fiili pancar üreticisi bulunduğunu, 40 bin ton şeker ve 150 bin ton küspe üretildiğini söyleyen İşeri, "Bu ise hayvancılık için çok önemlidir. Pano Pancar Kooperatifi’nin 40 bin üyesi vardır. Pancar fabrika avans fiyatı 89 bindir. Fabrikadan çiftçiye 25-30 bin ton yakıt, 2 bin ton gübre dağıtılmaktadır" dedi.

Özelleştirme kapsamında olan şeker fabrikasının belki de kapatılacağını söyleyen İşeri, bunun kent ekonomisine büyük bir darbe olacağını kaydetti.(ANKA)




kaynak = www.referansgazetesi.com