Erdoğan'dan AB'ye Kıbrıs resti
Başbakan Erdoğan, Kıbrıs ve limanlar konusunda sert çıktı. İzolasyonlar kalkmadığı sürece ne havalimanları ne de limanlar konusunda geri adım atmayacaklarını belirten Erdoğan, 'Bunu açık söylüyorum. Müzakereler durursa dursun' dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne yönelik izolasyonların kaldırılmaması durumunda havalimanları ve limanlar konusunda geri adım atmayacaklarını belirterek, gerekirse müzakerelerin durdurulabileceğini açıkladı. Erdoğan, “Asla ne havalimanlarında ne limanlarda izolasyon kalkmadıkça geri adım atmayız. Bunu herkes böyle bilsin" dedi ve ekledi: "Bunu açık söylüyorum. Müzakereler durursa durur.”
Cuma günü İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) Cevahir Kongre Merkezi'ndeki “2. Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı'na" katılan Erdoğan, ekonomi ve siyaset gündemine ilişkin görüşlerini açıkladı. Konuşmasında Avrupa Birliği'ne (AB) yönelik sert mesajlarla sürpriz yapan Erdoğan, AB ile yeni bir tartışmanın da önünü açtı. Türkiye'nin şu anda bir taraftan tarama sürecini yürütürken bir taraftan bilim araştırmada aç kapayı gerçekleştirdiğini söyleyen Erdoğan, "Sağır duymaz uydurur" diyerek, "Kıbrıs'ta limanları verecekler. Havalimanlarını açacaklar. Şunu yapacaklar, ek protokolü imzalayacaklar" gibi "çirkin muhalefetin" içerisine girmenin çok yanlış olduğunu vurguladı.
Bu iktidarı tanıyanların çok iyi tanıdığını, tanımayanların da tanımamakta direndiğini ifade eden Erdoğan, AB liderlerinden "jet yanıt" alan konuşmasında şunları söyledi: “AB'nin 25 üyesine şunu çok açık söyledik. 'Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne karşı uygulanan izolasyonlar kalkmadığı sürece bizden ne ek protokol konusunda, ne havaalanları, limanlar konusunda bir şey beklemeyin. Çünkü biz garantör ülke olarak Kıbrıs'ta yapmamız gerekenleri yaptık. Bizden ne istediniz? Annan Planı'na destek istediniz, bu desteği verdik. Kuzey Kıbrıs, Annan Planı'na 'evet' dedi. Peki Güney Kıbrıs ne dedi? 'Hayır' dedi. Siz Annan Planı'na 'hayır' diyeni ödüllendirdiniz. 'Evet' diyeni cezalandırdınız, cezalandırmaya devam ediyorsunuz. Biz bu adalet anlayışınıza karşıyız' dedik. Bunu hepsine tek tek söyledik. Biz bu noktada asla ne havalimanlarında ne limanlarda izolasyonlar kalkmadıkça geri adım atmayız. Bunu herkes böyle bilsin. Ek protokol konusu, aynı şey. Hayret bir şey müzakereler durur. Bakın çok açık söylüyorum; durursa durur. Çünkü bize karşı olumlu yaklaşana biz de olumlu yaklaşacağız. ”
Başbakan Erdoğan, bu sürece girerken hep kazan-kazan hesabına göre hareket ettiklerini dile getirirken, “Biz kaybedeceğiz, karşıdaki kazanacak. Yok öyle bir şey. Farklı kazanacağız, farklı kaybedeceğiz. Bunu adalet anlayışımızla bağdaştırmıyoruz. Çünkü biz öyle bir medeniyetten geliyoruz ki bu medeniyette asla ezmek yok, adalet var, Zulmetmek yok, adalet var” şeklinde konuştu.
'Dalgalanmalar artık istikrarı sarsamıyor'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, son dönemlerde yaşanan küresel ekonomideki dalgalanmaların Türkiye'yi de etkilediğini ama geçmişte önemli krizlere sebep olan bu tür dalgalanmaların, bugün Türkiye ekonomisinin istikrarını sarsamadığını söyledi. Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın da katıldığı İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) 2. Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı'nda konuşan Erdoğan, son dönemde yaşananların, ekonominin kırılganlığının oldukça azaldığını gösterdiğini savundu. Erdoğan, "Ekonominin dayanıklılığı tam aksine artmıştır. Son 3.5 yılda elde ettiğimiz ekonomik kazanımların en büyüğü bu özgüven ve dayanıklılıktır. Türkiye hedefler doğrultusunda yoluna devam ediyor” dedi. Yatırımcının artık önünü görebildiğini dile getiren Erdoğan, problemlerin tamamen bitmediğini ama endişeye kapılacak bir durum da olmadığını söyledi.
Siyaset ekonominin önüne geçmesin
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Tanıl Küçük, "Ekonomide Sürdürülebilir Büyüme İçin Yatırım ve Üretimin Önemi - Sorunlar ve Çözüm Arayışları” başlığı altında düzenlenen İstanbul Sanayi Forumu'nda Türkiye'de son günlerde yaşanan dalgalanmaları, sadece dış etkilere bağlamanın ülkeyi çözüme götürmeyeceğini belirterek, “Böyle bir yaklaşım, eksiklerimizi görmek ve düzeltmek fırsatını kaçırmamıza yol açacaktır” dedi. Tüm kesimlerin sorumlu davranması gereken bir konunun siyasi gerilimi tırmandıracak, siyasi ve ekonomik istikrarın devamına ilişkin belirsizlik yaratacak söylemlerden kaçınmak olduğunu vurgulayan Küçük sözlerine şöyle devam etti: “Siyasetin ekonominin önüne geçmesine izin verilmemeli ve en önemlisi, temel değerlerimiz tartışılır olmaktan çıkarılmalıdır. Bugün hata yapma lüksümüzün olmadığı bir noktadayız. Tüm dikkatler ekonomide olmalı, pek çok bedel ödeyerek elde ettiğimiz kazanımlar korunmalıdır.” Küçük, yaşanan dalgalanmanın yarattığı soru işaretlerine ve belirsizliğe rağmen, ileriye yönelik beklentilerinin olumlu, morallerinin yüksek olduğunu belirtti.
Erdoğan'ın resti Brüksel'i karıştırdı
Başbakan Erdoğan'ın KKTC'ye karşı izolasyonların kaldırılmadan Türkiye'nin ek protokolü uygulama yönünde bir adım atmayacağına ilişkin sözleri Avrupa'da da yankı buldu. Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, Türkiye'nin limanlarını açmaması halinde üyelik sürecinin riske gireceğini söyledi ve "Türkiye AB'ye karşı yükümlülüklerine saygılı olmalıdır" diye konuştu. AB dönem başkanlığını 1 Temmuz'da Finlandiya'ya devretmeye hazırlanan Avusturya Başbakanı Wolfgang Schüssel de "Bu yıl içinde Türkiye'nin yükümlülüğünü yerine getirmesini ve Ankara Antlaşması'na uygun hareket etmesini bekliyoruz" dedi. Gazetecilerin Erdoğan'ın sözleri hakkındaki görüşünü sorması üzerine Schüssel, "Eğer Erdoğan'ın söyledikleri doğruysa bu, bir sorun oluşturur" dedi. AB zirvesi sonuç bildirgesi taslağında "Genişleme" başlığı altında yer alan Türkiye paragrafında, Ankara'nın, ek protokolden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesi talep ediliyor ve 21 Eylül 2005’te yayımlanan karşı deklarasyona atıfta bulunuluyor. AB, Türkiye’ye bu yıl içinde limanlarını Rum gemi ve uçaklarına açması çağrısını da yineledi. (DIŞ HABERLER)
kaynak = www.referansgazetesi.com


LinkBack URL
About LinkBacks


Alıntı Yaparak Cevapla