‘Zayıf Dolar Politikası’, parite ve enflasyon





Uluslararası ekonomi çevreleri, 2 haftadır ABD Hazine Bakanı John Snow’un ani istifasını ve yerine Başkan Bush tarafından teklif edilen Henry Paulson’u konuşuyor. Senato’nun onaylaması durumunda göreve başlayacak olan Paulson’un, Başkan Bush’a vergi kesintisi politikalarında destek sağlaması bekleniyor. Bush’un vergi kesintisi projesine karşı çıkan ekonomistler ve kimi Kongre üyeleri, bunun uzun dönemde ABD’nin bütçe açığını daha da büyüteceği endişesini dile getirmekteler. Bush, Paulson’ın, Amerikan kongresiyle birlikte çalışarak, federal harcamaların kısılmasına yardımcı olacağını ve 2009 yılına kadar bütçe açığını yarıya indirme hedefini tutturacağını ifade etmekte. Bush, Paulson’ın aynı zamanda Amerikan mallarının dış pazarlara açılmasında önemli bir temsilci olacağını kaydediyor.

Bush’un beklentilerinin realize olmasında yarar var. Çünkü, cuma günü açıklanan Hükümet raporu, ABD ekonomisinin 1. çeyrek cari açık verisinin yeni bir rekora işaret ettiğini gösterdi. Perşembe günü açıklanan net sermaye girişi verisinin zayıf kaldığı dikkate alındığında, euro-dolar paritesinin 1,26-1,29 dolar aralığındaki hareketini sürdüreceği ifade edilebilir.Ayrıca, Beyaz Saray Yönetimi’nin, mevcut cari açık sorununu dikkate alarak, ‘zayıf dolar politikası’ tercihini ciddiyetle gündemine aldığı, bu nedenle Başkan Bush ile eski Hazine Bakanı John Snow’un arasının açıldığı ifade edilmekte.



Enflasyon ve faiz artışı sorunu

Federal Reserve Bankası St. Louis Başkanı William Poole’un açıklamaları, FED yöneticilerinin enflasyonist süreç konusundaki endişelerinin sürdüğünü ve FED’in bu süreci kırabilmek ve fiyat istikrarını güçlendirmek için daha hızlı tedbirlere başvurması gerektiğine işaret ediyor. Nitekim, akaryakıt fiyatlarındaki gevşemeye bağlı olarak, ABD Tüketici Güven Endeksi’nin beklenenden yüksek bir endeks artışı göstermesi, iç talebin canlılığına işaret etmesi açısından, FED yöneticilerinin enflasyonist endişelerini teyit etmekte. Bu durumda, FED’in faiz artışlarını haziran ayı sonundaki toplantıdan sonra da sürdürmesi ihtimaline bağlı olarak, parite sonbahara doğru 1,24-1,28 dolar aralığında hareket edebilir. Bununla birlikte, yakın vade için 1,26-1,29 dolar aralığında hareket etmesi bekleniyor.

ABD, söz konusu enflasyonist endişeleri tartışa dursun, TCMB dışında, yakın vade için ekonomi yönetiminin, genel anlamda Hükümet’in haziran ayında iki haneli olması ihtimali söz konusu olan enflasyon oranı için acil önlem paketi açıklamaya niyetli olmadığı anlaşılmakta. Bu durumda, haziran ayı enflasyon verisinin açıklanması sonrası, önceden IMF yetkilileri ile mutabakata varılmış bir ek önlem paketi kamuoyuna açıklanabilir. 2005 yılının ilk 5 ayı ile, 2006 yılının ilk 5 ayı karşılaştırıldığına, bütçenin faiz hariç harcamalarındaki artış yüzde 40,7’ye, yani 12 aylık ortalama enflasyonun neredeyse 5 katına yakın bir harcama artışı yapıldığını gösteriyor. Aynı, bütçenin 22 yıl sonra fazlalık vermesi, bütçe harcamalarının iç talebi ve enflasyonu beslediği gerçeğini örtemiyor. Faiz dışı harcamaları radikal bir şekilde yavaşlatmadan 2006 yılında enflasyonu yavaşlatmamız mümkün gözükmüyor.


Kerem alkin




kaynak = www.referansgazetesi.com