• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
26 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    ankara-çubuk adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-07-2005
    Mesajlar
    1,009
    Karizma Gücü
    7

    Sarap Kalbe Iyi Gelir mi ?

    Alkol alan, ***** oynayan kimi görseniz söyleyeceği şey aynıdır; kimseye zararım yok, fazla içmiyorum, az ***** oynuyorum, bütün zararım kendime ne olacak ki. Bunun yanısıra alkolün az da olsa yararları olduğu söylenir. Bira mayasından insanın yararlanacağı hatta anne sütünü arttırdığı söylenir. Şarapta da yararlar olabilir. Kumarda da insan bazen kazanabilir. Tabii bunları söylerken kimse asıl gerçekleri söylemiyor. İçkiden, uyuşturucudan kaç kişinin öldüğünü, genç kızların uyuşturucu yüzünden fuhuşa sürüklendiğini, trafik kazalarının çoğunun alkollü araç kullanmaktan olduğunu herkes biliyor. Kumarhaneler kapatılmadan önce ne büyük aile facialarının olduğuna, insanların intihar ettiğine hepimiz şahidiz. Allah, beyni uyuşturan herşeyi ve *****ı yasaklar. Kuran`da bunlarla ilgili birçok ayet vardır. Bakara 219 da"Sana, aklı uyuşturucuyu/içkiyi ve *****ı sorarlar. De ki ; Bu ikisinde büyük bir günah vardır; insanlar için çıkarlar da vardır. Ama onların kötülüğü yararlarından çok daha büyüktür..."der.
    Arif der ki; hakkı ile övelim...
    Sakız mıdır ağzımıza gevelim..?
    Atatürk`ü, Fatih gibi sevelim...
    Fakat zorla taptırmayın efendim..!

    *OZAN ARİFCİLER BİRLİĞİ*
    TEK YOL İSLAM

    Yolcusu var kızıl yolun
    Farkı benden şudur onun:
    O Leninin O Maonun,
    Ben Bozkurtun aşığıyım

    *OZAN ARİFCİLER BİRLİĞİ*
    TEK YOL İSLAM

    Bayılırlar içmeye
    İçip serden geçmeye
    Dine kefen biçmeye
    Gönüllü terzi bunlar


    ...FOTOLARIM...


    :camp: gp: KANKARDEŞLER BİRLİĞİ 1 YAŞINDA gp: :camp:

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    Arkadaşım, alkol, bağımlılık vs. zararlı alışkanlıklar din bilgisi eksikliğinden kaynaklanmaz. Az şarabın kalbe iyi geldiği de bilimsel olarak doğrulanmış bir bulgudur.Az'ın ölçüsü,bünyeden bünyeye değişirliği(keza yaş,cinsiyet,ırk ve cinsiyete göre değiirliği), kişinin güçlü inanç temelleri varsa bunun (yaşanacak ağır suçluluk psikozu etkisi nedeniyle ) tam tersine zararlı olacağı, bu gerçeğe rağmen şarabın bir kalp ilacı olmadığı, illa ve mutlaka kullanılması zorunluğu olmadığı, kalp ve dolaşım için daha binlerce yararlı şey olduğu çağdaş bilim bulgularıdır.
    Diğer bir gerçekte, günahının vebalinin içene ait olduğu, genel dinsel öğütlerden herkesin haberdar olduğudur. Sigaranın zararlarını milyarlar biliyor ama sigara insanlık için bir sorun.
    Dini, insanların kolayca terkedemedikleri bağımlılıkları ve zararlı alışkanlıklar noktasında "tek ilaç" olarak takdim etmek yanlış.(Din adına yanlış: otomatik olarak tüm bağımlıları din-dışı ilan edip karşı yana itme riski taşıyor.Yahut sanki dini bilmedikleri için öyle oldukları gibi bir yanlış taşıyor.N.Fazıl Kısakürek ciddi bir alkol-uyuşturucu bağımlılığı yaşamıştır.Ama inançlı bir şairdir.)
    Şunu söylemek istiyorum:, Kuran bilgilerini aktaralım, insanların değerlendirme ve tercihlerini kendilerine bırakalım. Bilimsel gerçeklerle dinsel öğütleri birbirine karıştırmayalım.Takdir zaten Allah'a ait olduğuna göre, kimsenin ötedünyasına ipotek,yorum getirebilecek durumda da değiliz..

  3. #3
    Misafir smmmo76 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-06-2006
    Mesajlar
    600
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı northest tarafından gönderildi.
    Arkadaşım, alkol, bağımlılık vs. zararlı alışkanlıklar din bilgisi eksikliğinden kaynaklanmaz. Az şarabın kalbe iyi geldiği de bilimsel olarak doğrulanmış bir bulgudur.Az'ın ölçüsü,bünyeden bünyeye değişirliği(keza yaş,cinsiyet,ırk ve cinsiyete göre değiirliği), kişinin güçlü inanç temelleri varsa bunun (yaşanacak ağır suçluluk psikozu etkisi nedeniyle ) tam tersine zararlı olacağı, bu gerçeğe rağmen şarabın bir kalp ilacı olmadığı, illa ve mutlaka kullanılması zorunluğu olmadığı, kalp ve dolaşım için daha binlerce yararlı şey olduğu çağdaş bilim bulgularıdır.
    Diğer bir gerçekte, günahının vebalinin içene ait olduğu, genel dinsel öğütlerden herkesin haberdar olduğudur. Sigaranın zararlarını milyarlar biliyor ama sigara insanlık için bir sorun.
    Dini, insanların kolayca terkedemedikleri bağımlılıkları ve zararlı alışkanlıklar noktasında "tek ilaç" olarak takdim etmek yanlış.(Din adına yanlış: otomatik olarak tüm bağımlıları din-dışı ilan edip karşı yana itme riski taşıyor.Yahut sanki dini bilmedikleri için öyle oldukları gibi bir yanlış taşıyor.N.Fazıl Kısakürek ciddi bir alkol-uyuşturucu bağımlılığı yaşamıştır.Ama inançlı bir şairdir.)
    Şunu söylemek istiyorum:, Kuran bilgilerini aktaralım, insanların değerlendirme ve tercihlerini kendilerine bırakalım. Bilimsel gerçeklerle dinsel öğütleri birbirine karıştırmayalım.Takdir zaten Allah'a ait olduğuna göre, kimsenin ötedünyasına ipotek,yorum getirebilecek durumda da değiliz..
    benim bildiğim bilimsel gerçekliktir alkolün ve uyuşturucunun zararlı olduğu, ayrıca kim bu zararlı şeylere insanların alışmamasını garanti verebilir??ben toplumu düşünmek zorundayım emribil maruf gibi bir farz var üzerimde.sizin savunduğunuz ölçüler neticesinde bugün pekçok insan bir tadım diye başladı alkolik oldu,cinayet işledi,fuhuş yaptı,ailesi dağıldı vs vs saymakla bitmez illa bağımlı olmasına da gerek yok pek çok insan aşırı alkollü gecenin neticesi faciaya sebep oluyor veya maruz kalıyor....her türlü kötü alışkanlığı sonuçları bu kadar açık ve net gözükürken bunların modernlik ve çağdaşlık diye pompalanmasına ve buna inanılmasına aklım şaşıyor...


    Aklın sıhhatli düşünme ve muhakeme yeteneğini gideren, sarhoşluk denilen hale sebep olan içecekler.

    Kur'an-ı Kerîm içkiyi yasaklamış ve haram olduğunu bildirmiştir: "Ey İman edenler! içki (hamr), *****, dikili taşlar ve fal okları Şevtanın işlerinden bir pisliktir" (el-Mâide, 5/90). Ayette geçen hamr kelimesini fakihlerin çoğu aklı gideren bütün içkileri kapsamına aldığını söylemişlerdir. Hanefiler hamrı şöyle izah etmişlerdir: Köpüklenip kuvvetlenen yaş üzüm suyu, yalnızca bu tür içkilerin ismi hamr'dır Bunun dışındaki sarhoşluk veren içkiler hamr kelimesinin şumûlüne girmez. Bu tür içkiler sarhoşluk verdiği için hamr'a kıyasla haramdır Fakihlerin çoğunluğu, sarhoşluk veren bütün içeceklerin azının da çoğunun da haram olduğunu ve hamr kelimesinin kapsamına dahil olduğunu söylemişlerdir (Sahih-i Müslim, Terceme ve Şerh, A. Davudoğlu, IX, 247, vd.).

    İçki içmek İslâm'da yasak olduğu gibi, önceki semavî dinlerde de bu konuda bazı yasaklar getirilmiştir. Yahudilerin kutsal kitabı Tevrat'ta şu cümleler dikkati çeker: "Ve Rab Hârun söyleyip dedi: Sen ve seninle beraber oğulların, toplanma çadırına girdiğiniz zaman, ölmeyesiniz diye şarap ve içki içmeyin, nesillerinizce ebedî kanun olarak, tâ ki, kutsalla, bayağı şeyi ve murdarla temiz olanı birbirinden ayırdedesiniz" (Tevrat, Levililer, Bab, 10, A. 8, 9-11)

    İncil'de bu konuda şöyle denir: "Onlar yemek yerlerken, İsa ekmek aldı, şükran duası edip parçaladı ve tâbilerine verdi ve dedi ki: Alın, yiyin, bu benim bedenimdir. Ve bir kâse şarap alıp şükretti ve onlara vererek dedi ki, bundan içiniz. Çünkü bu benim kanım, günahların bağışlanması için birçokları uğrunda dökülen ahdin kanıdır. Fakat ben size derim: Babamın melekûtunda sizinle taze olarak onu içeceğim o güne kadar, ben asmanın bu ürününden artık içmeyeceğim" (İncil, Matta, bab, 26, A:26-29, Yuhanna, A:30:vd.).

    Eski Türklerin İslâm'dan önce Şamanizm'e bağlı oldukları bilinmektedir. Bu dinde genellikle sevinçli zamanlarda ve kutsama törenlerinde Kımız vb. çeşitli içkilerin içildiği bilinmektedir (Mehmet Aydın-Osman Cilacı, Dinler Tarihi, Konya 1980, s. 97 vd.).

    İslâm'dan önce ve İslâm'ın ilk devirlerinde, câhiliye Arapları içki içer ve bunu hayatın bir parçası gibi görürlerdi. İslâm beş şeyin korunmasına büyük önem vermiştir. Bunlar: Akil, sağlık, mal, ırz ve dindir. İçki içen kimse bu beş unsuru da koruyamaz duruma düşer. Amerika'da içki aleyhtarlarının kurduğu bir teşkilat yeryüzünde ilk defa içkiyi kimin yasakladığını araştırır. İlk yasağın Hz. Muhammed tarafından ortaya konulduğu anlaşılınca O'nun hatırasına New York'ta "Muhammed Çeşmesi adını verdikleri bir âbide yaptırırlar (Yeşilay Dergisi, sy. 441, Ağustos 1970).

    Kur'an-ı Kerîm'de içki yasağı tedrîc prensibine göre gelmiştir.

    Mekke'de inen ilk ayette yasak hükmü yer almaz.

    "Hurma ve üzüm ağaçlarının meyvelerinden içki yapıyor güzel rızık ediniyorsunuz, bunda aklı eren bir kavim için elbet bir ibret vardır" (en-Nahl, 16/67).

    Bundan sonra Hz. Ömer bir gün Resulullah (s.a.s)'a gelerek şöyle dedi: "Ya Resulullah! Şarap malı helâk edici ve aklı giderici olduğu malumunuzdur. Yüce Allah'tan, şarabın hükmünü bize açıklamasını iste. Hz. Peygamber; "Ey Allah'ım, şarap hakkında bize açıklayıcı beyanını bildir" diye dua edince şu ayet indi:

    "Sana içkiyi ve kumarı sorarlar, de ki. "Onlarda hem büyük günah hem de insanlar için bazı faydalar vardır. Ancak günahları faydalarından daha büyüktür" (el-Bakara, 2/219). Bu ayet inince, bazı sahabîler "büyük günah" diye içkiyi bırakmış bazıları ise "insanlara faydası da var" diyerek içmeye devam etmişlerdir.

    Bir gün Abdurrahman b. Avf bir ziyafet vermiş, ashâb-ı kirâmdan bazıları da bu ziyafette hazır bulunmuştu. Yemekte içki de içmişlerdi. Akşam namazının vakti girince, içlerinden birisi imam olmuş ve namaz kıldırırken "kâfirûn" sûresini yanlış okumuştu. Bunun üzerine Hz. Ömer: "Ya Rabbi bize içki konusundaki beyanında ziyade yap" diye dua etmiş ve daha sonra şu ayet inmiştir: "Ey iman edenler, siz sarhoşken ne söyleyeceğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın" (en-Nisa, 4/43). Bu surette içki yalnız namaz vakitlerinde olmak üzere yasaklanmıştır. Artık onu içenler yatsı namazından sonra içiyorlar, sarhoşlukları geçtikten sonra sabah namazını kılıyorlardı.

    Yine bir gün Utbe b. Mâlik (r.a) bir evlenme ziyafeti vermişti. Sa'd b. Ebî Vakkas da oradaydı. Deve eti yediler, içki içtiler, sarhoş olunca da asalet iddiasına kalkıştılar. Sa'd bu konuda kavmini öven ve Ensar'ı hicveden bir şiir okudu. Ensar'dan birisi buna kızarak, sofradaki bir deve kemiği ile Sa'd'ı yaraladı. Sa'd da durumu Resulullah (s.a.s)'a şikâyette bulundu. Bunun üzerine bu konuda kesin içki yasağı bildiren ayetler indi:

    "Ey iman edenler, içki, *****, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytanın amelinden bir murdardır. Bunlardan kaçınınız ki, felaha eresiniz. Şeytan içki ve kumarla aranıza kin ve düşmanlık sokmak, sizi Allah'ı anmaktan ve namazı kılmaktan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi?" (el-Mâide, 5/90-91)

    Hz. Peygamberin çeşitli hadisleri bu konuda uygulama esaslarını gösterir:

    "Her sarhoşluk veren şey şaraptır ve her sarhoşluk veren şey haramdır. Bir kimse şarabı dünyada içer de ona devam üzere iken Tövbe etmeden ölürse âhirette kevser şarabını içemez" (Müslim, Eşribe, 73).

    "Çoğu sarhoşluk veren şeyin azı da haramdır" (el-Askalânî, Bulûgu'l Merâm, Terc. A. Davudoğlu, lV, 61 vd.).

    Hz. Peygamber'e ilaç için şarap yapmanın hükmü sorulunca; "Şüphesiz şarap deva (ilâç) değil aksine derttir" (el-Askalânî, a.g.e, IV, 61).

    "Ümmetimden bir takım kimseler, çeşitli adlar koyarak içki içeceklerdir" (el-Askalânî, a.g.e, IV, 61).

    İçkinin yasak oluşu icma-ı ümmetle sâbittir. İslâm fakihleri bu konuda görüş birliği içindedirler. Ancak müctehidler arasında bazı içki çeşitleri üzerinde ihtilaf vardı. Hz. Ömer bu konudaki şüpheleri kaldırmak için, Allah elçisinin minberinden "aklı perdeleyen her şey içkidir" sözüyle özlü bir tarif yapmıştır. Buna göre insana aklını kaybettiren ve onu iyi ile kötüyü, hayırla şerri ayıramaz duruma getiren herşey içki sayılır. Sıvı veya katı olması sonucu değiştirmez. Afyon, eroin ve benzeri bütün uyuşturucular aynı niteliktedir. Çünkü bunları kullanan kişilerde aklın fonksiyonları değişir; uzağı yakın, yakını uzak görür; olağan şeylerden ayrılarak, olmayan ve olmayacak şeyleri hayal etmeye ve rüyalar denizinde yüzmeye başlar. Bazı uyuşturucular da vücûdu durgunlaştırır, sinirleri uyuşturur, ruhsal çöküntülere yol açar, ahlâkı düşürür, iradeyi zayıflatır ve ferdi topluma faydasız hâle getirir. İşte İslâm dini, fert ve toplum için faydalı olan şeyleri emrederken, zararlı olanları da yasaklamıştır. İslâm'ın yasakları tıb tarafından incelendiğinde, bunların fert ve toplum yararına olduğu görülür. Nitekim, içki ve domuz eti gibi yasaklar ilmin ve tıbbın süzgecinden geçirilmiş, nice maddî ve mânevi zararları uzmanlarca açıklanmıştır (bk. Yusuf el-Kardâvî, el-Helâl ve'l-Harâm fi'l-İslâm, Terc. Mustafa Varlı, Ankara 1970, s. 50-53, 75-88).

    İslâm, içkinin içilmesini yasakladığı gibi, müslümanlar arasında ticaretini de yasaklamıştır. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Peygamber (s.a.s) içki konusunda on kişiyi lanetlemiştir: Sıkan, kendisi için sıkılan, içen, taşıyan, kendisi için taşınan, içiren, satan, parasını yiyen, satın alan ve kendisi için satın alınan..." (Tirmizî, Büyû', 59; İbn Mâce, Eşribe, 6).

    Mâide suresindeki kesin içki yasağı bildiren ayet geldikten sonra Allah Resulu uygulama ile ilgili olmak üzere şöyle buyurdu: "Şüphesiz Allah içkiyi haram kılmıştır. Bu ayeti haber alıp da yanında içki bulunan kimse, ondan içmesin ve satmasın..." (Müslim, Müsâkât, 67; bk. Buhârı, Megâzî, 51; Büyû, 105, 112; Müslim, Büyû, 93; Fer', 8; İbn Mâce, Ticârât, 11; Ahmed b. Hanbel, II, 213, 362, 512, III, 217, 324, 326, 340; İbn Kesîr, Muhtasaru Tefsîri İbn Kesîr, Beyrut (t.y), I, 544-547).

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    sn.smmo@ kendinize biçtiğiniz misyonunuzu bilemem tabii.ama yazdıklarımı açıklamalarımı tam ve doğru anladığınızdan kuşkuluyum.
    ......"ben toplumu düşünmek zorundayım emribil maruf gibi bir farz var üzerimde.sizin savunduğunuz ölçüler neticesinde bugün pekçok insan bir tadım diye başladı alkolik oldu,cinayet işledi,fuhuş yaptı,ailesi dağıldı vs vs saymakla bitmez"....
    öncelikle belirteyim, vücudun kendisi (yanlış anımsamıyorsam 28mg. alkol üretir -yani beden bu kimyasalı kendisi de üretir ve kullanır.ayrıca tıp alanında, narkoz,uyuşturma vb. tıbbi gereklerle "yararlı" olarak kullanılır/kullanılmak zorundadır.Allah'ın bahşeylediği akıl,izan ve bilimle sizin misyonunuz çatışamayacağına göre ya beni ya bilimi tam anlayamamış olmak durumundasınız.)
    Yarlılık ölçüsü, kişiye,bünyeye,yaşa,ırka,cinsiyete göre değişebilir.İllaki zorunlu bir kalp ilacı değildir dedim.Ama doğru doz ve yöntemle kalp dolaşım sisteminde sağlıklı/yararlı etkileri bulunabildiğini bilim kanıtlıyor. Biz kabul etmesek ne yazar.?
    Genel anestezi gerektiren bir ameliyata hayır mı diyeceğiz bunun dine karşı gelmekle ne ilgisi var. Hijyen ve temizlik açısından alkolün sağladığını gülsuyu ile karşılayamıyorsak ne yapacağız.? Alkolü doğru doz ve yerde kullanmak için nedenler var ve bunlar dinle çatışmayan gerçeklikler. Elektrikte yanlış kullanırsanız insana zarar verir.İnsanlara elektrik zinhar kullanmayın mı demek gerekir. Yanlış ve aşırı dozda su da insan için zararlıdır, oksijen de..Tiner de..Din endüstri düşmanı mı hayır.?
    Özetle arkadaşım: söylemek istediklerimi -ki genelde uzun ve açıklamalı yazıyorum- anladığınızdan emin olduktan sonra cevaplayın.

  5. #5
    ftorres adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-04-2006
    Mesajlar
    272
    Karizma Gücü
    0
    alkol kullanmanın hükmü yerine göre değişir. hasta iken elbette kullanılır. ama eğlence vs. yani keyfi olarak kullanılmamalı.

    vücudun alkole ihtiyacı var. bu ihtiyaç ise birçek yiyecekten giderilebilecek düzeydedir. örneğin domatesin içinde çok çok az da olsa alkol var. doğal alkol var. buralardan karşılamak yeterli diye biliyorum. ille de şişeden çekmeye gerek yok

    içene de afiyet olsun.
    Beşiktaşk

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    17-11-2005
    Mesajlar
    787
    Karizma Gücü
    0
    Benden Muhammed Mustafa’ya saygı selam
    Deyin ki hoş görürse bir şey soracak Hayyam,
    Neden yüce efendimizin buyruklarında
    Ekşi ayran helal da, güzelim şarap haram..?
    Ömer Hayyam


    Nahl / 67. Hurma ve üzüm gibi meyvelerden hem içki hem de güzel gıdalar edinirsiniz. İşte bunlarda da aklını kullanan kimseler için büyük bir ibret vardır.

    aklını kullanalar için Hurma ve üzümden içki ve güzel gıdalar edinirsiniz.

  7. #7
    Misafir Nevsehirli50FB adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-09-2005
    Mesajlar
    5,164
    Karizma Gücü
    0
    Degerli Arkadaslar bu tip konularda bilimsel olarakta ISlam dini hakli ciksa bile ilk önce bilimsel tarafina bakmayacaksiniz !!!
    Eger birsey yasaklandi ise Allah onu yasakladi diye yasak oldugunu bilin yoksa sagliga zarali sunda bundan diye yasak degil ...
    Önemli olan Allahin emridir !!!!

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    17-11-2005
    Mesajlar
    787
    Karizma Gücü
    0
    (NAHL suresi 67. ayet) (Resmi:16/İniş:70/Alfabetik:75)

    وَمِن ثَمَرَاتِ النَّخِيلِ وَالأَعْنَابِ تَتَّخِذُونَ مِنْهُ سَكَرًا وَرِزْقًا حَسَنًا إِنَّ فِي ذَلِكَ لآيَةً لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ


    "Ve min semaratin nehiyli vel a'nabi tettehizune minhü sekerav ve rizkan hasena inne fi zalike le ayetel li kavmiy ya'kilun

    sekerav= alkollü içki.

    And of the fruits of the date-palm, and grapes, whence ye derive strong drink and (also) good nourishment. Lo! therein, is indeed a portent for people who have sense.

    strong drink =sert içki

    E. Yüksel :
    Ve hurma ağaçlarının meyvelerinden, üzümlerden hem sarhoş edici içkiler ve hem de güzel bir rızık elde edersiniz. Akleden bir toplum için bunda bir işaret vardır.


    Tanrı cenette şarap içeceksin der,
    Aynı Tanrı şarabı nasıl haram eder ?
    Hamza bir Arab'ın devesini öldürmüş,
    Şarabı yalnız ona haram etmiş Peygamber..
    Hayyam.
    (NEBE suresi 34. ayet) (Resmi:78/İniş:80/Alfabetik:79)
    Diyanet Vakfı :
    (31-34) Şüphesiz takvâ sahipleri için umulanı buldukları yer, bahçeler, üzüm bağları, göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar, içki dolu kâseler vardır.

  9. #9
    Misafir Nevsehirli50FB adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-09-2005
    Mesajlar
    5,164
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı directsoz tarafından gönderildi.
    (NAHL suresi 67. ayet) (Resmi:16/İniş:70/Alfabetik:75)

    وَمِن ثَمَرَاتِ النَّخِيلِ وَالأَعْنَابِ تَتَّخِذُونَ مِنْهُ سَكَرًا وَرِزْقًا حَسَنًا إِنَّ فِي ذَلِكَ لآيَةً لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ


    "Ve min semaratin nehiyli vel a'nabi tettehizune minhü sekerav ve rizkan hasena inne fi zalike le ayetel li kavmiy ya'kilun

    sekerav= alkollü içki.

    And of the fruits of the date-palm, and grapes, whence ye derive strong drink and (also) good nourishment. Lo! therein, is indeed a portent for people who have sense.

    strong drink =sert içki

    E. Yüksel :
    Ve hurma ağaçlarının meyvelerinden, üzümlerden hem sarhoş edici içkiler ve hem de güzel bir rızık elde edersiniz. Akleden bir toplum için bunda bir işaret vardır.


    Tanrı cenette şarap içeceksin der,
    Aynı Tanrı şarabı nasıl haram eder ?
    Hamza bir Arab'ın devesini öldürmüş,
    Şarabı yalnız ona haram etmiş Peygamber..
    Hayyam.
    (NEBE suresi 34. ayet) (Resmi:78/İniş:80/Alfabetik:79)
    Diyanet Vakfı :
    (31-34) Şüphesiz takvâ sahipleri için umulanı buldukları yer, bahçeler, üzüm bağları, göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar, içki dolu kâseler vardır.
    Bunu okuyunca cok güldüm dogrusu Dünya hayatini ahiret hayati ile ayni kefeye koyanlari görmek cok komikti gercekten . Cennete Insana yasak olan bircok sey serbesttir. ALlah dünyada kullarina imtihan icin yasakladigi bircok seyi mükafat olarak cennette izin verir !!! Directsoz tamam sen burda bircok kisiye mualefet yapmaya calisiyorsun ama bukadar ciddi konularda böyle komiklikler yapma bari

  10. #10
    Misafir Foefs adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-11-2004
    Mesajlar
    7,650
    Karizma Gücü
    0
    Şaraptan gelecek yararı üzümden alırım ben

    Yada herneyde varsa.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •