Ford Motor Company’nin Başkanı William Clay Ford, Türk ekonomisinde dalgalanmanın kısa süreli olacağını ve otomotiv satışlarının yine artacağını düşündüğünü söyledi.
"Burada olduğumuz için mutluyuz, başka yere gitmeyiz" diyen Ford, Türkiye’de olmalarının tek nedeninin Koç Ailesi ile olan ilişkileri değil, insan kalitesinin de çok yüksek olması olarak açıkladı.
İSTANBUL, geçen perşembe gününden bu yana otomotiv dünyasının en önemli yöneticilerinden biri olan Ford Motor Company’nin Başkanı ve Ford Ailesi’nin 4’üncü kuşak temsilcisi William Clay (Bill) Ford’u ağırlıyor. Rahmi Koç’un daveti üzerine Koç Üniversitesi’nin dün gerçekleşen mezuniyet törenine katılmak için Türkiye’ye gelen Ford, 3 günlük ziyareti sırasında hem İstanbul’u hem de Ford Otosan’ın Kocaeli fabrikasını gezme fırsatı buldu. Fabrika ziyareti sonrasında görüştüğümüz Ford, Koç Ailesi ile ilişkilerinden Türkiye’deki fabrikalarına, yeni yatırımlardan, Türkiye ekonomisine ve tarihine kadar birçok konuda sorularımızı şöyle cevaplandırdı:
Ford, Türkiye’nin en iyi satış yapan markalarından biri. Son dönemdeki dalgalanmayı ve Türk ekonomisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Bizim Türkiye’de çok iyi bir satış ağımız var. Bu anlamda da Ford Otosan’dan çok memnunuz. Şu anda Türk ekonomisinde bir dalgalanma söz konusu ama ben bunun kısa süreli olacağını düşünüyorum. Otomotiv satışları iyi olacak. Şu anda Ford Otosan ekibinin çok çalıştığını biliyorum. Bu çalışmayı yaşanan devalüasyonu tüketiciye yansıtmamak için yapıyorlar.
İNSAN KALİTENİZ ÇOK YÜKSEK
Son yıllarda özellikle otomotiv alanında Türkiye büyük yatırımları çekemiyor. Sizce bunun sebebi nedir?
- Her markanın ülkelere bakışı farklıdır. Bazıları başka ülkeleri seçerler. Hükümetle ilişkilerine bakarlar. Belki Ford ve Fiat’ın olduğu bir ülkeye gelmek istemeyebilirler. Benim açımdan bakarsak ben çok memnunum ve başka bir yere gitmeyi düşünmüyorum. Burada olduğumuz için mutluyuz. Bence en önemli yatırım insan yatırımıdır. Bizim Türkiye’de olmamazın tek nedeni Koç Ailesi ile olan iyi ilişkilerimiz değil, insan kalitesinin de çok yüksek olmasıdır. Bir ülkeyi sadece maliyetlerle ölçemezsiniz. Başka bir ülkeyi sadece maliyetleri ve fiyatları değerlendirerek seçebilirsiniz. Ama ne olduğunu ve o ülkeden nasıl bir verim alacağınızı bilemezsiniz. Nasıl bir işçilik, nasıl bir sendika, nasıl bir kalite bunlar hep soru işareti.
YENİ YATIRIM OLABİLİR
Peki Türkiye’de yeni bir yatırımı düşünüyor musunuz?
- Biz hiçbir zaman hayır demeyiz. Kocaeli’deki fabrikayı çok büyüttük. Geçmişi düşündüğüm zaman bunun yeniden olacağını biliyorum. Biz bu ortaklığı çok hızlı büyütüyoruz ve yeni yatırımların da olmaması için hiçbir sebep yok.
Türkiye’ye son gelişinizden bu yana neleri değişmiş gördünüz?
- Türkiye’ye bu benim üçüncü gelişim. 1997’de yaptığım ziyaretten bu yana en büyük değişiklik kuşkusuz Ford Otosan’ın yeni fabrikası olmuş. Kocaeli’deki fabrika gerçekten muhteşem. Zaten elde ettiği rekor büyümeler ve en önemlisi kalite seviyesi bunu açıkça ortaya koyuyor. Ford Otosan 2004 yılından bu yana en iyi fabrika seçiliyor. Bana göre de kesinlikle bu fabrika Avrupa’nın en iyisi. Diğer taraftan geçmişle bugünü kıyaslarsak Türkiye bizim bugün en önemli operasyon merkezlerimizden biri haline geldi. Hem Avrupa hem de Asya’yı kapsayan önemli bir rol üstlendi.
Mustafa’nın aklından geçeni iyi bilirim
Koç ve Ford, kısa bir süre önce işbirliğinin 50’nci yılını kutladı. İşbirliğinde bugün gelinen noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Koç Ailesi ile ilişkilerimiz çok iyi. Otomotiv dünyasında başka bir aileyle böyle bir iş ilişkisi içinde olmak inanın benim için çok önemli. Çünkü, otomotiv dünyasında birçok aile yok oldu. Bizim Koç Ailesi ile ilişkimiz, endüstriyel anlamda 50’nci yılını kutluyor. Gerçek işbirliği ise 1928 yılında Vehbi Koç ve Henry Ford ilişkisiyle başlamış. Ben sadece Rahmi Koç ile değil, Mustafa ve Ali ile de çok iyi dostum.
Koç Holding Başkanı Mustafa Koç ile yaşlarınız yakın. İlişkilerinizin iyi olduğunu biliyoruz. Bu Koç ile Ford arasındaki ilişkilerin gelişmesinde katkı sağlıyor mu?
- Mustafa 3’üncü ben ise 4’üncü jenerasyonum. Ama yaşlarımız yakın. Kuşkusuz Koç Ailesi ile uzun süreden bu yana canlı bir şekilde devam eden dostluğumuz işbirliğimizde büyük fark yaratıyor ve önemli ölçüde etkiliyor. Eğer bu tip işlerde aile bağınız varsa uzun dönemde diğer ortaklıklarınıza göre daha farklı oluyor. Çünkü, diğer ortaklıklarda aile ilişkisi işin içinde olmadığı zaman yöneticilerle birliktesiniz. Sonuçta profesyonel yöneticiler de değişiyor ve her değiştiğinde işbirliğini tekrar gözden geçiriyorsunuz. Her yeni gelen yönetici farklı bir iş anlayışına ve felsefeye sahip oluyor. Biz Mustafa ve kardeşleri ile bunu yaşamıyoruz. Çünkü onların ne düşündüğünü biliyorum ve bunu bilmek hoşuma gidiyor.
Tarihiniz inanılmaz, daha fazla zaman geçirmek isterim
DAHA önceki gelişinde Güney’de tatil de yapan Ford, bu kez dönmek zorunda olduğunu söylerken şöyle konuştu: "O zaman Türkiye’ye karımla gelmiştim. Bu kez yalnızım ve dönmek zorundayım. Ama kesinlikle tekrar yapmak istiyorum. Çünkü Türkiye’nin tarihi inanılmaz. Amerika 100 yıllık bir geçmişe sahip ama Türkiye’de her yerde bir tarih görüyorsunuz. Türkiye’de çok daha fazla zaman geçirmek istiyorum."
Bolşevik lider diye tanınıyorum işe aldığım insana güveniyorum
BILL Jr. olarak tanınan William Clay Ford, iş hayatında ise "Bolşevik lider" olarak gösteriliyor. Nasıl bir lider olduğu konusunda Ford’un kendine ilişkin düşünceleri ise şöyle: "Evet, Bolşevik lider olarak tanınıyorum, ama benim felsefem insanları işe alıp onlara güvenmekten geçiyor. Büyük bir şirket tek bir kişiyle yönetilmez. Onların iyi iş yaptığını biliyorsanız ve güveniyorsanız her şey yolunda demektir. Bizim gibi global bir şirkette çalıştığınız kişilere güvendiğinizi gösterirseniz başarılı olursunuz. Yoksa iş yürümez."
Türkiye’ye güvenimizi her alanda gösteriyoruz
Türkiye ile Amerika iki dost ülke. Ancak son dönemde bu ilişkiler bir hayli zedelendi. Anketlerde Bush’un sevilmediği ülkelerin başında Türkiye yer aldı. İki ülke arasında ilişkilerin gerginleşmesi, Amerikalı firmaların Türkiye’ye bakışını nasıl etkiliyor?
- Tam tersine Ford’un Türkiye ile ilişkileri hiçbir zaman bu kadar iyi olmamıştı. Koç Ailesi’nin dışında profesyonel yöneticiler kademesinde de ilişkilerimiz çok iyi. En iyi örnek Mark Schulz. Türkiye’de Ford Otosan’ın Genel Müdürü’ydü, bugün Ford Motor Company’nin Başkan Yardımcısı. Amerika dışındaki tüm uluslararası pazarlardan sorumlu. Bizim Türkiye’ye ve Ford Otosan’a ne kadar değer verdiğimizi gösteriyor. Diğer taraftan bizim için çok önemli bir ülke olan Türkiye’de yatırımlarımız devam ediyor. Biz her alanda Türkiye’ye olan güvenimizi gösteriyoruz.
VİETNAM VE AVUSTRALYA’NIN TRANSİT PARÇALARINI TÜRKİYE’DEN ALIYORUZ
Ford Otosan’la birlikte Türkiye dışında işbirliği de yaptıklarını belirten William Clay Ford, şunları söyledi:
Biz her zaman ortaklarımızla birlikte yeni fırsatlara bakıyoruz. Bugün halihazırda Ford Otosan’la Asya’da işbirliğine başladık. Vietnam’da ve Avustralya’da Transit üretiyoruz ve parçalarını Türkiye’den alıyoruz. Diğer taraftan Çin’deki operasyonlarımıza Ford Otosan teknik danışmanlık veriyor. Sonuçta biz Ford Otosan’la birlikte Türkiye dışında işbirliğine başladık. Tabii ki diğer fırsatlara da bakıyoruz.
Bugün Türkiye’de üretilen Transit Connect, binek araç, yani kişisel ihtiyaçlara yönelik de kullanılıyor. Türkiye’deki fabrikamızda bugün insanların ihtiyaçları doğrultusunda farklı üretim yapılabiliyor. Sonuçta Ford Otosan, yönetim seviyesi ve ürettikleri araçların kalitesi ile Ford Motor Company için her türlü aracı üretebilir. Bu konuda hiç bir kuşkunuz olmasın.
Koç Lisesi’nin yeni müdürü, Ford’un çocuklarının öğretmeni
WİLLİAM Clay Ford, Koç Üniversitesi’ndeki mezuniyet törenine katılacak olmasının nedenini şöyle aktardı: "Üniversitenin Rahmi Koç için önemini biliyorum. Bana üniversiteden bahsetti ve neler yaptıklarını anlattı. Kişisel olarak bu üniversitenin ve eğitimin Rahmi Bey için çok önemli olduğunu biliyorum. Beni davet edince memnuniyetle kabul ettim. Çünkü Rahmi bey için önemli olan benim için de önemlidir. Diğer taraftan Koç Lisesi’nin yeni müdürü ise benim çocuklarımın Amerika’daki öğretmeni."
Koç’a ’Neden Fiat’la ortaksın’ diye sormam
KOÇ Grubu’nun Türkiye’de Fiat’la olan ortaklığının ilişkilerini etkilemediğini dile getiren William Clay Ford, "Kesinlikle Koç’un Fiat’la ortak olması bizimle olan işbirliklerini etkilemiyor. Bizim tüm dünyada bu tip ortaklıklarımız var. Beni ve diğer yöneticileri böyle bir şey etkilemez. Neden böyle bir ortaklık yapıyorsunuz diye sormam. Sadece başarılar dileyebilirim" dedi.
HÜRRİYET / Emre Özpeynirci
KaynaK


LinkBack URL
About LinkBacks


Alıntı Yaparak Cevapla