• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
26 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    ***DİŞ HEKİMİ*** .HeKiM. adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-08-2005
    Mesajlar
    9,469
    Karizma Gücü
    8

    Domuzun Haram Edilişi

    Domuzun harâm edilişi
    Suâl: Domuzun herkese, ipek ve altının erkeklere harâm edilişinin hikmeti nedir?

    Cevap: Dinimizde birşey harâm ise, hikmetini bilmesek de onun harâm olduğuna inanmak lâzımdır. Muhammed aleyhisselâm'ın peygamber olarak bildirdiği şeylere akla uygun olduğu, yâhut tecrübe ile anlaşıldığı için inanmak îmân olmaz. Çünkü bu, aklı tasdik etmek demektir. Harâmlarda muhakkak vücuda zarar veren birşey aranmamalıdır!
    Domuz, her türlü pisliği yiyen çok pis bir hayvandır. Zararlı bir hayvan olduğu için yalnız Türkler değil, Avrupalılar da, bir kimseye hakaret etmek için "Domuz" derler.
    Tevrat'ta domuz eti yasak edildiği için bugünkü yahûdiler bile domuz eti yemezler. Bugün tıp, insana en çok zarar veren ve hastalık bulaştıran etin domuz eti olduğunu tesbit etmiştir. Domuz eti yiyenlerde [safra kesesi iltihabı, apandisit, barsak iltihabı, çeşitli çıbanlar, mafsal kireçlenmeleri, damar sertliği, romatizma, grip, tansiyon yüksekliği, kalb anjini, infarktüs gibi ] çeşitli hastalıkların görüldüğü meydana çıkmıştır. Domuz etinde bulunan büyüme hormonunun kansere sebebiyet verdiği açığa çıkmıştır. Domuz eti ile geçen trişinoz hastalığının bugün bile tedâvisi yoktur. Domuz şeridi [tenya], mide ve barsak yolu ile kana geçerek, göz, beyin gibi önemli organlarda ağır hastalıklara, hattâ ölüme sebep olmaktadır.
    Kıskançlığı Yok Eder
    Domuz eti yiyenlerde, kıskançlık hislerinin dumura uğradığı, nâmûsunu kıskanmadığı da tesbit edilmiştir. Domuz yağı, E vitaminini birdenbire yok eder. İnsan, E vitamininden mahrûm kalınca nesli söner, E vitamininin yokluğu sevgiyi, aşkı yok eder. E vitamininin noksanlığında erkeklerde kısırlık, kadınlarda çocuk düşürme hastalığı ortaya çıkar. E vitamini yağlardaki acılaşmayı önler. E vitamini tükenince A vitamini acılaşmayı önleyemez. A vitamininin yokluğunda da cinsiyete menfi yönde etki eder. Domuz eti ve yağlı yiyenlerde karakter değişikliğinin ortaya çıktığı da tesbit edilmiştir.
    Domuz etinin, diğer hayvan etlerine hiçbir üstünlüğü yoktur. Hazmı güç, protein değeri çok düşüktür.
    Yarın domuzun daha başka zararları da tesbit edilebilir. Yine de (Mutlaka bu veya şu sebebten dolayı domuz harâm edilmiştir.) denilemez. Fakat hiç zararı tesbit edilmese de dinimiz yasak ettiği için, domuz etini yemek harâmdır. İpek ve altının erkeklere harâm ediliş sebebine de bu açıdan bakmak lâzımdır.



    alıntı
    AĞLAMA DEĞMEZ HAYAT BİR KARİZMA İÇİN BU GÖZYAŞLARINA

  2. #2
    kro_ze adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-06-2006
    Mesajlar
    175
    Karizma Gücü
    0
    güzel yazı olmuş acaba ipekle altının haram edilişinin sebebi nedir ?

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    Dinsel inanış ve kabuller, haramlar,yasaklar konusunda yazının başında güzel bir giriş yapılmış; iman etmenin, inanmanın mutlaka akli veya anlaşılabilir bir gerekçeye dayanması zorunluğu bulunmadığı anlatılmış.
    Buna karşın:
    ......."Kıskançlığı Yok Eder
    Domuz eti yiyenlerde, kıskançlık hislerinin dumura uğradığı, nâmûsunu kıskanmadığı da tesbit edilmiştir.."....
    tarzında oldukça sugötürür, bilimsellikten ve ortalama akıldan yoksun bir "bulgu ve iddia"!! ya nasıl varılabilmşi.Şaşırtıcı olan bu..(Dağ köyü mescidinde belki :bak avrupalı gavura hiç dişisini kıskanmaz sebebi domuzdur işte....tarzında bir fetva!!yüzeysel/ironik bir tavsiye ve telkin (tarafları ve düzeylerini düşünürsek) anlam ifade eder.Ama böylesi bir forum ortamı için tam aksine inananların zekasıyla alay oluyor.
    Kıskanmanın, sosyal,kişisel,psikolojik,pedagojik,-belki genetik-kültürel,etnik vs.vs. binlerce etkene bağlı olarak ve dönemden-döneme,toplumdan-topluma, bölgeden bölgeye değişen izafi bir değerlendirme ve kişilik özelliği olduğu, cinsel boyutun kıskançlığın boyutlarından sadece biri olduğu, soyut anlamda doğal ve yararlı bir haslet olmadığı, herşeyden öte domuzla bir ilgisi olmadığı biliniyor.
    Din bilgisi! ve yorumlarında yöntem ve "düzey"e dikkat etmek son derece önemli arkadaşlar..

  4. #4
    Misafir smmmo76 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-06-2006
    Mesajlar
    600
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı northest tarafından gönderildi.
    Dinsel inanış ve kabuller, haramlar,yasaklar konusunda yazının başında güzel bir giriş yapılmış; iman etmenin, inanmanın mutlaka akli veya anlaşılabilir bir gerekçeye dayanması zorunluğu bulunmadığı anlatılmış.
    Buna karşın:
    ......."Kıskançlığı Yok Eder
    Domuz eti yiyenlerde, kıskançlık hislerinin dumura uğradığı, nâmûsunu kıskanmadığı da tesbit edilmiştir.."....
    tarzında oldukça sugötürür, bilimsellikten ve ortalama akıldan yoksun bir "bulgu ve iddia"!! ya nasıl varılabilmşi.Şaşırtıcı olan bu..(Dağ köyü mescidinde belki :bak avrupalı gavura hiç dişisini kıskanmaz sebebi domuzdur işte....tarzında bir fetva!!yüzeysel/ironik bir tavsiye ve telkin (tarafları ve düzeylerini düşünürsek) anlam ifade eder.Ama böylesi bir forum ortamı için tam aksine inananların zekasıyla alay oluyor.
    Kıskanmanın, sosyal,kişisel,psikolojik,pedagojik,-belki genetik-kültürel,etnik vs.vs. binlerce etkene bağlı olarak ve dönemden-döneme,toplumdan-topluma, bölgeden bölgeye değişen izafi bir değerlendirme ve kişilik özelliği olduğu, cinsel boyutun kıskançlığın boyutlarından sadece biri olduğu, soyut anlamda doğal ve yararlı bir haslet olmadığı, herşeyden öte domuzla bir ilgisi olmadığı biliniyor.
    Din bilgisi! ve yorumlarında yöntem ve "düzey"e dikkat etmek son derece önemli arkadaşlar..

    Bir şeyin helal veya haram olması, Allah'ın emrine tabidir. Allah bir şeye "helal" derse helal, "haram" derse haram olur. Yani din bir imtihandır, insanlara yapılan bir tekliftir.

    Cenab-ı Hak, cennete layık bir duruma getirmek için, insanları imtihana tabi tutuyor. Bu sebeple, bazı emir ve yasaklar koymuştur. Esas olan da bu emir ve yasaklara uymaktır.

    Bu prensiplerin gerek insanın şahsi hayatına, gerekse cemiyet hayatına pek çok faydaları vardır. Dolayısıyla bunlar, o emir ve yasağa daha şuurlu olarak riayet etmemizi sağlıyor.

    Dinimizin yasakladığı hususlardan birisi de, domuz etidir. Bu yasaklamanın, pek çok hikmeti vardır. Biz, burada sadece birkaçına işaret etmeğe çalışacağız.

    - Domuz eti çok yağlıdır. Yenildiği takdirde, bu yağ kana geçer. Böylece kan, yağ tanecikleriyle dolmuş olur. Kandaki bu fazla miktardaki yağ atar damarların sertleşmesine, tansiyon yükselmesine ve kalb infaktüsüne sebep olur.

    - Ayrıca, domuz yağı içerisinde "sutoksin" denilen zehirli maddeler mevcuttur. Vücuda giren bu zehirli maddelerin dışarı atılması için, lenf bezlerinin fazla çalışmaları icap eder. Bu durum, bilhassa çocuklarda lenf düğümlerinin iltihaplanması ve şişmesi şeklinde kendini gösterir. Hasta çocuğun boğaz bölgesi anormal bir şekilde şişerek, adeta domuza benzer. Bu sebeple, bu hastalığa "domuz hastalığı" (skrofuloz) adı verilir. Hastalığın ilerlemesi halinde, bütün lenf bezleri cerahatlenerek şişer. Ateş yükselir, ağrı başlar ve tehlikeli bir durum ortaya çıkar.

    - Domuz etinde bol miktarda bulunan sümüksü bağ dokusu, kükürt yönünden çok zengindir. Bu sayede, vücuda fazla miktarda kükürt alınmış olur. Bu fazlalıksa; kıkırdak, kas ve sinirlere oturarak eklemlerde iltihaplanma, kireçlenme ve bel fıtığı gibi çeşitli hastalıklara yol açar. Domuz eti devamlı yenirse, vücuttaki sert kıkırdak maddesinin yerini, domuzdan geçen sümüksü bağ dokusu alır. Bunun sonucu olarak, kıkırdak yumuşar; vücut ağırlığına tahammül edemeyerek altında ezilir. Böylece, eklemlerde bozulmalar meydana gelir. Domuz eti yiyenlerin elleri pelteleşir, yağ tabakaları teşekkül eder. Mesela yiyen kimse sporcuysa; yorgun, tembel ve az hareketli olur.

    - Domuzda, büyüme hormonu da çok fazladır. Doğduğu zaman birkaç yüz gram olan domuz yavrusu, altı ayda yüz kiloya erişir. Bu kadar süratli gelişme, büyüme hormonunun fazlalığı sebebiyledir. Domuz etiyle fazla miktarda alınan büyüme hormonu, vücutta doku şişliklerine ve iltihaplanmalara yol açar. Burun, çene, el ve ayak kemiklerinin anormal bir şekilde büyümesine ve vücudun yağlanmasına sebep olur. Büyüme hormonunun en etkili yönü, kanserin gelişmesine zemin hazırlamasıdır. Nitekim domuz kesim işiyle uğraşanlar, erkek domuzların belli bir yaştan sonra mutlaka kansere yakalandıklarını ifade ederler.

    - Domuz etinin ihtiva ettiği histamin ve imtidazol denilen maddeler, deride kaşıntı hissi uyandırır. Ekzama, dermatit, nörodermatit gibi iltihabi deri hastalıklarına zemin hazırlar. Bu maddeler ayrıca; kan çıbanı, apandisit, safra yolları hastalıkları, toplar damar iltihapları gibi hastalıklara yakalanma ihtimalini artırır. Bu sebeple doktorlar, kalp hastalarına kesinlikle domuz eti yememelerini tavsiye ederler.

    Alman hekimi Prof. Reckeweg, "Domuz Eti ve İnsan Sağlığı" adlı eserinde bir hatırasını şöyle anlatır:

    "Tedavi maksadıyla, bir çiftçi ailesinin biraz sapa yörede bulunan çiftliğine gitmiştim. Babada, müzmin antroz (dejeneratif eklem hastalığı) ve kalça eklemi iltihabı vardı. Ayrıca, karaciğerinden de rahatsız idi. Annenin, bacaklarında varis ve eziyet verici kaşıntısı olan ekzama vardı. Ailenin kızları ise, kalp yetmezliği ve romatizmadan şikayetçi idi. En sağlıklıları görünmesine rağmen oğulları da, anjin sonrası kalp yetmezliğinden ve kan çıbanından müşteki idi. Evin öbür kızı ise, müzmin bronşitten muzdarip idi. Oğullarından bir diğeri de, domuz kıllanması ve müzmin plörite yakalanmış olup, devamlı tekrar eden fistül ifrazatından şikayet etmekte idi.

    Yukarıda sakinlerin hastalıklarından uzun uzadıya bahsettiğim çiftlik içinde, muayene sırasında garip bir olaya şahit oldum. Ailenin arasında, iri cüsseli bir domuz hiç istifini bozmadan, aşağı doğru sarkan kalın bir ağaç dalına abanarak sırtını kaşıyordu.

    Hastalara, "Oradaki domuzu görüyor musunuz? Onun kaşınmasına ve iltihaplara yol açan maddeleri, etiyle beraber siz de yiyorsunuz. İşte bu maddeler, sizdeki hastalıkların yegane sebebidir" dedim. Yukarıda kendilerinden bahsettiğim, Kara Ormanlar havalisinde oturan benzeri çiftlik sahiplerinden verdiğim nasihati dinleyenler, domuz eti yemekten vazgeçerek hastalıklarının çoğundan kurtuldular. Şimdi o çiftliklerin etrafındaki otlaklarda, İslam ülkelerinde olduğu gibi küçük koyun sürüler yayılıyor."

    - Domuz eti ile insana bulaşan tehlikeli hastalıklardan birisi de, trişin hastalığıdır. Domuzlar bu hastalığı, trişinli fare yemek veya trişinli domuz
    eti ile beslenmekle alırlar. Fakat trişin, domuzlarda ağır bir hastalık yapmaz. Halbuki insanlarda, çok tehlikeli ve öldürücü bir hastalık meydana getirir.

    Domuz etiyle alınan trişin kurtçuklar, mide-barsak yoluyla kana geçer. Böylece de, bütün vücuda yayılırlar. Trişin kurtçukları özellikle çene, dil, boyun, yutak ve göğüs bölgelerindeki kas dokularına yerleşirler. Çiğneme, konuşma ve yutma adalelerinde felçler meydana getirirler. Yine kan damarlarında tıkanıklığa, menenjit ve beyin iltihabına sebep olurlar. Bazı ağır vakalar, ölümle sonuçlanır. Bu hastalığın en kötü tarafıysa, kesin bir tedavi şeklinin olmamasıdır.

    Trişin hastalığı, bilhassa Avrupa ülkelerinde yaygındır. Sıkı veteriner kontrolleri yapılmasına rağmen, İsveç, İngiltere ve Plonya'da trişin salgınları görülmektedir.

    Yurdumuzdaysa, yerli Hıristiyanların dışında hiç bir müslümanda trişin hastalığı görülmemiştir. Çünkü, ülkemizde Hıristiyanlar dışında kimse domuz eti yememektedir. İnsan ve hayvanlar, yedikleri gıdaların az-çok tesirinde kalırlar. Mesela kedi, köpek, aslan gibi et yiyen hayvanların yırtıcı; koyun, keçi, deve gibi ot ile beslenen hayvanlarınsa daha uysal ve yumuşak huylu oldukları malumdur.

    Bu durum, insanlar için de geçerlidir. Nebati gıdalarla beslenenlerin, genellikle halim-selim; et ve et ürünleriyle beslenen insanların ise daha sert mizaçlı oldukları tespit edilmiştir.

    - Domuz, dişisini kıskanmayan bir hayvandır. Domuz eti ile beslenen insanlarda, kıskançlık hissinin zayıfladığı veya dumura uğradığı gözlenmiştir.

    Fransız filozoflarından Savorin de beslenmenin mizaç üzerindeki bu tesirine çok önem vererek, "Bana ne yediğini söyle, senin ne olduğunu haber vereyim" demiştir.

    Yüce Rabbimiz, istifademiz için pek çok gıda yaratmıştır. Bunun yanında, bazı zararlı şeylerin yenilip içilmesini yasaklamıştır. Çünkü O, sonsuz şefkat ve merhamet sahibidir. Kullarına, taşıyamayacakları yükleri yüklememiştir. Emir ve yasakları, insanların rahatlıkla altından kalkabilecekleri şeylerdir.

    Acaba insan içki içmeyince, domuz eti yemeyince ne kaybeder?

    Bir makinenin mühendisi, o makinenin hangi şartlarda ve nasıl çalışacağını da belirtmiştir. Mesela kataloğunda, bir makinenin 220 voltta çalışabileceği yazıyor. Bizse, daha iyi çalışabileceğini düşünerek, 500 volta takmış olalım. Bir anda, makinenin ne hale geleceği malumdur...

    İşte insan vücudu da, Cenab-ı Hakk'ın yarattığı mükemmel bir motor ve harika bir makinedir. Bu makinenin en iyi nasıl çalışacağını da, elbette yapan bilecektir. Madem ki Allah'ımız domuz etini haram kılmıştır, öyleyse yememiz mahzurludur...

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    smmmo arkadaş@ yağlıdır,tuzludur,tadı kekredir vs.vs..bize ne.? inancınıza göre haram/yasaksa..işlem tamam..etin analiz değerleri, domuzun özel hayatı, yiyenlerin akıbeti vs.vs..bize ne.?
    Kaldı ki, bilimsel olan analizleri de geçtik: "kıskançlık hissiyatını zedeler..." türünden hurafeye itiraz ediyoruz.
    bu ülke insanı domuz yemiyor zaten..siz kaç markette domuz reyonu gördünüz.?
    bu ülkede "domuz"ları siyasetten başka nerede görebilirsiniz.
    ne gerek var şimdi domuz eti analizlerine ve "kıskançlık" krizlerine sevgili kardeşim.
    (birsürü emek harcayıp, yağlıdır,tuzludur ...açıklamalarına gerek var mıydı.) Allah domuzeti kadar siyasi domuzlardan korusun inananları. İnsanımız domuzu yemiyor doğru ama sözünü ettiğim domuzlar milletin beynini yüreğini kemirip duruyor malumunuz.Asıl bununla uğraşmamız lazım..değil mi.?

  6. #6
    Misafir smmmo76 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-06-2006
    Mesajlar
    600
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı northest tarafından gönderildi.
    smmmo arkadaş@ yağlıdır,tuzludur,tadı kekredir vs.vs..bize ne.? inancınıza göre haram/yasaksa..işlem tamam..etin analiz değerleri, domuzun özel hayatı, yiyenlerin akıbeti vs.vs..bize ne.?
    Kaldı ki, bilimsel olan analizleri de geçtik: "kıskançlık hissiyatını zedeler..." türünden hurafeye itiraz ediyoruz.
    bu ülke insanı domuz yemiyor zaten..siz kaç markette domuz reyonu gördünüz.?
    bu ülkede "domuz"ları siyasetten başka nerede görebilirsiniz.
    ne gerek var şimdi domuz eti analizlerine ve "kıskançlık" krizlerine sevgili kardeşim.
    (birsürü emek harcayıp, yağlıdır,tuzludur ...açıklamalarına gerek var mıydı.) Allah domuzeti kadar siyasi domuzlardan korusun inananları. İnsanımız domuzu yemiyor doğru ama sözünü ettiğim domuzlar milletin beynini yüreğini kemirip duruyor malumunuz.Asıl bununla uğraşmamız lazım..değil mi.?

    tabii kaçak çiftliklerde kesilen domuz etlerinin kasaplarda ve marketlerde satıldığı gerçeğini unutmamalıyız.kaldı ki birtakım taklidi iman sahipleri imani konularda ki hassasiyetlerini kaybettiklerinde bu tür şeylere mehil edebilir.bize düşen uyarmak gerisi kişiye kalmış...kıskanmamayı çağdaşlık ölçüsü olarak algılayan sözüm ona modern insanım kendi kendini kandırmaya devam etsin ,bu zamanda yaşanan kötü olayların ve cinayetlerin temelinde büyük oranda kıskançlık ve kıskanmama yatmaktadır bana göre....
    siz kıskançlık bölümünü unutun diğerlerini okuyun ayrıca neden her başlığa itiraz etme ihtiyacı hissettiğinizi anlamış değilim...

  7. #7
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    27-04-2006
    Mesajlar
    2,273
    Karizma Gücü
    0
    zaten yemedik desek yalan olur bu türkiyede herşey oluyo belki yedik belki yemedik

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    "Her" başlığa itiraz ettiğimi nereden çıkartıyorsunuz smmo arkadaş..Dinden kaynaklanmayan ama dine ait dini bilgiymiş gibi sunulan (ve neredeyse sunulması alışkanlık haline getirilmiş) konularda düşünce yazıyorum. Domuz haram..İslam inanç sistematiği açısından tartışılmaz.Ama bu bilgiyi "çünkü domuz yiyenin kıskançlık duygularını vitaminsel bakımdan!!!? yokeder"..şeklindeki uydurmaya itiraz ediyorum.
    Ayrıca siz o bölümü unutun, siz öteki bölümü unutun tarzında dini bilgi sunumu olamaz. (Bilgiler kişi veya gruba göre olmaz.Din insanlık içindir ve "herkes" içindir.İlgilenmeyen zaten tamamı ile ilgilenmiyordur.)
    Hiç kimsenin hiçbir kısmını "unutmaması gereken" tutarlıkta bilgileri paylaşalım. (Yazdıklarımdan kişisel olarak alınmanız için bir gerekte yok.Çünkü size yönelik değil. Ben haram bir konuya getirilen "izah ve açıklama!!"yı eleştirdim.) Kıskançlık, kıskanmak..dine bağlı kişisel özellikler değildir..Domuz ve kıskançlık ilintisi dinsel de değildir, bilimsel de değildir.Öyle olsaydı kıskanç gayrımüslimler göremez, bunu alaya alıp bizi eğlendiren filmler, eserler göremezdik.İnançlı olmasa dahi -domuz yemeden büyütülen ama- kıskanç olmayan Müslümanları da izahta zorlanırdık sevgili kardeşim.

  9. #9
    Misafir smmmo76 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-06-2006
    Mesajlar
    600
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı northest tarafından gönderildi.
    "Her" başlığa itiraz ettiğimi nereden çıkartıyorsunuz smmo arkadaş..Dinden kaynaklanmayan ama dine ait dini bilgiymiş gibi sunulan (ve neredeyse sunulması alışkanlık haline getirilmiş) konularda düşünce yazıyorum. Domuz haram..İslam inanç sistematiği açısından tartışılmaz.Ama bu bilgiyi "çünkü domuz yiyenin kıskançlık duygularını vitaminsel bakımdan!!!? yokeder"..şeklindeki uydurmaya itiraz ediyorum.
    Ayrıca siz o bölümü unutun, siz öteki bölümü unutun tarzında dini bilgi sunumu olamaz. (Bilgiler kişi veya gruba göre olmaz.Din insanlık içindir ve "herkes" içindir.İlgilenmeyen zaten tamamı ile ilgilenmiyordur.)
    Hiç kimsenin hiçbir kısmını "unutmaması gereken" tutarlıkta bilgileri paylaşalım. (Yazdıklarımdan kişisel olarak alınmanız için bir gerekte yok.Çünkü size yönelik değil. Ben haram bir konuya getirilen "izah ve açıklama!!"yı eleştirdim.) Kıskançlık, kıskanmak..dine bağlı kişisel özellikler değildir..Domuz ve kıskançlık ilintisi dinsel de değildir, bilimsel de değildir.Öyle olsaydı kıskanç gayrımüslimler göremez, bunu alaya alıp bizi eğlendiren filmler, eserler göremezdik.İnançlı olmasa dahi -domuz yemeden büyütülen ama- kıskanç olmayan Müslümanları da izahta zorlanırdık sevgili kardeşim.
    bence siz din ve iman konusunda üstün bilgilerinizi paylaşacağımız bir eser yayınlayında istifade edelim....dini her konuda şu şu yazılmaz şu şu çizilmez diye karşı duran birinin inanmayan biri olması ilginç geliyor.ALLAH peygamber melekler kader vs vs gibi konular hakkında tartışalım ama dini yaşıyanları ilgilendiren bilgiler hakkında dine inanmayan insanların yorum yapmak gibi bir ayrıcalığı yok diye düşünüyorum.bırakınız biz inancımızı konuşalım bilgilerimizi paylaşalım kendimizi geliştirelim sizler inanmayanlar olarak yaşamaya devam edin ama dini bir hüküm hakkında üstatlık taslamayın.HZ.peygambere muhammet diyecek kadar saygısı olmayan birilerinin onun getirdiği dinede saygısı olmaz bunun için gölge etmeyin.

  10. #10

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    smmo@ bir tespitiniz (ilk kez) doğru ve objektif: sizin "din" den anladığınızla, dine, peygambere,kutsal kavramlara yaklaşımınızla benim inandıklarım oldukça farklı.
    ama hangi hak ve yetki le din ve inanç alanında "yetkili tek distribütör" payesini kendinize verebiliyorsunuz burası meçhul.
    Allah'ın "var" lığını tartışmaktan haz duyan, peygamberin "bir ihtiyaç olup olmadığını" tartışmayı gerekli bulan birisi olarak kendinize biçtiğiniz "inanan" kişi kimliği netleşiyor.
    (Tartışmak, akside mümkün olabilecek konularda araştırarak bilgi edinmek amacıyla yapılır.Siz bu "inandıklarınızn!" kesin olduğundan emin olamayıp, tartışarak bilgi arayışına girdiğinize göre, başka kişilerin inanç kalitesini "derhal uzaktan şıp diye" anlayıverme kibrinizide eklersek nasıl Müslümansınız.?"has ve asıl" inananlığı kendinize nasıl yakıştırabiliyorsunuz.?
    En temel ve tartışılmaz kavram ve bakışlarda "bilgi"!! eksiği olduğu gerekçesiyle tartışan birisi nasıl başkalarına iman dersi verir/verebilir.?
    Görevinizi farkediyoruz ama safınızı kendinizin de bildiğinden emin değilim.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. 33 Askerin Şehit Edilişi
    2005 Konuları bölümünde mike78 tarafından açılmış
    Yanıt: 10
    Son Mesaj: 06.09.05, 00:25

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •