• Reklam
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    keyness adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-06-2006
    Mesajlar
    286
    Karizma Gücü
    0

    Merkez Bankası ne istiyor?

    2001 krizinden sonra "Güçlü ekonomiye geçiş programı" ile birlikte TL'nin değer kaybını ve kriz riskini önlemek için "Serbest Dalgalı Kur Sistemi"'ne geçilerek, kur serbest(!) dalgalanmaya bırakılmıştır.

    artık kurlar piyasadaki arz ve talep koşullarına göre belirlenecektir ve Merkez Bankası aşırı volatilite dışında kura müdehale etmeyecektir.

    Ancak son bir kaç yıldır artan döviz girişi karşısında MB Türk Lirasının aşırı değerlendiği zamanlarda (döviz fiyatının düştüğü) kurlara bir çok kez müdahale etmiştir.

    Kriz söylentilerinin çıktığı son günlerde ise, gerek dış finansal piyasalardaki olumsuzluklar gerekse artan döviz çıkışı sonucunda kurlarda yukarıya doğru bir trend oluşmuştur ve Merkez Bankası kurlara doğrudan satım yönünde müdahale etmiştir.

    benim burada sizin fikilerinizi almak istediğim konu; en ufak kur düşüşlerinde aşırı volatilitenin (5 ile 10 kuruşluk düşüşlerde bile) bahane edilmesiyle kurlara bir çok kez müdahale eden Merkez Bankası, son tecrübede neden kurların 15-25 kuruş volatilite yapmasına göz yummuştur?

    yoksa Merkez Bankası kurun yukarı hareketine göz mü yummaktadır?

    Yani Merkez Bankası kurun yukarı gitmesini mi istemektedir?

    yada bunun başka bir nedeni varmıdır?


    Ekonomi tartışıldıkça anlaşılır.............

  2. #2
    abdullahbirisi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-10-2005
    Mesajlar
    1,775
    Karizma Gücü
    7
    belki ihracatcının belirli bir süre elindeki parayı ytl ye çevirmesine göz yummuş olabilir
    1970’li yıllardan itibaren yükselen bir trend izleyen dünya altın madenciliğinde,
    epitermal, porfiri ve listvenit tipi yataklardan yapılan üretim çok büyük önem
    kazanmıştır. Batı Anadolu’nun epitermal cevherleşmeler açısından önem taşıyan
    jeotermal sistemler bakımından zengin olması, ayrıca, epitermal altın yataklarının iz
    elementi olarak önem taşıyan Sb-As-Hg cevherleşmelerinin yaygın olması; Doğu
    Karadeniz
    bölgesindeyse, altın yatakları açısından önemli olan masif sülfit ve porfiri
    yataklarının bulunması; Orta ve Doğu Anadolu’da listvenitlerle yakından ilgili
    ofiyolitlerin geniş alanlar kaplaması, topraklarımızın, altın oluşumlarının yerleşmesi
    için jeolojik açıdan çok elverişli olduğunu göstermektedir.

  3. #3
    finito adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-06-2005
    Mesajlar
    15,172
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    merkez bankası yeni başkanıyla göreve başladı hayırlı olsun

    daha önceki dönemlerde merkez bankası kurun düşük olmasına rağğmen her hangi bir müdehalede bulunmuyordu. şimdi serbest bıraktı kur fırladı.

    şu anda da serbest kur rejimine senin de dediğin gibi tam olarak geçildiğine inanmıyorum kerness kardeşim.

    merkez bankası dolar rezervi tutup alıp sattığı sürece olmaz o iş. ancak geçiş süreci olduğu için de bir şekilde hoş görmek lazım

    ihracatçının zor durumu sonradan anlaşılmış olabilir belki de. bakalım önümüzdeki günlerde tcmb nasıl bir ol çizecek.
    EFELER BiRLiĞi
    Paylaşım Ve Dostluk Platformu
    ©º° SKYMOON EFE toprağın bol mekanın Cennet olsun °º©


    Türkforum'a bugüne kadar gönderilen her 58 mesajdan birinin Efeler Birliği başlığına gönderildiğini biliyor muydunuz?

  4. #4
    Khufu adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-08-2005
    Mesajlar
    309
    Karizma Gücü
    0
    Merkez bankası ne istiyor sorusunu yanıtlayabilmek için aslında önce Hükümet ve İşadamları ne istiyorlar sorusunun yanıtını bulmak gerekir.

    Anımsayacaksınız, ABD'nin Irak'ı işgali ve ABD birliklerinin Bağdat'a girmesinin sonrasında, döviz hızla düşmeye başlamış ve o günkü Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti, faizleri periyodik ve sabit bir biçimde, pek de aceleci olmayan bir şekilde indirmeye başlamıştı. Hükümet ve iş çevreleri ayağa kalkmıştı: Faizlerde radikal bir indirim yapılması böylelikle hem reel faizin hem de dövizin değer kaybının/TL'nin değer kazanmasınının önüne geçilmesini istiyorlardı (Bknz: Kürşat Tüzmen, Oğuz Satıcı). Serdengeçti'nin neredeyse istifaya davet edileceği o günlerde hükümetin yeni oluşu, IMF'nin Serdengeçti'nin arkasında oluşu gibi etkenlerle AKP bunu göze alamadı.

    Sonuç: Serdengeçti haklı çıktı. O günden bu yana enflasyonun ve reel faizlerin sağlıklı bir düşüşünü gördük.

    Gelelim bugüne: Serdengeçti'nin yerine kadrolaşmada sınır tanımayan AKP hükümetinin atayacağı kişinin, aslında kendi düşüncelerini uygulayacak bir kişi olacağını tahmin etmek çok da zor değildi. Hatta kadrolaşmayı o kadar abarttılar ki; Türkiye'nin faiz politikasının, bunun sonucunda da makro ekonominin kontrol edildiği MB Başkanlığına bir "Faizsiz Bankacılık" uzmanını atamaya kalktılar; anımsayacaksınız Cumhurbaşkanı uygun görmedi haklı olarak.

    Yaklaşık üç ay önce, Merkez Bankasının yeni başkanının atanma süreci öncesinde arkadaşlarla konuşuyordum: Yeni gelecek kişi Serdengeçti'nin "temkinli" politikasının aksine hükümetin isteği ve beklentisiyle faizleri daha hızlı indirmeye başlayacak ve döviz yükselecek. Ne yapalım? Döviz alalım.

    Yalnız olayları gelişimine baktığımızda Merkez Bankasının ekonomik verilere bu kadar duyarsız kalabileceğini düşünmüyordum: Piyasalarda dalgalanmalar başlamış, beş gün sonra açıklanacak enflasyon rakamları elinde, yüksek geleceğini biliyorsun. Sen hala Para Politikası Kurulu (PPK)'da faiz indirimine gidiyorsun; yuh artık... Sonra enflasyon rakamları açıklanınca, piyasada oluşan güven bunalımı, dövizin yükselişi nereye kadar sürer, nerde bu MB derken ufak bir krize girelim. Sonra da MB olağanüstü PPK toplantısıyla faizleri 1.75 puan arttırsın. E sen daha 1,5 ay önce -o kadar bile olmadı- faiz indirmine gitmemiş miydin be kardeşim? E madem indirdin niye müdahale etmek için 1.6 ya kadar bekledin? Sana dövizi yükselt yerine zıplat da, krize girelim mi dediler?

    Kaldı ki Serdengeçti zamanında dövizdeki ufak bir düşüşte dahi müdahale ediliyordu ve gerekçe olarakta "seviyeye değil, aşırı volalite nedeniyle müdahale edilmiştir" tarzı açıklamalar yapılıyordu. Müdahalenin volaliteye mi seviyeye mi olduğu tartışılır ama asıl önemlisi sonuçta müdahale edilmesiydi. Artık doların 1.3'lerden 1.6'lara kadar gelmesindeki oynaklığı siz düşünün. Serdengeçti döneminde TCMB'de görev almış ve Serdengeçti'nin polkitikalarını iyi bilen bir kişi olarak Durmuş Yılmaz'ın tavrı gerçekten çok ilginç. Tabi ne kadar bağımsız bir tavrı varsa...

    Her neyse sonunda MB dolara 1.6'larda müdahale etti. Ben buradayım dedi. En azından dövizdeki üst sınırı belirledi. Ya da pek emin konuşmayalım söz konusu kişi AKP'nin atadığı Durmuş Yılmaz. Belirlemiş olmalı, piyasaya bunu hissettirmesi gerek diyelim ve konuyu siyasi ve ekonomik anlamda büyük değişiklikler olmazsa (erken seçim gibi) doların 1.6'nın üzerine çıkması zor gibi diyerek bağlayalım.

    Umarım Durmuş Yılmaz siyasi etki altından çabuk kurtularak, ekonomik verilerin gereğini yapacak, piyasaya güven verecek, kısaca bağımsız Merkez Bankası Başkanlığının hakkını verebilecek bir kişi olmayı başarabilir. Çünkü Türkiye'nin böyle bir Merkez Bankası Başkanına gereksinimi var.

    Bu arada TCMB internet sitesinde en başında "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın temel amacı fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmektir" yazar. Döviz 1.3 küsürden, 1.6 küsüre çıkarken seyretmekle yetinirsen pek fiyat istikrarı gerçekleşmiyor. O ibareyi kaldırsalar daha iyi olur..
    Bu mesaj en son " 18.06.06 " tarihinde saat 18:47 itibariyle Khufu tarafından düzenlenmiştir...
    Halkın tamamını bir zaman kandırabilirsiniz. Halkın bir kısmını her zaman kandırabilirsiniz. Ama halkın tamamını her zaman kandıramazsınız...

    Kentinize sahip çıkın, Ankara'yı Melih Gökçek'ten kurtarın...

  5. #5
    keyness adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-06-2006
    Mesajlar
    286
    Karizma Gücü
    0
    arkadaşlar bu dediklerinizin bütün hepsine katılmaktayım. Çok güzel teşhisler yapmışınız. Merkez Bankası Türkiye gibi gelişmekte olan bir ülkede, bağımsız hareket edememektedir. her ne kadar bağımsızlık ve şeffaflık konusunda açıklamalar yapsalarda; yine sistemin bazı aktörlerinin istedikleri gibi hareket etmeleri gerekiyor gibi geliyor bana.

    Aslında sistemin tam olarak kurumsallaşmadığı ülkelerde bu tür davranışların olması muhtemeldir. Bu tür dalgalanmalar Amerika gibi ülkelerde de yaşanmakta; ancak ilerisi için rasyonel hedefler belirlenmektedir. Bence ülkemizde gerçekleştirilen bazı planlamalar bence dışsallıklar düşünülmeden yapılmaktadır. neyse İnşallah ilerde daha iyi olur.....
    ...Her türlü İktisadi kaynak temin edilmeye çalışılır...


    Ekonomi ile ilgili aradığınız Herşey;


 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Merkez Bankası bilançosu altüst
    2006 Konuları bölümünde dana22 tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 27.02.06, 09:50

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •