TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı, son günlerde ekonomide yaşanan gelişmelerin ekonominin gidişatı konusunda herkesin kafasında soru işaretleri yarattığını söyledi.
Sabancı, Adana Genç İşadamları Derneği'nce ''Adana iş dünyasının bir numaraları'' olarak belirlenenlere ''İş ve Meslek Ödülleri''nin verilmesi dolayısıyla düzenlenen törendeki konuşmasında, son ekonomik gelişmelere değindi.
Türkiye ekonomisinin 2001 yılında kriz yaşadığını anımsatan Sabancı, kriz sonrasında, ekonomik ve siyasi istikrar açısından gösterilen çabaların olumlu olduğunu ve böylece Türkiye ekonomisinin 2002-2005 yıllarında başarılı bir performans ortaya koyduğunu belirtti.
Alınan mesafenin gelecek açısından ümit verici ancak, tek başına yeterli olmadığını ifade eden Sabancı, ''Son günlerde ekonomide yaşadığımız gelişmeler, ekonominin gidişatı konusunda hepimizin kafasında soru işaretleri yarattı'' dedi.
Sabancı, geçtiğimiz Mayıs ayında uluslararası piyasalarda başlayan dalgalanma sırasında gelişmekte olan ülkelerde sermaye çıkışları görüldüğünü vurgulayarak, şunları söyledi:
''Genelde ABD Merkez Bankası'nın faiz politikasına bağlı olarak gelişen bu dalgalanmaların etkileri ülkemiz ekonomisinde de kendisini hissettirdi. Ekonomimizin bu tür olası hareketliliklerden en az düzeyde etkilenmesi için Türkiye'nin önünde tek bir kalıcı çözüm mevcuttur, bu çözüm yapısal önlemlere hız vererek ekonomimizin dayanıklılığının güçlendirilmesidir.
Son günlerde yaşadığımız gelişmeler daha fazla çaba içinde olmamız gerektiğinin sinyallerini vermiştir. Ekonomimizin bugüne kadar sergilediği başarının ardında olumlu seyreden uluslararası konjonktürün rolü yadsınamayacak boyutlarda olmuştur. Dolayısıyla uluslararası konjonktürün etkisi kadar olumlu olmadığı bugünkü ortamda yapılması gereken ekonomimizi giderek daha sağlam temellere oturan bir yapıya getirmektir.
Bu bağlamda istihdam, refah düzeyi ve gelir eşitliği gibi konularda ilerleme sağlayabilmemiz ve sürdürülebilir büyüme oranlarına ulaşabilmemiz için gerekli olan uzun dönemli stratejilerin önemini bir kez daha hatırlatmak isterim.'' Sabancı, içinde bulunan yoğun rekabet ortamında Türkiye'nin de aralarında olduğu gelişmekte olan ülkelerin artık gerçekleştirmiş oldukları reformlarla yetinmeyip, ileriye dönük uzun vadeli stratejiler geliştirmek, bunların gerektirdiği yapısal dönüşüm sürecini bugünden başlatmak zorunda olduklarını ifade ederek, bunu gerçekleştiren ülkelerin küresel ölçekte dalgalanmanın etkisini en az düzede hissettiklerini bildirdi.
Sabancı, uzun vadeli stratejiler geliştirirken reform sürecinin yapısal reformlardan mikro ekonomik reformlara doğru genişletilmesi ve derinleştirilmesi gerektiğine dikkati çekerek, ''Böylece piyasalara, Hükümet'in ve Türkiye'nin kalıcı ekonomik kazanımlar konusunda ısrarı kanıtlanacak ve üretim, paylaşım, tüketim süreçlerinde kazanımlar sağlanacaktır. Bu kazanımlar ise beklentilerin yeniden olumluya dönmesine katkıda bulunacaktır'' dedi.
Bu noktada Türkiye'nin önünde çok önemli fırsatların bulunduğunu anlatan Sabancı, şunları kaydetti:
''Uluslararası gelişmelerin ekonomimizi kontrolümüz dışında olumsuz biçimde etkilemesinin önüne geçebilmesi için, Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu döviz kaynaklarını doğrudan yabancı sermaye yatırımlarıyla karşılaması gerekmektedir. Bunun için de Türkiye'de yatırım yapmanın cazip hale getirilmesi elzemdir. Yalnız yabancı sermaye değil, yerli sermaye yatırımları önündeki en büyük engelin kayıtdışı ekonomi olduğunu her fırsatta belirtiyorum. Kayıtdışı ekonomi, bir taraftan haksız rekabet ortamı yaratarak yeni yatırımların ve buna bağlı olarak oluşacak yeni istihdam olanaklarının önünde engel teşkil ederken, diğer taraftan da kayıtdışı istihdam yaratmaktadır.''
-milliyetgazetesi-


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla