• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor
  1. #1
    tekila_idil adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-01-2006
    Mesajlar
    802
    Karizma Gücü
    0

    Fikir neden( aitsizlik hissi)

    nedendir bir yerlere yada bir şeylere ait olma gibi bir dürtümüz vardır?sığınmakmı?

    kaçmakmı?

    yoksa korkmak mı?
    Tutucu değilim,piyasada değilim, prensiplerim yoktur ama seviyesiz değilim...Kuralları sevmem ama yersiz yere çiğnediğim görülmemistir. İçe kapanık değilim ama gerekmezse konusmam, kinci degilim ama unutmam... Şefkat gösteririm ama şımartmam... Şüpheciyim ama kuruntu yapmam... Kendimle çelisebilirim ama kafama takmam... Dalga geçerim ama kırmam... Ciddiye alırım ama kapılmam...Huzur veririm ama söz vermem... Sahip olurum ama ait olmam...Cesaretsizligi ’gurur’la
    örtmem

  2. #2
    Herdaim UNdocab adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2005
    Mesajlar
    2,141
    Karizma Gücü
    0
    Bilmiyorum..Şimdiye kadar hiçbirzaman kendimi biryere ait hissetmedim, hep onlar ve ben oldum..

  3. #3
    VAK VAK Özlem adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-04-2006
    Mesajlar
    5,251
    Karizma Gücü
    8
    ait olabileceğimiz kim var?ne var?nerede kendimizi tamamen arınmış hissedebiliriz ki?nerede tamamen güvendesinizdir?ana kucağında mı;sevdiğinizin kollarında mı?cinselliğinizi yaşarken mi?yolda yürürken mi?

    tamamen nasıl tatmin olabiliriz bu hususta?en içimizi benliğimizi nasıl dökebiliriz ortaya?

    aslında korku değil bu ait olamama,kaçışta değil bir yerde..kaçtığımızı söylmemeiz bile bir kaçışken üstelik..

    bu tamamen ait olamamamızdan kaynaklanıyor,hiçbir zaman tamamen benliğimizi hediye edemeyeceğizdir karşı tarafa..bu kim olursa olsun.ait olduğunuz tek yer kendinizsinizdir bana kalırsa..

    mesela ben,ne kadar istesem bile asla hiçbiryere ait olamama..ait olabileceğim şey bana hem çok yakın hem çok uzak..o bir nevi içimdeki benim aslında,bir nevi kaçtığım ben..ikisine de aidim.her parçamla kendime vede ...



    -kaç yıldır bu sokaktan geçiyorsun, başka yol bulamadın mı ?
    -demek sen de kaç yıldır bu sokaktasın. hala çıkamadın mı ?...

  4. #4
    encyclopedia adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-04-2006
    Mesajlar
    2,529
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Çok güzel bir soru tekila_idil teşekkürler...

    Doğuşta sahip olduğumuz ilk görü alt benlik'dir. Dürtüler oluşmaya başlar, sevgi ve bu gibi duyguları geleneksel hala getiririz. Sonra üst benlik ahlakı oluşturmaya başlar. Gerek aile gerekse çevre bu konuda kişiyi yönlendirir. Sahip olunan alt benlik doğuştan bize cinsel bir çekim gücüyle birlikte gelir. Alt benlik bu çekim gücünde saldırganlığı temsil eder. Hayatınun ilk yıllarında cinsel çekim ve dürtülerle oluşan saldırganlıkla çocuk, kendi dünyasına duvar örer ve o duvar içinden çıkmaz. Annesine ve bir yerelere bağlı yaşar. Alt benlik, üst benliği dinlemeye başlar ergenlik döneminde. Bu dönem yoğun suçluluk duygusuyla geçer ve herşeye isyan vardır. Kişi yetişkin olmaya başladığında, alt benlik ve üst benlik ortak bir benlik oluşturur ve ego denilen aitlik oluşur.

    Ego, alt benlik ve üst benlik arasında bir köprüdür. İki benliğin baskısında kişiliği düzenler diyebiliriz. Ego bazen bu baskılara yenilir. Bu baskılara yenildiğinde ise, aitlik hissi ben'den (ego) çıkar ve alt ya da üst baskıların içine girer. Alt benlik içinde kalırsa, ilk çocukluktan beri eklenmiş tüm korkular ya da dürtüler ile yaşamaya başlanılır. Üst benliğe girerse aile baskısında yaşanan ve toplum içinde yaşam kurallarını uygulayan bir hayat gerçekleşir. Bu yüzden bu güzel sorunuza net bir cevap olarakda şöyle diyebilirim ;

    Bilinçaltımızda yaşadığımız herşeyi bilmeliyiz. Bizi korkutan olaylar, rüyalar bunların hepsini bilip silmeli ya da çözümlemeliyiz. Bilinçdışı dünyamızda ise, yaşayamadığımız ve anlam veremediğimiz bilgiler vardır. Bir türlü bilinçli bir şekilde bu dünyayı sorgulayamayız. Ego öyle oluşmalı ki alt benlik ve üst benlik baskısına yenik düşmemek için bilinçaltı sesleri kısmalı ve kendimiz için bir ses oluşturmalıyız... O zaman ne korku kalır ne de anlık öfkeler... Sevgiler..
    Böyle gençliği sömüren ve kültürünü geçmişini unutturan bir misyonerliği üstlenen medyanın terör'den binlerce kat daha tehlikeli olduğunu düşünüyorum.

    Lütfen terörün katlettiği şehitlerimizi düşündüğümüz kadar, televizyonun yok ettiği gençliğimizi de düşünelim..


    Herşeyi benden iyi biliyor olabilirsin ama senin hiç bilmediğin birşeyi biliyorum...

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •