• Reklam
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    Milli Mücadele cephe adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-04-2006
    Mesajlar
    1,089
    Karizma Gücü
    0

    Karaciğer Kanseri

    Primer karaciğer kanseri, tüm dünyada en sık görülen tümörlerden biridir. Değişik tipleri arasında, karaciğer hücrelerinden (hepotositler) gelişen ve "hepatocellüler carcinoma-HCC" veya "hepatoma" adı verilen kanser, % 80'ini oluşturur. ABD'de az görülmesine karşılık Asya ve Afrika'da çok sık görülür. Oluşumunda siroz (alkol), Hepatit B_ve C enfeksiyonları önemli rol oynar. Herhangi bir nedenle siroz gelişmiş olan hastaların yıllık HCC gelişme riski % 3-5'dir. Ayrıca küflenmiş gıdalarda (özellikle baklagiller) bulunan Aflotoksin de hastalığın ortaya çıkmasında önemli bir nedendir.

    Tanı konması genellikle güçtür. Karın sağ üst kısmında ağrı, bitkinlik hissi ve kilo kaybı en sık görülen klinik belirtilerdir. 1/3'ünde sarılık görülür. Karaciğer sirozuna bağlı, karında sıvı toplanması, dalak büyümesi ve sindirim sisteminden kanamalar olabilir.

    Karaciğerin Ultrasonografik, Bilgisayarlı tomografi (BT) veya MR incelemeleri ile tanı konulma olasılığı yüksektir. Özellikle portal veya anjiyografik BT ile yapılan incelemeler çok daha yararlı sonuçlar verir. Karaciğer biyopsisi ve % 70 hastada yükselmiş bulunan "alfa-fetoprotein-AFP" tanıyı kesinleştirir. AFP tanı için spesifik olmamakla beraber, kronik karaciğerer hastalığı olanlarda bu testin giderek artması HCC' yi akla getirmelidir.

    Tedavi seçenekleri
    Başlıca tedavi seçeneklerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
    1. Cerrahi rezeksiyon (lobektomi, sağ veya sol hepatektomi. vb.)
    2. Karaciğer nakli (kadavradan veya canlı vericiden )
    3. Alkol enjeksiyonu (%95 etanol)
    4. Cryotherapi (dondurma),
    5. Devaskülarizasyon (Tümörün kanlanmasını ortadan kaldırmak),
    6. Kemo-embolizasyon (Onkolojik ilaçlar, tümörü besleyen damarın tıkanması)
    7. Kemoterapi (onkolojik ilaçlar)
    8. Termoterapi (Radiofrequency ablation-RFA)

    Bu yöntemler içinde, lezyonun cerrahi olarak çıkartılması tedavi edici tek ve en önemli yöntemdir. Seçilmiş hasta gruplarında, cerrahi olarak lezyonun karaciğerin. bir kısmı veya yarısıyla (sağ veya sol) birlikte çıkartılmasıyla uzun süreli bir yaşam sağlanabilmektedir. Ne yazık ki hepatomaların ancak % 25-30'u cerrahi tedavi için uygundur. Pek çok karaciğer kanseri (çapının büyük olması, önemli damarları tutması, karaciğer dışında yayılım göstermesi, karaciğer içinde çok sayıda olması veya birlikte bulunan sirozun ileri evrelerde olması gibi) tanı konulduğu zaman cerrahi tedavi şansını kaybetmiş durumdadır.

    Yeni gelişmeler
    Son yıllarda karaciğer cerrahisinde çok hızlı ve önemli gelişmeler kaydedildi. Sirozu bulunmayan hastalarda karaciğer rezeksiyonundan ölüm oranı % 5'in altına indi. Karaciğer cerrahisiyle uğraşan merkezlerde bu oran % 1 ise de, sirozlu hastalarda karaciğer rezeksiyonu sonrası ölüm oranı % 10-20'dir. 5-yıllık yaşam süresi % 30-60, S-yılda hastalığın nüks oranı % 80 'dir. Özellikle 5 cm.den küçük, erken evre siroz olanlardaki hepatomalarda cerrahi rezeksiyon en uygun seçimdir.

    Eğer HCC sayı ve kitlesel hacim olarak cerrahi rezeksiyonla çıkartılamıyorsa, sirotik karaciğer rezervi yeterli değil ve gösterilemeyen küçük HCC odaklarının da ortadan kaldırılması isteniyorsa 'karaciğer nakli" uygun bir seçenektir. Özellikle 3 cm. den büyük, 3'den çok sayıda ve parankim içine yerleşmiş hepatomalarda karaciğer nakli düşünülmelidir.

    Paul Brousse Hastanesi Karaciğer Cerrahi Merkezinden (Fransa) R. Adam i ve arkadaşlarının bu temel ilkeler içinde uyguladıkları karaciğer nakillerinin sonuçları oldukça başarılıdır. Siroz zemininde gelişen bir HCC'de karaciğer naklinden sonra 5-yıllık yaşam süresi % 20-30, cerrahi ölüm oranı %l0-20 ve hastalığın yayılım olasılığı %30-40'dır.

    Cerrahi olarak tümörün çıkartılması ve karaciğer nakli ancak bir kısım hastada uygulanabilir. Özellikle tümörün büyük ve karaciğer dışına yayıldığı durumlarda, hastanın yaşam süresini uzatabilmek amacıyla diğer seçenekleri göz önüne tutmak gerekir. Bu amaçla belirli dönemlerde ortaya atılan seçenekler, bir süre kendinden çok söz ettirip, zamanla değerini kaybetti veya azaldı.

    Karaciğerdeki tümöral kitlenin içine, ultrasonografi eşliğinde alkol enjeksiyonu (% 95 etanol), hastaların % 75'inde tam, % 20'sinde kısmi nekroz yapmakta ve hastanın yaşam süresini uzatmaktadır. Bu konu üzerinde daha önceki yıllarda geniş olarak durmuştuk. Karaciğer dokusunun arteryel ve portal venöz sistemden kanlanmasına karılık, HCC'nin doğrudan hepatik arterden kanlanması özelliği, tanı için radyolojik incelemelerde olduğu kadar, tedavi amacıylada kullanılır. Tümörü besleyen ana damarın içine kemoterapi ajanları verilebilir, lpyodol, Gelfoam gibi maddelerle damar kanarak lezyonda nekroz olması sağlanabilir.

    Sistemik etkili kemoterapötik ajanlar HCC tedavisinde çok yönlü olarak denenli, fakat belirgin bir yararlı etki sağlanamadı. Buna rağmen bazı karaciğer kanseri araştırma merkezleri, hasta onayını alarak yeni bazı ilaç türlerini deniyor.

    "Cryosurgery" (dondurma) yöntemi, çelik bir çubuğun tümör içine sokulup sıvı nitrojen verilerek -190 derecede tümörün, çevresindeki bir kısım karaciğer dokusu ile birlikte dondurulmasıdır.

    Yeni bir yöntem: Termoterapi
    Radiofrequency Ablation.,RFA diye isimlendirilen bu yöntem, tümörün içine (yerleştirilen, şemsiye şeklinde açılabilir özel bir çubukla (prob) tümöre yüksek frekanslı, değişken elektrik akımı vermektir. Bu ısı ile tümör 100 derecenin üstünde ısıtılıp, kanser hücreleri öldürülmektedir.

    İlk kez 1996 yılında Rossi ve arkadaşlarının (3) kullandıkları yöntem, son 4-5 yıl içinde giderek yaygınlaştı ve bu alanda önemli bir tedavi seçeneği durumuna geldi. Bu yöntem, doğrudan ciltten (petkütan), laparoskopik ve açık cerrahi şeklinde yapılabiliyor. Toplanmış 10 ayrı çalışmada termoterapiye bağlı ölüm oranı hiç görülmedi. Komplikasyon oranı % 0-17 arasında değişiyor. Bazen kanama, ateş, agrı, apse gelişmesi gibi sorunlar yaratıyor.

    RFA uygulaması için hastanın ileri evre siroz olmaması, tümör sayısının beşten fazla, çaplarının 5-6 cm. den büyük ve kanama bozukluğunun bulunmaması gerekir.

    Rossi ve Arkadaşları 1 yıllık %94, 3-yıllık % 68 oranında sağ kalım bildiriyor. Hastaların % 95-100'ünde lezyonda tam nekroz sağlanabiliyor. Bowles ve arkadaşları da 99 RFA girişiminde 328 tümöre yöntemi uyguladı. Sadece bir hasta öldü (% 1), yedi büyük ve 10 küçük komplikasyon açığa çıktı. 15 aylık izleme sonunda sadece 30 tümörde (% 9) nüks oldu. Alınan sonuçların alkol enjeksiyonundan daha başarılı olduğu, tümörün lokal kontrolün sağlanmasında, etkili ve güvenli, tekrarlanabilir bir yöntem olduğu savunulmaktadır. Başarı oran 3 cm. den küçük tümörlerde daha yüksek olurken, 5 cm. den büyük olanlarda başarı oranı düşmektedir.

    Ülkemizde birkaç hastanede kullanılmaya başlayan bu yöntem, Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde Radyoloji-Genel Cerrahi bölümleri tarafından birlikte uygulanmaya başlandı Yakın zamanlarda yayınlanan araştırma sonuçları da RFA'nın iyi bir lokal kontrol sağladığı ve sonuçlarının cerrahi ile kıyaslanabileceğini ileri sürmektedir .

    Sonuç olarak; karaciğer kanserinin (HCC) tek etkin tedavi yöntemi cerrahidir. Ancak cerrahinin uygulanabileceği hasta sayısı fazla değildir. Cerrahi rezeksiyon ve karaciğer nakli olanağı bulunamayan hastalarda yaşam süresini uzatacak değişik yöntemler ortaya atılmaktadır. Son yıllarda hızla yayılan RFA (termo-terapi) alınan ilk sonuçlarıyla ümit vermektedir.


    Hazırlayan: Prof. Dr. Rıfat Yalın
    Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi AB Bşk.
    " Sizler, yani yeni Türkiye'nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz... Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir."

    Mustafa Kemal ATATÜRK

  2. #2
    Milli Mücadele cephe adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-04-2006
    Mesajlar
    1,089
    Karizma Gücü
    0
    Hepatit B Aşısı Karaciğer Kanserlerinin Sıklığını Azaltıyor.

    Hepatitis B aşılaması sonrası Tayvan'da erkek ve kız çocuklarında hepatosellüler karsinoma (Karaciğer kanserleri) insidansında değişiklikler. Cancer Epidemiology, Biomarkers and Prevention 2003; 12: 57-59 Cheng-Liang Lee ve arkadaşları)

    Hepatosellüler karsinoma (Karaciğer kanseri) oluşumunda Hepatitis B virusunun rol oynadığı bilinmektedir. Bu makalede Tayvan'da Hepatitis B aşılamasının bu tümörün oluşmasına karşı koruyucu etkisi araştırılmaktadır. 1984 öncesi kronik hepatit B infeksiyon oranı %15-20'dir. 1984 sonrası geniş tabanlı aşılama programı ile çocuklarda kronik hepatit B infeksion oranı %9.8'den %1.3'e düşürülmüştür. Tayvan Ulusal Sağlık Birimi ölüm kayıtları kullanılarak yapılan bu çalışmada çalışma grubu olarak herbir takvim yılında 0-14 yaş nüfusu, kontrol grubu olarakta 15-100 yaş nüfusu kullanılmıştır. 1984'ten sonra yıllara göre çalışma grubunda aşılama oranı: 1984'te %3.3, 1985'te %10, 1998'te %96.7 ve 1999'da %100'dür. Hepatosellüler karsinoma'dan ölüm oranı 0-14 yaş grubu erkek çocuklarında %70, kız çocuklarında % 62 azalmıştır (1996-99 ile 1980-83 yılları karşılaştırılmıştır). 1974-1983 yılları arası ölüm oranlarında artış istatistiksel olarak erkeklerde anlamlı kızlarda anlamsız bulunmuştur. Çalışma grubunda 1983-1999 arası ölüm oranları hem erkek hem kızlarda anlamlı olarak azaldığı saptanmıştır. Diğer yanda ise referans grubunda 1974-83 arası ölüm oranlarında erkeklerde istatistiksel olarak anlamlı kadınlarda istatistiksel olarak anlamsız artış saptanmıştır. 1983-99 yılları arasında kontrol grubunda hem kadın hem erkeklerde ölüm oranları istatistiksel olarak anlamlı artmıştır.

    Sonuç olarak Tayvan'da Hepatitis B aşılama programının yaygın kullanılması sonucunda hem erkek hem de kız çocuklarında Hepatosellüler karsinoma görülme sıklığı azaltmıştır.

    Kaynak: turkcancer.org
    " Sizler, yani yeni Türkiye'nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz... Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir."

    Mustafa Kemal ATATÜRK

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    12-11-2004
    Mesajlar
    93
    Karizma Gücü
    0
    karaciğer kanseri olan ve sonrasında nakil olanlar en fazla 5 yıl yaşıyorlar diye duymuştum fakat sonra kafam epey karıştı netde ve tvde bahsi geçtiğinde uzunca seneler yaşanıyormuş diye duydum bunu bana açıklarsanız sevinirim.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. karaciğer sorunu
    2005 Konuları bölümünde mehhat tarafından açılmış
    Yanıt: 5
    Son Mesaj: 22.12.05, 10:08
  2. Akciher kanseri
    2005 Konuları bölümünde cujodeniz tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 21.10.05, 23:53
  3. meshane kanseri..??
    2005 Konuları bölümünde kyle007 tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 05.08.05, 14:01
  4. Cilt Kanseri...
    2005 Konuları bölümünde Ebruli tarafından açılmış
    Yanıt: 3
    Son Mesaj: 23.06.05, 13:30

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •