• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
14 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    cewiz adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-09-2005
    Mesajlar
    188
    Karizma Gücü
    0

    Huzursuz Bacak Sendromu????

    arkadaşlar bu hastalık hakkında bi bilgisi olan varmı...
    BASİT İNSAN ŞİKAYET EDER.... ACİZ İNSAN İFTİRA EDER...ASİL İNSAN İDARE EDER...

    EFELER BiRLiĞi
    Paylaşım Ve Dostluk Platformu

  2. #2
    Misafir PandorA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-05-2006
    Mesajlar
    2,296
    Karizma Gücü
    0
    Ilk defa boyle bisi duyuyorum

  3. #3
    cewiz adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-09-2005
    Mesajlar
    188
    Karizma Gücü
    0
    bende doktor diyince duydum....
    BASİT İNSAN ŞİKAYET EDER.... ACİZ İNSAN İFTİRA EDER...ASİL İNSAN İDARE EDER...

    EFELER BiRLiĞi
    Paylaşım Ve Dostluk Platformu

  4. #4
    Misafir PandorA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-05-2006
    Mesajlar
    2,296
    Karizma Gücü
    0
    Merak edip googleda arattim


    “HUZURSUZ BACAK SENDROMU” NEDİR?

    Toplumda sık olmakla birlikte gerçek sıklığının daha da fazla olduğuna inanılmaktadır. Hastaların hekime başvururken bu hastalıktan haberdar olmaları ve hekimlerin de bu rahatsızlğın yaygınlığın farkında olmaları önemlidir.
    Huzursuz bacak sendromu olan kişiler genellikle yatağa girip hareketsiz kaldıklarında bacaklarında farkettikleri ancak tam olarak da tarif edemedikleri rahatsız edici hislerden yakınırlar. Bu hisler kişiler tarafından “baldırlarım ağrıyor”, “bacaklarıma derinden birşeyler batıyor”, “yanıyor”, “uyuşuyor”, “bacaklarımla böcekler yürüyor”, “küçük bıçaklar saplanıyor” gibi çok farklı şekillerde tarif edilir. Bu hislerin ortak özelliği istirahat halinde ortaya çıkıp, hareket ile kaybolmalarıdır. Bu nedenle bu hisler sadece yatarken değil gün içinde özellikle uzun süre hareketsiz kalındığında da (televizyon, sinema seyrederken, seyahat sırasında) ortaya çıkar ve kişi bacaklarını hareket ettirme ihtiyacı duyar.
    Huzursuz bacak sendromu kalıtsal geçişi olan bir durumdur. %95 oranında sebebi belirsiz olarak ortaya çıkar, %5 oranında da demir eksikliği, şeker hastalığı, üremi, vitamin B12 eksikliği, kalsiyum veya magnesium eksikliği, bel fıtığı, bacak varisleri nedeni ile de ortaya çıkabilmektedir.
    Bacaklardaki bu hisler nedeni ile sinema, tiyatroya ya da arkadaş ziyaretine gitmek, seyahate çıkmak gibi aktiviteler kısıtlanır. En önemlisi ise gece uyumak için yatağa girildiğinde bu rahatsız edici hislerden dolayı uykuya dalmanın zorlaşmasıdır. Gece içinde uyanıldığında da benzer hisler nedeni ile tekrar uykuya dalmak zorlaşır. Uzun dönemde ise süreğen uykusuzluğa ve buna bağlı yorgunluk, dikkat ve konsantrasyonda azalma ve kişilik değişikliklerine neden olabilir.
    Hastalığın tanısı klinik sorgulama ve muayene ile konulur. Gerekli durumlarda laboratuvar tetkikleri ve görüntüleme yöntemleri istenebilir.

  5. #5
    dervish adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-12-2004
    Mesajlar
    2,283
    Karizma Gücü
    0
    bende var şahsen..tanımlayamıyordum bi türlü...

    şimdi mutlu olabilirim artık.. pazartesiden sonra bi sendromum daha oldu..
    ATAM İzindeyiz



    “Hayliden hayli kalınlaştı yobazlık yeniden,
    Softalık zorlu anırtı ile aldı yürüdü.
    Kara bir kinle taassub pusudan çıktı yine,
    Yurdu şâhâne cehâlet yeni baştan bürüdü.”

  6. #6
    uluatam adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-05-2006
    Mesajlar
    125
    Karizma Gücü
    0
    sanırım bende de var gerçi ben bunun varislerden kaynaklandığını tahmin ediyordum, gerçektende beni de çok huzursuz ediyor bilgi için çok saolun.
    Kemal'in Askerleri
    TürkYaşam.com Atatürkçü Çalışma Topluluğu




    Haydi Bilal Askere


    MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ün kazanılmasında en büyük rolü üstlendiği ve ATATÜRK'e Anafartalar Kahramanı ünvanının verildiği Çanakkale Zaferi'ni sanki ATA hiç yokmuş gibi yansıtan, ATATÜRK'ün en büyük düşmanlarının tv kanalı sizi tebrik ediyorum çocuklarınızın beynini çok güzel yıkıyor, safsatalarla bomboş bir gençlik yetiştiriyorsunuz; ama unutmayınız ki MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ü bir an bile beyinlerinden ve kalplerinden çıkarmayan anne ve babalarımız gibi bizler de çocuklarımızı MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ün yolundan şaşmayacak askerler olarak yetiştiriyoruz ve yetiştireceğiz!!

  7. #7
    atasagun adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-02-2004
    Mesajlar
    2,292
    Karizma Gücü
    0

    HUZURSUZ BACAKLAR SENDROMU Huzursuz Bacaklar Sendromu (HBS), hekimler tarafından bile yaygın olarak atlanabilen, ancak oldukça sık rastlanan ve en önemli uykusuzluk (insomni) nedenlerinden biri olup, ekstremitelerde (özellikle de bacaklarda) istirahat sırasında veya yatarken ortaya çıkan nahoş duygular sonucunda, onları sürekli hareket ettirme ihtiyacı duyma ve bu yüzden uykuya dalamama ile karakterize bir rahatsızlıktır. Uyku tıbbının ilerlemesi ile birlikte, özellikle konuyla ilgili uzman hekimler tarafından artık daha sık tanı konulur hale gelmiştir. Bu hastalığın tanısının konması sadece hastadan alınan öyküye bağlıdır. Hasta çoğu zaman bu rahatsızlığın belirtilerini, uykusuzluğun yarattığı gerginliğe ve rahatsızlığa bağladığı veya uykusuzluğun doğrudan nedeni olarak görmediği için hiç anlatmaz. Sadece geceleri uykuya dalamadığından bahseder. Bazen de kısaca değinebilir ancak hekim hastalığı iyi tanımıyorsa bunları yeterince önemsemez veya doğru biçimde değerlendiremez. Romatizma, depresyon, psikiyatride kullanılan bazı ilaçların yan etkisine bağlı aşırı hareketlilik (akatizi) gibi durumlarla karıştırabilir. Bu yüzden birçok olguda, hekimin hastalığı hem önceden iyi tanıyor olması hem de uygun ve ayrıntılı sorularla gerekli ipuçlarını hastadan tabiri caizse adeta söke söke alması gerekmektedir. Bu hastalığın özelliği, akşam saatlerinde ve dinlenme sırasında özellikle de yatakta şiddetlenen, nadiren kollarda hatta gövdede de olmakla beraber esas olarak bacaklarda hissedilen, hastaların iyi tarif edemedikleri nahoş duysal belirtilerdir. Bu duysal belirtilerle birlikte hastada motor bir huzursuzluk ve bacakları hareket ettirme gereksinimi söz konusudur. Tanımlamalar kişiden kişiye değişir: İğnelenme, yanma, çekilme, ağrı, karıncalanma, elektriklenme, uyuşma gibi... Yerini de tam belirleyemezler; daha çok baldır ve ayak bileği civarında, derinden gelen ve karşı konulamaz biçimde ayakları hareket ettirme ihtiyacı yaratan, rahatsız edici bir his olarak tarif ederler. Hareket etmek belirtileri azaltırken, hareketsizlik iyice arttırır. Bu yüzden yatakta sürekli bacaklarını hareket ettirirler, sallarlar, ovuştururlar; hatta çoğu kez ayağa kalkıp evin içinde dolaşırlar. Kimi hasta sıcak kompreslerden veya ılık duştan yarar görür. Böylece biraz rahatlarlar ancak yatağa girince yakınmalar tekrar şiddetlenir. Hastalığın özelliği gereği, sabaha karşı saatlerde (saat 04.00-05.00 civarı) bu his azalmaya başlayınca, nihayet uykuya dalabilirler. Kişi eğer çalışıyorsa ve sabah erken kalkması gerekiyorsa, azalmış uyku miktarı yüzünden gündüz gerginlik, sinirlilik, aşırı yorgunluk ve uykululuk hali, dikkat ve konsantrasyon eksikliği gibi kronik uykusuzluk belirtileri günlük hayatı da olumsuz etkiler. Şiddetli ve uzun süreli olgularda depresyona sık rastlanır. Yukarıda belirtildiği gibi, belirtiler sabaha karşı ve gündüz saatlerinde hafiflemesine rağmen, hastaya ve hastayı yakından tanıyan kişilere biraz daha ayrıntılı sorular yöneltilirse; HBS’u olan kişilerin aslında gündüzleri de aynı pozisyonda oturmakta güçlük çektikleri, bacaklarını sıkça oynattıkları ve bu hareket etme-yürüme ihtiyacının, uzun süre hareketsiz veya oturur pozisyonda kalmaları gereken toplantı, sinema-tiyatro-konser ortamları ile, özellikle de uzun yolculuklar (okyanus aşırı uçak yolculukları, uzun süre ara verilmeden gidilen otobüs yolculukları vb.) sırasında belirgin hale geldiği öğrenilebilir. Tanı sorgulamaya dayandığından, hastalığın yaygınlığı hakkında kesin ve objektif veriler sınırlıdır. Çeşitli ülkelerdeki çalışmalar, toplum içinde genel olarak görülme sıklığının ortalama %5-15 civarında seyrettiğine işaret etmektedir. Bu oran yaş ilerledikçe artmakta ve 60 yaşın üzerinde %44’lere varmaktadır. Kadınlarda biraz daha sıktır. Hastalık her yaşta başlayabilmekle birlikte orta ve ileri yaşlarda belirgin olarak daha fazla görülmektedir. Hastalıkla ilgili elde ettiğimiz yeni bilgilere göre; aslında belirtiler hafif (çok rahatsız etmeyecek) derecede olmak üzere çok önceleri (%43 olguda 20 yaşından önce) başlamakta, yıllar içinde gittikçe belirginleşerek ancak orta ve ileri yaşlarda uykusuzluğa yol açacak ve hekime başvurmayı gerektirecek şiddete ulaşmaktadır. Genellikle kronik (çok uzun) seyirli, tedavi edilmezse hayat boyu devam edebilen bir rahatsızlıktır. Ancak klinik seyir içinde bazen belirtilerin kendiliğinden azaldığı veya kaybolduğu, ardından tekrar alevlendiği aylar-yıllar sürebilen dönemler olabilir. HBS’u olan hastaların yaklaşık %80’inde ayrıca “Uykuda Periyodik Bacak Hareketleri” dediğimiz başka bir uyku hastalığı da görülür. HBS ile aynı (ortak) mekanizmaların rol oynadığı bu rahatsızlık, basit olarak HBS’daki bacak hareketlerinin uyku sırasında devam etmesi şeklinde de ifade edilebilir. Bu bacak (hatta kol) hareketleri, kişinin kendisini veya yataktaki eşini uykudan uyandırabilecek şiddette sıçramalar tarzında olabileceği gibi, daha uzun süren kasılmalar şeklinde de olabilir. Tipik olarak ortalama 20-40 saniye aralıklarla yani periyodik olarak ortaya çıkan, 0.5-5 saniye süreli, ayak başparmağının ve ayak bileğinin geriye doğru bükülmesi biçiminde kasılmalardır. Şiddetli olgularda diz, hatta kalça eklemleri de bükülebilir. Bu hareketler uykuda yüzlerce kez tekrarlayabilir ve kişinin hatırlamadığı ancak uykuyu bölerek yüzeysel hale getiren kısa uyanıklık reaksiyonlarına neden olurlar. HBS yüzünden zaten çok geç uykuya dalabilen hastanın, eğer uykuda periyodik bacak hareketleri de varsa, uyku kalitesi de bozuk olacağından ertesi gün kendini ne kadar yorgun ve gergin hissedebileceğini tahmin etmek güç değildir. HBS tanısı için hastadan iyi alınmış bir öykü yeterliyken, uykudaki periyodik bacak hareketlerinin ortaya konması ve hastalığın şiddetinin belirlenmesi için uyku laboratuarında uyku incelemesi gerekir. Hastalığın iki tipi vardır: Olguların en az yarısı primer, yani birincil HBS’dur. Primer yani birincil tipinde, HBS’una neden olabilecek herhangi başka bir hastalık ya da durum yoktur; merkez sinir sisteminin bazı bölgelerinde dopamin adındaki bir maddenin fonksiyonlarında ya da bu maddeye ait reseptörler düzeyinde bozukluk söz konusudur ve tedavi bu doğrultuda yapılır. Birincil tipin büyük bölümünde ailesel özellik de söz konusudur. Sekonder yani ikincil tip HBS ise bazı durumlara veya hastalıklara ikincil olarak ortaya çıkar ve başlangıç yaşı da genellikle birincil tipe göre daha erkendir. Dolayısıyla bu durumların araştırılıp tespit edilmesi, tedavi stratejisinde önem kazanır: HBS’nun gelişmesine katkıda bulunan ve aşağıda sayılacak olan durum veya hastalıklar ortadan kaldırılırsa, HBS semptomları da geriler veya kaybolur. · Üremiye neden olan böbrek hastalıklarında veya diyaliz hastalarında (%15-20), · Demir eksikliği anemisinde · Gebelikte (özellikle gebeliğin 20. haftasından sonra- %11), · Diabet’te (şeker hastalığı), · Romatoid artrit’te (%30), · Omurilik travmalarından veya omurilik / disk ameliyatlarından sonra, · Periferik sinir hastalıklarında (nöropati), · Bazı ilaçların (özellikle bazı tip antidepresanların) kullanımı sırasında, · Parkinson hastalığı gibi bazı dejeneratif tipte nörolojik rahatsızlıklarda HBS’una sık rastlanmaktadır. Primer tipinde tedavide ilk seçenek dopamin ya da dopamin gibi etki eden maddelerin verilmesidir. Tıp literatüründe HBS tedavisinde dopaminerjik tedaviyi 80’li yılların ikinci yarısında ilk olarak deneyip öneren hekimin bir Türk, yani değerli hocamız Şevket Akpınar olduğunu burada memnuniyetle belirtmek gerekir. Çoğu olguda etkili olan dopaminerjik ajanların yanında, bazı hastalarda faydalı olduğu bildirilen başka medikal tedavi seçenekleri de vardır. İkincil tipte ise daha önce belirtildiği üzere, nedene yönelik tedavi gerekir (demir verilmesi, diabetin veya üreminin kontrol altına alınması gibi). Bu arada daha önce verdiğimiz bilgiler doğrultusunda, uykusuzluk nedeniyle yanlışlıkla verilebilecek bazı depresyon ilaçlarının, belirtileri daha da alevlendirip uykusuzluğu arttırabileceği hatırda tutulmalıdır.


    Bende googledan aratıp bilgilerimi tazeleme fırsatı buldum







    Sevgide güneş gibi ol,
    dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol,
    hataları örtmede gece gibi ol,
    tevazuda toprak gibi ol,
    öfkede ölü gibi ol,
    her ne olursan ol,
    ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.
    MEVLANA
    .






    Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi;
    Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi
    .

  8. #8
    kro_ze adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-06-2006
    Mesajlar
    175
    Karizma Gücü
    0
    kesin bendede var yaw doktora görünme amanı geldi galiba

  9. #9

    Kayıt Tarihi
    26-06-2006
    Mesajlar
    4
    Karizma Gücü
    0
    ayağımın burkulması nedeniyle 1 aydan fazla süre spor yapamadım ve bu süre içinde çok hareketsiz kaldım. Bu süre içinde özellikle dizimden kalçama kadar olan bölümde youğn ağrı hissetmeye başladım, gerçekten de ağrılar uykuya dalamayacağım kadar rahatsız ediyordu. Abuk subuk bir yatma pozisyonu bulduğum zaman ağrım azalıyor ve uykuya dalabiliyordum. Demek ki, rahatsızlığımın adı buymuş. Ayrıca halk arasında "deli yatmak" diye bir deyim vardır. Uyku sırasında sürekli vücudunu oynatırlar, bu rahatsızlık yüzünden demek ki !

  10. #10
    KoRn- adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-05-2006
    Mesajlar
    2,043
    Karizma Gücü
    0
    yaw bende de çok oluo bu meret... özellikle stressli olduğum günlerde ya da aklımı 1 şeye taktığım günlerde çok başıma geliyor... çok garip 1 şey ya.. hepimize geçmiş olsun...

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Mutsuz, huzursuz ve sinirli misiniz?
    2006 Konuları bölümünde AnıL tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 18.02.06, 17:24

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •