Devlet Bakanı Ali Babacan, Enflasyon hedeflerinde kesinlikle bir değişikliğin olmadığını, hedefin 2007 ve 2008 yıllarında yüzde 4 olduğunu belirterek, Merkez Bankası'nın daha önce birçok kez açıkladığı üzere tüm para politikalarının bu hedefler doğrultusunda gerçekleşeceğini kaydetti.
Hükümet olarak, hem bütçe disiplini açısından hem de diğer uygulamaları açısından bu enflasyon hedeflerine ulaşabilmek için ne gerekirse yapmaya devam edeceklerine dikkat çeken Babacan, "Bunun içersinde hem kamu ürünlerinin, kamunun fiyat destekli ürünlerinin politikalarında, aynı zamanda gelirler politikalarında gelecek sene için yüzde 4 ve ondan sonraki sene için yüzde 4 hedeflenecek, buna uyumlu kararlar alacağız. Bu, yine enflasyon ile mücadele için kararlılığımızın en önemli, en somut delili olacak" dedi.
Babacan, Maliye Bakanlığı'nda Bakan Unakıtan ile ortaklaşa düzenledikleri basın toplantısında, yapısal reformların önemli bir ayağının, Dünya Bankası ile yürütülen ilişkiler içerisinde devam etiğini hatırlattı. Dünya Bankası İcra Direktörleri Kurulu'nun dün gece toplanarak, bu reform paketini onayladığını ve bu reform paketine ilişkin ikinci ve son kredi dilimi de bugün itibarıyla serbest bırakacağını ifade eden Babacan, 500 milyon dolarlık bu kredi diliminin, finansal büyüklüğünden öte, sembolik değerinin çok daha önemli olduğunun altını çizdi.
Babacan, "bu paket içerisinde mali sektör ve bankacılık sektörünün yeniden yapılandırılmasına ilişkin pek çok adım vardı, bunları tamamladık. BDDK ve TMSF'nin kurumsal kapasitenin güçlendirilmesine ilişkin adımlar vardı, bunlar da tamamlandı" şeklinde konuştu.
Kamu banklarının özelleştirmeye hazırlanması
Babacan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kamu bankalarının yeniden yapılandırılması ve özelleştirmeye hazırlanmasına ilişkin adımlar vardı bunlar tamamlandı. İcra ve İflas rejiminin iyileştirilmesine ilişkin konular tamamlandı. Böylece yapısal reformlar alanında da bir başka eşiği geçmiş bulunmaktayız."
Yine Dünya Bankası ile yürütülmekte olan Kamu Sektörünün Kalkınma Politikası isimli yeni bir yapısal reform paketine başladıklarına işaret eden Babacan, bu paketle kamu harcama yönetimi ve kamu yönetimi, sosyal güvenlik, sosyal dayanışma alanında pek çok reformun desteklenmekte olduğunu vurguladı.
Babacan, "Bu paketin de, 500 milyon dolar civarındaki ilk kredi diliminin, Temmuz ayı başında serbest bırakılmasını bekliyoruz. Bu gelişmeler, yapılan reformlar ve gerçekleştirilen adımların somut bir ifadesidir" şeklinde konuştu.
Türk Bankacılık Sektörü
Bankacılık sektörünün geçirdiği operasyonel ve finansal yapılanma sonucunda ciddi bir güç kazandığına işaret eden Babacan, şöyle konuştu: "Şu anda Türk Bankacılık Sektörü, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri içerisinde, sermaye yeterlilik rasyosu açısından en yüksek değere sahip sektördür. Bankaların yurtiçi ve yurtdışı bankalarla gerçekleştirdiği, devir, birleşme ve satın alma işlemleri yine sektörü daha güçlü ve rekabetçi bir konuma taşımış oldu. Mali göstergeler, sektörün oldukça sağlam bir yapıda olduğunu göstermektedir.
Güçlü ve riskini iyi yöneten bir finans sektörü, global hareketlilik ortamında Türkiye'nin en önemli avantajlarından birisini oluşturmaktadır."
"Türk Bankacılık Sektörü, tarihinin belkide en güçlü noktasında"
Son bu piyasa hareketliliğinden bir yıl önce başlayan çalışmalarda, olası faiz hadlerinde ya da kurlarda olabilecek hareketlerde bankaların tek tek tüm bilançolarıın gözden geçirildiğini, simülasyonlar yapıldığını belirten Babacan, bütün bu analizlerde, bankaların, faiz hadlerine ve kur seviyesine karşı çok korunaklı bir bilanço yapısına sahip olduğunun görülmüş olduğunu ifade etti.
"Bu hareketlilikte görüyoruz ki Türk Bankacılık Sektörü, tarihinin belkide en güçlü noktasında ve özellikle Merkez Bankamız'ın açıklamış olduğu finansal istikrar raporuna bakacak olursanız, finansal istikrar endeksi tarihinin en üst noktasındadır" ifadesini kullanan Babacan, "yine bankacılık sektörüyle ilişki olmak üzere, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, ilk defa düzenli olarak Hazine'ye kaynak aktarır konuma gelmiştir" şeklinde konuştu.
Kamu bankalarının yeniden yapılandırılması ve özelleştirmeye hazırlanmaları konularında da önem adımların atıldığını belirten Babacan, yıllarca likidite sıkıntısı çeken kamu bankalarının, son yıllarda yüksek performans sonucu elde ettikleri karı, bütçe geliri olarak transfer ettiklerini kaydetti.
Halk Bankası'nın özelleştirilmesine ilişkin olarak danışman firma seçiminin tamamlandığını hatırlatan Babacan, uygulamaya yönelik çalışmaların devam ettiğini belirtti. Babacan, Vakıfbank'ın ilk halka arz sürecinin başarıyla sonuçlandırıldığını da vurguladı.
Mali sektörde kaydedilen gelişmeleri kapsamlı bir şekilde değerlendirilmek amacıyla IMF ve Dünya Bankası ile birlikte yürütülen Mali Sektörün Değerlendirilmesi programının başlatıldığının altını çizen Babacan, bu reformun, tüm finans sektörünün çok daha şeffaf bir şekilde uluslararası standartlarda revize edilmesi ve ayrıca raporlanması açısından çok önemli olduğunu ve reformun takvime uygun bir şekilde devam ettiğini belirtti.
Sosyal güvenlik reformuna ilişkin yasal düzenlemelerin gerçekleştirilmekte olduğunu belirten Babacan, sosyal güvenlik reformunun orta ve uzun dönemde Türkiye'yi daha rekabetçi bir hale getireceğini ifade etti.
Özelleştirmede tarihi adımlar atıldığını vurgulayan Babacan, yatırım ortamını iyileştirme çerçevesinde, yeni yasayla yerli-yabancı ayrımını ortadan kaldırdıklarını söyledi.
3. Yatırım Danışma Konseyi toplantısı 29 Haziran'da
Babacan bu arada, 3. Yatırım Danışma Konseyi toplantısının 29 Haziran'da toplanacağını, bu toplantılarda Türkiye'deki yatırım ortamının, yabancı yatırımcılar açısından değerlendirilmesini istediklerini ve öneri ile eleştirileri dinlediklerini vurguladı.
Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Kanunu'nun TBMM'den geçtiğini de anlatan Babacan, özellikle orta ve büyük boyuttaki yatırımcıların Türkiye hakkında bilgi almalarına sağlayacak imkanların hazırlandığını ifade etti.
Babacan, bütün bu gelişmeler sonucunda, geçen yıl 9,7 milyar dolar olan Doğrudan Yabancı Sermaye girişinin, bu yıl çok daha fazla olmasının beklendiğini kaydetti.
"Çok kısa bir süre içinde 3. ve 4. gözden geçirme ile ilgili çalışmalar tamamlanacak"
Devlet Bakanı Babacan, çok kısa bir süre içinde 3. ve 4. gözden geçirme ile ilgili çalışmaların tamamlanmış olacağını ve IMF İcra Direktörleri Kurulu'nun, Temmuz ayı içinde toplanarak bu gözden geçirme çalışmasını resmi olarak da sonuçlandırmasını beklediklerini söyledi.
Babacan, ekonomik programının en temel ve en öncelikli hedefinin enflasyon ile mücadele ve fiyat istikrarı olduğunu vurgulayarak son 3-4 yılda gerçekleşen enflasyondaki düşüş sürecinin enflasyon dinamiğinde gözlenen reel dönüşüm ve iyileşmelerin aslında bir sonucu olduğunu belirtti.
Mali disiplin ve Merkez Bankası'nın bağımsızlığı, ekonomik politikaların güvenilirliğinin artması, fiyatlama davranışlarında değişme, kur ve emtia fiyatlarında enflasyona geçişkenliğin yapısının değişmesi, enflasyonist bekleyişler ve ataletin kırılmasının çok önemli kazanımlar olduğunu ve bunları korumakta ve daha da güçlendirmekte kararlı olduklarını kaydeden Bakan Babacan, şöyle devam etti:
"Enflasyonla ilgili özellikle bu yıl meydana gelen global piyasalardaki hareketlilik, yıl sonu için öngördüğümüz hedefin belki de bir miktar üzerinde bir enflasyonla bu yılı kapatmamızı getirecek.
Ancak, ben daha önce de ifade ettim. Bunu aynı rüzgarlı bir havada köklü bir ağacın hafif bir eğilmesine benzetmek gerekiyor. Yani rüzgar devam ettiği sürece belki bu hedeflerden bir miktar uzaklaşılacak. Ama bu rüzgarlar kesildiği zaman tekrar nasıl ağaç eski yerine döner aynen sapa sağlam devam ederse enflasyonla mücadeledeki hedefimize yine aynı o şekilde yaklaşmaya devam edeceğiz."
-dünyagazetesi-


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla