Maliye, sürekli zarar beyan edenin peşine düştü


ANKARA - Maliye Bakanlığı, son yıllarda sürekli zarar gösteren kişi ve kuruluşların peşine düştü. Ankara'da zararcı mükellefler, müfettişlerce tek tek sorguya alınmaya başlandı. Ankara Vergi Dairesi Başkanı Cemal Boyalı, beyan sisteminde ciddi bir aşınmanın ortaya çıktığını söyledi.
Edinilen bilgiye göre, Maliye Bakanlığı denetim birimleri, gelir ve kurumlar vergisi beyanlarında devamlı olarak zarar gösteren vergi mükelleflerine dönük kapsamlı bir incelemeye girişti.

Bu incelemeler sırasında başkentte yaklaşık 50 bin kişinin zararcı mükellefler listesinde bulunduğu, sadece Çankaya Vergi Dairesi'ne kayıtlı 3 bin mükellefin sürekli zarar beyan ettiği anlaşıldı.

Bin 500 mükellefe soru mektubu

Müfettişler, tespitlerin ardından hemen Çankaya'daki bu mükelleflerin dosyalarını çıkartarak, incelemeye aldı. Daha sonra da incelemesi biten her mükellef için 10'ar soru hazırlanarak, bunlar adreslerine postalandı. Şu ana kadar soru zarfı gönderilen mükellef sayısı da bin 500'e ulaştı.

Maliye müfettişlerinin, devamlı zarar beyan eden mükelleflerden açıklama istediği bazı konular şöyle:

- Neden sürekli zarar beyan ediyorsunuz?

- Sürekli zarar beyan ettiğiniz yıllarda geçiminizi nasıl temin ettiğinizin ayrıntılı ve belgelere dayalı olarak her bir yıl için ayrı ayrı izahı.

- İşyerinizdeki faaliyet türünde herhangi bir değişiklik oldu mu?

- Ortaklara yüksek borçların ve borçlardaki hızlı artışın nedenleri. Söz konusu borçlar karşılığında ortaklara ayrıca faiz vb. adlar altında herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı.

- Öz kaynakların negatif duruma düşme ve negatif olarak hızlı büyüme süreci içinde olmasının nedenleri.

- İşletmenin KDV beyannamelerindeki hasılatı, muhtasar beyannamelerde beyan edilen gayri safi ödemeleri dahi karşılayamaz durumda? Hasılatın muhtasar beyannamelerde gösterilen masrafları karşılayamaması tutarsızlığının gerekçeleri neler?

- Brüt satış hasılatına göre satışların maliyeti çok yüksektir. Yüksek faaliyet zararının gerekçeleri.

- Şirketin 1 Ocak 2001 tarihinden itibaren kapanmış olsalar dahi tüm banka hesaplarına ilişkin banka adı, şube adı, hesap türü ve hesap numarası bilgileri.

- Ortakların gelir getiren başka faaliyetleri olup olmadığı, varsa her bir ortak itibarıyla ayrı ayrı açıklanması.

- 1 Ocak 2001 tarihinden itibaren ayrılmış olsalar dahi tüm çalışanların ad, soyad, net-brüt ücret tutarları, hangi tarihler arasında çalıştıklarının ayrıntılı olarak listelenmesi.

- 1 Ocak 2001 tarihinden itibaren tüm kira ödemelerinin kimlere ve ne miktar yapıldığı, hangi adresteki gayrı menkuller için olduğu.

- Ortaklara 1 Ocak 2001 tarihinden itibaren kâr payı, ücret, avans, borç vb. şekillerde yapılan tüm ödemelerin ortak adları, ödeme tarihleri ve tutarları itibarıyla ayrıntılı bir liste halinde açıklanması.

- 2003 yılı başından itibaren gelir getirisi başka bir faaliyetin olup olmadığı, varsa bunların net ve brüt gelir tutarları.

- Adınıza kayıtlı motorlu taşıt araçlarının markası, modeli, yılı, plakası, cinsi. Aynı şekilde gayrimenkullerin cinsi, yüzölçümü, tapuda kayıtlı olduğu yer, kooperatif hisseleri için kooperatifin adı, adresi, telefonu, hisse miktarı."

15 günde yanıt bekleniyor

Maliye müfettişleri, soru zarfı gönderdikleri mükelleflerden, 15 gün içinde yanıt beklediklerini bildirdi ve aksi halde cezai işlem yapılacağı uyarısında bulundu.

Bu arada müfettişlerin hazırladıkları raporlarda, soru yöneltilen mükelleflerin, sürekli zarar bildirdiği, hasılatlarını giderlerine göre oldukça düşük gösterdiği, hasılatlarının muhtasar beyannamelerdeki gayri safi ödemelerini dahi karşılamaya yetmediği, öz kaynaklarının negatife dönüştüğü, iş hacimleri sürekli artarken, sürekli zarar beyan etmeyi alışkanlık haline getirdikleri ve bilançolarında tutarsızlıklar bulunduğu ifade edildi.

"Beyan sistemi aşındı"

Ankara Vergi Dairesi Başkanı Cemal Boyalı, götürü gider usulü, hayat standardı, ortalama kar haddi, asgari gayri safi hasılat gibi vergi güvenlik müesseselerinin kaldırılmasından sonra, beyan sisteminde ciddi bir aşınma ortaya çıktığını söyledi.

Denetim açığını fırsat bilen mükelleflerin kazançlarını gizleme yoluna gittiğini kaydeden Boyalı, müfettişlerin zarar beyan edenlerle ilgili çalışmasını da, bunu önlemeye dönük bir çaba olarak değerlendirdiğini söyledi.

Boyalı, Beyannamelerin, gerçek gelirleri yansıtması gereğine dikkat çekti.


"Taksici yıllık 100 YTL ödüyor"

Boyalı, taksicilere yönelik geniş kapsamlı bir çalışma yaptıklarını da bildirdi. Boyalı, oluşturulan komisyonun taksi plaka fiyatlarından taksicilerin günlük kazancına, 1 takside kaç kişi çalıştığından, kiralama gelirlerine kadar her şeyi tek tek araştırdığını belirtti. Komisyonun, başkentte taksicilerin ortalama yıllık kazancını 12 bin YTL olarak tespit ettiğini kaydeden Boyalı, şu açıklamada bulundu:

"Biz, hadi 12 bin YTL fazla olabilir diyerek, taksicilerin yıllık kazancını 8 bin YTL olarak aldık ve odalarla konuştuk. Onlara, (Taksiciler, bu gelir karşılığı ayda 100 YTL vergi ödemeli) dedik. Vergi denetmenleri de bu yönde raporlar yazdı. Sonra kıyamet koptu. Çünkü taksiciler yılda 100 YTL vergi ödüyor. Ama asgari ücretle çalışan bir kişinin yıllık vergisi 800 YTL. Bu rakam sigorta primleri de eklediğinde bin 500 YTL'ye yükseliyor. Şimdi, burada daha düşük kazandığını söyleyen taksicinin bize bunu izah etmesi lazım. Bugün taksi plakası, 300-350 bin YTL'den başlıyor. Ama yılda sadece 100 YTL vergi ödeniyor.

Biz, vergide kararlı davranınca, şimdi taksicilerin yüzde 90'ı uzlaşma talebinde bulundu. Kalanlar dava açarsa, onlarla ilgili kararı da yargı verir. Biz, sadece herkesin kazandığı paranın vergisini ödemesini istiyoruz."



kaynak