• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
21 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    alinay adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-08-2005
    Mesajlar
    1,860
    Karizma Gücü
    7

    Allah hakkında bir soru?

    30-Rum 26. Göklerde ve yerde olanlar hep O'nundur. Hepsi O'na boyun eğmiştir.


    yukarıdaki ayette göklerde ve yerdeki herşeyin ona ona boyun eğdiğini söylüyor....

    o zaman aklımıza şu soru geliyor.. şeytanda ona boyun eğdimi ?
    eğer eğmediyse ki kuran eğmediğini söyler. o zaman neden allah herşeyin ona boyun eğdiğini söyler...
    "senin kadar görgülü, bilgili, kültürlü, ahlâklı, zeki, akıllı, entelektüel, doğru, düzgün biri değilim...
    sen çok farklısın, kıskanıyorum seni..."

  2. #2
    Misafir smmmo76 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-06-2006
    Mesajlar
    600
    Karizma Gücü
    0
    Soru : Şeytan niçin yaratılmıştır?

    Cevap:

    Bu sorunun iki yönü var. Birisi şeytanın yaratılış gayesi, diğeri ise yaratılış hikmeti. Önce gaye üzerinde kısaca duralım. Bilindiği gibi şeytan cin türünden bir varlıktır. “Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım” ayetine göre cinlerin yaratılış gayesi de, insanlarda olduğu gibi, Allaha inanmak, ona ibadet ve onu tanıma yolunda terakki etmektir. İnsanlar içerisinde bu imtihanı kaybeden küfür ehli insanlar bulunduğu gibi cinlerde de bulunuyor. İşte şeytan bu ikinci kısım cinlerdendir. Kendisi Hz.Ademe (as.) secde etmediği için İlahi rahmetten kovulmuş ve kendi arzusu üzerine bir İlahî hikmet olarak, kendisine kıyamete kadar insanlara musallat olma, onları yoldan çıkarmak için çalışma izni verilmiştir.

    Bu iznin verilme hikmeti ise bir değil yüzlercedir. Bunlardan en önemlileri şu iki hikmettir. Cenab-ı Hak, şeytan vesvesesi olmaksızın da insanları imtihan edebilir, şeytanın görevini de insan nefsine yükleyebilirdi. Ama böyle yapmakla, şeytanın o çirkin arzusunu, yani kıyamete kadar insanları hak yoldan saptırma arzusunu kabul etmekle şeytanın cehennemde çekeceği azabı milyarlarca kat artırmış oldu. Zira, “Sebep olan işleyen gibidir.” hadis-i şerifine göre, insanların şeytan vesvesesine uyarak işledikleri günahların bir katı da şeytana yazılıyor ve böylece onun azabı attıkça artıyordu.

    Diğer hikmet ise, insanların nefis ve şeytan ile bir imtihan geçirmeleri ve bu imtihanı kazanan müminlerin meleklerden daha ileri derecelere yükselmeleridir. Eğer, insan nefsine kötülüğü emretme özelliği verilmemiş olsaydı ve insanlara şeytan musallat olmasaydı insanların dereceleri de meleklerde olduğu gibi sabit kalacaktı.

    ------------------------------------------------------------
    Soru : Şeytan yaratılmasaydı, hepimiz cennette mi olurduk?

    Cevap:

    İnsanın aklını meşgul eden ve zihnini yoran hadiselerden birisi de, Hz. Âdemin cennetten çıkarılışı, dünyaya gönderilişi ve bu hadiseye de şeytanın sebep oluşudur. Bazı kimselerin aklına şöyle bir soru gelmektedir: “Eğer şeytan olmasaydı, Hz. Âdem cennette kalacak ve biz de orada mı bulunacaktık?”

    Bu konunun izahında, Cenabı Hakkın, Hz. Âdemi yaratmazdan önce meleklerle olan konuşmasına dikkat edelim. Bakara Suresinde şöyle anlatılmaktadır: “Hani, rabbin meleklere, ben yeryüzünde bir halife yaratacağım dedi. Onlar, Bizler hamdinle sana tesbih ve seni takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek insanı mı halife kılıyorsun? dediler. Allah da onlara, sizin bilemeyeceğinizi herhalde ben bilirim dedi.” (Bakara Sûresi, 30)

    Ayet-i Kerimenin mealinde de görüldüğü gibi, Cenabı Hak daha Hz. Âdemi yaratmadan önce insan nevini yeryüzünde var edeceğini haber vermektedir. Yani insanların cennette değil de, dünyada yaşayacaklarını bildirmektedir. Şeytanın Hz. Âdemi aldatması, insanın dünyaya gönderilmesine sadece bir sebep olmuştur.

    Diğer taraftan, meleklerden farklı olarak insana nefis ve şehevi hisler verilmiştir. Bu hislerin akislerinin görülmesi için insanların dünyaya gönderilmesi, onlara bazı sorumlulukların verilmesi ve bir imtihana tabi tutulması gerekliydi. Ta ki, insan bu imtihan ve tecrübe sonunda ya cennete layık bir kıymet alsın, yahut cehenneme ehil olacak bir vaziyete girsin.

    -----------------------------------------------------------
    Şeytan ve şerler niçin yaratıldı?

    Cevap:
    Aslında yaptıklarından ve yarattıklarından dolayı “kimse Allah’a soru soramaz”(Enbiya, 21:23) Ancak bizler, insan olmanın gereği olarak her konuda olduğu gibi, bu konuda da Hz. İbrahim (as) gibi, “kalbimiz tatmin olsun” (Bakara, 2:260) istiyoruz. İşte bu yüzden de aklımıza ister istemez şu soru geliyor:

    Öyleyse neden, Allah şeytanı ve kötülükleri yaratmış da bize musallat etmiş? Kötülüğü yaratmak kötü, şerri yaratmak da şer değil mi?

    Hemen ifade edelim ki, şerrin yaratılması şer değildir; şerri işlemek şerdir. Şeytan ateşten yatılmıştır ve bu konuda en güzel örnek de ateştir.Ateşin yaratılması şer değildir, ancak ona dokunmak şerdir. İnsan ateşi muhafaza altına alırsa ondan faydalanır; aksi halde zarar görür.

    Buna bir başka örnek de yağmurdur. Yağmurun gelmesinin binlerle neticeleri var, bütünü de güzeldir. Tedbirsizliği yüzünden bazıları yağmurdan zarar görseler, “Yağmurun yaratılması rahmet değildir” diyemezler ve “şerdir” diye hükmedemezler.

    Allah’u teâla günah işleme kabiliyeti olmayan meleklerle, hiç sorumlu olmayan hayvanları yaratmıştır. Bu iki varlıktan başka, hem melekleri geçecek kadar mükemmel, hem de aklı olmayan hayvanlardan daha aşağı olacak kadar kötü olma özelliğindeki insanı yaratmıştır. Bu noktada insanın terakkisine yol açmak üzere şeytana fırsat tanınmış ve insana kötülüğü emreden bir nefis verilmiştir.

    Dünya ahiretin tarlasıdır. Ahiretin iki menzili olan cennet de cehennem de insanların iminçlarından ve amellerinin meyvesi olacaktır. Bunun için insan nevi bir imtihana tabi tutulmuştur. Hayatını iman ve sahil amel üzere geçirip bütün işlerini istikamet üzere gören insanlar cennete layık bir kıymet alırlar. Aksi yolda gidenler ise cehennem ehli olurlar.

    İnsan, nefsine uymaz ve şeytanı dinlemezse manen terakki eder ve meleklerden daha yüce bir makama erebilir. Aksini yaptığı taktirde de hayvanlardan daha aşağılara düşebilir.

    Bilindiği gibi, elmasla kömürün aslı karbondur. Ancak diziliş farklılığından dolayı biri elmas diğeri kömür olmuştur. İşte insanların da aslı birdir. Bütün insanlar aynı maddi ve manevi cihazlarla donatılmışlardır. Ancak, bunların doğru yahut yanlış kullanılmalarıyla insanlar arasındaki farklılık ortaya çıkmış ve toplumda elmas ruhlular yanında kömür ruhlular da ortaya çıkmıştır.

    Meselenin bir başka boyutu da şudur. İnsan, şeytana uymakla kendini zarara soktuğu gibi, “Sebep olan işleyen gibidir.” kaidesine göre bu işte şeytan da büyük bir sorumluk altına girer ve cehennemdeki azabını artırmış olur. İnsanları yoldan çıkarmak üzere kendisine tanınmasını istediği fırsat, başına bela olacak ve istikametten saptırdığı kişilerin azaplarının bir katı da ona tattırılacaktır.

    Cenab-ı Hak dileseydi şeytana bu fırsatı vermeyebilirdi. O zaman onun görevini de inan nefsi üstlenmiş olurdu. Sonuç değişmezdi. Kendisine insanları yoldan çıkarmak için çalışma fırsatının verilmesiyle şeytan büyük bir zarara uğramış, tabiri caizse, küstahlığının cezasını böylece görmüştür
    -----------------------------------------------------------
    Şeytanın yaratılışı ve mahiyeti hakkında bilgi verir misiniz?

    Cevap:
    Kur’an-ı Kerim, Hz. Ademin topraktan yaratıldığını, sonra ona ruh verilerek canlı bir insan haline getirildiğini açıkça anlatır. Aynı şekilde Şeytanın da cinlerden olduğu konusunu vurgular. Bu husus Kur’an-ı Kerimde şöyle anlatılır:


    “Rabbin meleklere demişti ki: Ben muhakkak çamurdan bir insan yaratacağım. Onu tamamlayıp, içine de ruhumdan üfürdüğüm zaman, derhal ona secdeye kapanın! Bütün melekler toptan secde ettiler. Yalnız İblis secde etmedi. O büyüklük tasladı ve kâfirlerden oldu. Allah! Ey İblis! İki elimle yarattığıma secde etmekten seni men eden nedir? Böbürlendin mi, yoksa yücelerden misin? dedi. İblis: Ben ondan hayırlıyım! Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın, dedi.”(1)



    Şeytan ateşten yaratılmış olmayı kendince bir üstünlük sebebi olarak görmüştür. Ateş başka varlıklarla temas ettiğinde onları yakar ve eritir. Su ve kum, toprak gibi diğer katı maddeler ateşi onu söndürür. Bir üstünlük sebebi gibi görülen bu fark, aslında şeytanı ömür boyu yalnızlığa itmiştir. Yüce Allah’ın katında üstünlüğün temel esası ise, önce kendisine itaat edilmesi idi. İblis, bundan imtina edip kaçındığı ve kendisini üstün gördüğü için rahmetten kovulmuş ve “şeytan” olarak adlandırılmıştır. Ateşin toprağı yakması sebebiyle, bunu yok olmaz bir üstünlük olarak görüp büyüklenmesi şeytanın kâfir olarak İlahi huzurdan da cennetten de kovulmasına sebebiyet vermiştir.

    Kuran’da, cinlerin ateşten yaratıldığı bildirilmektedir:



    “Cinleri de daha önce zehirli ateşten yaratmıştık.”(15:27);

    “Cinleri öz ateşten yarattı.”(55:15)





    Bazı alimler, Rahman suresindeki “Cânn” deyiminden kasıt, cinlerin babası İblistir demişlerdir. Elmalılı Hamdi Yazır, aynı kanaatte olmadığını söyleyerek, “Başlangıç itibariyle bütün insan cinsi salsaldan yaratılmış olduğundan insandan kasıt, yalnız Adem değil insan cinsi olduğu gibi, Cânn’dan kasıt da cin cinsidir.” der.(3) Şu halde İblis, yani şeytan da cinlerden olduğuna göre, o da ateşten hem de dumansız, öz, yalın, yakıcı ateşten yaratılmıştır diyebiliriz. Buna yukarıda meallerini verdiğimiz ayetler de zaten açıkça işaret etmektedir.

    Bursalı İsmail Hakkı da, “O cinlerdendi” ayetini, “Onun aslı, ateşten yaratılmış bir cindi. Meleklerden değildi.” diye tefsir etmekte ve “Meleklere ‘Ademe secde edin!’ demiştik. İblis hariç hepsi hemen secde etti.”(Kehf, 18/50) Ayetinde İblisin meleklerden istisna edildiğini söylemektedir. “İblis melek olmayıp, cin olduğuna göre, melekten nasıl istisna edilmiş olabilir?” tarzındaki muhtemel bir soruya cevap için şu izahı yapmıştır.



    “Çünkü, İblis de onlarla beraber secde etmekle emrolunmuştur. Daha sonra ise istisna edilmiştir. Tıpkı, “...falan kadın hariç hepsi çıktılar” sözünde olduğu gibi. Burada hariç olan kişi, erkekler arasında bulunan bir kadındır.

    Bir görüşe göre, “O cinlerdendi” cümlesinden kasıt, onun ilk cin olduğuna işarettir. Hz. Ademin ins’den olduğu gibi. Çünkü Hz. Adem insanların ilkidir.(4)





    İblis denen o cin, “Rabbinin emrinden çıktı.” Allah’a itaat etmekten kaçındı. Oysa biz biliyoruz ki, “Melekler, Allah’ın emrine isyan etmezler, ne emrederse onu yaparlar.”(5) İnsanlar ve cinler, kulluk sorumluluğu ile yükümlü oldukları için, iradeleri ile yaptıklarının cezalarını veya mükafatlarını göreceklerdir. Ancak melekler öyle değil. Onlar hata yapmaktan korunmuşlardır; şer işlemeyi irade edemezler.
    O halde, şeytanın meleklerden olması söz konusu olamaz.

    (1) Sâd, 38:71-78; A’raf, 7:12.
    (2) Hak Dini, IV, 20.
    (3) Hak Dini, VII, 369.
    (4) Muhtasar Ruhu’l-Beyan, V, 122.
    (5) Muhtasar Ruhu’l-Beyan, V, 123.

  3. #3
    burakyesilcay adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-09-2005
    Mesajlar
    1,153
    Karizma Gücü
    0
    Şeytan Allah'ın varlığını ve Tekliğini kabul ediyor. O Adem (a.s.) ın ve Ademin Üstünlüğünü kabul etmiyor... Ok..
    TürkYaşam Tavsiyesi: Görüşlerinden Dolayı Karşı Tarafı Damgalayan Öküzlerden İnsanlık Namına Uzak Durun...

    Alıntı M. Fetullah Gülen tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Yeryüzünde Müslümanın Saçı-Sakalı ile Uğraşıyorlar, Benim Şerefimle Uğraşmışlar Çok mu?..
    Zamanında Yöremize Halkı İrşad İçin Gelen Ancak Dilediğini Yapamayan Alimin Sözleri: "Ben Körler Çarşısında Ayna Satmışım, Keller Pazarında Tarak Satmışım" Nice Körler Varda, Bakar Kör


    Yüzyılın Sorusu Karga Hristiyan mı Müslüman mı? Cevabı 2 Ay Sonra

  4. #4
    abdullahbirisi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-10-2005
    Mesajlar
    1,775
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı alinay tarafından gönderildi.
    30-Rum 26. Göklerde ve yerde olanlar hep O'nundur. Hepsi O'na boyun eğmiştir.


    yukarıdaki ayette göklerde ve yerdeki herşeyin ona ona boyun eğdiğini söylüyor....

    o zaman aklımıza şu soru geliyor.. şeytanda ona boyun eğdimi ?
    eğer eğmediyse ki kuran eğmediğini söyler. o zaman neden allah herşeyin ona boyun eğdiğini söyler...
    evet madem bir soru sordunuz tam bir şekilde sorun,öncelikle altı çizili sözünüzü gösterin aynen giriş te verdiğiniz ayet gibi.Sonra bir şeyler söyleyebiliriz.

    Umarım öğrenmek amaçlı sorulmuş bir sorudur!!!!
    1970’li yıllardan itibaren yükselen bir trend izleyen dünya altın madenciliğinde,
    epitermal, porfiri ve listvenit tipi yataklardan yapılan üretim çok büyük önem
    kazanmıştır. Batı Anadolu’nun epitermal cevherleşmeler açısından önem taşıyan
    jeotermal sistemler bakımından zengin olması, ayrıca, epitermal altın yataklarının iz
    elementi olarak önem taşıyan Sb-As-Hg cevherleşmelerinin yaygın olması; Doğu
    Karadeniz
    bölgesindeyse, altın yatakları açısından önemli olan masif sülfit ve porfiri
    yataklarının bulunması; Orta ve Doğu Anadolu’da listvenitlerle yakından ilgili
    ofiyolitlerin geniş alanlar kaplaması, topraklarımızın, altın oluşumlarının yerleşmesi
    için jeolojik açıdan çok elverişli olduğunu göstermektedir.

  5. #5
    Alla Turca adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-04-2006
    Mesajlar
    562
    Karizma Gücü
    7
    Şeytan ile papaz arasında geçen meşhur bir hikaye vardır:

    Şeytan dinine bağlı papazı türlü yollarla günaha sürükler ve bu iş en son idama kadar varır.

    İdam sehpasında şeytan ''seni bu durumdan ancak ben kurtarırım bana secde et'' der, papazda çaresizlikle gözleriyle secde eder.

    Şeytan: ''Aman!'' der ''ne yapıyorsun? Allah tan başka ilah yoktur, ben O ndan korkarım'' der ve ekler ''Hadi gule gule, ne sen beni gördün nede ben seni''

    işte bu şekilde şeytan dahil herşey O na boyun eğer..

  6. #6
    TurkForumUye1 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-05-2006
    Mesajlar
    3,765
    Karizma Gücü
    7
    bi defa başlık tamamen yanlış. 'A'llah yalan söyler mi olmalıydı?

    lütfen AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA.

  7. #7

    Kayıt Tarihi
    17-11-2005
    Mesajlar
    787
    Karizma Gücü
    0
    Eğer Kuran Allah sözü olsa deiğin doğru olurdu. bak bakalım bu ayete bunu kim söylemiş. Nasıl gaf yapmış .

    11. Hud Suresi, 2. ayet:
    "Bu Kitap Allah'tan başkasına ibadet etmemeniz için indirildi. Kuşkusuz, ben size O'ndan gelen bir uyarıcı ve müjdeciyim."

    Hiç Allah ben size ondan gelen uyarıcıyım dermi. ne der.

    Size muhammedi uyarıcı gönderdim der. O kadar ayein içinde gözden kaçmış.

    Bitimi hayır. Al bir tane daha. :

    Toplam yedi ayetten ibaret olan Fatiha Suresi' de aynı mahiyettedir:
    1. Rahmân ve rahîm olan Allah'ın adıyla.
    2. Hamd (övme ve övülme), âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
    3. O, rahmândır ve rahîmdir.
    4. Ceza gününün mâlikidir.
    5. (Rabbimiz!) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız.
    6. Bize doğru yolu göster.
    7. Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu değil!


    Gene pek açık görülmektedir ki ayetler Allahın dilinden yazılmamıştır. Allah, siz bana böyle dua edin de dememiştir. Fatiha Suresi'nde konuşan kişi belli ki bir insandır. O halde hitapda gaf yapılarak açık verilmiştir.


    Benzeri durum Zariyat Suresi' nin 50. ve 51. ayetlerinde de söz konusudur:
    50-"O halde hemen Allah'a kaçın; haberiniz olsun ki, ben size ondan gelen açık bir uyarıcıyım.


    Bir şey söylemek isteyen varsa amenna.

    sayılarımla.
    Bu mesaj en son " 24.06.06 " tarihinde saat 10:46 itibariyle encyclopedia tarafından düzenlenmiştir...

  8. #8
    karamamba adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-02-2005
    Mesajlar
    8,904
    Karizma Gücü
    9
    30-Rum 26. Göklerde ve yerde olanlar hep O'nundur. Hepsi O'na boyun eğmiştir.
    Buradaki alıntıya benzer bir şekilde başlıktaki konuyu da büyük harflerle adabına göre yazmanızı beklerdim.

    Sorunuza cevap vermek bile anlamsız.
    Çünkü bir yazınızda görmüştüm

    ''Elhamdülillah laikiz '' diye,

    iyi forumlar.
    Bi daha da gelmem bu dünyaya

  9. #9
    Misafir smmmo76 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-06-2006
    Mesajlar
    600
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı directsoz tarafından gönderildi.
    Eğer Kuran Allah sözü olsa deiğin doğru olurdu. bak bakalım bu ayete bunu kim söylemiş. Nasıl gaf yapmış .

    11. Hud Suresi, 2. ayet:
    "Bu Kitap Allah'tan başkasına ibadet etmemeniz için indirildi. Kuşkusuz, ben size O'ndan gelen bir uyarıcı ve müjdeciyim."

    Hiç Allah ben size ondan gelen uyarıcıyım dermi. ne der.

    Size muhammedi uyarıcı gönderdim der. O kadar ayein içinde gözden kaçmış.

    Bitimi hayır. Al bir tane daha. :

    Toplam yedi ayetten ibaret olan Fatiha Suresi' de aynı mahiyettedir:
    1. Rahmân ve rahîm olan Allah'ın adıyla.
    2. Hamd (övme ve övülme), âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
    3. O, rahmândır ve rahîmdir.
    4. Ceza gününün mâlikidir.
    5. (Rabbimiz!) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız.
    6. Bize doğru yolu göster.
    7. Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu değil!


    Gene pek açık görülmektedir ki ayetler Allahın dilinden yazılmamıştır. Allah, siz bana böyle dua edin de dememiştir. Fatiha Suresi'nde konuşan kişi belli ki bir insandır. O halde hitapda gaf yapılarak açık verilmiştir.


    Benzeri durum Zariyat Suresi' nin 50. ve 51. ayetlerinde de söz konusudur:
    50-"O halde hemen Allah'a kaçın; haberiniz olsun ki, ben size ondan gelen açık bir uyarıcıyım.

    Pek açıktır ki bu Kuran ayetlerinde konuşan Allah değil Muhammedin kendisidir.

    Bunlar Kuranın Allah sözü olmadığının ispatıdır.

    Bir şey söylemek isteyen varsa amenna.

    sayılarımla.
    KURAN senin gibiler için esfeli safiline düşünler der.....bütün kainatın bütün mahlukatın ahını aldığının farkında bile değilsin yazık!!!!

  10. #10
    encyclopedia adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-04-2006
    Mesajlar
    2,529
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Sevgili directsoz, bahsettiğiniz ayetler gözden kaçmamıştır. Bahsettiğiniz ayetler Peygamberleri ve yaşamı anlatan ayetler'dir... Bunu müjdeleyende bize en iyi dost olan konuşan Kur'an'dır...

    Hud Suresi, 2. ayet:
    "Ki başkasına değil, yalnız Allah'a ibadet edesiniz! Kuşkusuz, ben size O'ndan gelen bir uyarıcı ve müjdeciyim.

    Allah'dan başkasına kulluk etmeyin. Ben size O'nun tarafından müjde vermek ve uyarmak için gönderilmiş gerçek bir peygamberim. Hud, 2

    Öyleyse, Allah'a doğru (yönelip, şirkten ve bozulmalardan) kaçın. Gerçekten Ben sizi, O'ndan yana açıkça uyarıyorum. Zariyat suresi, 50

    Bir yanılma yoktur... Lütfen sizde yanılmayın..

    Allah dünyaya bizleri onu tanıyalım ve onun bilmeye çalışalım diye getirmiştir. Cenab-ı Hak şöyle buyurur: "Ben insanları ve cinleri ancak beni bilsinler ve bana ibadet etsinler diye yarattım".

    Sevgiler...
    Böyle gençliği sömüren ve kültürünü geçmişini unutturan bir misyonerliği üstlenen medyanın terör'den binlerce kat daha tehlikeli olduğunu düşünüyorum.

    Lütfen terörün katlettiği şehitlerimizi düşündüğümüz kadar, televizyonun yok ettiği gençliğimizi de düşünelim..


    Herşeyi benden iyi biliyor olabilirsin ama senin hiç bilmediğin birşeyi biliyorum...

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. PC Gamer Hakkında Soru !
    2005 Konuları bölümünde PickNick tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 03.08.05, 16:19

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •