• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
27 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    dabbetülarz adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-11-2005
    Mesajlar
    379
    Karizma Gücü
    7

    Kur'an hakikatleri: Nebi, Resul ve Nezir

    (mehdi resul açıklıyor)
    sevgili kardeşlerim,

    kur'anı kerim üç çeşit uyarıcıdan bahseder. bunlar isim olarak NEBİ, RESUL ve NEZİR dir.

    1. NEBİ (peygamber)

    nebilik yani nübüvvet, uyarıcılığın en yüksek makamıdır. bir kişi nebi yani peygamber olabilmesi için risalet (resullük) makamını tamamlamış olması gerekir. bu makamlara insanı ALLAH TEALA getirir.

    her nebi aynı zamanda hemde resuldür. peygamber efendimiz nebidir ve bu sebeple ona hem nebi hem resul denmektedir. kitap ise sırf nebilere verilir. akaid (din öğretisi) büyük yanlış içindendir.

    akaid nebilere kitap verilmezken, resullere kitap verildiğini söylemektedir. fakat bu öğretiyi hiçbir kur'an ayetine dayandıramazlar. sadece din kitaplarında vardır. oysaki, ALLAH TEALA kur'anda nebilere kitap verdiğini, resullerin ise o kitabı doğrulayıcı elçiler olduğunu bildirmektedir:

    [ali-imran 81]
    Hani, Allah nebilerden, "Andolsun, size vereceğim her kitap ve hikmetten sonra, elinizdekini doğrulayan bir resul geldiğinde, ona mutlaka iman edeceksiniz ve ona mutlaka yardım edeceksiniz" diye söz almış ve, "Bunu kabul ettiniz mi; verdiğim bu ağır görevi üstlendiniz mi?" demişti. Onlar, "Kabul ettik" demişlerdi. Allah da, "Öyleyse şahid olun, ben de sizinle beraber şahit olanlardanım" demişti.

    Ve iz ehazellahü mısakan nebiyyıne lema ateytüküm min kitabiv ve hıkmetin sümme caeküm rasulüm müsaddikul lima meaküm le tü'minünne bihı ve le tensurunneh* kale e akrartüm ve ehaztüm ala zaliküm ısrı* kalu akrarna* kale feşhedu ve ene meaküm mineş şahidın


    sevgili kardeşlerim, bunlar kur'an hakikatleridir. eğer ALLAH'a inanıyorsak ve kur'ana iman ediyorsak, ALLAH'ın ayetlerine inanmalıyız. aksi takdirde ALLAH'ın ayetlerini inkar etmiş oluruz ve bu bizim için hiç hayırlı olmaz.

    peygamber efendimize de resul olduğu için değil, nebi olduğu için kur'an inmiştir. Hz. Muhammed (s.a.v) nebilerin (peygamberlerin) sonuncusudur. ondan sonra artık nebi gelmeyecektir.

    [ahzab 40]
    Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah'ın Resülü ve nebilerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.


    nebilerin arasında fetret devri vardır. son nebi olan peygamber efendimiz ile ondan önceki nebi hz. isa nın arasında 600 yıl vardır.


    2. RESUL (elçi)

    resul, peygamber değildir. o sadece bir elçidir. kendisine kitap verilmez. resulluk (risalet) nübüvvetin altında bir makamdır ve her resul nebi olamaz. resuller nebilerin getirdikleri kitapları insanlara açıklarlar.

    3. NEZİR (uyarıcı)

    nebi veya resul olmayan her ALLAH'ın kulu (normal insan), nebiden ve resulden duyduğu ALLAH'ın öğretisini diğer insanlara tebliğ ederse, o kişi bir nezir dir.


    sevgili kardeşlerim, görüyoruz ki, akaid kuralları kur'an öğretisine uymamaktadır. ALLAH resulu mehdi resul, ALLAH'tan aldığı kur'an öğretisini ve ayetleri insanlara öğretmektedir hamdolsun.
    [O söz tepelerine indiğinde, yeryüzünden onlar (insanlar) için bir dâbbe çıkarırız da o onlara, insanların bizim ayetlerimize gereğince iman getirmediklerini (yakin hasıl etmediklerini) söyler. ](Neml Suresi, 82. Ayet)

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    05-06-2006
    Mesajlar
    219
    Karizma Gücü
    0
    demekki mehdi resul olan iskenderede kitap indirilmiş olması gerekmiyormu kardeşim bırakın ALLAH AŞKINA en son kitap KUR'AN dır mehdi resul diyorki deyipte böyle sahte rivayetlere ve tebliğlere ihtiyacımız yok gören görüyor bilen biliyor Allahtan utanın bee!

  3. #3
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    bu yazdıklarının akaid kitaplarında olmadığını mı söylüyorsun?

    akaid kitaplarına baksaydın , Resul ile Nebi nin farklı anlamları olduğunu bilirdin zaten , bunu senin Allah Resulu mehdi resul diye bize kabul ettirmye çalıştıgın kişi bulmuş değil , zaten daha önce bilinen bir bilgiyi belki size yutturmuş olabilir,

    Resul kendisine kitap ve şeriat gönderilen peygamberlere denir ve çoğulu 'Rusül ' dür.Nebi ise kendisine kitap ve şeriat gönderilmeyen , kendisinden önceki Resuül ün kitap ve şeriatini insanlara tebliğ eden peygamberlere denir.Çoğulu enbiya dır.

  4. #4
    dabbetülarz adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-11-2005
    Mesajlar
    379
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı student tarafından gönderildi.
    bu yazdıklarının akaid kitaplarında olmadığını mı söylüyorsun?

    akaid kitaplarına baksaydın , Resul ile Nebi nin farklı anlamları olduğunu bilirdin zaten , bunu senin Allah Resulu mehdi resul diye bize kabul ettirmye çalıştıgın kişi bulmuş değil , zaten daha önce bilinen bir bilgiyi belki size yutturmuş olabilir,

    Resul kendisine kitap ve şeriat gönderilen peygamberlere denir ve çoğulu 'Rusül ' dür.Nebi ise kendisine kitap ve şeriat gönderilmeyen , kendisinden önceki Resuül ün kitap ve şeriatini insanlara tebliğ eden peygamberlere denir.Çoğulu enbiya dır.
    birşeyi çok merak ediyorum:
    diyorsun ki, bu anlattıklarım akaid kitaplarında varmış. hayır yok, istersen bak! senin anlattığın şekilde var. benim anlattığım şekilde yok. yani senin akaid kitabında

    Alıntı student tarafından gönderildi.
    Nebi ise kendisine kitap ve şeriat gönderilmeyen , kendisinden önceki Resuül ün kitap ve şeriatini insanlara tebliğ eden peygamberlere denir.Çoğulu enbiya dır
    yazıyor. kur'an da ise bunun tersi yazıyor.

    [ali-imran 81]
    Hani, Allah nebilerden, "Andolsun, size vereceğim her kitap ve hikmetten sonra, elinizdekini doğrulayan bir resul geldiğinde, ona mutlaka iman edeceksiniz ve ona mutlaka yardım edeceksiniz" diye söz almış ve, "Bunu kabul ettiniz mi; verdiğim bu ağır görevi üstlendiniz mi?" demişti. Onlar, "Kabul ettik" demişlerdi. Allah da, "Öyleyse şahid olun, ben de sizinle beraber şahit olanlardanım" demişti.

    Ve iz ehazellahü mısakan nebiyyıne lema ateytüküm min kitabiv ve hıkmetin sümme caeküm rasulüm müsaddikul lima meaküm le tü'minünne bihı ve le tensurunneh* kale e akrartüm ve ehaztüm ala zaliküm ısrı* kalu akrarna* kale feşhedu ve ene meaküm mineş şahidın


    yukarıda yazanları üstünkörü değilde, derinlemesine sindirerek okursan, akaidin kur'ana ters düştüğünü görmemek imkansız. şimdi benim merak ettiğim hususa gelince:

    acaba, siz bu tersliği farkederek mi bana karşı çıkıyorsunuz, yoksa farketmeden mi karşı çıkıyorsunuz, bunu çok merak ediyorum doğrusu!
    [O söz tepelerine indiğinde, yeryüzünden onlar (insanlar) için bir dâbbe çıkarırız da o onlara, insanların bizim ayetlerimize gereğince iman getirmediklerini (yakin hasıl etmediklerini) söyler. ](Neml Suresi, 82. Ayet)

  5. #5
    termit adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-03-2005
    Mesajlar
    475
    Karizma Gücü
    0
    Müslümanlıkla ilgisi olmayan böyle iddialar, dinimizi içten yıkmak isteyen din düşmanlarının taktik ve hilelerindendir. Bunlar, Yalnız Kur’an diyerek, âyetleri kendi kafalarına göre yorumlayıp, Resulullahın açıklamalarına hiç itibar etmezler. Hadis-i şeriflerin hepsine de uydurma derler.

    Kitap gönderilen peygambere Resul denir. Nebi, kendinden önce gelen Resulün dinini tebliğ eden peygamberdir. Yeni din getirmeyip, önceki dine davet eden peygamberlere Nebi denir. Her resul, nebidir; fakat her nebi resul değildir. Peygamber Fars’çadır, resul veya nebi anlamında kullanılır. Kur’an-ı kerimin bir çok yerinde Peygamber efendimize Resul deniyor, bazen Nebi diye de geçiyor. Nebi denmesi Resul olmasına mani değildir. Yani bir resule nebi denmesi onun resul olmadığını göstermez. Genel kurmay başkanına bazen general, subay veya asker denmesine benzer.

    Emirleri tebliğ etmekte ve insanları, Allahü teâlânın dinine çağırmakta, Resul ile Nebi arasında bir ayrılık yoktur. Ankebut suresinin, (Ona [İbrahim’e İsmail’den sonra] İshak ve Yakub’u da bağışladık. Nebiliği ve kitapları [Tevrat’ı, İncil’i, Zebur’u, Kur'anı], onun soyundan gelenlere verdik) mealindeki 27. âyetinde, İbrahim aleyhisselamın soyundan gelenlere nebilik verildiği gibi kitap verilen resuller de vardır. (Beydavi, Medarik, Celaleyn)

    Kitap sahibi resullerden örnek verelim. Hz. Musa resul idi. İşte âyet-i kerime mealleri:
    (Musa, &#171y Firavun, elbette ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir resulüm» dedi.) [Araf 104] (Sırf bu âyet bile, onların yalanını çıkarmaya yeter. Hz. Musa’ya Tevrat indi, yani kitap gönderildi. Bunun için kendisine resul deniyor. Peygamber efendimize de kitap gönderildiği için bir çok âyette resul deniyor. Resul denilince nebi de içine girdiği için daha çok resul tabiri geçiyor. Kelime-i şehadette de Resul deniyor. Nebilik daha yüksek olsa idi o geçer idi.

    (Musa'yı mucizelerimizle Firavun ve topluluğuna gönderdik. Musa, "Ben âlemlerin Rabbinin resulüyüm" dedi.) [Zuhruf 46] (Bu âyette de, Hz. Musa’nın resul olduğunu açıkça bildiriyor.)

    Hz. Musa da, Peygamber efendimiz gibi, hem resul, hem de nebi idi. İşte âyet-i kerime meali:
    (Kitapta Musa'yı da an; elbette o, muhlis bir kul ve resul olan nebi idi.) [Meryem 51]

    Hz. İsa da, kendisine kitap gönderilen resul idi. İşte âyet-i kerime meali:
    (Meryem'in oğlu Mesih [İsa] ancak bir Resuldür.) [Maide 75]

    (“Biz, Allah'ın Resulü olan Meryem oğlu İsa'yı öldürdük" demeleri sebebiyle onları [Yahudileri] lanetledik, rahmetimizden kovduk.) [Nisa 157]

    Kitap sahibi resul olan Musa aleyhisselam, kardeşi Harun’un da kendisine vezir yani yardımcı olmasını istedi. İşte âyet-i kerime meali:
    (Ya Rabbi, ailemden kardeşim Harun’u bana vezir yap, beni onunla destekle, onu görevimde ortak kıl!) [Taha 29-32]

    Allahü teâlâ, onun bu duasını kabul ederek buyuruyor ki:
    (Allah, “Ey Musa! İstediğin sana verildi” dedi.) [Taha 36]

    (Biz, Musa‘ya Kitab verdik, kardeşi Harun’u da ona vezir [yardımcı] yaptık.) [Furkan 35]
    Kitap verilen resul olan Hz. Musa’dır. Hz. Harun ise onun veziri, yani yardımcısıdır. Yardımcısı daha üstün olur mu hiç? Hz. Musa Resul iken, Hz. Harun da nebi oldu. İşte âyet-i kerime meali:
    (Rahmetimizden, kardeşi Harun’u bir nebi olarak ona bağışladık.) [Meryem 53]

    Hz. Harun, Musa aleyhisselamın getirdiği dini, yani Museviliği tebliğ eden bir nebi idi.
    (Zekeriyya mihrabda namaz kılarken melekler ona, "Allah sana, Kelimullahı [İsa’yı] doğrulayıcı, efendi, nefsine hakim ve salihlerden bir nebi olarak Yahya'yı müjdeler" diye seslendiler.) [Al-i İmran 39] (Hz. İsa’nın kitap gönderilen bir resul olduğu yukarıdaki âyetlerde bildirildi. Hz. Yahya ise, Hz. İsa’nın getirdiği dini, yani İseviliği tebliğ eden bir nebi idi.)

    Bu örnekler de açıkça kendisine kitap verilen peygamberlere Resul denir. Resullerin getirdiği dini tebliğ edenlere de Nebi denir. Her resul aynı zamanda nebidir. Peygamber efendimizden sonra, nebi gelmeyecektir. Bir âyet meali şöyledir:
    (O, Allah’ın resulü ve nebilerin sonuncusudur.) [Ahzab 40]
    Nebi gelmeyince, Resul hiç gelmez. Çünkü resullük makamı, nebilikten daha özel ve yüksektir.

    Bu âyetlerden sonra, bu konudaki hadis-i şerifleri bildirelim:
    (Nübüvvet ve risalet sona erdi. Benden sonra nebi de, resul de yoktur.) [Tirmizi]
    (Nebiler benimle son buldu.) [Müslim]
    (Resullerin ilki Âdem ve sonuncusu Muhammed’dir.) [Hakim, Taberani]

    (Övünmek için söylemiyorum [hakikati bildiriyorum], ben mürsellerin [Nebi ve resul olarak gönderilen peygamberlerin] efendisiyim. Hepsinin sonuncusu ve şefaat edicilerin ilkiyim.) [Darimi]

    (Diğer nebilere göre benim durumum şuna benzer. Güzel bir ev yapılır, ama bir kerpici eksiktir. Ziyaretçiler, evi beğenir. Yalnız "Şu boşluğa da bir kerpiç konsaydı" derler. İşte ben o kerpicim, nebilerin sonuncusuyum.) [Buhari, Müslim]

    (Ya Ali, Musa’nın yanında Harun nasıl idiyse, sen de, benim yanımda öylesin. Ancak, benden sonra nebi gelmeyecektir.) [Buhari, Müslim,Tirmizi, İbni Mace, İmam-ı Ahmed, Taberani]

    Peygamber efendimiz, sadece zamanının ve Arabistan’ın değil, kıyamete kadar bütün insanların, bütün dünyanın resulüdür. Bir âyet meali şöyledir:
    (Biz seni bütün insanlara ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bilmez.) [Sebe 8] Bir hadis-i şerif meali: (Ben bütün insanlara gönderildim.) [Müslim]

    (Size, âyetlerimizi okuyacak, sizi her kötülükten arıtacak, size kitabı ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi bildirecek aranızdan, bir resul gönderdik.) [Bekara 151] (Bu âyet de kitabın nebiye değil, resule geldiğini göstermektedir.)

    Kur'an-ı kerimde, Resulullahın son nebi olduğu bildirildikten sonra, İslam binasının tamamlandığı şöyle açıklanıyor:
    (Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’ı beğendim.) [Maide 3]

    Allahü teâlâ, son nebi ve son resulünü gönderip dinini tamamladığına ve dinde noksan kalmadığına göre artık başka din ve başka peygamber aramak, Kur’an-ı kerimi inkâr olur.

    Nisa suresinin, (Kıssalarını sana bildirmediğimiz resuller de gönderdik) mealindeki 64. âyeti, resul sayısının Kur’an-ı kerimde bildirilmediğini göstermektedir. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
    (Nebiler 124 bin, resuller ise 313 tür.) [Hakim]
    Bu hadis-i şerif de, kitap getiren resullerin nebilere göre daha az olduğunu göstermektedir. Nebilerin çok olması, resullerin dinlerini yaymalarından dolayıdır
    ELVAN YÖRÜĞÜ

  6. #6
    dabbetülarz adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-11-2005
    Mesajlar
    379
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı termit tarafından gönderildi.
    Müslümanlıkla ilgisi olmayan böyle iddialar, dinimizi içten yıkmak isteyen din düşmanlarının taktik ve hilelerindendir. Bunlar, Yalnız Kur’an diyerek, âyetleri kendi kafalarına göre yorumlayıp, Resulullahın açıklamalarına hiç itibar etmezler. Hadis-i şeriflerin hepsine de uydurma derler.
    sevgili kardeşim, bana gösterirmisin, bu ayetin [ali-imran 81] yorumlanacak bir tarafı varmı? herşey A&#199KCA yazmıyormu? ayetin neresi yorum gerektiriyor acaba?

    Alıntı termit tarafından gönderildi.
    Kitap gönderilen peygambere Resul denir. Nebi, kendinden önce gelen Resulün dinini tebliğ eden peygamberdir. Yeni din getirmeyip, önceki dine davet eden peygamberlere Nebi denir.
    bu yazmış olduğun hurafenin kaynağı nedir acaba? (belli, günümüzün din öğretisi) ayrıyeten kur'ana neden ters düştüğünü açıklarmısın?


    Alıntı termit tarafından gönderildi.
    Her resul, nebidir; fakat her nebi resul değildir. Peygamber Fars’çadır, resul veya nebi anlamında kullanılır. Kur’an-ı kerimin bir çok yerinde Peygamber efendimize Resul deniyor, bazen Nebi diye de geçiyor. Nebi denmesi Resul olmasına mani değildir.
    iyiki anladın. zaten mani değildir. çünkü NEBİ, RESUL den üstünür.

    Alıntı termit tarafından gönderildi.
    Yani bir resule nebi denmesi onun resul olmadığını göstermez. Genel kurmay başkanına bazen general, subay veya asker denmesine benzer.
    evet göstermez, çünkü her nebi aynı zamanda resuldür. ama her resul nebi değildir.

    Alıntı termit tarafından gönderildi.
    Emirleri tebliğ etmekte ve insanları, Allahü teâlânın dinine çağırmakta, Resul ile Nebi arasında bir ayrılık yoktur.
    vardır. bunu dahi bilmiyorsun.

    Alıntı termit tarafından gönderildi.
    Ankebut suresinin, (Ona [İbrahim’e İsmail’den sonra] İshak ve Yakub’u da bağışladık. Nebiliği ve kitapları [Tevrat’ı, İncil’i, Zebur’u, Kur'anı], onun soyundan gelenlere verdik) mealindeki 27. âyetinde, İbrahim aleyhisselamın soyundan gelenlere nebilik verildiği gibi kitap verilen resuller de vardır. (Beydavi, Medarik, Celaleyn)
    öylemi? kimmiş, kitap verilen resuller söyle bakalım. ama dikkat et, o resul nebi olmasın! çünkü eğer nebi ise, nebi olduğu için kitap verilir, resul olduğu için değil. göster bana bir tane nebi olmayan kitap verilen bir resul.

    Alıntı termit tarafından gönderildi.
    Kitap sahibi resullerden örnek verelim. Hz. Musa resul idi. İşte âyet-i kerime mealleri:
    (Musa, &#171y Firavun, elbette ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir resulüm» dedi.) [Araf 104] (Sırf bu âyet bile, onların yalanını çıkarmaya yeter. Hz. Musa’ya Tevrat indi, yani kitap gönderildi. Bunun için kendisine resul deniyor.
    bunun için değil, bu zırvayı nerden çıkardın? ALLAH'ın elçisidir, onun için resul deniyor. resullukten sonra nebiliğe de eriştiği için ayrıca kitap verilmiştir.


    Alıntı termit tarafından gönderildi.
    Peygamber efendimize de kitap gönderildiği için bir çok âyette resul deniyor.
    peygamber efendimizde ALLAH'ın elçisidir, onun için resul deniyor. resullukten sonra nebiliğe de eriştiği için ayrıca kitap verilmiştir.


    Alıntı termit tarafından gönderildi.
    Resul denilince nebi de içine girdiği için daha çok resul tabiri geçiyor. Kelime-i şehadette de Resul deniyor. Nebilik daha yüksek olsa idi o geçer idi.
    bu mantıksız sözün mantığı nerde kaldı acaba?

    Alıntı termit tarafından gönderildi.
    (Musa'yı mucizelerimizle Firavun ve topluluğuna gönderdik. Musa, "Ben âlemlerin Rabbinin resulüyüm" dedi.) [Zuhruf 46] (Bu âyette de, Hz. Musa’nın resul olduğunu açıkça bildiriyor.)
    elbette resul olacak. çünkü o bir nebi. her nebi mutlaka resuldur!

    Alıntı termit tarafından gönderildi.
    Hz. Musa da, Peygamber efendimiz gibi, hem resul, hem de nebi idi. İşte âyet-i kerime meali:
    (Kitapta Musa'yı da an; elbette o, muhlis bir kul ve resul olan nebi idi.) [Meryem 51]
    bununla şimdi neyi ispatladın? benim sözümü nasıl çökerttin? hz. musa nebi olduğu için aynı zamanda resuldür. ayeti kerime doğru.

    Alıntı termit tarafından gönderildi.
    Hz. İsa da, kendisine kitap gönderilen resul idi. İşte âyet-i kerime meali:
    (Meryem'in oğlu Mesih [İsa] ancak bir Resuldür.) [Maide 75]
    hayır, hz. isa da kendisine kitap gönderildiği için NEBİ dir. ve nebi olduğu için RESULDUR!

    Alıntı termit tarafından gönderildi.
    (“Biz, Allah'ın Resulü olan Meryem oğlu İsa'yı öldürdük" demeleri sebebiyle onları [Yahudileri] lanetledik, rahmetimizden kovduk.) [Nisa 157]

    Kitap sahibi resul olan Musa aleyhisselam, kardeşi Harun’un da kendisine vezir yani yardımcı olmasını istedi. İşte âyet-i kerime meali:
    (Ya Rabbi, ailemden kardeşim Harun’u bana vezir yap, beni onunla destekle, onu görevimde ortak kıl!) [Taha 29-32]

    Allahü teâlâ, onun bu duasını kabul ederek buyuruyor ki:
    (Allah, “Ey Musa! İstediğin sana verildi” dedi.) [Taha 36]

    (Biz, Musa‘ya Kitab verdik, kardeşi Harun’u da ona vezir [yardımcı] yaptık.) [Furkan 35]
    Kitap verilen resul olan Hz. Musa’dır. Hz. Harun ise onun veziri, yani yardımcısıdır. Yardımcısı daha üstün olur mu hiç? Hz. Musa Resul iken, Hz. Harun da nebi oldu. İşte âyet-i kerime meali:
    (Rahmetimizden, kardeşi Harun’u bir nebi olarak ona bağışladık.) [Meryem 53]

    Hz. Harun, Musa aleyhisselamın getirdiği dini, yani Museviliği tebliğ eden bir nebi idi.
    (Zekeriyya mihrabda namaz kılarken melekler ona, "Allah sana, Kelimullahı [İsa’yı] doğrulayıcı, efendi, nefsine hakim ve salihlerden bir nebi olarak Yahya'yı müjdeler" diye seslendiler.) [Al-i İmran 39] (Hz. İsa’nın kitap gönderilen bir resul olduğu yukarıdaki âyetlerde bildirildi. Hz. Yahya ise, Hz. İsa’nın getirdiği dini, yani İseviliği tebliğ eden bir nebi idi.)

    Bu örnekler de açıkça kendisine kitap verilen peygamberlere Resul denir. Resullerin getirdiği dini tebliğ edenlere de Nebi denir. Her resul aynı zamanda nebidir. Peygamber efendimizden sonra, nebi gelmeyecektir. Bir âyet meali şöyledir:
    (O, Allah’ın resulü ve nebilerin sonuncusudur.) [Ahzab 40]
    Nebi gelmeyince, Resul hiç gelmez. Çünkü resullük makamı, nebilikten daha özel ve yüksektir.

    Bu âyetlerden sonra, bu konudaki hadis-i şerifleri bildirelim:
    (Nübüvvet ve risalet sona erdi. Benden sonra nebi de, resul de yoktur.) [Tirmizi]
    (Nebiler benimle son buldu.) [Müslim]
    (Resullerin ilki Âdem ve sonuncusu Muhammed’dir.) [Hakim, Taberani]

    (Övünmek için söylemiyorum [hakikati bildiriyorum], ben mürsellerin [Nebi ve resul olarak gönderilen peygamberlerin] efendisiyim. Hepsinin sonuncusu ve şefaat edicilerin ilkiyim.) [Darimi]

    (Diğer nebilere göre benim durumum şuna benzer. Güzel bir ev yapılır, ama bir kerpici eksiktir. Ziyaretçiler, evi beğenir. Yalnız "Şu boşluğa da bir kerpiç konsaydı" derler. İşte ben o kerpicim, nebilerin sonuncusuyum.) [Buhari, Müslim]

    (Ya Ali, Musa’nın yanında Harun nasıl idiyse, sen de, benim yanımda öylesin. Ancak, benden sonra nebi gelmeyecektir.) [Buhari, Müslim,Tirmizi, İbni Mace, İmam-ı Ahmed, Taberani]

    Peygamber efendimiz, sadece zamanının ve Arabistan’ın değil, kıyamete kadar bütün insanların, bütün dünyanın resulüdür. Bir âyet meali şöyledir:
    (Biz seni bütün insanlara ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bilmez.) [Sebe 8] Bir hadis-i şerif meali: (Ben bütün insanlara gönderildim.) [Müslim]

    (Size, âyetlerimizi okuyacak, sizi her kötülükten arıtacak, size kitabı ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi bildirecek aranızdan, bir resul gönderdik.) [Bekara 151] (Bu âyet de kitabın nebiye değil, resule geldiğini göstermektedir.)

    Kur'an-ı kerimde, Resulullahın son nebi olduğu bildirildikten sonra, İslam binasının tamamlandığı şöyle açıklanıyor:
    (Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’ı beğendim.) [Maide 3]

    Allahü teâlâ, son nebi ve son resulünü gönderip dinini tamamladığına ve dinde noksan kalmadığına göre artık başka din ve başka peygamber aramak, Kur’an-ı kerimi inkâr olur.

    Nisa suresinin, (Kıssalarını sana bildirmediğimiz resuller de gönderdik) mealindeki 64. âyeti, resul sayısının Kur’an-ı kerimde bildirilmediğini göstermektedir. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
    (Nebiler 124 bin, resuller ise 313 tür.) [Hakim]
    Bu hadis-i şerif de, kitap getiren resullerin nebilere göre daha az olduğunu göstermektedir. Nebilerin çok olması, resullerin dinlerini yaymalarından dolayıdır
    hepsine değinmek istemiyorum. kısacası benim sözümün doğruluğunu çökertemedin. yazdığın bütün ayetler ve hadisler benim dediğimi doğruluyor.
    Bu mesaj en son " 19.06.06 " tarihinde saat 05:05 itibariyle dabbetülarz tarafından düzenlenmiştir...
    [O söz tepelerine indiğinde, yeryüzünden onlar (insanlar) için bir dâbbe çıkarırız da o onlara, insanların bizim ayetlerimize gereğince iman getirmediklerini (yakin hasıl etmediklerini) söyler. ](Neml Suresi, 82. Ayet)

  7. #7

    Kayıt Tarihi
    14-07-2005
    Mesajlar
    87
    Karizma Gücü
    0
    Private Message atamadığım için buraya atıyorum kusura bakmayın...

    Kardeşlerim, hepimiz müslümanız elhamdülillah. Peygamberin (SAV) sünnetine uymak ise en büyük idealimiz olsa gerek.
    Sevgili termit kardeşim, dabbetülarz kardeşin düşüncelerini doğrudan böyle çirkin bir iddiaya muhatap etmek uygun mudur? Peygamberimiz (SAV) böyle mi yapardı ? Lütfen yorumlarımızla birbirimizi kırmayalım..
    Ben de hızımı alamadığımda çok kalp kırdım. Lâkin bu birbirimizi parçalamaktan başka bir işe yaramadı.
    Ateşten aşk denizlerinde, mumdan bir kayıktayım
    Gitti gelmek, geldi gitmek vesselam

  8. #8
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    ali-imran 81]
    Hani, Allah nebilerden, "Andolsun, size vereceğim her kitap ve hikmetten sonra, elinizdekini doğrulayan bir resul geldiğinde, ona mutlaka iman edeceksiniz ve ona mutlaka yardım edeceksiniz" diye söz almış ve, "Bunu kabul ettiniz mi; verdiğim bu ağır görevi üstlendiniz mi?" demişti. Onlar, "Kabul ettik" demişlerdi. Allah da, "Öyleyse şahid olun, ben de sizinle beraber şahit olanlardanım" demişti.


    o zaman nu ayeti şöylemi anlayacağızi Hz.Muhammed efendimize de Kitap verildiğine göre Hzç Muhammed ( SAS) gibi diğer peygamberlerde , (sen Hz. Muhammed efendimizden sonra resul geleceğini söylediğine göre ve sen İskender Mihroglu nu da resul olduğunu kabul ettiğine göre ) İskender Mihrogluna yardım edeceklerine dair Allah a söz verdiler ?

    senin söylediklerinden bu sonuç çıkar , şimdi çarpıtmadan ne demek istediğini, açık açık yaz, neyin yolunu yapmaya çalışıyorsun veya İskender mihroğlu ne yapmaya , müslümanları neye inandırmaya çalışıyor? Kendisine yardım edilmesi için ALLAH tüm Peygamberlerden söz mü aldı?

  9. #9
    dabbetülarz adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-11-2005
    Mesajlar
    379
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı student tarafından gönderildi.
    ali-imran 81]
    Hani, Allah nebilerden, "Andolsun, size vereceğim her kitap ve hikmetten sonra, elinizdekini doğrulayan bir resul geldiğinde, ona mutlaka iman edeceksiniz ve ona mutlaka yardım edeceksiniz" diye söz almış ve, "Bunu kabul ettiniz mi; verdiğim bu ağır görevi üstlendiniz mi?" demişti. Onlar, "Kabul ettik" demişlerdi. Allah da, "Öyleyse şahid olun, ben de sizinle beraber şahit olanlardanım" demişti.


    o zaman nu ayeti şöylemi anlayacağızi Hz.Muhammed efendimize de Kitap verildiğine göre Hzç Muhammed ( SAS) gibi diğer peygamberlerde , (sen Hz. Muhammed efendimizden sonra resul geleceğini söylediğine göre ve sen İskender Mihroglu nu da resul olduğunu kabul ettiğine göre ) İskender Mihrogluna yardım edeceklerine dair Allah a söz verdiler ?

    senin söylediklerinden bu sonuç çıkar , şimdi çarpıtmadan ne demek istediğini, açık açık yaz, neyin yolunu yapmaya çalışıyorsun veya İskender mihroğlu ne yapmaya , müslümanları neye inandırmaya çalışıyor? Kendisine yardım edilmesi için ALLAH tüm Peygamberlerden söz mü aldı?
    sevgili kardeşim,
    tam olarak doğru anlamışsın. peygamber efendimiz (sav) kendisinden sonra gelecek olan resullere yardım etme sözü vermiştir.

    lakin ondan önceki nebiler, mesela hz. isa, kendi kitabını (incili) doğrulayan resullere yardım edeceğine söz vermiştir. yani her nebi, kendi kitabını doğrulayacak resule yardım edecek. bu durumda diğer nebiler mehdi resule yardım sözü illa ki vermiş olmayabilirler. ayeti kerimeye iyi bak.

    benim birşeyin yolunu yaptığım yok. sadece beklediğiniz mehdiyi size tanıtıyorum. o kişi iskender evrenosoğlu olmayabilrdi. başka birisi de olabilirdi. bunun hiçmi önemi yok. ama mutlaka "birisi" olacaktı değilmi?
    [O söz tepelerine indiğinde, yeryüzünden onlar (insanlar) için bir dâbbe çıkarırız da o onlara, insanların bizim ayetlerimize gereğince iman getirmediklerini (yakin hasıl etmediklerini) söyler. ](Neml Suresi, 82. Ayet)

  10. #10

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    dabbetülarz@:
    ....." sadece beklediğiniz mehdiyi size tanıtıyorum. o kişi iskender evrenosoğlu olmayabilrdi. başka birisi de olabilirdi. bunun hiçmi önemi yok. ama mutlaka "birisi" olacaktı değilmi?".....

    "evrenosoğlu olmayabilirdi".."ama birisi olacaktı değil mi"..diye kendinizce sanki Kuarn yorumunda bulunup sonra da "beklediğiniz mehdiyi size tanıtıyorum demek çelişkili değil mi.?
    Anlaşılamayan şu: netliğe kavuşturun inananlardan kimse mehdi gönderilmeyecek demiyor.Böyle bir bilgi Kuran'da yok demiyor. Bilgi var, -kabul edelimki- mehdi bekleniyor da..bu mehdinin sizin takipçisi olduğunuz iddia sahibi olması ile Kuran'ın ne ilgisi var. Niye pazarci mehmet efendi değilde evrenosoğlu.?
    Efendim herkes kendi mehdisine inanacak ben böyle inanıyorum mu diyorsunuz.? Böyle diyorsanız açık biçimde belirtin. Yok hayır illada benimki diyebiliyorsanız gerekçeniz ne.?

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Yılın Bombası!12 yaşındaki Resul Balay'ın son KASETİ!
    2005 Konuları bölümünde turkfrmuye tarafından açılmış
    Yanıt: 31
    Son Mesaj: 24.02.07, 18:54
  2. Resul Balay
    2006 Konuları bölümünde Lostprophet tarafından açılmış
    Yanıt: 4
    Son Mesaj: 07.02.06, 00:16
  3. AKP milletvekili Resul Tosun 'Asker şehirden çıksın'
    2005 Konuları bölümünde kartals tarafından açılmış
    Yanıt: 34
    Son Mesaj: 15.12.05, 11:57

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •