Yaman Törüner kasıtlı bir cehalet içerisinde
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun döviz satışını eleştiren Merkez Bankası eski Başkanı Yaman Törüner için 'Yaman bürokrat' değerlendirmesinde bulunan Ahmet Ertürk, "Geçmişin kirliliğinin izlerini üzerinde taşıyor. Bu pisliği sağa sola bulaştırmak istiyor' açıklamasında bulundu.
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Ahmet Ertürk, döviz satışı yüzünden TMSF'yi eleştiren eski Merkez Bankası Başkanı Yaman Törüner'i "yaman bürokrat" olarak niteleyip ağır bir dille suçladı. "TMSF'nin dövizini Merkez Bankası'nda tutmak veya satmak zorunda olduğu" savının bir uydurma olduğunu savunan Ertürk, "Uydurmanın bu konuları bilmeyen kamuoyundan ve basından gelmesi halinde bunu düzeltmek gerekiyor ama bu işi çok iyi bilen yaman bürokratlardan gelmesi halindeyse bunun bir kasta dayandığı çok açık. Kasıtlı bir cehalet dediğimiz bir şey bu" dedi. Ertürk CNN Türk'te TMSF'nin döviz satışıyla ilgili soruları yanıtladı. TMSF'nin döviz piyasasında satıcı olmaya devam edeceğini belirten Ertürk, döviz satışıyla ilgili bir çok spekülasyon yapıldığını kaydetti.
Ertürk döviz satışlarına 11 Mayıs'ta başladıklarını kaydederek, "1.44'le başladık 1.60'a kadar çıktık. Ortalama 1.55 civarında oluştu. 2 milyar doları buldu. Önceki gün 15 milyon dolar sattık" dedi.
Pisliği bulaştırmak istiyorlar
Doğrudan kamuoyunun ve medyanın merak ettiği sorular olduğunu ve bunlara cevap verilmesi gerektiğini belirten Ertürk, "Ama bir de bir grup eleştirmenler var ki bunlar özellikle geçmişin yaman bir bürokratı ve geçmişin kirliliğinin izlerini üzerinde taşıyan birisi. TMSF'yi karakola gitmekle, karakola götürmekle tehdit etti. Biz bunlara alışkınız. Bu tehditler bizim menfaatlerine haleldar ettiğimiz bir çok çevreden geliyor. Bu işini iyi bilen ve işini iyi bilenler kuşağının sembolü olmuş bir yaman bürokratı da biz böyle tenkit edenler safında görüyoruz" dedi. Ertürk, "Bunlar bize işlemez, bunlar elindeki kirliliği, pisi, pisliği sağ sola bulaştırmak istiyorlar" dedi. TMSF'nin dövizini Merkez Bankası'nda tutmak zorunda olduğu ve piyasaya satamayacağı yönünde iddiaların olduğunu hatırlatan Ertürk, "Bu iddia yanlış, uydurma bir iddia. Gerek Merkez Bankası'nın yasal düzenlemeleri, gerek TMSF'yle ilgili yasal düzenlemeler böyle bir şeyi emretmiyor" dedi.
TMSF'nin kendi fonunu bağımsız olarak yönetme yetkisine sahip olduğunu belirten Ertürk, "Bu eleştirmenlerin kastettikleri muhtemelen, kamuda kamu haznedarlığı" diye konuştu. Kamu haznedarlığının genel bütçe kuruluşlarının elindeki paraları, fonları, Merkez Bankası'nda veya Ziraat Bankası'nda tutma zorunluluğu olduğunu hatırlatan Ertürk, "TMSF başından beri bu zorunluluğun dışında tutulmuştur. Yani TMSF hiçbir zaman bu kamu haznedarlığı sistemin içinde değil. Fon gerek döviz gerek TL'sini bağımsız olarak yönetebilme yetkisine haiz" dedi.
Piyasayı düzenleme iddiamız yok
Ertürk, TMSF'nin TL'ye ihtiyacı ve dövizini TL'ye çevirmek zorunda olduğunu defalarca söylediğini hatırlatarak, "Piyasa koşulları ve fiyatlarda bizim bu TL'ye dönmemizi daha cazip kıldı ve bunun için uygun şartlar oluştu. Biz bu şartları değerlendirmek istiyoruz. Bizim asla piyasayı düzenlemek gibi bir iddiamız olmadı, böyle bir yetkimiz de yok, bunu defalarca söyledik" diye konuştu. Ertürk, buna rağmen kendilerini hala bu fonksiyonla suçlamak isteyenlerin başka kasıtları olabileceğini kaydederek, "Bizim bu yaptığımız girişim onlara bir zarar mı verdi? diye bazı sorular aklıma geliyor. O zararın ne olduğu konusunu da açıkçası birileri sorarsa cevaplandırabilirim" dedi.
Ertürk, TMSF'nin satacağı dövizin büyük meblağlarda olması nedeniyle Merkez Bankasıyla iletişim kurulduğunu belirtti. Merkez Bankası'nın fonksiyonlarını TMSF'nin yüklendiği iddialarının "safsatadan ibaret" olduğunu savunan Ertürk, "Ne biz böyle bir iddianın peşindeyiz ne de Merkez Bankası böyle bir şeyi ima etmiştir" dedi.
Hiç kimseye komisyon ödenmedi
Ertürk; TMSF'nin döviz satışıyla ilgili diğer iddiaları ise şöyle yanıtladı: "Bunu kimlerle sattık, nasıl sattık, aracı komisyoncu var mı? Bunu bize soran, yaman bürokrat geçmişte tabi bu tür şeyleri yaptıkları için bu tür işlemlerin mutlaka bir aracı, komisyoncu, birilerine menfaat sağlayarak yapıldığını zannediyor. Biz asla böyle bir şey yapmadık. Biz şeffaf bir şekilde piyasaya çıktık dedik ki bizim döviz pozisyonumuz var, bu dövizimizi satacağız. Rakamlarımızda aşağı yakarı şudur ve bunları yaptık. Bunların bilmediği ya da bildiği halde kasıtlı bir cehaletle bilmez göründüğü şey bir elektronik piyasanın varlığıdır. Yani ihaleyi niye düzenlemiyor. Bir piyasa var artık. Serbest rekabet, döviz ve TL piyasalarında en rekabetli ortam o piyasalarda var. Bir elektronik rekabet piyasa ortamı oluşmuş durumda. Eski Merkez Bankası Başkanı olan birinin bunu bilmez görünmesi kasıtlı cehalettin ürünüdür. TMSF satışları doğrudan döviz piyasasına girerek ve en yüksek teklifleri değerlendirerek kendi departmanları aracılığıyla yapmıştır. Hiç bir aracı komisyoncu kullanmamıştır, hiç kimseye bir komisyon ödememiştir. Ve bu anlamda şeffaf dürüst ve açık politika izlemiştir."
Döviz satışlarını yaklaşık olarak 10 büyük bankaya ve piyasa oyuncusuna yapıldığını belirten Ertürk, satışın en yüksek fiyatlardan gerçekleştirildiğini kaydetti. Bir başka itiraz noktasının ise "dövizin neden Merkez Bankası'na satılmadığı" yönünde olduğunu belirten Ertük, "Biz şunu da hesapladık. Merkez Bankası alış kurlarıyla piyasadaki alış kurlarını karşılaştırdığımızda TMSF menfaatine bir iş yapmış durumdayız. Merkez Bankası'nın böyle bir işlevi yok, bizden bu kadar büyük dövizi niye alsın. Dövize satıcı olarak girmesinin beklendiği bir dönemde Merkez Bankası dövizi bizden niye alsın. Bu sorunun da cevabı yok" dedi.
Törüner'in soruları Ertürk'ün cevapları
* Dövizler kime satıldı? 10 büyük banka ve piyasa oyuncularına.
* Döviz kimler aracığıyla satıldı? Satış kendimiz yaptık.
* Aracılara ne kadar komisyon ödendi? Hiç kimseye komisyon ödenmedi.
* Aracıların kâr marjları nedir? Satışta aracı kullanılmadı.
* Satış için ihale açıldı mı? Fiyat serbest piyasada belirlendi.
* MB ile yapılan mutabakat nedir? MB ile teknik iletişim kuruldu.
* TMSF parasını niçin MB'de tutmadı? TMSF'nin böyle bir zorunluluğu yok.
* Satış için hangi kurulun kararı alınmıştır? TMSF'nin kendisi karar verdi.
* Fiyat nasıl oluştu? En yüksek teklifler değerlendirildi.
* Döviz niçin MB'ye satılmadı? TMSF çıkarları ve piyasa şartları gereği.
TSMF yanlış yapıyor
Merkez Bankası Eski Başkanı Yaman Törüner, Milliyet Gazetesi'nden yayımlanan yazısında, TMSF'nin döviz satışını eleştirmişti. "TMSF, kurumu kendi bakkalı, ülkenin parasını da kendi parası zannediyor. Başka bir hükümet zamanında bu işlem olsa, Başbakanlık Teftiş Kurulu ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek Denetleme Kurulu harekete geçerdi" diyen Törüner, yazısının sonunu ise "Bu iş karakolda bitecek gibi görünüyor" cümlesiyle tamamlıyor.
Bu yönetimin en büyük sorunu, "devlet"i bilmemesi. Belli kurallar içinde hareket edememesi ve "Ben yaparsam olur" kafasıyla hareket etmesi.
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) eline 4.5 milyar dolar tutarındaki özelleştirme geliri geçmeden bir süre önce, bu paraların piyasaya müdahale edilmek için kullanılacağını duymuş ama buna olasılık vermemiştim. Ancak, söylenen gerçekleşti. Bu operasyonun arkasında, büyüklerimizin olduğunu biliyorum.
Merkez Bankası Yasası, devletin parasının Merkez Bankası'nda tutulmasını emrediyor. Çünkü, aksi takdirde, para politikası yürütülemez. Merkez Bankası'nda yapılan her müdahale, satış veya alış işlemi kayda girer. İşlemin neden yapıldığı, hangi gün ve saatte gerçekleştirildiği, hangi sonuçlar elde edildiği gibi her şeyin kaydı tutulur. Bu kayıtlar kamuya açıklanmasa bile, teftişe veya araştırmaya açıktır ve yıllarca saklanır.
TMSF Başkanı, döviz müdahalesinin Merkez Bankası'nın bilgisi dahilinde yapıldığını söylüyor. Hiç böyle acayip bir durum görmedim; göreceğimi de zannetmiyorum. Merkez Bankası başkanı olsam, bunu kabul etmez ve bu oldubittiye karşı olduğumu da kamuya açıklardım. Ama, Durmuş Yılmaz'ı suçlamıyorum. Daha ilk günlerde tatsızlık çıkarmak istemedi. Haklıdır. Zaman içinde, bir Merkez Bankalı olarak, onun da bu gibi saçmalıklara karşı çıkacağını düşünüyorum.
TMSF, kurumu kendi bakkalı, ülkenin parasını da kendi parası zannediyor. Başka bir hükümet zamanında bu işlem olsa, Başbakanlık Teftiş Kurulu ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek Denetleme Kurulu harekete geçerdi. TMSF yanlış yapıyor
Şimdi soruyorum:
* TMSF, elindeki dövizleri kimlere satmıştır?
* TMSF, elindeki dövizleri kimler aracılığıyla satmıştır?
* Aracıların tümü "faizsiz bankacılık" yapan kurumlar mıdır?
* Aracılara ne kadar komisyon ödenmiştir?
* Komisyon ödenmemişse, aracıların alım satım kâr marjları nedir?
* TMSF, her şeyi ihaleyle satabileceğine göre, döviz satış işlemi için bir ihale açmış mıdır?
* Satışlardan, piyasanın ve diğer bankaların haberi var mıdır?
* Satış fiyatının oluşumu nasıl gerçekleştirilmiştir ve satış sırasında daha yüksek fiyat veren birisinin bulunup bulunmadığı nasıl belirlenmiştir?
* Satışlar hangi günlerde yapılmış ve satıştan sonra döviz fiyatları ne olmuştur?
* Satışlar yapılmadan önce kimlerin haberi ve bilgisi olmuştur?
* Önceden haberi olanlar arasında, TMSF çalışanları, hükümet üyeleri veya bunların akrabaları var mıdır?
* Satışlar sırasında yapılan pazarlık görüşmeleri, Merkez Bankası'nda olduğu gibi bant kaydına alınmış mıdır ve teftiş sırasında müfettişlerin incelemesine açılabilecek midir?
* Satışların yapılması ve ekonomiye müdahale edilmesi için, hangi kurulun kararı alınmıştır?
* Merkez Bankası'yla yapılan mutabakat nedir?
Bu iş karakolda bitecek gibi görünüyor.
Bugün veya yarın
kaynak = www.referansgazetesi.com


LinkBack URL
About LinkBacks


Alıntı Yaparak Cevapla