Oyunu doğru okumak
Dün akşam yapılan PPK toplantısının sonuçları bu yazıda yok. Zaten, pek de önemli değil. PPK’nın önündeki iki alternatif işleri daha kötüye götürmek (toplanıp faizleri artırma kararı almamak) ve kötüye gidişi biraz yavaşlatmaktır (faizleri artırmak). Bu depremleri durdurmak için önce oyunu doğru okumak lazım. Sebepler teşhis edilip, tüm kurumları kapsayan çözüm üretilmeden, ve çözümün politik sıkıntılarına katlanılacağı ispat edilmeden yapılacak her şey beyhude. Ad hoc yani rastgele olarak algılanır ve yarardan çok zarar getirebilir.
Niye kur aniden çöktü? Dört sebep sıralayacağım, bunlar birbirinden bağımsız değil, her birinin krizde rolu var. Ama, sebepleri önem sırasına göre sıralamak çözümü kolaylaştırır. Bir, yaşanan tamamen spekülasyondur. İki, küresel gelişmeler gelişmekte olan piyasaları (GOP) sarsacak yeni bir evreye girmiştir. Üç, piyasalarda Ankara’nın oyunu çok geriden takip edip oluşacak ekonomik sıkıntıları pek de öngöremediği görüşü hakim olmuştur. Dört, sorun tamamen politiktir.
Her sebebin çözüm yolu, ve çözümün maliyeti değişir. İşler bu noktaya geldikten sonra win-win yoktur. Birileri çok acayip dayak yiyecek, bu kesin. Hedef, en az kişiye en az zarar verecek yöntemi seçmek.
Eğer çalkantının başlıca sebebi spekülasyonsa, önleme yolu hem döviz hem de YTL’ye müdahale etmek. Önce piyasada bol bol dolaşan YTL likiditeyi daraltmak lazım. Depo ihalelerinden Hazine’nin yüksek faizli, kısa vade kağıt ihraç etmesine kadar bir çok yöntem denenerek, 10-15 YTL milyar seviyesindeki başıboş para emilmeli ki, YTL’yi şortlayan spekülatör kolay borçlanamasın. Ardından dövize müdahale edilir. Ama, cuma günü gibi utangaç varoş kızı edasıyla değil, bütün gücünle, alan herkesin kafasına malı çakarak, tek kuruş bile kar etmesine izin vermeyerek yapılır bu. TCMB’nin kararlı olduğu hafızalara nakşedilir.
Eğer sebep küresel fonların GOP’dan çıkmasıysa, pek de yapacak bir şey yok. Adamın fonundan para çekiliyor, ya da kafaya koymuş, küresel ekonomi stagflasyona gidiyor, yüzde 10-20 zarar dinlemez, çıkar. O zaman da günlük döviz ihalesi düzenleyip, çıkış vergisi keser, yolcu edersin. Bu durumda faiz artırmanın pek etkisi olmaz, aksine devalüasyonun maliyetini katlar.
Eğer sebep Ankara’nın olayların gerisinden geldiği düşüncesi ise, hükümetin de en az TCMB kadar fedakarlık etmesi gerekir. Önce “bu da geçer” geyiğini bırakıp halka yaşanan çalkantının ekonomik maliyetini açıkça anlatmak ve ileriki günler için tedbir almak lazım. Yeni enflasyon hedefi açıklanır, cari açık ve büyüme rakamları revize edilir. Ardından yeni hedefle uyumlu bir faiz artırımı ve hedeften sapmalarda alınacak parasal tedbirler açıklanır. IMF’nin istediği tüm yasalar derhal Meclis’e gönderilir, stand-by öne alınır. Hükümet ikinci yarıyıl kamu zamlarını şimdiden enflasyon hedefi ile uyumlu olarak açıklar. Yatırımcı bakanlıkların tüm ödenekleri dondurulur.
Peki ya sorun politikse? Ya yatırımcı AB’yle Kıbrıs restleşmesinden, Cumhurbaşkanlığı yolunda laik-muhafazakar kavgasından, erken seçimden korkuyorsa? O zaman yapacak tek bir şey var. Hemen tüm kesimlerin benimseyeceği bir Cumhurbaşkanlığı adayı açıklamak ve derhal devreye giren harcama kesintileri ile halka “erken seçime gitmiyorum” mesajı vermek.
Bana sorarsanız, yaşanan çalkantıda spekülatörlerin payı büyük, ama Ankara’nın küresel gelişmeleri tam okuyamayıp ekonomide kötü gidişi göremediği algılaması da önemli rol oynuyor. Eğer haklıysam, PPK toplantısı yetmeyecek. Acilen hükümetin yeni ve somut tedbirler ortaya koyması gerekecek. Eğer 200-300 puan faiz artırımı ile yetinirseniz, belki karmaşa bir kaç hafta durur, ama ardından yeni bir şok daha gelir. Eğer devalüasyon bir ay daha sürerse, beklentiler kökünden bozulur. Yüksek enflasyon-zayıf YTL-resesyon oyununun sonuna doğru gitmeye başlarız.
Alınacak tedbirlerin maliyeti ağır olacak. İşsizlik hızla artarken yatırımlar yavaşlayacak. Ama, geç kalınırsa, hem bunlar zaten olacak, hem de özel sektörden kredi taşıyan bireylerin iflasına kadar giden bir felaketler zinciri başlaması olasılığı doğacak. Bugün kol kesmeyen yarın kelleyi kaybedebilir.
Atilla Yeşilada
kaynak = www.referansgazetesi.com


LinkBack URL
About LinkBacks


Alıntı Yaparak Cevapla