• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 15 1234567891011 ... SonSon
141 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    HaVaM-SaNa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-02-2006
    Mesajlar
    3,910
    Karizma Gücü
    0

    Can YÜcel Şiirleri, Yazıları Ve Eseleri

    Kısa ßii not ßelki şiirin altına yazarsam okumassınız pek diye düşündüm... Can yücel en sevdiğim şairlerdendir. ßilirsinizki ßaßası Hasan Ali Yücel dir ... ßaßasına yazdığı Şiir mükemmeldir ! ßii insan ßundan daha iyi ßaßasına olan sevgisini anlatamaz diye düşünüyorum... Lütfen okuyun emin olaßilirsiniz söylediklerimden


    BEN HAYATTA EN &#199K BABAMI SEVDİM



    Ben hayatta en çok babamı sevdim

    Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk

    Çarpı bacaklarıyla -ha düştü ha düşecek

    Nasıl koşarsa ardından bir devin



    O çapkın babamı ben öyle sevdim

    Bilmezdi ki oturduğumuz semti

    Geldi mi de gidici - hep , hep acele işi

    Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi

    Atlastan bakardım nereye gitti

    Öyle öyle ezber ettim gurbeti



    Sevinçten uçardım hasta oldum mu,

    Kırkı geçerse ateş, çağırırlar İstanbul'a

    Bi helallaşmak ister elbet , diğ'mi oğluyla!

    Tifoyken başardım bu aşk oy'nunu,

    Ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu,



    En son teftişine çıkana değin

    Koştururken ardından o uçmaktaki devin,

    Daha başka tür aşklar, geniş sevdalar için

    Açıldı nefesim, fikrim, canevim

    Hayatta ben en çok babamı sevdim.


    İMANA GELDİM


    Bir kız buldu beni akşam üstünde
    Bâkire değil ama kızmış
    Allahına kadar
    O ne memeler o
    O ne uyluklar o
    Ooo
    Hele o engebesiz aşağlara
    İnen o göbeği o
    O müselles o müselles o
    Hiç ağda görmemiş ayda
    Allahıma güzel

    İşte o zaman imana geldim
    Metin Oktay
    Bizi sevenlere ihanet etmeyelim baba, edenleride affetmeyelim
    SARI PARÇALININ kıymetini kirli çubukluyu giydikten sonra anlayacaksın
    Çünkü seni sırtında taşıyacak bir HAGİ olmayacak !

  2. #2
    voyvoda01 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-11-2005
    Mesajlar
    11,531
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    İMANA GELDİM


    Bir kız buldu beni akşam üstünde
    Bâkire değil ama kızmış
    Allahına kadar
    O ne memeler o
    O ne uyluklar o
    Ooo
    Hele o engebesiz aşağlara
    İnen o göbeği o
    O müselles o müselles o
    Hiç ağda görmemiş ayda
    Allahıma güzel

    İşte o zaman imana geldim

    __________________
    ben bunu daha çok sevdim

  3. #3
    TY'den Suresiz Uzaklastirildi _@DONİS_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-06-2006
    Mesajlar
    309
    Karizma Gücü
    0

    Baharla Ölüm Konuşmaları

    Baharla Ölüm Konuşmaları

    I

    Memelerim koparıyor
    Yüzyıl süren bir yalnızlık
    dile gelmişçesine
    Nasıl nasıl bir sevinç yarabbi!
    Ve ağrıya
    ağrıya tabi,
    ağraya
    ağraya ağbi..

    Nakkaş Tepe de ancak
    bezmimize böyle gelmiştir
    Gelincikleri ve Nazım Hikmet'leriyle
    Yerbilimsel bir hapisten sonra

    II

    İçimdeki karanlığı patlatacağım
    Zifiri bir su akacak
    kamışımdan toprağa
    Bir kedi yavrulayacak
    köpek dişli bir kedi
    Ve böğürtlenler köpürecek ağzından
    Yedikçe
    kendi
    kendini
    mayhoş
    Ya da Posta Nazırı dedemden kalma
    Mors'un en morundan bir karga
    Konacak karşıki direğin doruğuna
    Düşmanlarım öyle doldurmuşlar ki onu
    Ne kadar taşlasan boş
    oynamıyor yerinden
    Ben kargadan korkmam ama
    bunun gözleri baykuş
    Ve tüyleri güngörmedik deniz dipleri kadar ıslak
    Ve ötüyor
    ötüyor
    ötecek
    Beni ışığa bağlayan
    (Bağlayın beni ışığa!
    Gerin telleri gerin!)
    beni ışığa bağlayan
    o gelin telleri
    o gelin telleri
    kopuncaya dek...
    Akpembe bahar yelkenleriyle
    Güneşin rüzgarına gerilmiş
    bir badem ağacı gibi...
    İçimdeki karanlığı patlatacağım
    Ve beynimin en ölümcül yaşlarıyla
    ağlaya
    ağlaya
    Yepyeni bir insan
    pırıl pırıl bir can
    bitecek toprağa...

    III

    İki çöpçü geliyordu karşıdan.
    Biri
    (Aynen Selahattin-i Eyyubi Haçlılar
    Seferinden, sanırsın, pos bıyıklarıyla
    Tarihin, süpürmeye gelmiş Prens Adalarını)
    Öbürüne
    (Marmara'yı bizim Yaşar Küklopsunun o
    Anavavza gözüyle dünyanın en güzel
    atlarının neredeyse ineceği e biraz
    genişçe bir çakır su gibi görüyordu,
    eminim)
    Eyitti kim:
    Halk Partisi'nin solunda bir parti olsa
    Hiç dinlemez oyumu ona veririm

    IV

    Sevda Tepesinde geçen gün
    Karşıki masanın altında
    İki tane tavuk gördüm
    Toprakla yıkanıyorlardı
    Eşeledikleri çukurda
    İnsanlar için de belki ölüm
    Toprakla bi tür
    Yıkanmaktır diye düşündüm

    V

    Üşüyor mu deniz
    üstüne boşandıkça yağmur?
    Ondan mı dersin
    tüyleri böyle ürperiyor?

    Ben de gidersem bi gün bu biçim bi sağnakta
    Alı al moru mor bir sandal gibi acaba
    Yıllar sonra yılmayıp yine
    Çarpar mı yüreğim yurdumun sahillerine?

    VI

    Buket diye bahçeli bir meyhane vardı Yenişehir'de
    Yıkıldı çoktan GİMA var şimdi yerinde

    Kenarı küpelerle çevrili o küçücük havuzun
    Yamacında bir masa
    Cahit Ağabeyle otururduk yaz gecelerinde
    Fıskiyenin serpintisiyle sırılsıklamdı muşamba
    Zaten Cahit'in gözleri daim yaşlı
    "Şunu siliver!" derdi garsona
    "Şu muşambayı siliver, mirim!"
    Ne Cahit kaldı, ne Buket, ne fıskiye
    Yine de bu bahar öğlesinde
    Fıskiyenin üstündeki o kırmızı top gibi
    -İsterse kalpten olsun, isterse-
    Hop hop ediyor ya yüreğim bi düziye

    VII

    Ruhum sıkıldıkça, ruhum,
    Mızrapsız bir tambur gibi
    Apayrı bir hava çalıyor vücudum

    Ruhum sıkıldıkça ruhum,
    Senden ayrı, kendimden ve kentten ayrı
    Apayrı bir hava çalıyor vücudum

    Kalk gidelim, kalk gidelim başka yere!
    Başka yere, başka yere, başka yere!

    Ruhum sıkıldıkça, ruhum,
    Cemil Beysiz bir tambur gibi
    Kendi kendini çalıyor vücudum

    VIII

    Yalıların surları boyunca giderken Kanlıca'da
    Duvarda bir gedik ilişti gözüme
    Uydurdum gözümü deliğe:
    Bir bahçe
    Bahçe değil bir havuz
    Havuz değil bir bahçe
    Üstü nilüfer kesmiş silme

    O nefti yapraklarıyla gelmiş
    O aksarı çiçeğiyle
    Ne hevesle gelmiş kim bilir bu güzelliğe!
    İnsanoğlu beni görsün diye mi?
    Bahçede oysa
    Bahçedeki bir havuz
    Bir havuz ki bir bahçe
    Ne in var ne cin ne bey ne ağa
    Surları da çekmişler dört bir yanına
    Bizler de varmayalım diye bu uçmağa
    Sade bir garibim yavru kurbağa
    Serilmiş o ortası çukur
    O sal gibi yaprağa
    Yarı suyun içinde
    Yarı yansımış ışığa
    Pırıla pırıl yeşile yeşil
    Rezil mi rezil
    Başladı birden haykırmağa
    Başladı inin cinin ağanın beyin
    Ne kendi görüp ne kimseye gösterdiği
    Çevresine bizler görmeyelim diye
    Surlar çektiği
    O kimsesiz güzele türkü yakmağa

    Şairim ben
    Benim işte o kurbağa

    IX

    Hep ölümü çalacak değil a Zangoç
    Bu da
    Sema'yla Asaf'ın kızına
    Hoşgeldin demek için

    Oysa
    Ne kadar
    Ne kadar
    Ne kadar yalnız
    Sanıyordum kendimi demin

    X

    Atkestanelerini geçen süvari ışıklar
    Er-erken kaldırmış hanımellerini
    tühallah üşüyecekler!
    Ve zeytinler eski Rum tenteneleriyle
    Esen yel!
    Esen yel!

    Kim gördü böyle gül yiyen horoz
    Tanyeri kokuyor sesi...
    Yuvarlandıkça sanki bayırdan aşağı
    hapiste dolmuş bir şarap şişesi
    Öbür horozlar da ayaklanıyor
    merdiven nakışlı ibikleriyle
    Ve balkonlardan sarkarken
    düşleri bebelerin
    bir albayrak yarışı gibi
    Horozlar nev-icad ediyorlar denizi
    Hırsızlar!
    Hırsızlar!

    Ve deniz
    levent gölgeleriyle Turgut Reis'in
    Bütün bu dizelerden alınıyor
    Bir ala
    bir mora kesiyor yüzü
    Esen yel!
    Esen yel!

    Bu sabah
    bir firardır
    kan-davasından bir çocuk
    Kuşluk vaktine kalmadan önce
    Güneşin kurşunlarıyla vurulacak

    Ve akşamladı mıydı çamlar
    ve karadı mıydı
    Tepelerde
    Tepelerde
    Öyle güzel ki esen yel
    Esen yel!
    Esen yel!

    Bu sabah
    ve bu bahar
    bir firardır
    Baruta koşan bir fitil
    İfil
    İfil
    Öyle güzel ki esen yel!
    Esen yel!
    Esen yel!
    Öyle güzel
    Öyle güzel ki
    Esmese de
    Esmese de
    Güzel

    XI

    İçimden bir his bırakmıyor beni ölmeceye.
    İçimden bir his.
    Bir his ki
    Çapraz oturmuş denizin kıyısına
    Taş
    Taş
    Taş
    Derken bir GÜNEŞ!
    Tıpkı Üsküdardaki
    Şemsi Paşa Camisi gibi.
    Sen iskeletlerle değil diyor bana
    Sen iskelelerle kuracaksın cesedini
    Ve öyle köpeksin ki sen
    Öldükten sonra bile
    Yılmaz'ın UMUDundaki
    Paytonların ardından
    Koşacaksın hep
    Geleceğe
    Çın
    Çın
    Çın

    Ve karnımın gevşemesine karşın
    Taş..larımdaki tarçın
    Bırakmıyor beni ölmeceye
    Evet diyemiyorum
    Diyemiyorum ki evet
    O hayırlı
    O hayırlı geceye

    XII

    Ben de
    Boğaziçi de bu bahar
    Mavi sakalına erguvanlar takmış
    Sarhoş bir İskele Babası kadar
    Hem delikanlı
    hem deliler gibi ihtiyar


    Can Yücel
    Yoldan biri geçti dolu dolu baktı gözlerime
    Bana serseri dedi
    Hoop akıllı ol kızım dedim
    Senin serseri dediğin
    Bir zamanlar uğrunda yanıp tutuştuğun
    Sonra da terk edip gittiğin
    Senin serseri dediğin
    Asıl senin Eserin

  4. #4
    arsenicgirl779 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-07-2006
    Mesajlar
    8
    Karizma Gücü
    0
    çok tşkler can yücel süper

  5. #5
    this too will pass metal heart adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-01-2005
    Mesajlar
    2,006
    Karizma Gücü
    0
    yüreğine sağlık dostum.
    http://www.turkforum.net/signaturepics/sigpic24785_4.gif

    Gittiğinde, ilkbahardı,
    Şimdi mevsim sonbahar,
    Haberin olsun, hazan düştü otağıma,
    Kurudu sensizlikte güllerim, ey yar,


    Sararsa da senden sonrası,
    ömür bahçemdeki yapraklar,
    Yine de,
    düşen her yaprakta,
    hala senin adın,
    ve hala senin kokun var,

    Ben sonbahar çocuğuyum... Alışkınım yalnızlığa, yaprak dökümlerine...

  6. #6
    Rüzgar adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-01-2007
    Mesajlar
    3,713
    Karizma Gücü
    6

    Can Yücel' den

    Yalnızlığa dayanırım da, bir başınalığa asla.
    Yaşlanmak hoş değil, duvarlara baka baka.
    Bir dost göz arayışıyla.
    Saat tıkırtısıyla...
    Korkmam, geçinip gideriz biz mutlulukla,
    Ama;
    "Günün aydın, akşamın iyi olsun" diyen biri olmalı.
    Bir telefon sesi çalmalı ara sıra da olsa kulağımda.

    Yoksa, zor değil, hiç zor değil,
    Demli çayı bardakta karıştırıp,
    Bir başına yudumlamak doyasıya.
    Ama; "Çaya kaç şeker alırsın?"
    Diye soran bir ses olmalı ya ara sıra...

    "İki saat sonra kalabalığın içinde, sinemadan bir dar sokağa çıkan sanki başka birisiydi.
    Düşünüyordu: “Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor.
    Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona bir şeyler yapmış.
    Salt çıkarını düşünen kişi değil. İnsanlarla barışık. Onun büyük işler yapacağı umuluyor.
    Ama beş-on dakikada ölüyor. Sokak sinemadan çıkmayanlarla dolu;
    asık yüzleri, kayıtsızlıkları, sinsi yürüyüşleriyle onu aralarına alıyorlar, eritiyorlar.
    "

  7. #7
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13
    Yoksa, zor değil, hiç zor değil,
    Demli çayı bardakta karıştırıp,
    Bir başına yudumlamak doyasıya.
    Ama; "Çaya kaç şeker alırsın?"
    Diye soran bir ses olmalı ya ara sıra...




    ooooooooooooooo Can baba...offfffffffff

    ...Kuyruguna basilMAdikca, tirmalaMAyan KeDiGiL...


  8. #8
    Lnx
    <span style='color: #FFA500'><span class='glow_FF0000'>Lnx</span></span> çevrimdışı
    (-∞,∞) <span style='color: #FFA500'><span class='glow_FF0000'>Lnx</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-07-2006
    Mesajlar
    9,093
    Karizma Gücü
    7
    teşekk&#252;rlerrrr eline sağlık can baba harbiden s&#252;per ya..=)
    103
    ~
    cordy~


    ƒ(φ)=∞

  9. #9
    binburak adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2007
    Mesajlar
    240
    Karizma Gücü
    0
    eline sağlık kardeş....

  10. #10
    Misafir PandorA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-05-2006
    Mesajlar
    2,296
    Karizma Gücü
    0
    YEŞİL ŞİİR



    Baktıkça çoğalır yıldızlar gecede

    Parmaklarınla sayılmaz;

    Kimi duyulur, kimi duyulmaz,

    Dinledikçe çoğalır gecede,

    Sesler gelir,

    Ya hızlıdan, ya yavaştan.



    Her şey kendi dilince konuşur;

    Karanlık örtse de &#252;st&#252;n&#252;

    Gecede devam eder renk renk

    Ağacın dalında, r&#252;zgarda;

    Her şey kendi rengince konuşur.



    Gözlerini kapatır beklerdi;

    Yaprağa benzer ellerini, avuçlarını uzatır,

    Beklerdi işitinceye dek

    Ağacın dalında, r&#252;zgarda;

    Yeşili duydu mu uyurdu

    R&#252;yasında...

 

 

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •