Öleceğim Uğrunda
Yırtılan bir mektup gibi ellerim. Kenarından ateşe verilmiş, ömrün yakamozuna akseden silik satırlar arasında yanıyor yürek .
Parmak uçlarında küle dönecek ! küllerinden yeniden kendini yaratacak bir sevdanın çığlıklarıdır, alevine nefesini rüzgar yaptığın yanış. Koklama bu gülü / yandı ki yandığının resmidir sana bıraktığı tek gülüş.
Şehrimin sokaklarındayım. Faydasız çamurların göğsünde akıyorum ! çamur / hey çamur / sürü beni, o kadının ayak izlerine bula beni.
Karanlık ki yamandır bu şehirde. Öksüzlüğün nefesidir sokaklarda ışıyan kedi gözleri. Saat her on ikiyi vurduğunda, gördüğüm çakmak bakıştır penceremde ki yıldız ! kedi / nankör kedi, karanlığın karnını delen bakışlarınla onun gözlerine taşı beni. Çırpınışım kalsın kan kızılı hasretlere hediye.
Yürüyorum ! adımlarım dipsiz kuyulara atılan taş gibi. Derinden gelen uğultular yankılanıyor sokaklarımın sarı odalarında. Eylül rengi bir gece yaşıyorum, resmini tırnaklarımla çizdiğim taş duvarlarda ! duvar / katil duvar, aç yolumu. Aç ki özgürlüğümü bulayım / ona koşayım. Sonra gülüyorum / güldükçe seni görüyorum.
Geç fark ettim gökyüzünün hırçın bakışlarını. Öyle sert / öyle dolu ki ! içine gömük biriktirilmiş hırs küpü, patladı patlayacak . Bir kadın doğuyor karanlığın bağrından. Yüzünde saflığın en beyazı, yırtıyor gökyüzünün hamile karnını bana gülüyor. Kadın / Ay..gel kadın / doğ kadın / ışığınla beni sar kadın, sevişelim kadın geceye ihtiras çığlıkları atarak, öpüşelim kadın. Gülüyorum / güldükçe seni görüyorum.
Soğuk / ayazın karısı soğuk-ısıt beni / üşüyorum.
Avuçlarım ıslak / bağrım ıslak / gözlerim ıslak..ağlıyorum ! ağlarken gülüyorum / güldükçe seni görüyorum.
Caddelerdeyim ! ateş böcekleri gibi kaçışan trafik ışıkları yollarıma düşüyor. Gitmek istiyorum ! taksi / hey taksi, gider misin onun olduğu yere. Döner mi tekerlerin yar yar diye.
Söyle taksi ! param olmasa bile götürür müsün beni sevgiliye. Kendime gülüyorum / güldükçe kendimde seni görüyorum.
Öyle titriyor ki dudaklarım, sorma. Buzdan makyaja bulanmış teninde har’a değen çatlak topraklar. Sende güneş / sende ateşin en yıkanmışı biliyorum. Ateş / gel ateş-tenimde yan, bende yan, kül et bu içimde yeşerttiğim ormanları . Kurut retinamda dalgalanan fırtınalı tutkuları.
Yürüyorum ! yürüdükçe seni hissediyorum. Hüznün en güzel şekli yüzünü arıyorum. Yumruklarımı sıkıyorum / havaya sallıyorum, rüzgarla dövüşüyorum. Ters esme diyorum rüzgar / ters esme, sen estikçe ben senden uzaklaşıyorum. Rüzgar / nemrut rüzgar, yanıma gel benimle yürü / al beni / kat beni peşine. Sonra da rüzgar ne olur ! çak beni o kadının döşüne.
Berbatım ! berbatım bu gece. Devrik kadehler gibi dönüyor başım. Dal ucunda yaprak, düştüm düşeceğim gecenin tam ortasına. Bir cinayet gibi meçhul kokacak tenim. Kimliksiz Kimsesiz / sahipsiz bir yürek konacak adım. Öylesine sessizce çıkar mı bu sevda bir namazlık saltanatın tahtına.
Biliyorum ! bu yolun sonunda, sana kavuşmak / sana karışmak kurşunsa da ! elin elime değdiği anda öldür beni.
yoksa ben ! öleceğim bu uğurda, öleceğim uğrunda!
Levent Saral


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla