• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
14 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Colossos adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-08-2005
    Mesajlar
    562
    Karizma Gücü
    0

    Yaratılış Mucizeleri

    O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri inşa edendir; ne az şükrediyorsunuz. (Mü'minun Suresi, 78)

    Allah, sizi annelerinizin karnından hiçbir şey bilmezken çıkardı ve umulur ki şükredersiniz diye işitme, görme (duyularını) ve gönüller verdi. (Nahl Suresi, 78)

    Yukarıdaki ayetlerde Allah'ın insana bahşettiği birtakım duyulardan bahsedilmektedir. Dikkat edilirse, Kuran'da bu duyulardan hep belli bir sıra ile bahsedilmektedir: Duyma, görme, hissetme ve anlama.
    Embriyolog Dr. Keith Moore, Journal of Islamic Medical Association'da yayınlanan bir makalesinde, embriyonun gelişim sürecinde iç kulakların ilk halinin belirmesinden sonra gözün oluşmaya başladığını ifade etmektedir. Hissetme ve anlama merkezi olan beynin ise, kulak ve gözün ardından gelişimine başladığını söylemektedir.
    Anne karnındaki çocuk fetus halindeyken, hamileliğin yirmi ikinci günü gibi erken bir dönemde kulaklar gelişir ve hamileliğin dördüncü ayında kulak tam olarak fonksiyonel hale gelir. Fetus bundan sonra annenin karnındaki sesleri duyabilir. Dolayısıyla yeni doğan bir bebek için işitme duyusu, diğer yaşamsal fonksiyonlardan önce oluşur. Kuran ayetlerindeki öncelik sırası bu bakımdan dikkat çekicidir.

    Alıntıdır.

    Kaynak : www.kuranca.com
    Amerikanın Çirkin Oyunu : Pentagon Strike (TÜRKÇE VERSİYONU)

    ''Baskı ve şiddet (fitne) kalmayıncaya ve din tamamen Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer (küfürden) vazgeçerlerse şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını hakkıyla görendir.''(Enfal : 39)

    Kelimeye Kelimeyle,Kana Kanla Karşılık Verilir.

    Medeniyet baştan sona açmak ise bedeni,desenize hayvanlar bizden daha medeni.


    Atama,Milletime,Ülkeme söveni dinlemem.Dinleyenler Türk Değildir!
    SOAD DİNLEYENLER ERMENİSTANA!

    Rap is Sickness :4


    MÜDAFAA-İ HUKUK BİRLİĞİ

  2. #2
    Colossos adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-08-2005
    Mesajlar
    562
    Karizma Gücü
    0

    Yörünge ve Dönüş Süresi

    KURAN'DA 365 GÜN

    Kur'an-ı Kerim'de "Bir Gün (yevm)" kelimesi 365 defa geçmektedir. Bildiğiniz gibi Dünya'nın Güneş etrafında tam bir kez dönüşü 365 gün sürer.

    Kur'an'da 365 defa "bir gün (yevm)" kelimesinin geçiyor olması çok önemli bir bulgudur. Çünkü Dünya yörüngesi hakkında bize yüzyıllar öncesinden bilgi vermektedir. Kısacası Dünya ile Güneş arasındaki 365 günlük astronomik döngü Kuran'da açık bir şekilde belirtilmektedir.


    GÜNEŞ'İN GİDİŞ İSTİKAMETİ
    Kuran'da Güneş ve Ay'dan bahsedilirken her birinin belli bir yörüngesi olduğu vurgulanır:

    Geceyi, gündüzü, Güneş'i ve Ay'ı yaratan O'dur; her biri bir yörüngede yüzüp gidiyor. (Enbiya Suresi, 33)

    Yukarıdaki ayette geçen "yüzme" kelimesi Arapçada "sabaha" olarak ifade edilir ve Güneş'in uzaydaki hareketini anlatmak üzere kullanılmaktadır. Bu kelime Güneş'in uzayda hareket ederken kontrolsüz olmadığı, ekseni üzerinde döndüğü ve dönerken bir rota izlediği manasındadır. Güneş'in sabit olmadığı belli bir yörüngede yol almakta olduğu, bir başka ayette de şöyle bildirilmektedir:

    Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir karar yerine doğru akıp gitmektedir. Bu üstün ve güçlü olan, bilenin takdiridir. (Yasin Suresi, 38)

    Kuran'da bildirilen bu gerçekler, ancak çağımızdaki astronomik gözlemlerle anlaşılmıştır. Astronomi uzmanlarının hesaplarına göre Güneş, Solar Apex adı verilen bir yörünge boyunca Vega Yıldızı doğrultusunda saatte 720.000 km'lik muazzam bir hızla hareket etmektedir. Bu, kabaca bir hesapla, Güneş'in günde 17 milyon 280 bin km yol katettiğini gösterir. Güneş'le birlikte onun çekim sistemi içindeki tüm gezegenler ve uyduları da aynı mesafeyi katederler.

    Alıntıdır.

    Kaynak : www.kuranca.com
    Amerikanın Çirkin Oyunu : Pentagon Strike (TÜRKÇE VERSİYONU)

    ''Baskı ve şiddet (fitne) kalmayıncaya ve din tamamen Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer (küfürden) vazgeçerlerse şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını hakkıyla görendir.''(Enfal : 39)

    Kelimeye Kelimeyle,Kana Kanla Karşılık Verilir.

    Medeniyet baştan sona açmak ise bedeni,desenize hayvanlar bizden daha medeni.


    Atama,Milletime,Ülkeme söveni dinlemem.Dinleyenler Türk Değildir!
    SOAD DİNLEYENLER ERMENİSTANA!

    Rap is Sickness :4


    MÜDAFAA-İ HUKUK BİRLİĞİ

  3. #3
    Colossos adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-08-2005
    Mesajlar
    562
    Karizma Gücü
    0

    Evrenin Genişlemesi

    Astronomi biliminin henüz gelişmemiş olduğu bir dönemde, 14 asır önce indirilen Kuran-ı Kerim'de evrenin genişlediğinden şöyle bahsedilir:

    Biz göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz Biz (onu) genişleticiyiz. (Zariyat Suresi, 47)

    Yukarıdaki ayette geçen "sema (gök)" kelimesi Kuran'ın pek çok yerinde uzay ve evren anlamında kullanılır. Nitekim burada da bu anlamda kullanılmıştır ve evrenin genişleyici olduğu bildirilmiştir.
    20. yüzyılın başlarına dek bilim dünyasında hakim olan tek görüş, "evrenin durağan bir yapıya sahip olduğu ve sonsuzdan beri süregeldiği" şeklindeydi. Ancak, günümüz teknolojisi sayesinde gerçekleştirilen araştırma, gözlem ve hesaplamalar evrenin bir başlangıcı olduğunu ve sürekli olarak "genişlediğini" ortaya koydu.


    Rus fizikçi Alexander Friedmann ve Belçikalı evren bilimci Georges Lemaitre, 20. yüzyılın başlarında evrenin sürekli hareket halinde olduğunu ve genişlediğini teorik olarak hesapladılar. Bu gerçek, 1929 yılında gözlemsel olarak da ispatlandı. Amerikalı astronom Edwin Hubble kullandığı dev teleskopla gökyüzünü incelerken, yıldızların ve galaksilerin sürekli olarak birbirlerinden uzaklaştıklarını keşfetti. Bu buluş astronomi tarihinin en büyük keşiflerinden biri sayılmaktadır. Hubble bu incelemeler sırasında yıldızların, uzaklıklarına bağlı olarak kızıl renge doğru yaklaşan bir ışık yaydıklarını saptadı. Çünkü bilinen fizik kurallarına göre, gözlemin yapıldığı noktaya doğru hareket eden ışıkların tayfı mor yöne doğru, gözlemin yapıldığı noktadan uzaklaşan ışıkların tayfı da kızıl yöne doğru kayar. Hubble'ın gözlemleri sırasında ise yıldızların ışıklarında kızıla doğru bir kayma fark edilmişti. Kısacası yıldızlar sürekli olarak uzaklaşmaktaydılar. Yıldızlar ve galaksiler sadece bizden değil, birbirlerinden de uzaklaşıyorlardı. Herşeyin sürekli olarak birbirinden uzaklaştığı bir evren ise, sürekli "genişleyen" bir evren anlamına gelmekteydi. Evrenin genişlemekte olduğu, ilerleyen yıllardaki gözlemlerle de kesinlik kazandı.
    Amerikanın Çirkin Oyunu : Pentagon Strike (TÜRKÇE VERSİYONU)

    ''Baskı ve şiddet (fitne) kalmayıncaya ve din tamamen Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer (küfürden) vazgeçerlerse şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını hakkıyla görendir.''(Enfal : 39)

    Kelimeye Kelimeyle,Kana Kanla Karşılık Verilir.

    Medeniyet baştan sona açmak ise bedeni,desenize hayvanlar bizden daha medeni.


    Atama,Milletime,Ülkeme söveni dinlemem.Dinleyenler Türk Değildir!
    SOAD DİNLEYENLER ERMENİSTANA!

    Rap is Sickness :4


    MÜDAFAA-İ HUKUK BİRLİĞİ

  4. #4
    Colossos adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-08-2005
    Mesajlar
    562
    Karizma Gücü
    0

    Demirdeki Sır

    Demir, Kuran'da dikkat çekilen elementlerden biridir. Kuran'ın "Hadid", yani "Demir" adlı suresinde şöyle buyrulur:

    ... Ve kendisinde çetin bir sertlik ve insanlar için (çeşitli) yararlar bulunan demiri de indirdik... (Hadid Suresi, 25)

    Kelimenin, yağmur ve güneş ışınları için kullanılan "gökten fiziksel olarak indirme" şeklindeki gerçek anlamı dikkate alındığında, ayetin çok önemli bir bilimsel mucize içerdiği görülmektedir. Çünkü modern astronomik bulgular, Dünya'daki demir madeninin dış uzaydaki dev yıldızlardan geldiğini ortaya koymuştur.
    Sadece Dünya'daki değil, tüm Güneş Sistemi'ndeki demir, dış uzaydan elde edilmiştir. Çünkü Güneş'in sıcaklığı demir elementinin meydana gelmesi için yeterli değildir. Güneş'in 6000 0C'lık bir yüzey ısısı ve 20 milyon 0C'lik bir çekirdek ısısı vardır. Demir ancak Güneş'ten çok daha büyük yıldızlarda, birkaç yüz milyon dereceye varan sıcaklıklarda oluşabilmektedir. Nova veya Süpernova olarak adlandırılan bu yıldızlardaki demir miktarı belli bir oranı geçince, artık yıldız bunu taşıyamaz ve patlar. Demirin uzaya dağılması işte bu patlamalar sonucunda mümkün olur.

    Alıntıdır.

    Kaynak : www.kuranca.com
    Amerikanın Çirkin Oyunu : Pentagon Strike (TÜRKÇE VERSİYONU)

    ''Baskı ve şiddet (fitne) kalmayıncaya ve din tamamen Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer (küfürden) vazgeçerlerse şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını hakkıyla görendir.''(Enfal : 39)

    Kelimeye Kelimeyle,Kana Kanla Karşılık Verilir.

    Medeniyet baştan sona açmak ise bedeni,desenize hayvanlar bizden daha medeni.


    Atama,Milletime,Ülkeme söveni dinlemem.Dinleyenler Türk Değildir!
    SOAD DİNLEYENLER ERMENİSTANA!

    Rap is Sickness :4


    MÜDAFAA-İ HUKUK BİRLİĞİ

  5. #5
    encyclopedia adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-04-2006
    Mesajlar
    2,529
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Bu gibi mucizevi bilgileri bir çok bilimsel kitapda bulamasakda. Kur'an-ı Kerim bizi bir çok anlayamadığımız düşünceler hakkında bilgilendirmekte. Bu yüzden ki her zaman okunması gereken en iyi rehber ve kitap tabi ki de Kur'an-ı Kerim'dir. Evrenin genişlemesine hala bir anlam veremeyen bilim adamları bu konuyu araştıra dursun Kur'an ilmini almış bir kişi bu konuya kesin kanıtlarla yaklaşmaya devam edecektir.

    Güzel paylaşım için teşekkürler. Sevgiler...
    Böyle gençliği sömüren ve kültürünü geçmişini unutturan bir misyonerliği üstlenen medyanın terör'den binlerce kat daha tehlikeli olduğunu düşünüyorum.

    Lütfen terörün katlettiği şehitlerimizi düşündüğümüz kadar, televizyonun yok ettiği gençliğimizi de düşünelim..


    Herşeyi benden iyi biliyor olabilirsin ama senin hiç bilmediğin birşeyi biliyorum...

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    Colossos@ Kuran ve bilim konularını birbirine karıştırmamak gerekiyor.(Sanırım yine sizin alıntılarınıza dayalı olarak başka bölümde konu tartışıldı.)
    Din ve bilim konularını -anlamsız bir biçimde- bilimle harmanlayıp (güya Kuran lehine) zorlama sonuçlar, mucizeler,hayret edilecek!! sonuçlar çıkarma çabaları; din ve bilimi gereksiz yere karşıkarşıya getirir.
    Zaten bu tür "çalışma!!"lar sadece iddiacısına bir prestij,kariyer sağlama amacıyla yapılır.Büyük çoğunluğu tutarsuzdır.
    Kuran'ın kendisinden başka herhangibir şeye ihtiyacı yoktur anlam ve büyüklüğünü kanıtlamak için.
    Örneğin sizin alıntıladığınız iddia seneyi 365 gün alan (bugün kullanılan gregorien takvimdir ve Kuran bu takvim esasını temel almaz.Öyle olsa Ramazan her yıl 10 gün önce gelir mi.?
    Şimdi bu gerçek ışığında Kuran (dolayısıyla Allah) senenin kaç gün olduğunu bilmiyor sonucunu çıkartabilirmiyizayır..
    Çıkartabileceğimiz tek objektif sonuç: her Kuran adı geçen çalışmanın ciddi bir çalışma olmadığı gibi tam aksi yönde de olabileceği ve Kuran'ın kendisi dışında getirilen "yorum/yaklaşım/araştırma/inceleme -herneyse- nin Kuran'dan "başka" birşey olduğu ve fazla ciddiye alınmaması gerçeğidir.
    Keza ay üzerine verilen bilgilerin tamamı zorlama, yuvarlama,genelleme ve büyük oranda yanlışlıklar içerir. (Bilimsel ayrıntılı ölçüm ve hesaplardaki mikronun önemi vardır.Öyle genel kültür bilgisi ile yaklaşım Kuran'a yakışmaz.Kuran Allah kelamıdır.
    Din konusunda kim ne yazarsa, insanların dine saygısından dolayı itirazsız alkışlamaları ve mütevazılıkları birkısım cinfikirlilere cesaret veriyor. Amaçları tamamaen dünyevi çıkar ve itibar oysa bu zevatın.Ama saçmalıkları -sanki bir eksiklik,yanlışlık gibi dine Kuran'a fatura ediliyor sonra. Bu nedenle bu tür "çalışma"lara yer vermemek en doğrusu.

  7. #7
    Misafir smmmo76 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-06-2006
    Mesajlar
    600
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı northest tarafından gönderildi.
    Colossos@ Kuran ve bilim konularını birbirine karıştırmamak gerekiyor.(Sanırım yine sizin alıntılarınıza dayalı olarak başka bölümde konu tartışıldı.)
    Din ve bilim konularını -anlamsız bir biçimde- bilimle harmanlayıp (güya Kuran lehine) zorlama sonuçlar, mucizeler,hayret edilecek!! sonuçlar çıkarma çabaları; din ve bilimi gereksiz yere karşıkarşıya getirir.
    Zaten bu tür "çalışma!!"lar sadece iddiacısına bir prestij,kariyer sağlama amacıyla yapılır.Büyük çoğunluğu tutarsuzdır.
    Kuran'ın kendisinden başka herhangibir şeye ihtiyacı yoktur anlam ve büyüklüğünü kanıtlamak için.
    Örneğin sizin alıntıladığınız iddia seneyi 365 gün alan (bugün kullanılan gregorien takvimdir ve Kuran bu takvim esasını temel almaz.Öyle olsa Ramazan her yıl 10 gün önce gelir mi.?
    Şimdi bu gerçek ışığında Kuran (dolayısıyla Allah) senenin kaç gün olduğunu bilmiyor sonucunu çıkartabilirmiyizayır..
    Çıkartabileceğimiz tek objektif sonuç: her Kuran adı geçen çalışmanın ciddi bir çalışma olmadığı gibi tam aksi yönde de olabileceği ve Kuran'ın kendisi dışında getirilen "yorum/yaklaşım/araştırma/inceleme -herneyse- nin Kuran'dan "başka" birşey olduğu ve fazla ciddiye alınmaması gerçeğidir.
    Keza ay üzerine verilen bilgilerin tamamı zorlama, yuvarlama,genelleme ve büyük oranda yanlışlıklar içerir. (Bilimsel ayrıntılı ölçüm ve hesaplardaki mikronun önemi vardır.Öyle genel kültür bilgisi ile yaklaşım Kuran'a yakışmaz.Kuran Allah kelamıdır.
    Din konusunda kim ne yazarsa, insanların dine saygısından dolayı itirazsız alkışlamaları ve mütevazılıkları birkısım cinfikirlilere cesaret veriyor. Amaçları tamamaen dünyevi çıkar ve itibar oysa bu zevatın.Ama saçmalıkları -sanki bir eksiklik,yanlışlık gibi dine Kuran'a fatura ediliyor sonra. Bu nedenle bu tür "çalışma"lara yer vermemek en doğrusu.

    demir hakkındaki eşsiz bilimsel yorumlarınızıda bekliyoruz!!!!buna hiç değinmemişsiniz.. ....

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    smmo@ (espri olsun diye yazıyorum) hani "pantolon uyduramadık bari gömlek verelim" tarzında esnaf tavrı anlayışı vardır bilirsin.(eleştirdiğim yaklaşım sahipleri illada birşeyler satmak bizde almak zorunda değiliz çünkü.)
    yazdıklarımın doğru ve ikna ediciliğini kabul ediyorsan bırak demir konusu da eksik kalsın.(yok eğer gerçekten ısrarcı ve öğrenmek amacıyla soruyorsan düşüncelerimi o konuda da yazarım. ben demirle,kömürle vs. ilgilenmiyorum aslında. inanç konularının bilimsel alanda tartışılıp izah/yorum yanlışlığına karşı çıkıyorum temelde.)

  9. #9
    Misafir smmmo76 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-06-2006
    Mesajlar
    600
    Karizma Gücü
    0
    SEN KARŞI &#199KMAYA DEVAM ET...eşsiz ve bilimsel yorumunu bekliyorum.

  10. #10

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    smmo@ gözlerinden zehirli şualar çıkartan yılan türünü (hani Allah yaratmadı ama) senin savunmaya çalıştığın yaklaşım sahibi icad etti. Hem de güya "din bilgisi ve yorumu" kapsamında.
    Eğer beklediğin bu nitelikte "eşsiz bilimsel yorum" ise çook beklersin. (Mizah bölümüne geçersen daha eşsizlerini de bulabilirsin.)
    Benim ne söylediğimi, neye karşı çıktığımı oku,kavra sonra yeniden yaz dostum.

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •