Unakıtan yetkisini kötüye kullanıyor






Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın yerli oyuncuları 'tehdit' etmesine banka ve borsa çevrelerinden sert tepki geldi. Unakıtan'ın elindeki yetkileri kötüye kullandığını ileri süren bankacılar, polisiye tehditlerle sorunların artırılacağını ileri sürdüler.

Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın "Yerliler yabancıların moralini bozuyor. Buna devam ederlerse ben yapacağımı bilirim" şeklindeki tehditlerine bankacılar ve borsacılardan sert tepkiler geldi. Bankacılar, Maliye Bakanı'nın yetkilerini kötüye kullandığını, polisiye tehditlerle sorunların çözülmesinin mümkün olmadığını ileri sürdüler. Mali piyasalarla kavga edilmemesi gerektiğinin altını çizen bankacılar, piyasaları yatıştırmak amacıyla yapılan bu tür açıklamaların aksi etkiler yaptığını vurguladılar. Bir bankacı, "Bu tür tehditler piyasayı yatıştırmak yerine, bilmediğimiz bir zorluk var, bunlar zor durumda oldukları için tehdide başvuruyorlar gibi bir algılamaya neden oluyor" dedi. Maliye'nin bütün banka hesaplarını inceleme yetkisi olduğunu hatırlatan başka bir bankacı ise, Bakan Unakıtan'ın gayri hukuki yollarla elde ettiği bu bilgileri tehdit amaçlı kullandığını ileri sürdü. Aynı bankacı, "Ekonominin tümünü ilgilendiren bir tedbir alacak olsa bu şekilde konuşmazdı. Maliye Bakanı açık tehdit ediyor. Yani hesaplarınız, açıklarınız, vergi sorunlarınızın hepsi benim elimde, iki müfettiş gönderir canınızı okurum demek istiyor" dedi.

Daha önce aynı yöntemin siyasetçilere kullanıldığına dikkat çeken başka bir bankacı ise, Maliye Bakanı'nın bu tehditlerinin "herkesin banka hesaplarına" girdiği yönündeki iddiaları net bir şekilde doğruladığını ileri sürdü. Maliye Bakanlığı'nın bankacılık sistemindeki nakit hareketlerini izleyebildiğini, istediği kişinin hesaplarına ulaşma şansının olduğunu hatırlatan bir vergi hukukçusu ise, "Maliye Bakanı bu bilgileri bir tehdit olarak kullanıyor. Yani başka bir ifadeyle devlet şantaj yapar duruma düşürülüyor" iddiasında bulundu. Unakıtan'ın Merkez Bankası'nı destek mesajı da "destek" yerine "köstek" olma şeklinde tanımlandı.



Havayı yabancılar bozdu
Uluslararası piyasalarda dalgalanmaların yaşandığına dikkat çeken bankacılar, dış etkinin yanı sıra, cari açık, enflasyondaki yükseliş ve siyasi belirsizliklerin etkisiyle Türkiye'den çıkışın daha yüksek olduğuna dikkat çektiler. Havanın bozulmasına da yerlilerin değil, yabancıların neden olduğunu belirten bankacılar, özellikle maliyenin stopaj konusundaki tutumunun yabancıları rahatsız ettiğini ve çıkışı tetiklediğinin de altını çizdiler. Borsada her şeyin kayıt altında olduğunu, Sermaye Piyasası Kurulu'nun bir anormallik gördüğünde denetlediği hatırlatılırken, global hareketin yarattığı volatilite ortamından yararlanan oyuncuların da varolduğu belirtiliyor.

"Düşükten alım yapıp yüksekten satarak kâr sağlama amacında olan oyuncular var. Bunların yaptığı işlemlerde volatilitenin artmasına neden oluyor" diyen bir bankacı, serbest piyasa sisteminde bu sorunların her zaman yaşanacağını, bunu da polisiye önlemlerle çözmenin mümkün olmadığını söyledi. Bu arada özellikle salı günü Hazine ihalesi sonrasında dolar bir dakikanın da altında bir sürede 1.60 YTL'den 1.6250 YTL'ye çıkarıldı. Merkez Bankası müdahale ettiğinde ise bütün bankaların kotasyonlarını çekmesi doların "fiktif" bir şekilde yukarı çekilmek istendiği yönünde yorumlara neden olmuştu.



Bankaların engelleme hakkı yok
Bankacıların verdiği bilgiye göre, Maliye'nin bütün banka hesaplarına girme yetkisi var. Yani Maliye Bakanlığı müfettişlerinin banka hesaplarını inceleme yetkileri var. Banka inceleme yapmak üzere kendisine gelen müfettişten sadece Maliye Bakanlığı'nın "hesapları incele yetkisi" olduğunu gösteren bir yazı isteyebiliyor. Maliye Bakanlığı'nın görevlendirdiği müfettişin ne yaptığı, neyi incelediği, araştırıp-soruşturduğu konusunda bankaların sorgulama hakları yok. Bu durumu değerlendiren bir bankacı, Maliye müfettişi de olsa, bir soruşturma açılarak ve savcının kontrolünde bu hesapların detaylarının incelenmesi gerektiğini, oysa bugün bunlara hiçbir şekilde uyulmadığını söyledi. Aynı bankacı, "Hesap incelemesinin bir soruşturma kapsamında yapılması gerekirken, bunlar belirledikleri kişilerin kayıtlarına ulaşmışlar" dedi.



Benzer tehditler siyasetçilere yapıldı
Maliye Bakanı Unakıtan'ın benzer tehditleri daha önce bazı siyasi parti başkanlarına da yaptığını hatırlatan bir başka bankacı ise, "İşadamlarının, siyasilerin vergisi ödenmiş, ödenmemiş, ne tür açıkları var, nerede ne kadar paraları varsa bütün bilgiler Maliye Bakanlığı'nın elinde. Maliye bütün bu bilgileri hukuki olmayan yollarla elde etmiş durumda. Bu bilgiler ışığında tehdit yapıyor" dedi. Gerek siyaset gerekse iş dünyasının bu durumdan rahatsız olduğunun altını çizen aynı bankacı, "Bu yapılabilecek en ciddi tehdittir. Çünkü bunun sonunda hapis bile olabilir. Kayıtdışının bu kadar yüksek olduğu bir ülkede işadamlarının açığı olmaması, hepsinin vergisini tam olarak ödemiş olması veya hesabını veremeyecekleri paralarının olmaması çok mümkün değil. Dolayısıyla önemli bir kesimin hesabını veremeyeceği parası var. Bu kişilere ait paralar bankalarda duruyor. Ya da dışarı çıktığında da Maliye Bakanlığı bundan haberdar. Dolayısıyla bir tür şantaj niteliğinde olan bu tür tehditler ciddi sıkıntı yaratıyor" dedi.



Merkez'e itibar kaybettiriyor
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın "Merkez Bankası tarihinde olmadığı kadar bağımsız hareket ediyor. Enflasyon ve ekonomi konusundaki kararlılığını uygulamalarıyla ortaya koyuyor. Merkez Bankası'nın fiyat istikrarı konusunda atacağı her adımı gerekirse bütçe fazlası vererek Maliye olarak destekleriz" yönündeki sözleri ise bankacılık çevrelerinde Merkez Bankası'na "destek" yerine "köstek" olma şeklinde tanımlandı. Bir bankacı, "İnsanlar, merkez bankasına kendilerinin görmediği, bilmediği teknik detaylarda hükümet bir yanlış yaparsa çıkıp bunu bana söyler diye önem veriyorlar. Merkez Bankası bunu gösterecek. Maliye Bakanı, Başbakan'ın Merkez Bankası'nı desteklediği bir durum, Merkez Bankası'nın sorunlara işaret edemeyeceği kanaatinin oluşmasına neden oluyor" dedi.

Bankacılar, dünyanın her yerinde merkez bankalarının hükümetle kavga ettiği sürece kredibilitesinin arttığının altını çizdiler. Hiçbir ülkede siyasetçilerin merkez bankasını özellikle de başkanını sevmediğini ileri süren bir bankacı, işin doğasının böyle olduğunu, Türkiye'de ise tersi bir durum söz konusu olduğunu vurguladı. Merkez Bankası'nın bu nedenle kredibilite kaybettiğini belirten bankacılar, "Başbakan, Maliye Bakanı çıkıp faiz artışını eleştirseydi Merkez Bankası'nın kredibilitesi yükselirdi" değerlendirmesinde bulundu

kenan şanlı




kaynak = www.referansgazetesi.com