• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
13 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    30-06-2006
    Mesajlar
    337
    Karizma Gücü
    0

    Fikir Nazar - göz değmesi gerçek midir ve büyüyle ilgisi var mıdır?

    Nazar - göz değmesi gerçek midir ve büyüyle ilgisi var mıdır?

    Parapsikoloji dilinde “Psikokinezi” denilen nazar, yani göz değmesi bir çeşit büyülemedir. Baktığımız kişilerden veya eşyalardan çok defa gözlerimizi alamadığımız olur. Gözler ruhi fonksiyonları ve beyin gücünü en rahat ve en tesirli şekilde kullanabildiğimiz organlarımızdır. Bilim adamlarının da tespit ettikleri gibi, göz yoluyla bir çeşit hipnoz olayı gerçekleşmektedir. Yılan, fareyi, kuşu veya diğer avlarını böyle yakalar. Gözlerinden gönderdiği zehirli şualar yoluyla avının beyin fonksiyonlarını bozmakta ve talihsiz av, bir anlık göz göze gelmenin bedelini hayatiyle ödemektedir.

    İşte aynen insanlar için de geçerli olan bu husus, göz yoluyla karşı tarafa zarar verebilmektedir. Bir kısım gözlerin nazar konusunda daha etkili olması da saydamlığının fazla olması ile ilgili olsa gerektir. İnsan özellikle kıskançlıkla ve kötü niyetle, yani kem gözle bir şeye baktığı zaman daha çabuk zarar verebilir. Bu yüzden kişinin beğendiği bir şeye ısrarla bakması halinde ona, “Allah dilemezse hiçbir şey olmaz” anlamına gelen “Maşaallah” veya “Allah’ın bereketi üzerine olsun anlamına gelen “Barekallah” demesi tavsiye edilmiştir.

    Göz değmesi hakkında rivayet edilen hadisler, bunun hak ve gerçek olduğunu açıklığa kavuşturmakta ve nazara karşı yapılması gereken hususları da ortaya koymaktadır. Yani nazar, bazılarının zannettiği gibi “Batıl” bir inanç değil, hak ve gerçektir. Buhari, Müslim ve Ebu Davud’un İbn Abbas’tan rivayet ettikleri bir hadisi şerifte Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:

    “Göz değmesi haktır. Eğer kaderi (delip) geçecek bir şey olsaydı, bu, göz değmesi olurdu.” (1) Hz. Aişe (r.a)’den rivayet edilen bir hadiste de Hz. Peygamber (s.a.v)’in, “(Göz değmesinden) Allah'a sığının. Zira göz değmesi haktır.” buyurduğu nakledilmektedir. Yine Sahiheyn ve Ebu Davud'da Ebu Hüreyre (r.a)'tan: "Rasulullah (s.a.v)’in: "Göz değmesi haktır" dediği rivayet edilmiştir.”(2)

    Ebu Davud’un Hz. Aişe (r.a)’den rivayet ettiği bir hadisi şerifte ise, gözü değen ve kendisine göz değmesinin zarar verdiği kimselere ait yapılacak işlemden bahsedilmektedir:
    “Gözü değene (ain) abdest alması emredilir, onun abdest suyu alınır, bununla göz değmesine uğrayan (main) yıkanırdı.”(3) Ayrıca, Kalem suresinin 51. ve 52. ayetlerinin de nazara karşı tedavi edici özelliğinin bulunduğu söylenmektedir.

    Nazardan korunmak için en sağlıklı yol dua etmek ve yukarıda Hz. Aişe validemizden nakledilen hadise göre hareket etmek gerekir. Yoksa nazar boncuğu, öküz boynuzu, at nalı, sarımsak vs. gibi, halk arasında yaygın olan batıl inançlara itibar edilmemelidir. Bunların hepsi yasaklanmıştır.

    (1) Müslim, Selam 42, (2188); Tirmizî, Tıbb 19, (2063).
    (2) Buhari, Tıbb 36, Libas 86; Müslim, Selam 41, (2187); Ebu Davud, Tıbb 15, (3879).
    (3) Ebu Davud, Tıbb 15, (3880).

    Arif Arslan

  2. #2
    encyclopedia adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-04-2006
    Mesajlar
    2,529
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Kendimizi nazardan nasıl koruyabiliriz?

    Soru: Nazara geliyorum. Gittiğim hoca bana büyü yapıldığını söyledi. Bu doğru olabilir mi? (Bülent Deniz)

    Cevap: Nazar vardır ama bundan korunmanın çaresi hocalara gitmek, muska yaptırmak değil, Allah'a sığınmaktır. Ayetel-kürsi'yi, kul euzu birabbil felak, kul euzu bi-rabbinnas surelerini okuyun. "Bana nazar değiyor" diye de kendinize evham yapmayın. Allah'a sığındıktan sonra kimsenin size zarar veremeyeceğine inanın. Böylece kendinizi manevi koruma altına almış olursunuz.

    Prof. Dr. Süleyman Ateş'in de dediği gibi nazar Allah'dan uzak olanlar için vardır. Ben hiç nazara geldiğimi görmedim nazara gelmek göze gelmek demekse kimse bana bakmıyor o zaman. Bir çok kadından ve insandan duyarım nazar v.s Aman hocam ne olcak şimdi. Güçlü olup Allah'a sığınılacak... Sevgiler..
    Böyle gençliği sömüren ve kültürünü geçmişini unutturan bir misyonerliği üstlenen medyanın terör'den binlerce kat daha tehlikeli olduğunu düşünüyorum.

    Lütfen terörün katlettiği şehitlerimizi düşündüğümüz kadar, televizyonun yok ettiği gençliğimizi de düşünelim..


    Herşeyi benden iyi biliyor olabilirsin ama senin hiç bilmediğin birşeyi biliyorum...

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    Basrim@ nazar değmesi gibi bir inanışı parapsikolojiye ait psikokinezi olarak tanımınız doğru değil. (.."Parapsikoloji dilinde ?Psikokinezi? denilen nazar, yani göz değmesi bir çeşit büyülemedir."...) Hele psikokinezinin mistik "büyü" kavramı ile ilgisi hiç yoktur.Elinizin altında internet var "psikokinezi,büyü,parapsikoloji" terimlerini arattırın ve karşılıklarına bakın.
    Keza bu yorumunuzu : ...." Yılan, fareyi, kuşu veya diğer avlarını böyle yakalar. Gözlerinden gönderdiği zehirli şualar yoluyla avının beyin fonksiyonlarını bozmakta ve talihsiz av, bir anlık göz göze gelmenin bedelini hayatiyle ödemektedir."...
    gibi bir seviyeye taşımanız, National Geography benzeri magazinel bilim kanallarını da "tahrifatlı bir çeviri ile" izlediğinizi gösteriyor.
    ..."gözlerinden zehirli şualar"...gönderen bir yılan türü bilimce kaydolmamıştır,yoktur. Şua ışın demektir. Zehirli ışın filan yoktur. Canlıya,organizmaya bağlı olarak birkısım frekans ışınımlar doza ve süreye bağlı olarak zararlı etkiler yaratabilmektedir.-örn:güneş büyük bir şua kaynağıdır, ama bünyeden bünyeye farklı etki gösterebilir halbuki şua aynı şuadır. Bu durumunda yılanla uzak yakın bir ilgisi yoktur.(Kimi hayvanın yılan karşısındaki bir sürelik hareketsizliği bir hipnoz olayı değildir.Yılanın kıvrak,alabildiğine hızlı refleksi nedeniyle dönüp kaçmak için doğru "an"ı bekleme refleksidir.Daima avın ölümü ile sonuçlanmaz. Keza kedinin de en iri köpek karşısında bile tüylerini kabartıp -sanki saldıracakmış konumda- bir süre hareketsiz kaldığı sık rastlanılan bir hayvani reflekstir.)

  4. #4
    Misafir smmmo76 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-06-2006
    Mesajlar
    600
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı northest tarafından gönderildi.
    Basrim@ nazar değmesi gibi bir inanışı parapsikolojiye ait psikokinezi olarak tanımınız doğru değil. (.."Parapsikoloji dilinde ?Psikokinezi? denilen nazar, yani göz değmesi bir çeşit büyülemedir."...) Hele psikokinezinin mistik "büyü" kavramı ile ilgisi hiç yoktur.Elinizin altında internet var "psikokinezi,büyü,parapsikoloji" terimlerini arattırın ve karşılıklarına bakın.
    Keza bu yorumunuzu : ...." Yılan, fareyi, kuşu veya diğer avlarını böyle yakalar. Gözlerinden gönderdiği zehirli şualar yoluyla avının beyin fonksiyonlarını bozmakta ve talihsiz av, bir anlık göz göze gelmenin bedelini hayatiyle ödemektedir."...
    gibi bir seviyeye taşımanız, National Geography benzeri magazinel bilim kanallarını da "tahrifatlı bir çeviri ile" izlediğinizi gösteriyor.
    ..."gözlerinden zehirli şualar"...gönderen bir yılan türü bilimce kaydolmamıştır,yoktur. Şua ışın demektir. Zehirli ışın filan yoktur. Canlıya,organizmaya bağlı olarak birkısım frekans ışınımlar doza ve süreye bağlı olarak zararlı etkiler yaratabilmektedir.-örn:güneş büyük bir şua kaynağıdır, ama bünyeden bünyeye farklı etki gösterebilir halbuki şua aynı şuadır. Bu durumunda yılanla uzak yakın bir ilgisi yoktur.(Kimi hayvanın yılan karşısındaki bir sürelik hareketsizliği bir hipnoz olayı değildir.Yılanın kıvrak,alabildiğine hızlı refleksi nedeniyle dönüp kaçmak için doğru "an"ı bekleme refleksidir.Daima avın ölümü ile sonuçlanmaz. Keza kedinin de en iri köpek karşısında bile tüylerini kabartıp -sanki saldıracakmış konumda- bir süre hareketsiz kaldığı sık rastlanılan bir hayvani reflekstir.)

    senin söylediğin frekans beyinin ürettiği bir frekanstır ve göz yoluyla karşıdakini etkiler buna sen ışık de, kuran nazar diyor.....ve bu frekansın olumlu veya olumsuz etkisi vardır karşıdaki insanda......

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    smmo@ nazar bir inançtır.işin inanç yönünü tartışmıyoruz.(inanç konularında niye inanıyorsun veya niye inanmıyorsun diye soru sorulmaz zaten.anlamsızdır.)
    tartıştığımız, nazar inancını, şualarla,yılanlarla izaha kalkışmak ve bilimsel olmayan "izah"! biçimi üzre.
    gözlerinden zehirli şualar yayan bir yılan türü var mıdır.?
    psikokinezi nazar demek midir.?bir tür büyü demek midir.?
    sürekli yazıp üstünde durduğum konu: inanç ve inanış konularını bilimle, bilimsellikle "izah"! etmeye, "kanıtlamaya!" çalışmanın yanlışlığı. (bu izah ve kanıtlama çabası birde tümüyle bilim dışı uydurmalarla dolu olunca inanç konularının sanki boş şeyler olduğu mesajı veriliyor. doğru olan, inanç konularını bilimle ilintilemeden ele almaktır.illada ilintilemek isteyende hiçolmazsa doğru bilgi ve gerekçeler göstermelidir.) bilimsel bir veri ve nedene dayansın dayanmasın inanç konuları vardır,olacaktır.

  6. #6
    Misafir smmmo76 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-06-2006
    Mesajlar
    600
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı northest tarafından gönderildi.
    smmo@ nazar bir inançtır.işin inanç yönünü tartışmıyoruz.(inanç konularında niye inanıyorsun veya niye inanmıyorsun diye soru sorulmaz zaten.anlamsızdır.)
    tartıştığımız, nazar inancını, şualarla,yılanlarla izaha kalkışmak ve bilimsel olmayan "izah"! biçimi üzre.
    gözlerinden zehirli şualar yayan bir yılan türü var mıdır.?
    psikokinezi nazar demek midir.?bir tür büyü demek midir.?
    sürekli yazıp üstünde durduğum konu: inanç ve inanış konularını bilimle, bilimsellikle "izah"! etmeye, "kanıtlamaya!" çalışmanın yanlışlığı. (bu izah ve kanıtlama çabası birde tümüyle bilim dışı uydurmalarla dolu olunca inanç konularının sanki boş şeyler olduğu mesajı veriliyor. doğru olan, inanç konularını bilimle ilintilemeden ele almaktır.illada ilintilemek isteyende hiçolmazsa doğru bilgi ve gerekçeler göstermelidir.) bilimsel bir veri ve nedene dayansın dayanmasın inanç konuları vardır,olacaktır.
    kabul et artık bundan 1400 yıl önce beyin frekansını nazar diyerek belirten kurandır ve bilim daha yeni bulmuştur bu frekansı...ne kadar inkar edersen et kuran bilimden önde gidecek herzaman ve zaman geçtikçe kuran o kadar büyüyecek parlayacak....İSTESENDE İSTEMESENDE

  7. #7

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    Smmo@ arkadaşım şimdi son yazıp söylediklerinle, ithamlarınla benim yazdıklarım söylediklerim arasında ne ilgi var.? Bilim mi önde, Kuran mı önde gibi bir konu mu tartışılıyor. (Böyle saçma birşey zaten tartışılabilir mi.?)
    Aklına gelenin kendi uydurma izah ve gerekçelerini Kuran'a dine Allah'a yamaması, savunulamaz saçmalıklar yapmasına gözmü yummak gerekiyor. (Evet bunu yapan pekte doğru söylememiş ama bu yanlışlık eksiklik o kişiye ait bir yanlışlıktır dinle ilgisi yoktur diyebilmek yerine hala yanlışı savunuyor, konuyu ve tartışmayı çarpıtıp, saptırıyor ve saldırıyorsun.)
    1400 yılla demirin, kömürün ne ilgisi var.? İnsanlığın milyonlarca yıl önce taş devri,maden devri gibi geçmişi olduğunu bilmiyormuyuz.Kuran bir metallurji,astronomi,kimya vb. kitabı mı.? Ben veya sen istesek ne olur, istemesek ne olur.Bu istekle ilgili bir konu mudur sanıyorsun.
    Ama merak ediyorsan açıklayayım sen istesen de istemesen de bilim ve insanlık gelişmeye devam edecek, bazıları da çıkıp insanlığın ve bilimin ulaştığı gerçekleri kişisel çıkarları veya bilgi eksikleri nedeniyle anlamayacak,anlayamamakta direnecek.Bu tavırlarını da ulvi bir edebiyatla gizlemeye çalışacaklar.

  8. #8
    Misafir smmmo76 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-06-2006
    Mesajlar
    600
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı northest tarafından gönderildi.
    Smmo@ arkadaşım şimdi son yazıp söylediklerinle, ithamlarınla benim yazdıklarım söylediklerim arasında ne ilgi var.? Bilim mi önde, Kuran mı önde gibi bir konu mu tartışılıyor. (Böyle saçma birşey zaten tartışılabilir mi.?)
    Aklına gelenin kendi uydurma izah ve gerekçelerini Kuran'a dine Allah'a yamaması, savunulamaz saçmalıklar yapmasına gözmü yummak gerekiyor. (Evet bunu yapan pekte doğru söylememiş ama bu yanlışlık eksiklik o kişiye ait bir yanlışlıktır dinle ilgisi yoktur diyebilmek yerine hala yanlışı savunuyor, konuyu ve tartışmayı çarpıtıp, saptırıyor ve saldırıyorsun.)
    1400 yılla demirin, kömürün ne ilgisi var.? İnsanlığın milyonlarca yıl önce taş devri,maden devri gibi geçmişi olduğunu bilmiyormuyuz.Kuran bir metallurji,astronomi,kimya vb. kitabı mı.? Ben veya sen istesek ne olur, istemesek ne olur.Bu istekle ilgili bir konu mudur sanıyorsun.
    Ama merak ediyorsan açıklayayım sen istesen de istemesen de bilim ve insanlık gelişmeye devam edecek, bazıları da çıkıp insanlığın ve bilimin ulaştığı gerçekleri kişisel çıkarları veya bilgi eksikleri nedeniyle anlamayacak,anlayamamakta direnecek.Bu tavırlarını da ulvi bir edebiyatla gizlemeye çalışacaklar.
    KURAN ÇAĞLARI AYDINLATAN BİR İLAHİ KELAMDIR.demiri dünyaya indiren tabiki haber verip bizim istifademize sunacak ilahi kelamında.kuran herşeye değinir çünkü çağlar üstüdür.ilim gelişecek ve geliştikçe inançsızlar suskunluğa bürünecek şimdi olduğu gibi.....kendimden birşeyler eklemek haddime değil bu senin yakıştırman....demirin yeryüzüne indirildiğini kuranın haber vermesini açıklayamıyorsan elini vicdanına koy ve ALLAH'a şükret HAMD et!!çünkü hamd ve sena yalnızca onadır.bilim ALLAH'ın insana bir ikramıdır ve amacı O'nun sanat eserleri olan mahlukata bakıp akıl alamayacak karışık ve bir o kadar düzenle işleyen varlığı anlamamıza yardımcı olmaktır,tefekkürümüzü geliştirmemize yardımcı olmaktır.İnkar değildir.....

  9. #9

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    smmo@ vaaz kıvamında propoganda ile çok ilgilenmediğimi ve etkilenmediğimi biliyorsun. bilimsel gelişmeleri kendimizce çarpıtarak yorumlayıp Kuran'ı da bu yanlışa alet yaparsak dindarlık mı yapmış oluyoruz. (Bilimsel gelişmeler sürekli değişir,yenilenir.Yeni bulgularla kendisini yeniden üretir.Örneğin yakın bir yüzyılda atomun parçalanamaz olduğu sanılıyordu ve o zaman da çıkıp, işte bu "gerçek" Kuran'da yazıyor diyenler vardı.Muhtemelen yaşınız müsait olmadığı için bilemezsiniz ancak o dönem "alim"!lerini okursanız görürsünüz. Bugün atomun parçalandığını biliyoruz. Şimdi o zaman saçmalayan kişi saçmaladığı dönemde dindar ama bugün değildir mi diyeceğiz.)
    Din ayrı, bilim ayrı şeyler.. Kuran "herşeye" değinirle ne anlatmak istediğinizi bilemem. Ama Kuran ilahi yönü ile evren ve insan hakkında bildirimlerde bulunur, yanlış bir yorum ve algılayışla Kuran'ı bir fizik,kimya,astronomi,tıp,hukuk vb kitabı gibi görmek,sunmak,algılamak yanlıştır. Saydığım bilimsel alanlardaki kural,yargı,yasa,tanım vs.ler sürece ve bulgulara bağlı olarak değişen,gelişen,yenilenen bilgilerdir. Kuran bu değişkenlerle ilgilenmez. Çünkü değişmez,değiştirilemez.
    Bu nitelik Kuran için bir zaaf değil üstünlüktür. Soyut olarak Kuran'da herşey vardır gibi bi genelleme Kuran'ı yücelten bir davranış/tutum değildir.Sadece bu tutum içerisine giren kişiye bir avantaj sağlamak için yapılan bir davranıştır. (Siz yada benim pohpohumuza Allah Kelam'ının ihtiyacı mı var.?)
    Bu yoldaki davranışların çoğunun ne denli tutarsız hatta komik olduğunu bizzat bu forumda birlikte görmedik mi.?
    Kuran'ı kabul edip,inanan insan olmak ayrı; Kuran'ı paravan kullanarak kendini fizik-kimya-coğrafya-astronomi vs.vs.vs. alanlarında da alim diye yutturmaya çalışmak ayrı.

  10. #10
    Misafir smmmo76 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-06-2006
    Mesajlar
    600
    Karizma Gücü
    0
    KUR'AN ilahi kelam olduğu için bilimide kuşatır.zamanlar üzeri olduğu için her devir onun haklılığını ispat eder ve sağlamlaştırır.atom parçalanamaz diyenin eksikliğidir o kur'anın değil yani birşey değişmiyor......Kur'an hayatın özüdür......bilimde bu özün gözüdür gözü....

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •