Babacan: Seçim ekonomisi uygulamayacağız/ "IMF ve Dünya Bankası'yla ilişkiler gayet iyi"


İSTANBUL - Devlet Bakanı Ali Babacan, daha önceki iktidarlar gibi seçim ekonomisi uygulamayacakları söyledi. Bakan Babacan, ekonomiye ilişkin yersiz değerlendirmeler olduğuna dikkat çekerek, "Doğru analiz için yapılan reformlar doğru anlaşılmalı" dedi.
Türkiye Bankalar Birliği'nin (TBB), Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) iş birliği ile Hyatt Regency Oteli'nde düzenlediği "Türev Ürünler&Finans Piyasası: Ürün ve Pazarların Genişlemesi" konulu konferansa, Devlet Bakanı Ali Babacan, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Doç. Dr. Doğan Cansızlar, IIF Başkan Yardımcısı Peter McCarthy, TBB Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince ile çok sayıda davetli katıldı.

Konferansın açılışında konuşan Bakan Ali Babacan, ekonominin bir yandan daha fazla küreselleştiğini, bir yandan da kronik sayılacak sorunların çözüm yollarına kavuştuğunu belirterek, "Türkiye'nin bir dışa açılma mücadelesi verdiğini görüyoruz. Geriye baktığımızda son yıllar kadar mesafe kat edilmediğini de görüyoruz. Uzun zamandır seçim yaklaşırken gevşetilen bütçe projelerinin Türkiye'nin tüm kazanımlarını bir gecede silip süpürdüğünü çok iyi hatırlıyoruz. Ekonomik problemleri belirsiz olmayacak şeyleri vaat eden, kalıcı reformlar yapamayan yönetimler Türkiye'yi ekonomik çalkantıların içine sokmuşlardır. İstikrar ve güvenin oluşması zaman alır. Siyasette, ekonomide dış politikada benzer sıkıntılar yaşadık" dedi.

Türkiye'nin sorunlarını çözme konusunda samimi ve cesur olduklarını ispat ettiklerini kaydeden Bakan Babacan, "Bizler seçim ekonomisi uygulamayacağız. Mart 2004 seçimlerinde bir ilk gerçekleştirilmiş, asla popülizm ve rehavete başvurulamamıştır. 2007 yılının sonbaharında Türkiye'de genel seçimler olacak. Son günlerde sürekli şüphe ve endişe havasını oluşturulmaya çalışıldığını görüyoruz. 2004 yılı Türkiye'de bir seçim yılıydı, yerel seçimler yapıldı. 2004 yılında faiz dışı fazla ne olarak gerçekleşti bu biliniyor mu? 2004 yılında Türkiye'nin ulaştığı faiz dışı rakam yüzde 7'dir. Hedef yüzde 6.5'tu. Hedefin üstüne ulaştığımız bu kadar açıkken, bu şüphelerin ne derece yersiz olduğunu takdir edersiniz. Biz bu samimiyetin ve kararlılığın bir sonucu olarak Kasım 2002 seçimlerinden de daha fazla bir oy alarak seçimlerden başarıyla çıktık. Türk halkı sağduyulu bir halk. Türk halkı kimin ne yaptığını gayet iyi seçiyor. Daha önce böylesine yaklaşımlarda bulunanlar yanıldı. Yine yanılmaya devam edecekler. Yanı başımızda ortaya çıkacak olan global etkileşimlerden ülkemiz en az şekilde etkilenmiştir. Acı terör olayları, Irak'taki karşıtlıklar bizi hiç etkilemedi. Sağduyu ve soğukkanlılıkla bunları atlatabildik. Global terör eylemlerinin Türkiye'yi etkilediğini, İmar Bankası gibi bir yükün üstümüze kaldığını ekonomimizin nasıl bir hal aldığını hatırlayalım. Bu olaylar son 3.5 yıl içinde genel trendi bozmamıştır. Dalgalanmalardan minimum etkilendik" diye konuştu.




"IMF ile Dünya Bankası ile ilişkiler gayet iyi durumda"

Türkiye ekonomisinin bir sınavdan geçtiğinin altını çizen Bakan Babacan, "Bazıları çok erken ve çok yersiz değerlendirmeler yapıyorlar. Dereyi görmeden paçayı sıvayanlar var. Adeta son bir kaç yıldır Türkiye ekonomisinin hızla gelişmesinden rahatsız olmuşlar. Şimdi de seslerini yükseltmeye çalışıyorlar. Olayın siyasi boyutuna girerek, fazla vaktinizi almak istemiyorum. Ekonomiye ilişkin yersiz değerlendirmeler var. Türkiye potansiyeli çok yüksek bir ülkedir. Hızla ilerleyen, kalkınan, yıldızı parlayan bir ülkedir. Türkiye'nin eski siyasi alışkanlıklarından kurtulamadığın düşünmek hatalı olur. Doğru analiz için reformlar doğru anlaşılmalıdır. Sektörün sağlıklı işleyişine yönelik sağlam bir alt yapı kurduk. Bankalarımızın yurt içi ve dışı bankalarla birleşerek, devir ve satın alma işlemleri sektörü daha güçlü bir duruma taşımıştır. Sadece göstergeler değil, ekonomik yapı değişti. Sosyal güvenlik sisteminde önemli, kapsamlı reformlar gerçekleştirdik. Bu reformlar Türkiye'nin gelecek 50 yılını şekillendiren, hedefleyen reformlardır. Gelişmiş ekonomisi olan ülkeler dahi son gerçekleştirilen sosyal güvenlikle ilgili reformun yüzde 5'lik kısmını bile yapmakta zorlanıyorlar. Türkiye'nin gerçekleştirdiği son reformlar Almanya, Fransa gibi bazı ülkelerin karşı karşıya kaldığı güçlüklerin karşısına çıkmayacağını garanti altına alan reformdur" şeklinde konuştu.

Vergi sisteminde gerçekleştirilen köklü değişikliklerin devam edeceğini kaydeden Bakan Ali Babacan, "Vergi sistemimizi çok köklü bir şekilde değiştirdik, değiştirmeye devam ediyoruz. Gelir vergisi ve kurumlar vergisi tabanlarında vergi oranlarınasamimi ve cesur olduklaın düşürülmesine yönelik çalışmalar tek tek hayata geçiriliyor. Reformların sonuçlarını şimdiden almaya başladık. Dünyanın önde gelen 20 kuruluşunun üst düzey yöneticileri Türkiye'deki yatırım ortamını değerlendirecekler. Bu toplantının üçüncüsü. Her bir toplantı Türkiye'nin kat ettiği mesafeyi gösteriyor. Biz özelleştirmede tarihi rekorlar kırdık. 'Özelleştirmeler oldu, bir kere büyük rakam geldi gerisi gelmez' diye düşünmemek gerekir. Bu böyle değil. İtalya, Almanya, Fransa'dan KOBİ'ler Türkiye ile daha fazla işbirliği içinde yatırımlarının devamını getirme içindedirler. IMF ile Dünya Bankası ile ilişkiler gayet iyi durumda. Ekonomik kur, faiz hareketine karşı korunaklı. Faizlik fazlalıklar, özelleştirme geliri, TMSF'den kazanılan kaynaklar kamu kesimini çok daha güçlü ve dayanıklı hale getirdi. Bütçe politikasından asla taviz vermeyeceğiz. Türkiye diğer gelişmekte olan ülkelerden ayırt edecek en önemli konu işte bu yapısal reformlardır. Yapısal reformları ne kadar hızlı ve kararlı bir şekilde devam ettirebilirsek, Türkiye her türlü dalgalanmalara karşı korunaklı bir şekilde kendini koruyacaktır" dedi.




"AB konusunda gevşeme yok"


Avrupa Birliği konusundaki gelişmelere de değinen Babacan, "AB konusunda gevşeme ya da rehavet yok. Bizim şu ana kadar sadece ayrıntılı tarama için Brüksel'e gönderdiğimiz arkadaşların sayısı bin 300'ü geçmiş durumda. Merkezi bir reform makinesi olan bir ünitemiz yok olmayacaktır. Bakanlıklarımız sivil toplum kuruluşlarımız bu işi yürütüyor. Herkes kendi yaptığı değişikliklerin sahibi. Şu anda yolun üçte ikisini geçmiş durumdayız taramalar açısından. Belki bazı siyasi güçlüklerimiz olacak. Her birinin farklı siyasi tavırları var ama bunlar bizi asla yıldırmaz. Dünya Bankası ile yaptığımız çalışmaların odağında AB katılım süreci var. Özellikle istihdam odaklı politikaların gelişmesinde çok iyi sonuçlar alıyoruz. Bu ve buna benzer reformları görmezden gelerek Türkiye'yi eski kriterlerle değerlendirmek yanıltıcı olur. Türkiye, Dünya Bankası ile olan ilişkilerinde yıllarca kredi paketinin ikinci kredi dilimlerini kullanmamıştı. Reformları görmezden gelmek yanıltıcı olur. Türkiye'nin ekonomi politikalarında 3 yıllık dönem 2007 sonbahar seçimlerini içeren dönemdir. Tüm ekonomik kurumlarımız gayet sağduyu ve soğukkanlı bir şekilde gelişmeleri izliyorlar. Türkiye'nin ekonomik birimleri güçlüdür kararlıdır" ifadelerini kullandı.

Açık ekonomilerde sermaye hareketinin doğal bir süreç olduğunu ifade eden Devlet Bakanı Ali Babacan, "Enflasyonla mücadele için mali disiplin sürecek. Türk halkı bizim ne yaptığımızı biliyor ve bize güveniyor. Bazı eski siyasetçilerin Türkiye'nin bugünkü durumuyla ilgili değerlendirmeler oluyor. Bu değerlendirmeleri yapanlara sormak lazım, 'siz önce bir kendi döneminizde neler yaşandı, neyi ne kadar başardınız?' diye düşünün sonra bugünkü dönem hakkında konuşun. Türkiye'nin ekonomik birimleri güçlü ve kararlıdır. Gerçek anlamda dürüst ve samimi bir şekilde yapılan analizlerde, çalışmalarda şunu göreceksiniz. Türkiye'nin önü açık. Ekonomisi açık bir yapıya kavuşan bir ülkede gittikçe daha fazla sermaye girişi ve si çıkışı olur. Kısa dönemlerde, kısa zaman dilimlerinde girişler ya da çıkışlar görecek olsak da uzun vadede zaman dilimlerini ele aldığımızda Türkiye'ye giren sermaye miktarı çıkan sermaye miktarı da olacaktır. Açık ekonomilerde sermaye hareketi doğaldır" diye konuştu.

Türkiye'nin artık müzakere kapısından adım atmış bir ülke olduğunun altını çizen Bakan Babacan, toplumun büyük bir çoğunluğunun politikalardaki samimiyete inandığını sözlerine ekledi.

kaynak