• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
26 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    ... Sailorgirl adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-12-2004
    Mesajlar
    4,607
    Karizma Gücü
    8

    Yılmaz Odabaşı Şiirleri, Yazıları Ve Eseleri

    Akşamdir

    I
    sulari
    bogdu
    dalgalar
    ...
    ses hoyrat
    sevinç yilgin
    şakaklarim sonbahar

    II
    “muhbiri çoğalmış sevdanın”
    yapışmış tenime ter
    elime kir
    sessizliğin ortasında bir deli rüzgar
    akşamdır
    avuçlarında marmara’nın
    akşamdır
    şiire karıştı sular
    sularda çoğalır sevdalar
    ellerim ah! ellerim
    nasıl
    anlatsam
    gece
    gece kokuyor çocuklar


    -o-


    Hayat Gül Kokulu Bir Sağanak Yine

    Gözlerimin önünde ıslak dağların kabaran yalnızlığı
    ne varsa uçurumlar eşiğinde
    hüzünlerle yalpalayan ne varsa
    gözlerimin önünde

    ve hayat gül kokulu bir sağanak yine
    birşeyler anlatmak istiyor hayat
    ve alıp götürmek bir şeyleri kurt sofralarına
    gün batıyor
    gün batıyor bukağısı paslı bir sevinç oluyor yalnızlığım

    Unutuyorum sevgilim suretini
    durgunluğun "niçin"di unutuyorum

    Gün batıyor ürkek yıldızlar dolanıyor yalnızlığıma
    umurumda değil ne yağmur ne ayaz
    ne de kerpiç kokusu havada
    unutuyorum/sabaha/kadar/ gün batıyor
    sonra bir akasyayı okşuyor gözlerim
    geciken sabahlara koşuyor kuşlar
    gözlerimin önünde
    ve hayat gül kokulu bir sağanak yine..

    -o-

    Bu siirin sadece ismi dahi beni etkilemeye yetiyor..
    DENGE
    Aşkım da değişebilir, gerçeklerim de..
    Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı,
    Yan gelmişim diz boyu sulara,
    Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum..
    Hiçbirinizle dövüşemem,
    Siz ne derseniz deyiniz,
    Benim bir gizli bildiğim var.
    Sizin alınız al inandım,
    Morunuz mor inandım,
    Ben tam kendime göre,
    Ben tam dünyaya göre,
    Ama sizin adınız ne?
    Benim dengemi bozmayınız!

    Sokaklar şöyleymiş,
    Ağaçlar böy..ley..miş... Hihh..

  2. #2
    saliha adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-05-2006
    Mesajlar
    11,844
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    KONUŞSAM SESSİZLİK SUSSAM AYRILIK

    resmin rehindir gurbetimde
    gurbetimde sesleri aşındırmış kimliksiz bir kasaba
    ve senin kederini ıslatan o yağmurlar rehin

    alnı özlemle dağınık bir akşam getirdim sana
    sar, büyüt ellerinle, konuk et sıcaklığına
    konuk et kanatları kanatılmış kuşlar getirdim sana...

    ve akşam, bir kez daha
    saçlarını topla ve dağıt sesini rüzgârlara
    “bir of çeksen karşıki dağlar yıkılır”

    çekmiyorsun!

    akarsuları imrendiren yüzün de
    sabahçı kahveler de biliyor
    görüşmeyeli yorgunum
    yıkık kentler kanadı sevinçlerimle
    görüşmeyeli ya sen nasılsın
    adım, adresim durur mu defterinde?
    şimdi siirt'te koyun kokulu bir gecedeyim
    beynimde iklimsiz papatyalar
    ve kuşatılmış bir akşam duruyor penceremde

    sokakların gün batınca neden boşaldığını
    ve yüreğimin neden kabardığını bilmiyorum
    konuşsam: sessizlik/gitsem: ayrılık

    sonra kıpırtısız yasladım göğsümü boğulmuş güne
    al bu çağrıları sulara göm, o uzak sulara
    gurbetini rehnetme özlemimde…

    mazeretim var

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    10-06-2005
    Mesajlar
    8
    Karizma Gücü
    0
    Dağınık Gazel

    “Eski güzel şeylerden değil,
    yeni kötü şeylerden başlamak gerekir.”
    -Water Benjamin-

    Göç
    geçer...

    Geçer ayrılıklar baladı.
    Siyah bir orman olur gençliğimiz.
    Bize böyle pay kalır.
    Bize böyle pay kalır...

    Ağla sömürgem... Belki dönemem!
    Oralarda usul usul talazlanan nehirlerde yaz kalır;
    kış yanar, düş üşür yüreğimde.
    Ağlarım, gözyaşım beyaz kalır...

    Sonra askerler yeniden kuşatırlar aşınmış kaleleri.
    Bin “hawaar “parçalar gecenin döşeğini.
    Ocaklar iniler, yas büyür, orta yerde kan kalır;
    Dıngılava’da peştamallı çocuklar havuzlara işerler;
    gözlerinde bir mahmur özlem kalır...

    Derken bir Ankara, bir poyraz beni döve döve içeri alır.
    Yollar da giderek uzaklaşır... Giderek uzaklaşır.
    Fahişeler terli kasıklarıyla sabaha uğurlanır,
    kuşlar inkâr edilir, gökyüzü yağmalanır;
    ben büyürüm bu kederle kalbim uslanır...

    Ağla sömürgem!
    Ağla ve kucakla kumral delikanlını.
    Buralarda çatılmış bir tüfeğim böğrümde taflan kalır.
    Şimdi Kızılay’da oturmuşum hasretin kancasında;
    geçer zaman, geçer yıllar, günlere bir yeni hazan kalır...


    Ağla sömürgem... Sen hep mağlup bir ağlayışta,
    ben uzak susarım bu mağlubiyet için hep anlayışta.
    Bak, çöpçüler bu geceyi de piç edip süpürdüler.
    Ben ise haber değeri bile olmayan bir haykırışta,
    özleminle hâlâ bir yakarışta...

    Ağla, ben de ağlarım gözyaşlarım özlemine az kalır.
    Buralarda nem var; nem varsa sende kalır!
    Daha çağırırken beni,
    anı bile kalmaya tenezzül etmeyen dağ dorukları,
    sömürgem yaslar durur sesime kırgın ayrılıkları…

    Ben gittim
    ve yittim!

    Oralarda usul usul talazlanan nehirlerde yaz kalır,
    yaslarım günleri yüzüme gözyaşım beyaz kalır.
    Burada yıllar küfürle uğurlanır.
    Ben büyürüm içindeki haylaz çocuk uslanır…
    Ve günler geçer, herkes gider, pistler boşalır;
    sahnede bir kurtlar, bir ben bir klasik dans kalır.

    Ağla sömürgem... Buralarda döne döne-
    mem! Artık bir yeşile dolmasak da anılardan haz kalır.
    Sen de bir zaman duyarsın
    bir gün bir taze mezar kazılır:

    Ardında bir dağınık gazel ile kül ile
    Ankara'da bir ölü yılmaz kalır...

  4. #4
    Umut Güneşi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-02-2007
    Mesajlar
    3,095
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    bende katılmak istedim bu şiir arşivinize




    SANA YAĞMUR DİYORUM
    (gidersen hani sığınaklarım?
    eksilir, zarar kalırım
    kalırım!
    yeni günün tenine dağılır yaralarım
    sana yağmur diyorum…)

    uzun boylu umuttun
    tadında unutuldun
    nerde büyük uçurumların
    kış suların, yaz uykuların?

    sana yağmur diyorum ıslaklığım bundan
    yağ da ıslanalım, ama uslanmayalım
    uslanmayalım!

    gün, vursun yükünü gecenin hırkasına
    yol, vursun sesini uzaklığın pasına
    sesime kibrit çaksan tutuşacağım
    sargısızım,
    çoğalırım;
    çoğaldıkça arsızım
    sana yağmur diyorum…
    en haklı aşk,
    alkışsız sürebilendir
    ve en haklı kavganın öznesi
    ölmemek için dövüşürken de ölebilendir…

    o an
    işte o an
    ey bizi ayrı takvimlere düşüren zaman
    yere bir bahar dalı düşmüş gibi mi olur
    sıradağlar mı tutuşur bağrının orta yerinde?

    yeter
    kan sıçratmayın sabahın seherine
    boğulursunuz
    boğulursunuz!

    YILMAZ ODABAŞI
    UMUT GÜNEŞİ
    bir anlamı olmalı her sabah doğan güneşin, yağan yağmurun, açan çiçeğin...
    Uçan kuşun, kelebeğin...
    Yüzde beliren bir tebessümün...
    yanaktan süzülen damla damla gözyaşının...
    Ne çok neden var yaşamak için yorulmamalı yaşanmış acılara direnmeli! yağan yağmur gibi düşsede acılar yüreğine bir bir..
    bir gülümseme ile dağıt hüzün bulutlarını! tıpkı doğan güneşlerin doğayı yeşerttiği gibi...
    yeşertip umutları filizlenmeli yaşam sevinci!



    İNSANLAR YANLIŞ YAPABİLİRLER,
    YALNIZ BÜYÜK İNSANLAR
    YANLIŞLARINI ANLARLAR...
    BİR BENİ BİLİRİM ,BİRDE BENDEKİ BENİ

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    10-06-2005
    Mesajlar
    8
    Karizma Gücü
    0
    Bir Aşk Yara

    “Beni yalnızlığımla vurdular o gece vakti
    Kalbimi suyla yudular o gece vakti
    Öldüğümü bile söylemediler…”
    -A. Erhan-

    Ben şu kısa boylu hayatta
    uzun boylu kederlerle acırım.
    Yorar beni şu telaş, şu karmaşa.
    Bir sığınak aranırken şu uğultuda,
    bir aşk gelir, bir yara.
    Bir yara…
    Bir yara daha!

    Eski bir aşk,
    yeni bir ayrılıktır her zaman.
    Bunu kuşlar sorar, yıldızlar da anlatır.
    Kimse bilmez be canım,
    bir yara bir ömrü nasıl kanatır…


    Ben seni hep ayrılıkla anmışım
    Titreyen ellerimle günlerin buğusuna adını…
    Hep adını yazmışım.
    Bir aşk gelmiş bir yara.
    Bir yara…Bir yara daha!

    Eski bir aşk,
    yeni bir ayrılıktır her zaman.
    Bunu kuşlar sorar, yıldızlar da anlatır;
    kimse bilmez be canım
    bir yara bir ömrü nasıl kanatır…

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    10-06-2005
    Mesajlar
    8
    Karizma Gücü
    0
    Kurtulamazsın

    -35 yaşıma-

    Önce sesini,
    sonra yankısını çaldırdın şu beton ormanında;
    bu kent de tükürdü aşklarına…
    Kal orada,
    artık hiçbir şeyden kurtulamazsın!
    Islanmışsın bir kere oğlum,
    yaş gününde
    kuruyamazsın...

  7. #7

    Kayıt Tarihi
    10-06-2005
    Mesajlar
    8
    Karizma Gücü
    0
    Sakla Yamalarını Kalbim

    Ne gül,
    ne yarın!

    Gül, küle karılmış günlerin tortusunda.
    Yarın, vurulmuş yatıyor bugünün avlusunda.

    Sakla yamalarını kalbim...

    İnsanlar büyüdükçe günler kısalırlar;
    günlerimiz gibi aşklarımız da
    yittikleri duraklarda kalırlar.

    Sakla yamalarını kalbim...

    Kendini bıçak gibi ışıyan yeni güne bağışla.
    Yürü, arkana bakma, ama umursa.
    Bazen anılara en çok yakışan elbise,
    Birkaç damla göz yaşıdır unutma

  8. #8
    More Than Blue KurabiYe adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-08-2005
    Mesajlar
    4,752
    Karizma Gücü
    7
    BİR NEHRİN TÜKENİŞİ

    hasretin kan çanağı gözlerinde oturuyorsun
    seni soruyorum
    hiçbir şey bilmiyorsun

    hep bir çağlayan gibi senin sevdana aktım
    sen ise sularını kaçıran bir nehir gibi uzaktın...

    tükenişi bir aşkın
    bir nehrin tükenişine benzer
    ne deniz olabildin
    ne nehir kalabildin...

    kendin ol
    kendin ol
    sen buysan başkası ol!

    buysan kederden öleceğim
    başkası olursan da kimi seveceğim?

    Sevmek Mecburidir!Sevmeyen Defolsun Gitsin..!!!

  9. #9
    romantika adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-02-2007
    Mesajlar
    2,245
    Karizma Gücü
    6
    EPİLOG (-Lepistes,Moly ve Neonlarıma-)
    A s l o l a n H a y a t t ı r
    bir akvaryumu yazmak,
    akvaryumda yaşamaktan
    kolaydır;bu yüzden
    her dize biraz eksik,
    her şiir biraz yalandır...


    *********************************************


    KURTULAMAZSIN (-35 yaşıma-)
    önce sesini
    sonra yankısını çaldırdın şu beton ormanında
    bu kent de tükürdü aşklarına
    kal orada!
    artık hiçbir şeyden kurtulamazsın
    ıslanmışsın bir kere oğlum
    yaş gününde
    kuruyamazsın...


    *********************************************


    TEĞET
    herkes kırılamaz
    ipince bir dal olmak gerekir
    kırılmak için

    ama dünya kütüklerin...

    ağlayamaz herkes
    ağlayabilecek kadar büyümek gerekir

    dünya ise küçüklerin...

    sevemez herkes
    bir orman olmak gerekir sevmek için

    bak ki dünya çöllerin...

    ve vakur bir damla olmak
    dalga için

    katılmak okyanusa aşk için,isyan için...


    ****************************************


    Yılmaz Odabaşı

  10. #10
    <span style='color: #8B0000'>CiNNaMoN</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-05-2007
    Mesajlar
    6,172
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    paylaşımlarınız için tesekk&#252;rler arkadaslar çok g&#252;zel şiirler
    <div style=text-align: right;><a href=http://www.turkforum.net/signaturepics/sigpic282514_13.gif target=_blank>http://www.turkforum.net/signaturepi...c282514_13.gif</a></div>

 

 

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •